Cevaplar.Org

ÜÇÜNCÜ NOKTA: “AHSEN-İ TAKVİM” SIRRIYLA İNSAN

İnsan mahlukat içinde en güzel, en bedi ve en mükemmel bir şekilde yaratılmıştır. Yusuf Aleyhisselam güzeldi. İnsan ise “Mahlukatın Yusuf’udur.” Bakın insanın cemaline, simasındaki tatlılığa, fıtratındaki mükemmelliğe…


Prof. Dr. Şener Dilek

marifet.nurlari@gmail.com

2024-01-22 23:04:51

İnsan mahlukat içinde en güzel, en bedi ve en mükemmel bir şekilde yaratılmıştır. Yusuf Aleyhisselam güzeldi. İnsan ise "Mahlukatın Yusuf'udur." Bakın insanın cemaline, simasındaki tatlılığa, fıtratındaki mükemmelliğe…

İnsanda hem sima ve suret güzelliği var. Hem de siret güzelliği var. Cenab-ı Hak, insana anlama, idrak ve intikal güzelliği vermiş. Hem beyan ve mütalaa dirayeti, ruh asaleti, aşk muhabbeti, sevgi ve şefkat letafeti, af ve kerem zarafeti ihsan eylemiş.

İnsana verilen his ve duygulara, istidat ve kabiliyetlerin açılıma bakın!.. Bu nimetler ne kadar mükemmel ne kadar harika ne kadar müzicedir!

Bir an bundan beş bin sene gerilere gidin… Ormanda bir çocuğu düşünün… O çocuk en zayıf, en aciz ve perişan… Çakallar, kurtlar, kuşlar üç beş dakikada onu paralar, param parça ederler.

Hayalen şimdiye, şu ana gelin... Beş bin sene önceki kurtlar, kuşlar, ayılar, çakallar hep aynı yerde. Bir adım bile atamamışlar… Bir de insana bakın nereden nereye gelmiş!..

Evet, adeta insan, koordinatları sonsuza ulaşan bir keyfiyette yaratılmış. Camiiyet sırrıyla bakınca, dünya insanı doyurmuyor. İnsan öteleri istiyor. Ruh bekayı arzuluyor, ebediyeti kucaklamaya çalışıyor. İlanihaye devamda kıvam, kıvamda devam istiyor. Hem o devam ve bekayı, o saadet ve süruru gönül dostlarıyla birlikte paylaşmak istiyor.

İstiyor! Pek çok şey istiyor… İnsan arzular sarayı… İştahlar köşkü… Ama karşısına ölüm gerçeği çıkıyor. Şairin ifadesiyle "herkes gelen ölüm, her eve giren ölüm" insanı alıp götürüyor, bütün sevdiklerinden koparıyor, o anda bütün emeller ve arzular tükeniyor, bütün sevda ve hülyalar toprağa gömülüyor.

Peki! Ama hayat bu kadar mı yani? Ölüp gidecek miyiz? Ölümle her şey bitecek mi? Arzın halifesi, mahlukatın efendisi olan şu insan yokluk çukurlarına mı atılacak, çürüyüp gidecek mi? kabirde farelere mi yem olacak?

Hayır! Ve asla…

 Çünkü kâinata abes ve israf yoktur. Cemil-i Zülcemal "ahsen-i takvimde" yaratığı insanı asla ve asla toprakta çürütmeyecektir.

 Bu vesile ile, bir sohbette yaşadığım bir hatırayı sizlerle paylaşmak istiyorum:  Bir gün bir genç "Hocam! Bir şiir yazdım. Bakıp bir değerlendirme yapabilir misiniz?" dedi. Yazdığı şiiri bana uzattı.

Baktım bir şeyler karalamış… kâğıtta çok şey var ama şiir diye bir şey yok! Ne ahenk ne ölçü ne kafiye ne selaset… Kelimeler sarhoş…cümleler baygın. Her şey birbiri içine karışmış… şiir değil tam bir aşure…

Bir an düşündüm. "Ben bu gence ne diyeyim? Ne konuşayım?" "En iyisi bu gence takılayım, bir latife yapayım" dedim içimden…

Kâğıdı elime aldım. "Bu şiir öyle bir şiir ki…" dedim. Baktım gencin ağzı gevşedi… Genç şiirini takdir edeceğimi zan etti.

