VAHDET YILMAZ AĞABEYDEN GÖZ YAŞARTAN BİR HATIRA

Prof. Dr. Ahmet Akgündüz hocamız Erzurum’da okuduğu 1970’li yıllarda başından geçen bir hadiseyi şöyle anlatıyor; “Kırkıncı Hocamla meşhur Muhammed Hamdi Yazır’ın “Hak Dini Kur’an Dili” adlı tefsirini okuyoruz. Ben okuyorum, o da arada sırada müzakere ediyor


Salih Okur

nedevideobendi@gmail.com

2020-09-14 08:03:59

Prof. Dr. Ahmet Akgündüz hocamız Erzurum'da okuduğu 1970'li yıllarda başından geçen bir hadiseyi şöyle anlatıyor; "Kırkıncı Hocamla meşhur Muhammed Hamdi Yazır'ın "Hak Dini Kur'an Dili" adlı tefsirini okuyoruz. Ben okuyorum, o da arada sırada müzakere ediyor. Bir de Kelam ilminden Kadı Beyzâvî nin "Tavâli'u'l-Envâr min Matâli'i'l-Enzâr"ını okuyoruz. Dehşetli bir eser bu. Zor bir eser..

Tabii bunun için ben yaz tatilinde her gün Kümbet'e gidiyorum. Hocamla birlikte okuyoruz. Rahmetli İnam Hoca da ilk başlarda katıldı ama sonra terk etti. Çok zor bir kitaptı. Kelam'ın en zor kitaplarından birisi.

Tabii o zaman zor şartlarla geçiniyorum. Ayakkabım yırtılmış. Param yok yenisini almaya. Arkası çıkmış, altındaki tabanı delinmiş. Yağmurluydu herhalde o gün, benim çoraplarım çamur olmuş. Vahdet ağabey orada idi tabii.

Biz derse başladık. Vahdet ağabey çıktı. Ben dersi bitirdim. Hocama "gidiyorum" dedim. Allah rahmet eylesin, Kırkıncı Hocam hep uğurlardı. O ayrı bir insandı. O dünyada yaşayan bir melek, sahabe mesleğinde bir insandı. Allah rahmet eylesin.

Çıktık, baktık ki ayakkabım yok. Kırkıncı Hocam "ya Akgündüz hoca" dedi, "bu yırtık ayakkabını da buradan nasıl çalmışlar. Benimkisini çalmamışlar."

Dedim; "hocam ne yapalım. Bir terlik giyeyim de, Birlik apartmanına öyle gideyim"

Biraz sonra Vahdet Yılmaz ağabey geldi. Elinde benim ayakkabı.. "Hocam çalmamışlar. Yanlış yere koymuşlar. Aha getirdim. Dışarı atmış çocuklar herhalde" dedi.

Bir baktım, benim ayakkabının arkası yapılmış ve tabanı düzeltilmiş. Yepyeni bir ayakkabı olmuş. Ağlayarak giydim. Kırkıncı Hocam da ağlıyordu. Gel de ağlama kardeşim. İşte Vahdet ağabey buydu.."

 

 

 

Bu yazıya yorum yazın


Not: Yanında (*) işareti olanlar zorunlu alanlardır.

Bu yazıya gelen yorumlar.

Rahmi Huyut, 2020-09-14 09:24:35

Benimde kırkıncı hocamla bir hatıram var. Trabzonda talebeyim. Okuma programı için Erzuruma gitmişiz. Süleymaniyede kalıyoruz. Daha iki arkadaş gezmeye çıktık. Kar kış kıyamet erzurum. Kümbete girdik kıkıncı hoca yalnız. Ziyeret ettik. Saçımız uzun hocadan utanıyoruz. "hocam traş olacaktık berberlerde sıra yoktu bizde böyle geldik". Güya mazaret söylüyoruz. Biraz oturduk. Kalkdı giyindi haydi gençler gidiyoruz dedi. Bizde hoca bizi nereye götürecek diye meraklandık. Ara sokaklarda epey yürüdük. Küçük bir dükkanın önünde durdu. Kapısını açtı berbere ha bunlar benim misafirim traş et geri gönder kümbete gelsinler dedi biz donduk kaldık. Allah onlara rahmet etsin.

Bu yoruma katılıyor musunuz ?

DİĞER YAZILAR

O halde sabret. Sonunda kazanacak olanlar, elbette Allah'tan korkup sakınanlardır.

Hûd, 49

GÜNÜN HADİSİ

Her kim bir namazı (kılmayı) unutursa (onu) hatırladığında kılsın. Onun bundan başka keffâreti yoktur.

Sahih-i Buhari, KİTÂBU MEVÂKÎTİ'S-SALÂT

TARİHTE BU HAFTA

*Genç Osman'ın Yedikule'de Şehid Edilmesi (20 Mayıs 1622) *İbn-i Sina'nın Vefatı(21 Mayıs 1037) *Dandanakan Zaferi (23 Mayıs 1040) *Necip Fazıl'ın Vefatı (25 Mayıs 1983)

ANKET

Sitemizle nasıl tanıştınız?

Yükleniyor...

SİTE HARİTASI