KABİR AZABI HAKKINDA

Münkirlerin inkâr ettikleri hakikatlerden biri de kabir azabıdır. Kabir azabı, Kur'an ve sahih hadislerle sabittir. Cenab-ı Allah Mümin süresi 46. âyetinde şöyle buyuruyor:


Seyda Musa Geçit Hocaefendi

musa_bazid04@hotmail.com

2021-01-22 11:26:10

Münkirlerin inkâr ettikleri hakikatlerden biri de kabir azabıdır. Kabir azabı, Kur'an ve sahih hadislerle sabittir.

Cenab-ı Allah Mümin süresi 46. âyetinde şöyle buyuruyor:

النَّارُ يُعْرَضُونَ عَلَيْهَا غُدُوّاً وَعَشِيّاً وَيَوْمَ تَقُومُ السَّاعَةُ أَدْخِلُوا آلَ فِرْعَوْنَ أَشَدَّ الْعَذَابِ

"(Öyle bir) ateş ki, onlar sabah akşam ona sunulurlar. Kıyametin kopacağı günde de, "Firavun ailesini azabın en şiddetlisine sokun" denilecektir."

Ehl-i Sünnet ve Cemaatten olan Kadı Beyzavi ve Nesefi, Mu'tezili olan Keşşaf sahibi Zemahşeri'nin dediklerine göre bu âyet kabir azabı olduğuna işarettir.

Çünkü âyette anlaşılır ki kıyamet kopmadan önce onlar ateşe arz edilip sonra da ateşe atılacaklardır.

Kabir azabı hakkındaki bazı hadisler şunlardır;

1) Enes r.a.'den: Peygamber s.a. şöyle buyurdu: Muhakkak kul, kabre konulduktan sonra, dönenlerin ayak seslerini işittiği halde, arkadaşları kabirden döndüğü vakit, kendisine iki melek gelip onu oturtup ve kendisine: "bu adam hakkında, yani Muhammed (s.a.v.) hakkında ne dersin?" diye sorarlar, o kimse mümin ise: "onun Allah'ın kulu ve resulü olduğuna şahadet ederim" der. Bunun üzerine kendisine: "altındaki ateşe bak, Allah onu sana cennetteki bir yer ile değiştirdi" derler. Ve mümin, bunların her ikisini de birden görür. Kâfir ve münafıka gelince de, kendisine: "Bu adam (yani Peygamber) hakkında ne dersin diye sorulur. O da: "bilmiyorum, insanların dedikleri gibi derim" diye cevap verince kendisine: "bilmez ve uymaz olaydın" denilir ve kendisine demirden çekiçlerle öyle bir darbe indirilir ki, insan ile cinden başka her şey onun kopardığı feryadı duyar."(Buhari, Müslim, Ebu Davut, Tirmizi, Nesei)

2) İbn-i Ömer r.a.'den: Peygamber s.a. şöyle buyurdu: "Muhakkak sizden biriniz öldüğü vakit, kendisine mekânı, yani ebediyyen kalacağı yer, sabah akşam arz edilir. Cennet ehli ise, mekânı cennet, Cehennem ehli ise mekânı da cehennemdir. Ve kendisine: "İşte Allah seni kıyamet gününde yeniden diriltinceye kadar, yerin burasıdır" denilir.(Buhari, Müslim, Tirmizi, Nesei)

3) - وَعَن ابنِ عَبّاسٍ رَضِيَ الله عَنْهُمَا، أَنَّ رَسُولَ الله مَرَّ بقَبْرَيْنِ، فقال: إنَّهُمَا يُعَذَّبانِ، وما يُعَذَّبانِ في كَبيرٍ بَلى إنَّهُ كَبيرٌ: أَمَّا أَحَدُهُمَا، فَكَانَ يَمشي بِالنَّمِيمَةِ، وَأًمَّا الآخَرُ فَكَانَ لا يَسْتَتِرُ مِنْ بَوْلِه

İbn-i Abbas r.a.'ın şöyle dediği rivayet edildi: "Peygamber s.a. iki kabre uğradı ve şöyle buyurdu: "Muhakkak bunların her ikisi azap görmektedirler. Birincisine gelince bu koğuculuk yapar ötekisi ise küçük abdestini bozduktan sonra iyice temizlenmezdi" buyurdu. (Buhari, Vudu, 55; Müslim, Cenaiz, 82)

4 )

اللَّهُمَّ إنِّي أَعُوذُ بِكَ مِنْ عَذابِ جَهَنَّمَ، وَمِنْ عَذابِ القَبرِ، وَمِنْ فِتْنَةِ المَحْيَا وَالمَمَاتِ، وَمِنْ شَرِّ فِتْنَةِ المَسِيحِ الدَّجَّالِ.

