Cevaplar.Org

SAFVETÜ’T TEFASİR NOTLARI-22

11.Ayet: Rivayet olunduğuna göre Sa'd b. Rabi'nin karısı, iki kızını alarak Rasulullah (s.a.v.)'a geldi ve dedi ki: Ya Rasulullah! Bunlar Sa'd b. Rabi'nin kızlarıdır. Babaları Sa'd, seninle birlikle Uhud'da savaşırken şehit oldu. Kızlarımın amcası mallarını aldı, onlara mal bırakmadı. Bunlar ancak malları


Salih Okur

nedevideobendi@gmail.com

2024-01-22 22:57:04

11.Ayet: Rivayet olunduğuna göre Sa'd b. Rabi'nin karısı, iki kızını alarak Rasulullah (s.a.v.)'a geldi ve dedi ki: Ya Rasulullah! Bunlar Sa'd b. Rabi'nin kızlarıdır. Babaları Sa'd, seninle birlikle Uhud'da savaşırken şehit oldu. Kızlarımın amcası mallarını aldı, onlara mal bırakmadı. Bunlar ancak malları sayesinde evlenebilirler. Rasulullah (s.a.v.): Bu hususta Allah hükmünü indirir" dedi. Bunun üzerine miras âyeti yani "Allah çocuklarınız hakkında şöyle emreder.." âyeti indi. Rasulullah (s.a.v.) kızların amcasına haber göndererek, "Sa'd'ın iki kızına üçte iki, annelerine sekizde bir ver, kalan senindir" buyurdu.

 *Vârislerin hakkı, ölünün vasiyeti yerine getirildikten ve borçları ödendikten sonra gelir. Terike ancak bunlardan sonra taksim edilir.

*

يُوصِيكُمُ اللّهُ فِي أَوْلاَدِكُمْ 

Bazı alimler, "Allah size çocuklarınızın hakkında şunu emreder" âyetinden, Yüce Allah'ın çocuğa karşı annesinden daha merhametli olduğu hükmünü çıkarmışlardır. Zira Allah, anne ve babaya, çocuklarının haklarını ödemelerini emretti. Şu hadis bu mânâyı pekiştirir: "Allah kullarına, çocuğuna merhamet eden şu anadan daha merhametlidir.(Buhari, K. el-Edeb, 18; Müslim. Tevbe, 33)

 *Mirasta erkeğe, kadının payının iki misli verilmesindeki hikmet şudur: Erkek, ailenin nafakasını temin etmeye, ticaret yapma ve kazanç sağlama hususunda meşakkatlere katlanmaya mecbur ve bu hususta ihtiyaç sahibidir. Onun temin etmesi gereken nafakalar daha çok, yerine getirmesi gereken vazifeleri daha büyüktür. Bu sebeple onun, mala daha çok ihtiyacı vardır.

.* 16. ayet; "İbn Kesir şöyle der: "İslam'ın ilk dönemlerinde bu konuda hüküm şöyleydi: Kadının zina ettiği, adil delil ile sabit olunca eve hapsedilir, Ölünceye kadar oradan çıkamazdı. Nihayet Yüce Allah Nur sûresini indirerek celde ve recim hükmünü getirip bu hükmü kaldırdı."

 *19. Ayet; Rivayet edildiğine göre, Câhiliyye devrinde bir adam öldüğünde, geride bıraktığı eşinden değil de başka eşinden olan oğlu veya velisi gelerek, kadının üzerine bir elbise atar, adamın malına vâris olduğu gibi, karısına da vâris olurdu. Dilerse, önceki mehri ile o kadınla kendisi evlenir, isterse mehrini alarak kadını başkasıyle evlendirirdi.

İbn Abbas şöyle der: "Câhiliyye zamanında bir kimse ölünce, velileri karısını almaya hak kazanırlardı. İsterlerse onlardan biri onunla evlenir, isterlerse kadım başkasıyla evlendirir, dilerlerse kadının evlenmesine mani olurlardı.

 Yüce Allah

يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُواْ لاَ يَحِلُّ لَكُمْ أَن تَرِثُواْ النِّسَاء كَرْهاً

"Ey mü'minler! Kadınlara zorla vâris olmanız size helâl değildir" âyetini indirerek bu Câhiliyye âdetini kaldırdı.

