Cevaplar.Org

SAFVETÜ’T TEFASİR NOTLARI-15

104.Ayet: “Sizden, insanları Allah'a çağıracak, her türlü iyiliği emredecek ve her türlü kötülüğü nehyedecek bir topluluk bulunsun. İşte kurtuluşa erenler onlardır.” Hz. Ömer (r.a)'in şöyle dediği rivayet edilmiştir: "Kim bu ümmetten olmayı isterse, bu hususta Allah'ın koştuğu şartı yerine getirsin.”(Muhtasar-ı İbn Kesir, Cilt:1)


Salih Okur

nedevideobendi@gmail.com

2023-09-17 22:47:57

104. Ayet: "Sizden, insanları Allah'a çağıracak, her türlü iyiliği emredecek ve her türlü kötülüğü nehyedecek bir topluluk bulunsun. İşte kurtuluşa erenler onlardır." Hz. Ömer (r.a)'in şöyle dediği rivayet edilmiştir: "Kim bu ümmetten olmayı isterse, bu hususta Allah'ın koştuğu şartı yerine getirsin."(Muhtasar-ı İbn Kesir, Cilt:1)

"İyiliği emreder, kötülüğü nehyederler." Bunda bediî sanatlardan mukabele denilen sanat vardır.

" îşte kurtuluşa erenler onlardır". Burada sıfatın mevsufa kasrı sanatı vardır. Zira, kurtuluş sadece onlara tahsis edilmiştir.

105. Ayet: "Kendilerine apaçık deliller geldikten sonra, hevâ ve heveslerine uydukları için dinde ihtilâfa düşüp parçalanan Yahudi ve Hıristiyanlar gibi olmayın. İşte ihtilâfları sebebiyle onlar için kıyamet gününde şiddetli azap vardır."

"Ayrılığa düşüp parçalananlar gibi olmayın" âyetindeki ayrılıktan maksat, inanç ve dinin esasları ile ilgili ayrılıklardır. Fakat müctehid imamların yaptığı gibi, dinin diğer hükümleri (füruları) ile 'ilgili ihtilaflar şeriatın ruhsat verdiği kolaylıklardandır. Nitekim ilim adamları bu meseleye dikkat çekmişlerdir. Bu hususta merhum Ibn Teymiyye'nin Refu'l-melâm ani'l-eimeti'l-a'lâm adını verdiği değerli bir risalesi vardır. Ona bakınız, o çok güzel ve faydalı bir eserdir.

* 106. ayet: "Nice yüzlerin ağardığı, nice yüzlerin de karardığı günü (düşünün.)"Bazı yüzler ak olur, bazı yüzler kara olur." Burada

تَبْيَضُّ

Ve

تَسْوَدُّ

kelimeleri arasında tıbâk sanatı vardır. 

*107. Ayet:

.فَفِي رَحْمَةِ اللّهِ 

"Allah'ın rahmetindedirler." Yani Allah'ın cennetindedirler. Burada mecâz-ı mürsel vardır. Zira hal zikrolunup mahall yani bir yerde bulunan şey zikredilip, yerin kendisi kastedilmiştir. Yani onlar cennettedirler. Çünkü cennet rahmetin indiği yerdir. 

*114. ayet:  

وَأُوْلَـئِكَ مِنَ الصَّالِحِينَ

"Onlar sâlihlerdendir." Bu kimselerin faziletlerinin ve derecelerinin yüksekliğini ifade etmek maksadıyle, uzağı gösteren ism-i işaret kullanılmıştır.

118. Ayet;

يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُواْ لاَ تَتَّخِذُواْ بِطَانَةً مِّن دُونِكُمْ

'Ey iman edenler! Kendi dışınızdakileri sırdaş edinmeyin.' Bitâne, kişinin sırlarını açtığı sırdaşları demektir. Aslında bu kelime, elbisenin astarı manasınadır. Astar bedene elbisenin kendisinden daha yakın olduğu için, sırdaşlar buna benzetilmiştir. Burada kişinin yakın arkadaşları elbise astarına benzetilmiştir. Çünkü onlar, onun işinin iç yüzünü bilirler ve iç elbisenin vücuduna yakınlığı kadar ona yakındırlar. Burada istiare vardır.

119. ayet; 

وَإِذَا خَلَوْاْ عَضُّواْ عَلَيْكُمُ الأَنَامِلَ مِنَ الْغَيْظِ

"kendi başlarına kaldıklarında da, size olan kinlerinden dolayı parmaklarını kemirirler."Bu şiddetli öfkeden ve mü'minlere eziyet edememenin verdiği üzüntüden kinayedir. Enâmil, parmak uçları demektir

Ebu Hayyan şöyle der: "Kızgın ve pişman olan kişiye, "parmaklarını ısırıyor" denilirse, bu hakikat olur. Bunun temsilî mecaz olma ihtimali de vardır. Bu takdirde, onların şiddetli kinleri ve mü'minlere eziyet edememekten duydukları üzüntüleri bu şekilde ifade edilmiş olur.

قُلْ مُوتُواْ بِغَيْظِكُمْ

Deki: "Öfkenizle geberin" Bu, onlar için bir bebduadır. Yani, ey Muhammed! Onlara de ki: Allah kininizi, ölünceye kadar devam ettirsin."

