ALLAH’IN AHLAKIYLA AHLAKLANANLAR

Allah’ın ahlakıyla ahlaklananlarda şunlar tecelli etmeli: * Allah’ı sevdiği için, Onun yarattıklarını da sever. Sevince, onu korur. * Denetim ve gözetimi altındakileri korur. * İç, dış ve çevre temizliğine önem verir. * Güvenir. Güven verir.


2020-03-01 11:26:07

Allah'ın ahlakıyla ahlaklananlarda şunlar tecelli etmeli:
* Allah'ı sevdiği için, Onun yarattıklarını da sever. Sevince, onu korur.
* Denetim ve gözetimi altındakileri korur.
* İç, dış ve çevre temizliğine önem verir.
* Güvenir. Güven verir.
* Tabiatı da, şeriatı da korur.
* Alçalmaz, aşağılamaz, alçalanı yükseltir.
* İşini sağlam, güzel, faydalı yapar.
* Sır saklar. Ayıpları örter.
* Zalimlerin korkusu, mazlumların ümidi olur.
* Çalışır. Rızık endişesi taşımaz.
* Gözünü açar. Gözler ve gönüller açar.
* Ya öğrenen, ya öğreten, ya dinleyen olur.
* Taşı gediğine kor. Herkesi durumuna göre değerlendirir.
* Malıyla değil, haliyle yücelir.
* Her sözü duyar, en güzeline uyar.
* Hain gözlerle bakmaz. Gözetildiğini bilir.
* Allah'ın adalet terazisinden başka terazi kullanmaz.
* İnceliğe, nezakete önem verir.
* Yumuşak huylu, tatlı dilli, güler yüzlü, geniş, yanık ve yazık yürekli olur.
* Her şeyden haberdar olur. Kötü haberleri yaymaz, ilgilisine bildirir.
* Büyük âlim, büyük komutan, büyük sanatkâr olmaya çalışır.
* Vermeyene verir, gelmeyene gider.
* Mü'minin önüne kimseyi geçirmez.
* Göz ve gönlünde Allah'ı büyütür, düşmanlarını küçültür.
* Kendini, ailesini ve insanlık ailesini şirkten, kötülüklerden korur.
* Gönlünü imanla, midesini helak rızıkla doyurur.
* Hesaba çekileceğini bilir. Zalimlere hesap sorar. Düşmanın çokluğundan korkmaz "Hasbunallah" der ve yürür.
* Cömert olur.
* Gözetildiğini bilir. Dostlarını gözetir. Düşmanlarını gözetim altında tutar.
* Davete icabet eder. İsteyeni boş çevirmez.
* Sever. Sevdiğini bildirir.
* Edebini ve edebiyatını yüceltir.
* Ahiretteki dirilişten önce dirilir ve diriltir.
* Çağının şahidi olur. "Şehadet" getirir.
* Hakkı sever. Hakkı hak sahibine verir.
* Vekil olunca ihanet etmez. Çalışır. Tevekkülden ayrılmaz.
* Güçlü olur. Allah'ın üstüne güç tanımaz. Doğru yolda geri adım atmaz. Yumuşak davranır.
* Hakiki dost olarak Allah'ı bilir.
* Öveceğiyle, yereceğini bilir.
* İstatistiğe önem verir.
* İcada önem verir.
* Eskimeyen güzelleri yaşatır.
* Topluma zararlı olanları ıslah edemezse ağrı veren çürük diş gibi çıkarır atar.
* Güzelliklerini görür vecde gelir. Fakirleri, garipleri, mazlumları bulur. Onların gönlünde Rabbin rızasını arar.
* Yolcunun yoldaşı, gariplerin arkadaşı, hastaların ilacı olur.
* İhtiyacını Allah'a arz eder. İhtiyaç sahiplerini geri çevirmez.
* Gücünün farkında olur. Kullanmasını bilir.
* Hayırlı işlerde en önde olur.
* Kimi öne geçireceğini, kimi geriye bırakacağını iyi bilir.
* Kendisi değil, yaptığı iyilikleri ve eserleri görünür.
* Hem nimet, hem hizmet verir.
* Mazlumların intikamını zalimlerden alır.
* Affedici olur.
* Haliyle yücelirken, malıyla ihtiyaç sahiplerine yakın olur.
* Adil olur. Dostlarının suçunu savunmaz ama cezalarını paylaşır.
* Birleştirici olur, ayırıcı olmaz. Ara bulucu olur, arabozucu olmaz.
* Daha çok sadaka ve zekât vermek için zengin olur. Gönül zengini olur. Çevresini de zengin eder.
* Zarar verenleri zararsız hale getirir.
* Elinden ve dilinden insanlar, hayvanlar ve her şey fayda görür.
* Aydın olur. Aydınlatır.
* Tehdit etmez, teklif getirir, yol gösterir.
* İki dünyasına yarayacak kalıcı sözler, kalıcı işler yapar.
* Doğruluktan ayrılmaz. Doğru ve sağlam yoldan yürür.
* Ölünce temiz bir isim, helal kazanç bırakır.
* Bütün bunları başarırken azmini, iradesini sabır taşında bileğiler ve sabırla yürür.