*21.Ayet: Mücahid: "Sağlam ve kuvvetli ahitten maksat, nikah akdidir." der. Hadiste şöyle buyrulmuştur: Kadınlar hakkında Allah'tan korkunuz. Çünkü siz onları, Allah'ın emaneti olarak aldınız. Allah'ın emriyle onların namuslarını helâl edindiniz."(Ebu Davud, Menâsik, 56; İbn Mace, Menâsik, 84)

وَقَدْ أَفْضَى بَعْضُكُمْ إِلَى بَعْضٍ 

"Birbirinizle karı-koca hayatı yaşadınız." âyetinde Yüce Allah, mü'minlere yüksek ahlâkı öğretmek için, cima yerine kinaye olarak lafzını kullandı. İbn Abbas şöyle der: "Bu âyetteki lafzı cima manasınadır. Fakat Allah kerîmdir, kinaye yapar." Kurtubî, 5/102

 *Hz. Ömer (r.a.) hutbede şöyle hitap etti: Ey insanlar! Kadınlara mehir vermekte aşırı gitmeyiniz. Zira çok mehir vermek, dünyada bir şeref veya Allah katında bir takva vesilesi olsaydı, buna Rasulullah (s.a.v.) sizden daha layık olurdu. O ne eşlerinden ne de kızlarından birine oniki okkadan fazla mehir takdir etmedi. Bir kadın kalkarak ona şöyle dedi: Ey Ömer! Allah bize verdiği halde sen bizi mahrum mu ediyorsun? Çünkü Allah: "Onlardan birine yığınlara ulaşan büyük miktarda mehir vermiş olsanız dahi, o mehirden birşey almayın" buyuruyor. Bunun üzerine Hz. Ömer (r.a): "Kadın doğru söyledi, Ömer hata etti" dedi.(el-Keşşâf, 1/379)

 21.Ayet:

وَلاَ تَنكِحُواْ مَا نَكَحَ آبَاؤُكُم مِّنَالنِّسَاء إِلاَّ مَا قَدْ سَلَفَ إِنَّهُ كَانَ فَاحِشَةً وَمَقْتاً وَسَاء سَبِيلاً 

"Geçmişte olanlar bir yana, babalarınızın evlendiği kadınlarla evlenmeyin; çünkü bu bir hayasızlıktır, iğrenç bir şeydir ve kötü bir yoldur."

Makt, çirkin iş yapan kimseye karşı duyulan şiddetli buğz demektir. Araplar kişinin, babasının karısıyla yaptığı evliliğe nikahu'l-makt (buğz nikahı) derlerdi.

Ensârın sâlihlerinden olan Ebu Kays b. Eslet ölünce oğiu Kays, babasının karısıyla evlenmek istedi. Kadın: "Ben seni çocuğum sayıyorum!! Gidip Rasulullah (s.a.v.) soracağım" dedi. Rasulullah (s.a.v.)'a geldi ve durumu haber verdi. Bunun üzerine Yüce Allah "Babalarınızın evlendiği kadınlarla evlenmeyin" âyetini indirdi. (Kurtubî, 5/104)

24.Ayet:

"Sahip olduğunuz cariyeler müstesna, evli kadınlar da size haram kılındı."

 

Ebu Said el-Hudrî'den şöyle rivayet olunmuştur: Evtas gazasında, kocaları olan bazı kadın esirler aldık. Onlarla cima etmek hoşumuza gitmedi. Durumu Rasulullah (s.a.v.).'a sorduk. Bunun üzerine "Sahip olduğunuz cariyeler müstesna, evli kadınlar da size haram kılındı" âyeti nazil oldu. Ebu Said diyor ki: Bunun üzerine harp esiri olan bu cariyeleri helâl saydık"(Vahidî, Esbâbu'n-nuzûl, s.85)

*İbn Abbas (r.a.) şöyle der: Allah bir günahı zikrettikten sonra cezasının ateş veya gazab, veya lanet ya da azab olduğunu bildirirse, bu günah büyük günahtır.