Birden ciddileştim. "Bu şiir öyle bir şiir ki, bunu tutup çöp sepetine atasım geliyor." Dedim. Kâğıdı elime alıp bürümeğe başladım. Genç, elimi tuttu. Hemen kolumdan yakaladı. "Hocam ne yapıyorsun? Sakın ha'a! Ben bu şiire tam beş saatimi verdim." dedi.

Bu olay bana tam bir ders oldu… Alemimde güzel düşüncelerin tecellisine kapılar açtı.

İnsanın fıtratı bu! İnsan eserinin yok olup gitmesini istemiyor. Emeğinin çöpe atılmasına razı olmuyor.

Evet, O an kalbime bir mana düştü. "Şu kâinat kitabının en mükemmel, en beliğ ve en güzel şiiri, şah beyiti, en bercestesi olan şu insanı Cemil-i Zülcemal, Rahman-ı Zülkemal hiç yokluğa atar mı?

Arzın halifesini, mahlukatın efendisini, kâinatın bu nakş-i ekberini, bu mucize sanatını toprakta çürütür mü, hiç zayi eder mi?

 Şu insanın zarafet ve letafetine, ahenk ve güzelliğine, tenasüb ve mükemmelliğine bakın! bu mucize sanatı hiç toprağa gömer mi?"

 Hususan Resul-u Ekrem'ini, Habib-i Edibini, "levlake" sırına mazhar olan peygamber efendimiz Hz. Muhammed Mustafa'sını (a.s.v) hiç yokluğa atar mı?"

 Hayır ve asla!..

 Evet, insan saadet-i ebediye için yaratılmıştır. İnsan ebede gidecektir. Ebede mebustur…

 Elbette o Rahman-ı Rahim, o Kadir-i Kerim, müştak ve mütefekkir, halis ve muhlis, arif ve abid, salih ve muttaki kullarını yokluk çukurlarına gömmeyecek, onları ebediyet ile namütenahi nimet ve ikramlarla mükafatlandıracaktır. Onlar "Halidine fi ha ebeda!" sırrı zahir olacaktır. İnşaallah…

 Evet, bütün bu açıklamalar gösteriyor ki, insan hayatının çok "MÜHİM VAZİFELERİ VE BÜYÜK MEZİYETLERİ VE KIYMETTAR FAİLERİ VAR."

 Bu vasıf ve nitelikler, bu sorumluluk ve faydalar asla zayi edilmeyecektir. İnsan bu insaniyet cevherini şeytanlara satmamalı, şuursuz nefs-i emmarenin eline vermemelidir. Hayatını gayesiz, başıboş, şuursuz bir biçimde tüketmemeli ve gayr-i meşru isteklerin esiri ve zebunu olmamalıdır. Çünkü, "İnsan, ipi boğazına sarılıp, istediği yerde otlamak için başıboş bırakılmamıştır."(1)

 Evet, "Ve madem bu kâinat insan için halk edilmiş ve insan ise marifet ve muhabbet-i İlâhiye için yaratılmış. Ve madem bu kâinatın Hâlıkı, esmâsıyla sermedîdir. Ve madem esmâlarının cilveleri daim ve bâkî ve ebedî olacaktır. Elbette ve herhalde insan bir dâr-ı bekàya gidecek ve bir hayat-ı bâkiyeye mazhar olacaktır. Ve insanın kıymetini ve vazifelerini ve kemâlâtını bildiren, rehber-i âzam ve insan-ı ekmel olan Muhammed-i Arabî Aleyhissalâtü Vesselâm, insana dair beyan ettiğimiz bütün kemâlâtı ve vazifeleri en ekmel bir surette kendinde ve dininde göstermesiyle gösteriyor ki: Nasıl kâinat insan için yaratılmış ve kâinattan maksud ve müntehap insandır. Öyle de, insandan dahi en büyük maksud ve en kıymettar müntehap ve en parlak âyine-i Ehad ve Samed, elbette Ahmed-i Muhammeddir.(2)

Dipnotlar

1-Sözler, RNK, s. 84

2-Lem'alar, RNK,s. 427

 

Bu yazıya yorum yazın


Not: Yanında (*) işareti olanlar zorunlu alanlardır.

