DÜNYADA HER ŞEY İÇİNDE OLAN ÇEYİZ

İmam-ı Azam Ebu Hanife hazretlerinin büyük talebesi İmam Muhammed’in fetva verdiği zamanlar. Fukai namında bir zengin, kızına dünyada olan her şeyden içinde olan bir çeyiz hazırlamaya, eğer bunu yapamazsa karısını kendisinden üç talak üzere boş olmasına yemin etmiş.


Salih Okur

nedevideobendi@gmail.com

2020-08-24 07:14:22

İmam-ı Azam Ebu Hanife hazretlerinin büyük talebesi İmam Muhammed'in fetva verdiği zamanlar. Fukai namında bir zengin, kızına dünyada olan her şeyden içinde olan bir çeyiz hazırlamaya, eğer bunu yapamazsa karısını kendisinden üç talak üzere boş olmasına yemin etmiş.

Zaman geçmiş, kızı evlenme yaşına girmiş. Fukai nasıl zor bir yemin ettiğinin o zaman farkına varmış. Kara kara düşünmeye başlamış. Meseleyi açtığı din âlimleri demişler ki;

-Sen sağlanması mümkün olmayan bir yemin yapmışsın. Sen kızını evlendiremezsin. Eğer evlendirirsen, eşin senden boş olur."

İmam Muhammed bu durumu haber alınca demiş ki;

-Ben ona fetva veririm. Bu mesele için ondan bin altın alırım.

Bunun sebebini sormuşlar; "Ben genç bir talebe idim. O şerbetçi idi. Bir şerbet verirsen iki mesele öğreteyim dedim. Bana bir şerbet vermedi. Şimdi dini olan meselenin değerini anlaması için ondan bin altın alırım" demiş.

Fukai bu teklifi kabul etmiş. İmam Muhammed hazretleri ona demiş ki;

-Sen kızına çeyiz olarak bir Kur'an al. Dünyada olan her şeyin içinde olduğu bir çeyiz vermiş olursun.

Günün âlimleri "bu fetvayı nasıl verdin?" diye merhum İmam'a sorduklarında "Cenab-ı Hak ayet-i kerimede

وَلاَ رَطْبٍ وَلاَ يَابِسٍ إِلاَّ فِي كِتَابٍ مُّبِينٍ

"ne bir yaş ne de bir kuru yoktur ki her hal bir kitabı mübînde olmasın" (En'am: 59) buyurmadı mı? Şu halde onu çeyiz olarak vermekle her şeyi vermiş olur" diye cevap vermiş.

Üstad Bediüzzaman da der ki; "Bir kavle göre Kitab-ı Mübin, Kur'an'dan ibarettir. Yaş ve kuru, her şey içinde bulunduğunu, şu âyet-i kerime beyan ediyor. Öyle mi? Evet, her şey içinde bulunur. Fakat herkes her şeyi içinde göremez. Zira muhtelif derecelerde bulunur. Bazan çekirdekleri, bazan nüveleri, bazan icmalleri, bazan düsturları, bazan alâmetleri; ya sarahaten, ya işareten, ya remzen, ya ibhamen, ya ihtar tarzında bulunurlar. Fakat ihtiyaca göre ve maksad-ı Kur'ana münasib bir tarzda ve iktiza-yı makam münasebetinde şu tarzların birisiyle ifade ediliyor.(Sözler, s. 252)

Kaynaklar

1-H. Lütfullah Baydoğan, Kur'an Bir Hikmet-i Ezeliyedir, Arı Matbaası, Ankara, 1969

2-Said Nursi, Sözler, Envar Neşriyat, İst. 1992

 

 

 

 

Bu yazıya yorum yazın


Not: Yanında (*) işareti olanlar zorunlu alanlardır.

Bu yazıya gelen yorumlar.

DİĞER YAZILAR

İman edip iyi yararlı işler yapanları, muhakkak salihler (zümresi) içine katarız.

Ankebût, 9

GÜNÜN HADİSİ

"Kim bir oruçluya iftar verirse, oruçlunun sevabından hiçbir şey eksilmeksizin, oruçlunun sevabı gibi sevap alır."

Tirmizî.

TARİHTE BU HAFTA

*Elmalılı Hamdi Yazır'ın Vefatı(27 Mayıs 1942) *İstanbul'un Fethi'nin 550. yıl dönümü(29 Mayıs 1453) *Ayasofya'da ilk Cuma Namazı kılındı.(1 Haziran 1453)

ANKET

Sitemizle nasıl tanıştınız?

Yükleniyor...

SİTE HARİTASI