*Said b. Cübeyr'in rivayet ettiğine göre, bir adam İbn Abbas (r.a.)'a: "Büyük günahlar yedi midir? diye sorar. İbn Abbas (r.a.) şöyle cevap verdi: Onlar, yediyüze yediden daha yakındır. Fakat istiğfar edilince büyük günahlar silinir, devam edilirse küçük günahlar büyük günah olur."(Kurtubî, 5/159)

-devam edecek-

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu yazıya yorum yazın


Not: Yanında (*) işareti olanlar zorunlu alanlardır.

Bu yazıya gelen yorumlar.

DİĞER YAZILAR

ALLAH RASULÜNÜN MANEVİ ŞAHSİYETİ-2

ALLAH RASULÜNÜN MANEVİ ŞAHSİYETİ-2

Fahr-ı Kainat’a Nasıl Bakmalıyız: Kur’ân’da, “Muhakkak ki, Allah katında sizin en d

NURDAN VECİZELER-8

NURDAN VECİZELER-8

“Hakikaten mümin cennete layık ve kâfir cehenneme muvafık bir mahiyet kesb eder.” İzah: B

YIKILMAKTA OLAN ÜÇÜNCÜ MABET

YIKILMAKTA OLAN ÜÇÜNCÜ MABET

Kimi Yahudiler mecazen veya sembolik anlamda İsrail’e Süleyman Tapınağı makamında üçüncü

SAFVETÜ’T TEFASİR NOTLARI-27

SAFVETÜ’T TEFASİR NOTLARI-27

Nisa: 97: İbn Abbas’ın şöyle dediği rivayet olunur: “Müslümanlardan, İslam’ı hafife a

TACEDDİN TOPAL(1927-2020)

TACEDDİN TOPAL(1927-2020)

Taceddin Topal ağabeyimiz Isparta/Yalvaçlıdır. Yalvaçlılar O’na Taci Dede diye biliyor ve ö

SULTAN 2. BAYEZİD (1481-1512)

SULTAN 2. BAYEZİD (1481-1512)

1448’de Dimetoka’da doğdu. Fâtih Sultan Mehmed’in Gülbahar Hâtun’dan doğan büyük oğl

CENNET VE CEHENNEM SADECE MANEVİ DEĞİLDİR

CENNET VE CEHENNEM SADECE MANEVİ DEĞİLDİR

Cennet ve Cehennem iki yurttur; birisi sevaba birisi azaba, birincisi muttakilere, ikincisi kâfirle

AKSA TUFANI’NIN İSTİKBALDEKİ AKİSLERİ

AKSA TUFANI’NIN İSTİKBALDEKİ AKİSLERİ

De ki: " Bize iki güzellikten birinin dışında başka bir şeyin gelmesini mi bekliyorsunuz? Oy

ALLAH RASULÜNÜN MANEVİ ŞAHSİYETİ-1

ALLAH RASULÜNÜN MANEVİ ŞAHSİYETİ-1

Fahr-ı Kâinat Efendimiz, (Aleyhissâlatü vesselâm) Kur’ân’ı Mekkelilere tebliğe başladı

NURDAN VECİZELER-7

NURDAN VECİZELER-7

“İnkılab-ı hakikat olmaz. Nev'-i mutavassıtın silsilesi devam etmez. Tahavvül-ü esnaf, ink

Allah'ın ayetlerine küfredenler, peygamberleri haksız yere öldürenler ve insanlardan adaleti emredenleri öldürenler; işte onlara acıklı bir azabı müjdele.

AL-İ İMRAN, 21.AYET

GÜNÜN HADİSİ

"Kim bir oruçluya iftar verirse, oruçlunun sevabından hiçbir şey eksilmeksizin, oruçlunun sevabı gibi sevap alır."

Tirmizî.

TARİHTE BU HAFTA

*Fatih Donanmayı Haliç'e İndirdi.(22 Nisan 1453) *T.B.M.M. Açıldı.(23 Nisan 1920) *Yavuz Sultan Selim Padişah Oldu.( 25 Nisan 1512) *Çernobil Nükleer Faciası.(26 Nisan 1986) *Sultan II.Abdülhamid Han Tahttan İndirildi.(27 Nisan 1909)

ANKET

Sitemizle nasıl tanıştınız?

Yükleniyor...

SİTE HARİTASI