Bu yazıya gelen yorumlar.

DİĞER YAZILAR

ALLAH RASULÜNÜN MANEVİ ŞAHSİYETİ-2

ALLAH RASULÜNÜN MANEVİ ŞAHSİYETİ-2

Fahr-ı Kainat’a Nasıl Bakmalıyız: Kur’ân’da, “Muhakkak ki, Allah katında sizin en d

NURDAN VECİZELER-8

NURDAN VECİZELER-8

“Hakikaten mümin cennete layık ve kâfir cehenneme muvafık bir mahiyet kesb eder.” İzah: B

YIKILMAKTA OLAN ÜÇÜNCÜ MABET

YIKILMAKTA OLAN ÜÇÜNCÜ MABET

Kimi Yahudiler mecazen veya sembolik anlamda İsrail’e Süleyman Tapınağı makamında üçüncü

SAFVETÜ’T TEFASİR NOTLARI-27

SAFVETÜ’T TEFASİR NOTLARI-27

Nisa: 97: İbn Abbas’ın şöyle dediği rivayet olunur: “Müslümanlardan, İslam’ı hafife a

TACEDDİN TOPAL(1927-2020)

TACEDDİN TOPAL(1927-2020)

Taceddin Topal ağabeyimiz Isparta/Yalvaçlıdır. Yalvaçlılar O’na Taci Dede diye biliyor ve ö

SULTAN 2. BAYEZİD (1481-1512)

SULTAN 2. BAYEZİD (1481-1512)

1448’de Dimetoka’da doğdu. Fâtih Sultan Mehmed’in Gülbahar Hâtun’dan doğan büyük oğl

CENNET VE CEHENNEM SADECE MANEVİ DEĞİLDİR

CENNET VE CEHENNEM SADECE MANEVİ DEĞİLDİR

Cennet ve Cehennem iki yurttur; birisi sevaba birisi azaba, birincisi muttakilere, ikincisi kâfirle

AKSA TUFANI’NIN İSTİKBALDEKİ AKİSLERİ

AKSA TUFANI’NIN İSTİKBALDEKİ AKİSLERİ

De ki: " Bize iki güzellikten birinin dışında başka bir şeyin gelmesini mi bekliyorsunuz? Oy

ALLAH RASULÜNÜN MANEVİ ŞAHSİYETİ-1

ALLAH RASULÜNÜN MANEVİ ŞAHSİYETİ-1

Fahr-ı Kâinat Efendimiz, (Aleyhissâlatü vesselâm) Kur’ân’ı Mekkelilere tebliğe başladı

NURDAN VECİZELER-7

NURDAN VECİZELER-7

“İnkılab-ı hakikat olmaz. Nev'-i mutavassıtın silsilesi devam etmez. Tahavvül-ü esnaf, ink

Al-i İmran,139

"Gevşemeyin, üzülmeyin, eğer hakikaten inanıyorsanız, muhakkak üstün olan sizsinizdir."

GÜNÜN HADİSİ

"Sizin en hayırlınız Kur'an'ı Kerim'i öğrenen ve öğretendir."

"Sizin en hayırlınız Kur'an'ı Kerim'i öğrenen ve öğretendir."

TARİHTE BU HAFTA

*Mimar Sinan Vefat Etti(8 Nisan 1588) *Devletin dini İslam'dır Hükmü Kaldırıldı.(10 Nisan 1928) *Mareşal Fevzi Çakmak Vefat Etti. (10 Nisan 1928) *İlk Uzay Mekiği Fırlatıldı. (12 Nisan 1981)

ANKET

Sitemizle nasıl tanıştınız?

Yükleniyor...

SİTE HARİTASI