KADER

1. Lügat manası: Ölçüp biçmek, takdir etmek, bir şeyin sınırlarını tayin etmek. Kader, kudret kelimesi ile aynı kökten gelir. Bunların aynı kök ortak paydasında birleşmeleri, ilmin bir nevi olan kader programında


Niyazi Beki(Prof. Dr.)

niyazibeki@gmail.com

2021-10-14 23:59:29

1. Lügat manası:

Ölçüp biçmek, takdir etmek, bir şeyin sınırlarını tayin etmek. Kader, kudret kelimesi ile aynı kökten gelir. Bunların aynı kök ortak paydasında birleşmeleri, ilmin bir nevi olan kader programında takdir edilip yazılan herşeyi, bütün detaylarıyla olduğu gibi varlık sahnesine çıkaran ilahî kudretin her şeye muktedir olduğunun göstergesidir.

Bu manayı ifade etmek için Ahmed b. Hanbel kaderi, "Allah'ın kudreti" olarak tanımlamıştır. Rağıb el-İsfahani ve onu takip eden İbn Hacer el-Askalani'ye göre, "Kader, Allah'ın sonsuz ilmini, kudretini ve makdur olan/takdir edileni" içine alan bir kavramdır."(1)

Dalın sükûnuyla "Kadr" kelimesi, bir eylem olarak takdir etmek manasına gelir. Dalın harekesiyle "Kader" kelimesi ise, makdûr/takdir dilen şey anlamındadır.(2)

2. Istılah manası:

Geçmiş, gelecek ve şimdiki zaman içerisinde var olan her şeyin – zaman ve mekânları dâhil, maddi, manevi bütün donanımlarıyla, bütün vasıfları ve şekilleriyle-Allah tarafından - ezeli ilmi, hikmeti ve meşieti doğrultusunda-takdir ve tayin edilmesi ve "Levh-i mahfuz" denilen bir kitapta kaydedilmesidir.

İnsan hayatının bütün safhalarının kaderle kayıtlı olduğuna işaret eden hadisler de vardır.

Bir hadis-i şerifte Hz. Peygamber (a.s.v) şöyle buyurmuştur: "Sizin her birinizin annesinin karnındaki yaratılışının toplanması/spermin yumurtayla birleşip döllenmesi kırk günde olur. Sonra bir o kadar süre içerisinde alaka/yapışkan-döllenmiş hücre haline gelir. Sonra bir o kadar süre içerisinde mudga/çiğnemlik et parçası görünümündeki şeklini alır. Sonra Allah dört kelimeyi/ dört hususu yazmakla görevlendirilen bir melek gönderir ve kendisine: 'Onun amelini, rızkını, ecelini bir de şaki veya said ol-duğunu yaz' diye emreder. Sonra kendisine ruh üflenir…"(3) Bu hadis-i şerifte insanların daha anne rahminde iken, onların ecelleri, rızıkları, ehl-i şekavet veya ehl-i saadet oldukları hususu yazılıp hükme bağlandığı ifade edilmiştir. Ancak bu yazılımda hiç bir zorlama yoktur. Çünkü ilim mâlûma tabidir. Örneğin; bir adam özgür iradesiyle cennetlik ameller yapar ve ehl-i saadet olur. Diğer bir kimse ise, yine özgür iradesiyle cehennemlik işler yapar ve ehl-i şekavet olur. Allah ise, bu iki insanın özgür iradeleriyle tercih ettikleri yollarını ve bu yollardan varacakları son duraklarını elbette bilir. Yazılan şey, maluma tâbi olan ilmin bir ürünüdür. (İlim-Mâlûm konusuna bakınız).

Dipnotlar

(1)El-Atîbî, Süleyman b. El-Eşkar, el-Kadau ve'l-Kader, Ürdün, 1425/2005, 1/12.

(2)Beyhaki, Ahmed b. Hüseyin, el-Kel-Kadau ve'l-kader, Riyad, 1421/ 2000, 1/108; Taberani, Ebu'l-Kasim, el-Kebir, Riyad, 1415/1994, 2/96.

(3)Buhari, Bed'u'l-halk, 6.

 

 

 

Bu yazıya yorum yazın


Not: Yanında (*) işareti olanlar zorunlu alanlardır.

Bu yazıya gelen yorumlar.

DİĞER YAZILAR

"Kadınlara iyilikle muamele ediniz."

Nisa:19

GÜNÜN HADİSİ

Kur'an öyle bir servettir ki, O'nu elde edenin hiçbirşeye ihtiyacı kalmaz. O'ndan daha büyük bir zenginlikte bulunmaz.

Camiü's Sagir, 4:535, Hadis No:6183

TARİHTE BU HAFTA

*Prut Barış Antlaşması (Osmanlı-Rusya) 22 Temmuz 1711 *İkinci Meşrutiyet'in ilanı 23 Temmuz 1908

ANKET

Sitemizle nasıl tanıştınız?

Yükleniyor...

SİTE HARİTASI