SAİD-İ NURSİ

Abdürrahim ZAPSU Yetmiş yıl evvel Van vilâyetinin Nurs köyünde doğdu. Babasının ismi Mirza... İlk tahsilini Mir Hasan Veli medresesinde yaptı. Henüz çocuk çağındayken birden bire infilâk eden zekâsı akılları hayretten donduracak derecede büyük oldu. En genç yaşlarda etrafındaki bütün din âlimlerinin takdir ve hayretini kazandı.


2022-04-08 22:56:10

Abdürrahim ZAPSU

Yetmiş yıl evvel Van vilâyetinin Nurs köyünde doğdu. Babasının ismi Mirza... İlk tahsilini Mir Hasan Veli medresesinde yaptı. Henüz çocuk çağındayken birden bire infilâk eden zekâsı akılları hayretten donduracak derecede büyük oldu. En genç yaşlarda etrafındaki bütün din âlimlerinin takdir ve hayretini kazandı. Bitlis ve Siirt civarındaki âlimlerle uzun münakaşalardan sonra Van'a döndü. Van Valisi merhum Tahir Paşa'nın dikkatini çekerek nezdinde kaldı. Meşrutiyetin ilânından evvel İstanbul'a gelerek İstanbul âlimleri ile de münakaşaya girişmiş, zekâ ve kabiliyetini onlara da ispat etmiştir.

Hürriyetin ilânı sıralarında, İttihad ve Terakki Fırkasına ettiği hizmetlere rağmen Divân-ı Harb'e verilmiş, orada irticali olarak verdiği bir hitabe üzerine beraet etmiştir.

Bir müddet sonra İttihadçılar kendisini benimsemişler ve Mısırdaki "Camiü'l-Ezher" İslâm Üniversitesine eş olarak Van'da "Medresetü'z-Zehra" nâmıyle bir İslâm Üniversitesi kurmaya memur etmişlerdir. Fakat, elli bin lira tahsisat ayrılan bu iş, Birinci Dünya Harbinin kopmasıyle akamete uğramıştır. Birinci Dünya Harbine bizzat ve bilfiil iştirâk etmiş ve yaralanarak Ruslara esir düşmüştür.

Harbin sonunda İstanbul'a gelmiş ve "Dar-ül- Hikmetü'l İslâmiye'ye âza seçilmiştir. Mütareke zamanında İstanbul'da bulunan Said-i Nursi'nin Milli Kurtuluş hareketine gösterdiği hizmet, altın kalemle yazılmaya şâyandır. Ankara Hükûmetinin kuruluşu üzerine Türkiye Büyük Millet Meclisi Reisi tarafından hususi surette Ankara'ya davet edilmiş ve kendisine orada büyük hürmetler gösterilmiştir. Fakat Bediüzzaman bu mülâkattan memnun kalmamıştır. Zira temas ettiği kanaatle kendi kanaati arasında büyük bir zıddiyet görmüştür. Bundan sonra siyaset sahasından tamamen çekilmiş, riyazet ve ibadetle vakit geçivmeğe başlamıştır. Bir zamanlar İstanbul'da Yuşa tepesindeki camiye kapanmış ve kimseyle ihtilât etmemişti. Oradan Van'a dönmüş ve bir mağarayı mesken ittihaz ederek dünya işlerinden büsbütün elini çekmiş ve kendisini ibadete vermiştir.

Şark hâdiseleri(Şeyh Said hadisesi) üzerine, o civarlarda nüfuz sahibi olmak dolayısiyle hakkında beslenen kaygı yüzünden garp taraflarında oturmaya memur edilmiş, bir zaman Isparta ve Burdur'da kalmış, bu sırada "Nur Risalesi" isimli meşhur eserinin seri halinde yazılarını yazmış, bu yazılar da bir çok kimse tarafından istinsah edilmiş ve elden ele gezdirilmiştir.

Bir müddet sonra bu risale tetkike tâbi tutularak mahkemeye verilmiş, Eskişehir mahkemesinde muhakemesi cereyan etmiş, netice Said-ül-Nursi Kastamonu'da ikamete memur kılınmıştır. Kendisi Kastamonu'dayken cürüm unsurları aranmış ve yargılanmak üzere Denizli yollarını mevkufen boylamıştır. Denizli mahkemesinde aylarca süren bu mevkufiyet neticesinde beraet etmiş ve yazıların mahiyetinde suç teşkil edici hiç bir unsur bulunmadığına dair karar almıştır. 

Böyleyken, Denizli mahkemesinde beraet kazandığı hâdiseden yine muhakeme altına alınmış, yine tevkif olunmuş, aylarca hapishane köşelerinde kalarak muhakemesi cereyan etmiştir.

Sonunda bir sene sekiz ay hapsine karar verilmiş, bu son karar Yargıtayca kanunsuz bulunarak bozulmuş ise de ne hazindir ki, Said-i Nursi bozma kararı üzerine değil de, mahkumiyet müddetini hapiste geçirdiği için tahliye olunmuştur.

Şimdi Said-i Nursi Afyon'un Emirdağ kazasında oturmakta ve her türlü siyasetten uzak ve dünyadan alakasız bir hayat sürmektedir. Allah ona ve bütün mümin kullarına imdat eylesin.

Abdurrahim Zapsu

14.12. 1949

Büyük Doğu Mecmuası

 

 

 

 

Bu yazıya yorum yazın


Not: Yanında (*) işareti olanlar zorunlu alanlardır.

Bu yazıya gelen yorumlar.

DİĞER YAZILAR

O halde sabret. Sonunda kazanacak olanlar, elbette Allah'tan korkup sakınanlardır.

Hûd, 49

GÜNÜN HADİSİ

Zalim sultanın yanında gerçeği söylemek en büyük cihaddandır.

Tirmizi 13, (2175)

TARİHTE BU HAFTA

*Genç Osman'ın Yedikule'de Şehid Edilmesi (20 Mayıs 1622) *İbn-i Sina'nın Vefatı(21 Mayıs 1037) *Dandanakan Zaferi (23 Mayıs 1040) *Necip Fazıl'ın Vefatı (25 Mayıs 1983)

ANKET

Sitemizle nasıl tanıştınız?

Yükleniyor...

SİTE HARİTASI