Peygamber s.a: 'Ya rabbi, Cehennem azabından, kabir azabından, ölüm ve hayat fitnesinden ve Mesih deccalın fitnesinden muhakkak sana sığınırım' diye dua ederdi.(Buhari, Müslim, Nesei)

Bu kadar âyet ve sahih hadis varken kabir azabını inkâr edenler, sapık kişilerin görüşlerine tabii olmuşlardır. Hz. Peygamber s.a. şöyle buyurmuştur: "Benim ümmetim dalalet üzerine birleşmez. Bir ihtilaf gördüğünüz zaman, çoğunluğa tabii olun."(Buhari, Müslim, Tirmizi, Ebu Davut, Nesei)

Ve yine Resulullah şöyle buyurmuştur: "cemaatle bulununuz, sakın sakın ayrılığa düşmeyiniz. Kim cennete girmek isterse cemaate tabi olsun."(Müsned-i Ahmed, Tirmizi, Hakim)

Bunların karakterleri hakikati inkâr etmektir. Öyle ise ben (zayıf kul )'da onları inkâr ediyorum. (onları insan olarak tanımıyorum )

Hidayet Allah'tandır.

Ya Rabbi, bizi gaflet uykusundan uyandır, âmin.

 

Bu yazıya yorum yazın


Not: Yanında (*) işareti olanlar zorunlu alanlardır.

Bu yazıya gelen yorumlar.

DİĞER YAZILAR

HACAMAT HAKKINDADIR

HACAMAT HAKKINDADIR

Muhterem Müslümanlar! Turan Dursun ve Selman Rüşdi olayından sonra Müslümanlar ülke ve dün

MODERNİST İSLAMCILARIN BAZI İDDİALARI-2

MODERNİST İSLAMCILARIN BAZI İDDİALARI-2

. BİZ YAZAR, AYDIN, AKADEMİSYEN, KÜLTÜRLÜ VE BİLGİLİ KESİMLERİZ, BİZDEN BAŞKALARI CAHİL

MODERNİST İSLAMCILARIN BAZI İDDİALARI

MODERNİST İSLAMCILARIN BAZI İDDİALARI

HADİS VE SÜNNET DELİL DEĞİLDİR, BİZE KUR’AN VEYA VAHİY LAZIMDIR Bu iddia aslında Peygam

İSRA VE MİRAÇ MUCİZESİNİ İNKAR EDENLERE CEVAPLAR

İSRA VE MİRAÇ MUCİZESİNİ İNKAR EDENLERE CEVAPLAR

Genelde muhterem ilim adamları delilsiz ve tesbitsiz konuşmazlar. Özellikle Kur'an’ı yorumlark

İMAM BUHARİ'YE ATILAN İFTİRALAR

İMAM BUHARİ'YE ATILAN İFTİRALAR

Hadis karşıtlarının sıkça kullandığı yöntemlerden biri de hadise en çok hizmet eden şahs

HADİS İNKARCILARIN DERDİ: EBU HUREYRE (r.a)

HADİS İNKARCILARIN DERDİ: EBU HUREYRE (r.a)

Peygamberimizin etrafında bulunan ve hiç yanından ayrılmayan sahabelerden biri de Abdurrahman b.

SAHABENİN HADİSE KARŞI TAVIRLARI

SAHABENİN HADİSE KARŞI TAVIRLARI

Ashabı Kiram, Resulü Ekrem (s.a.s)'in 23 sene boyunca ne yaptığını, nasıl yaşadığını, na

SAHABE SEVGİSİ

SAHABE SEVGİSİ

Aziz Kardeşlerim! İslâm bayrağını taşıyan, Hz. Peygamber Efendimizi canlarından daha fazla

KADERE İNANMAK

KADERE İNANMAK

Değerli Kardeşlerim! Kadere inanmak iman esasları arasında yer almaktadır. İnkarı küfrü ge

İSRA VE MİRAÇ MUCİZESİ

İSRA VE MİRAÇ MUCİZESİ

İsra: Hz. Peygamber Efendimizin gecenin az bir kısmında Mescid-i Haramdan Mescid-i Aksa'ya (2477

CİNLERİN VARLIĞI

CİNLERİN VARLIĞI

Muhterem Müslüman Kardeşlerim! Müslüman; gayba, yani akıl ve duyu organlarıyla bilinmeyen, f

O halde sabret. Sonunda kazanacak olanlar, elbette Allah'tan korkup sakınanlardır.

Hûd, 49

GÜNÜN HADİSİ

Kur'an öyle bir servettir ki, O'nu elde edenin hiçbirşeye ihtiyacı kalmaz. O'ndan daha büyük bir zenginlikte bulunmaz.

Camiü's Sagir, 4:535, Hadis No:6183

TARİHTE BU HAFTA

*Conk Bayırı Zaferi(10 Haziran 1915) *Yeniçeri Ocağı'nın Lağvı(12 Haziran 1826) *Cemil Meriç'in Vefatı(13 Haziran 1987) *Darendeli Hacı Hulusi Edendi'nin Vefatı(14 Haziran 1990) *Türkçe Ezan Uygulamasının Kaldırılması(16 Haziran 1950)

ANKET

Sitemizle nasıl tanıştınız?

Yükleniyor...

SİTE HARİTASI