BEDİÜZZAMAN’IN KİM VE NE OLDUĞU

Rahmetli Said-i Nursi veya Kürdi'nin nasıl yaşadığını ve nasıl öldüğünü öğrenmek için, dün birkaç gazete okuyanların şaşkınlık içinde kaldıklarını gördüm.


2022-05-03 07:10:26

(Tercüman Gazetesi: 25 Mart 1960) 

 "Rahmetli Said-i Nursi veya Kürdi'nin nasıl yaşadığını ve nasıl öldüğünü öğrenmek için, dün birkaç gazete okuyanların şaşkınlık içinde kaldıklarını gördüm.

Bediüzzaman'ın hayatı ve vefatı hakkında yazılanların hiçbiri ötekine uymuyordu. Kırk yıl değil, kırk saat öncesi hakkındaki haberler de karmakarışıktı. Kimi bu adamcağızın kalp yetmezliğinden, kimi zatüreeden öldüğünü, kimi saat 8.25'de kimi 9.30'da kimide 10.30'da vefat ettiğini, kimi son sözlerini söylediğini, kimi de son sözlerinin olmadığını, kimi rahmetlinin Bitlis'te "Nurşin" köyünde, kimi "Nurs" kazasında doğduğunu, kimi Türkiye'de bu isimde yer olmadığını, kimi onun 31 Mart vak'asıyla alakasının bulunmadığını, kimi de bu vak'a üzerine nefyedildiğini, kimi Şeyh Said isyanı üzerine sürüldüğünü, kimi de Atatürk tarafından 170 bin lira tahsisatla Doğuda bir üniversite kurmaya memur edildiğini...yazıyordu.

 Risale-i Nur Külliyatı hakkında fikir beyan edenlerin bu eserlerden bahsedenlerin bir tek sayfa bile okumadıkları besbelliydi.

 Bizim yaştaki nesil, Mütareke devrinde Bediüzzaman lakabı ve Said-i Kürdi adıyla tanınan bu zatı, Divan Yolunun ve Sultan Ahmet'in "akademi" denilen kahvelerinden tanır.

Onu bugünün gençlerine hakiki hüviyeti ve fikirleri ile tanıtmak isteyenler çeşitli imkansızlıklarla karşılaşırlar. Evvela, Risale-i Nur Küllüyatının din bakımından ciddi bir tenkidini anlayabilmek için asgari bir din bilgisi, Kelam, Tefsir, Fıkıh ve Hadis bilgisi şarttır. Sonra halis Osmanlıcayı hatta şu Bediüzzaman kelimesini bile tam anlayabilmek için, İslam ve Türk Tarihindeki Bediüzzamanların hüviyetleri ile birlikte, dine, dile ve tarihe ait birçok şeyleri bilmek lazım. Bunlar bir veya birkaç yazıda hülasa ve izah edilemez.

Tek başına Bediüzzaman kelimesinin dilde ve tarihde aldığı manayı anlatmak bile imkansızdır. Çünki İf'al babında İbda kelimesinin soyundan Bedi' kelimesinin Latin harfleriyle yazmak yazmak mümkün olmadığı gibi, güzellik yaratma manasına gelen ibda kelimesini canlıları yaratma manasına gelen halk etme, makine gibi cansızları yaratma manasına gelen icad ve ihtira kelimelerinden ayıran ince farklar bilinmedikçe ve metinler içinde okuyup yaşanmadıkça, Bediüzzaman tam manasıyla kavranamaz.

 Bir de Risale-i Nur Külliyatının çapraşık diline girilince, onun tenkidini birçok Nurcuların bile anlaması imkansızlaşır.

 Böyle yetiştirilmiş nesillere merhamet ve Said-i Nursi'ye rahmet dilemekten başka yapılacak birşey kalmıyor. Onu bir sürü efsane, rivayet, şayia ve dedikodu yayını içinde bir masal kahramanı haline getiren birçok gazetelere de sözümüz yoktur. Hayretten başka...

Kaynak

Peyami Safa

Yazarlar, Sanatçılar, Meşhurlar

Ötüken Neşriyat, İst. 2020, 7. Basım

 

Bu yazıya yorum yazın


Not: Yanında (*) işareti olanlar zorunlu alanlardır.

Bu yazıya gelen yorumlar.

DİĞER YAZILAR

Ey iman edenler! Allah'a karşı gelmekten sakının ve doğrularla beraber olun.

Tevbe, 119

GÜNÜN HADİSİ

Her kim bir namazı (kılmayı) unutursa (onu) hatırladığında kılsın. Onun bundan başka keffâreti yoktur.

Sahih-i Buhari, KİTÂBU MEVÂKÎTİ'S-SALÂT

TARİHTE BU HAFTA

*Prut Barış Antlaşması (Osmanlı-Rusya) 22 Temmuz 1711 *İkinci Meşrutiyet'in ilanı 23 Temmuz 1908

ANKET

Sitemizle nasıl tanıştınız?

Yükleniyor...

SİTE HARİTASI