120. Ayet: 

إِن تَمْسَسْكُمْ حَسَنَةٌ تَسُؤْهُمْ وَإِن تُصِبْكُمْ سَيِّئَةٌ يَفْرَحُواْ

"Size bir iyilik dokunsa, bu onları tasalandırır; başınıza bir musibet gelse, buna da sevinirler."

Bu âyette, bediî sanatlardan mukabele sanatı vardır. Zira, hasene kelimesinin mukabilinde seyyie, mesâet kelimesinin mukabilinde de ferah kelimesi gelmiştir. Bu güzel bir mukabeledir. 

"Size bir iyilik dokunursa" cümlesinde, dokunmak mânâsına gelen 

تَمْسَسْكُمْ

kelimesi, "Size bir kötülük isabet ederse" cümlesinde

تُصِبْكُمْ

 kelimesi kullanılmıştır. Bu gösteriyor ki, iyilik hafif bir dokunma kadar basit bir şeyle de olsa düşmanları üzer, kötülüğe gelince o, düşmanların bile üzülebilecekleri seviyeye gelirse, onlar ancak o zaman sevinirler. İşte bu, Kur'an'ın belagat inceliklerindendir. Bu nükte, Keşşaf haşiyesinden nakledilmiştir.

-devam edecek-

 

 

 

 

 

Bu yazıya yorum yazın


Not: Yanında (*) işareti olanlar zorunlu alanlardır.

Bu yazıya gelen yorumlar.

DİĞER YAZILAR

SAFVETÜ’T TEFASİR NOTLARI-27

SAFVETÜ’T TEFASİR NOTLARI-27

Nisa: 97: İbn Abbas’ın şöyle dediği rivayet olunur: “Müslümanlardan, İslam’ı hafife a

SAFVETÜ’T TEFASİR NOTLARI-26

SAFVETÜ’T TEFASİR NOTLARI-26

Nisa: 76 إِنَّ كَيْدَ الشَّيْطَانِ كَانَ ضَعِيفاً “Haddi za

SAFVETÜ’T TEFASİR NOTLARI-25

SAFVETÜ’T TEFASİR NOTLARI-25

Nisa: 58 ayet: إِنَّ اللّهَ يَأْمُرُكُمْ أَن تُؤدُّواْ الأَ

SAFVETÜ’T TEFASİR NOTLARI-24

SAFVETÜ’T TEFASİR NOTLARI-24

46. ayet:, مِّنَ الَّذِينَ هَادُواْ يُحَرِّفُونَ الْكَلِم

SAFVETÜ’T TEFASİR NOTLARI-23

SAFVETÜ’T TEFASİR NOTLARI-23

32.Ayet: Mücâhid'in şöyle dediği rivayet edilmiştir: "Ümmü Seleme (r.anhâ): "Ya Rasulallah!

SAFVETÜ’T TEFASİR NOTLARI-22

SAFVETÜ’T TEFASİR NOTLARI-22

11.Ayet: Rivayet olunduğuna göre Sa'd b. Rabi'nin karısı, iki kızını alarak Rasulullah (s.a.

SAFVETÜ’T TEFASİR NOTLARI-21

SAFVETÜ’T TEFASİR NOTLARI-21

Nisa Suresi *Bu mübarek sûre kadın, ev, aile, devlet ve toplumu ilgilendiren önemli kanunlardan

SAFVETÜ’T TEFASİR NOTLARI-20

SAFVETÜ’T TEFASİR NOTLARI-20

Yüce Allah bu mübarek sûreye tevhid, ulûhiyet ve nübüvvet delillerini zikrederek başladı ve

SAFVETÜ’T TEFASİR NOTLARI-19

SAFVETÜ’T TEFASİR NOTLARI-19

172.Ayet; Karh, yara; kurh ise yaranın acısı demektir. 173. Ayet: وَقَالُواْ حَس

SAFVETÜ’T TEFASİR NOTLARI-18

SAFVETÜ’T TEFASİR NOTLARI-18

*Ayet: 159: فَبِمَا رَحْمَةٍ مِّنَ اللّهِ لِنتَ لَهُمْ “Al

SAFVETÜ’T TEFASİR NOTLARI-17

SAFVETÜ’T TEFASİR NOTLARI-17

Uhud savaşında müslümanların başına gelen bazı musibetlerden sonra Rasulullah (s.a.v) Medine

et-Teğabün: 3

Gökleri ve yeri yerli yerince yarattı. Sizi şekillendirdi ve şekillerinizi de güzel yaptı. Dönüş ancak O'nadır. (Mürşid 3.1 adlı yazılım-Turan Yazılım-(www.turan.com.tr) )

GÜNÜN HADİSİ

Îmân altmış bu kadar şu'bedir. Hayâ da îmânın bir şu'besidir.

BUHARİ,KİTÂBÜ'L-ÎMÂN, EBU HUREYRE(r.a.)'dan

TARİHTE BU HAFTA

*I.Abdulhamid'in vefatı(7 Nisan 1789) *Şer'iye mahkemelerinin lağvı(8 Nisan 1924) *Mimar Siana'ın Vefatı(9 Nisan 1588) *Otlukbeli Zaferi(11 Nisan 1473) *Kanuni'nin Bağdatı Fethi(12 nisan 1521)

ANKET

Sitemizle nasıl tanıştınız?

Yükleniyor...

SİTE HARİTASI