KADER RİSALESİ ŞERHİ-16

Aşağıdaki maddede cüz’î iradenin sorumluluk anahtarı olduğuna işaret edilmiştir; “Yedincisi: İrade-i cüz’iye-i insaniye ve cüz’-i ihtiyariyesi çendan


Niyazi Beki(Prof. Dr.)

niyazibeki@gmail.com

2021-06-08 10:30:18

Aşağıdaki maddede cüz'î iradenin sorumluluk anahtarı olduğuna işaret edilmiştir;

"Yedincisi: İrade-i cüz'iye-i insaniye ve cüz'-i ihtiyariyesi çendan zaîftir, bir emr-i itibarîdir, fakat Cenab-ı Hak ve Hakîm-i Mutlak, o zaîf cüz'î iradeyi, irade-i külliyesinin taallukuna bir şart-ı âdi yapmıştır. Yani ma'nen der: "Ey abdim! İhtiyarınla hangi yolu istersen, seni o yolda götürürüm. Öyle ise mes'uliyet sana aittir!" Teşbihte hata olmasın, sen bir iktidarsız çocuğu omuzuna alsan, onu muhayyer bırakıp "Nereyi istersen seni oraya götüreceğim" desen, o çocuk yüksek bir dağı istedi, götür-dün. Çocuk üşüdü yahut düştü. Elbette "Sen istedin" diyerek itab edip üstünde bir tokat vuracaksın. İşte Cenab-ı Hak, Ah-kem-ül Hâkimîn, nihayet za'fta olan abdin iradesini bir şart-ı âdi yapıp, irade-i külliyesi ona nazar eder.

Elhasıl: Ey insan! Senin elinde gayet zaîf, fakat seyyiatta ve tahribatta eli gayet uzun ve hasenatta eli gayet kısa, cüz'-i ihti-yarî namında bir iraden var. O iradenin bir eline duayı ver ki, silsile-i hasenatın bir meyvesi olan Cennet'e eli yetişsin ve bir çiçeği olan saadet-i ebediyeye eli uzansın. Diğer eline istiğfarı ver ki, onun eli seyyiattan kısalsın ve o şecere-i mel'unenin bir meyvesi olan zakkum-u cehennem'e yetişmesin. Demek dua ve tevekkül, meyelan-ı hayra büyük bir kuvvet verdiği gibi; is-tiğfar ve tövbe dahi, meyelan-ı şerri keser, tecavüzatını kırar." (Sözler, 468)

ŞERH:

7. İrade-i cüziye, irade-i külliyenin bir şartı gibidir.

Allah'ın ezeli ilmi insanın özgür iradesini ortadan kaldırmaz mı? Evet, burada şöyle bir soru akla gelebilir: İslam inancına göre, Allah'ın ilmi ezelidir, olmuş, olmakta olan ve olacak olan her şeyi, geçmiş, şimdiki ve gelecek zamanların tümünü kuşatmıştır. Kader de ezeli ilmin bir nevidir. Allah'ın ilmine ve kaderine muhalif bir şeyin olması mümkün değildir. Demek her şey Allah'ın ilmi ve kaderi doğrultusunda olmak zorundadır. O halde, insanların cüz'î iradelerinin ne anlamı var? Neye yarar?

Bunun cevabı şudur: Biz Allah bildiği için herhangi bir iş yapmıyoruz. Biz yapacağımız için Allah biliyor. ZatenAllah'ın geleceği bilmemesi düşünülemez. Bilmezse veya bilemezse yaratıcı olmaz.

Buna tekrar da olsa –yukarıda benzeri geçen- şöyle bir örnek verebiliriz; Allah dostu evliyadan bir öğretmen dü-şünelim: Öğrencilerinden birisine "Yarın seni şu kitaptan imtihan edeceğim" diyor. Fakat öğretmen Allah'ın izniyle onun oyun-eğlence ile meşgul olup sabah okula çalışma-dan geleceğini biliyor, akşamdan karnesine "0" yazıyor. Ertesi sabah öğrenci sorulan sorulara cevap veremiyor ve sıfırı hak ettiğini bildiği anda, öğretmen cebinden not def-terini çıkarıp "Senin çalışmayıp sıfır alacağını bildiğim için, önceden deftere sıfır yazmıştım" diyor. Buna karşı öğrenci "Hocam sen sıfır yazdığın için ben sıfır aldım. Yoksa geçer puan yazsaydın geçerdim" diyebilir mi? Elbette diyemez. Çünkü şayet öğretmen karnesine "0" yazmasaydı yine sıfır alıp sınıfta kalırdı.

 Hülasa: Allah'ın yarattığı işlerin insana bakan iki ciheti vardır.

 Birincisi: İnsana sorumluluk vermeyen ve din imtihanı ile ilgili olmayan hususlardır. Kâinatta yaratılan ve insanın dışında olan her şey bu kısma girer. Ayrıca, insanın ruhani ve cismani bünyesinin çalışması da bu kısma dâhildir. Bun-lara 'ızdırari/gayr-ı ihtiyari' fiiller denir.

İkincisi: İnsanın özgür iradesine bakan fiillerdir. Bunlara "ihtiyarî' fiiller denir. Bunlar da her ne kadar Allah tara-fından yaratılıyorsa da, yaratma noktaları dışındaki işlerinfaili/öznesi insandır. Örneğin; -su-i istimali olmadığı süre-ce-insan, gözü, kulağı, midesi, bağırsağı, akciğerleri ve saireorganlarının çalışıp çalışmadığından sorumlu değildir. Fakat bunları özgür iradesiyle yanlış yolda, haram yolda, gayr-ı meşru yollarda kullanırsa sorumlu olur.

-devam edecek- 

Bu yazıya yorum yazın


Not: Yanında (*) işareti olanlar zorunlu alanlardır.

Bu yazıya gelen yorumlar.

DİĞER YAZILAR

Artık kim doğru yolu seçerse kendi lehinedir; kim de saparsa ancak kendi aleyhine sapmış olur.

Zümre, 41

GÜNÜN HADİSİ

Sadakaların en efdali, iki kişi arasını düzeltmektir.

Seçme Hadisler, s.237

TARİHTE BU HAFTA

*Prut Barış Antlaşması (Osmanlı-Rusya) 22 Temmuz 1711 *İkinci Meşrutiyet'in ilanı 23 Temmuz 1908

ANKET

Sitemizle nasıl tanıştınız?

Yükleniyor...

SİTE HARİTASI