Kaynak

Mahmud Toptaş, Esma-i Hüsna, Cantaş Yayınları

Bu yazıya yorum yazın


Not: Yanında (*) işareti olanlar zorunlu alanlardır.

Bu yazıya gelen yorumlar.

DİĞER YAZILAR

UBEYDULLAH-I AFGÂNÎ İLE SEBÎLÜRREŞÂD İDÂREHÂNESI’NDE BİR MUHÂVERE

UBEYDULLAH-I AFGÂNÎ  İLE SEBÎLÜRREŞÂD İDÂREHÂNESI’NDE  BİR MUHÂVERE

Ubeydullah-ı Afgānî” nâmında bir zât tarafından geçenlerde Kavm-i Cedîd ünvânıyla neş

MAÂRİF, DİN EĞİTİMİNİ EN İYİ ŞEKİLDE VERMELİDİR

MAÂRİF, DİN EĞİTİMİNİ EN İYİ ŞEKİLDE VERMELİDİR

İnanmak yaradılışın bir gereğidir. Din, aklın mâverâsında, zekânın fevkinde bir mürşi

MELİK FAYSAL’IN YAHUDİ KİSSİNGER'E VERDİĞİ TARİHİ CEVAP

MELİK FAYSAL’IN YAHUDİ KİSSİNGER'E VERDİĞİ TARİHİ CEVAP

Melik Faysal'ın en önemli gayelerinden birisi, Filistin meselesi ve Mescid-i Aksâ'nın hürriyeti

NESLİN EĞİTİMİNDE MAARİFE DÜŞEN VAZİFELER

NESLİN EĞİTİMİNDE MAARİFE DÜŞEN VAZİFELER

Mânevîyatsız ilmin, beşeriyete felâh ve huzur yerine, şüphe, tereddüt, hatta ızdırap verdi

NASIL BİR MAARİF?

NASIL BİR MAARİF?

Yıllardır ilmî ve fikrî çalışmalarım arasında memleketimizin mânevî, ahlâkî, derûnî

GENÇLERİ HEDONİZM ÇILGINLIĞINA İTENLER

GENÇLERİ HEDONİZM ÇILGINLIĞINA İTENLER

Diyorlar ki: Dünyaya bir kere gelinir. Sonun başlangıcı yoktur. Gülün, eğlenin, bir yıldır

HİCRET VE HAREKET

HİCRET VE HAREKET

Hicret, tâ ezelden ebede, âlem-i vücubdan âlem-i imkâna, daire-i ilimden daire-i kudrete, tâ

ORUÇ, ORUÇ BOZMAK VESAİRE

ORUÇ, ORUÇ BOZMAK VESAİRE

Ramazan ayının hususiyeti oruç. Orucun hususiyeti de kendisine ait meseleler. Başında; tutan tu

HEKİM VE FİLOZOF GÖZÜ İLE RAMAZAN

HEKİM VE FİLOZOF GÖZÜ İLE RAMAZAN

Hekim gözü ile Ramazan perhiz ayıdır. Bir çok hastalıklara karşı tıbbın tavsiye ettiği im

HÜZÜNLÜ BİR HAYVANAT BAHÇESİ GEZİSİ

HÜZÜNLÜ BİR HAYVANAT BAHÇESİ GEZİSİ

“Paris'in büyük hayat sıtmasına tutulduktan sonra(1) yapmaya hiç vakit bulamayacağım bir zi

YİRMİNCİ ASRIN BAŞINDA ANADOLUDA PAZARIN NAMUSU

YİRMİNCİ ASRIN BAŞINDA ANADOLUDA PAZARIN NAMUSU

Fransız yazar Claude Farrare, Çanakkale’de bir köyde, 1900’şerin başında yaşadığı çok

et-Teğabün: 3

Gökleri ve yeri yerli yerince yarattı. Sizi şekillendirdi ve şekillerinizi de güzel yaptı. Dönüş ancak O'nadır. (Mürşid 3.1 adlı yazılım-Turan Yazılım-(www.turan.com.tr) )

GÜNÜN HADİSİ

Ramazan ayı girdiği zaman cennetin kapıları açılır, cehennemin kapıları kapanır ve şeytanlar da zincire vurulur.

Tirmizi, Savm 82, (807); İbnu Mace, Sıyam 45, (1746)

TARİHTE BU HAFTA

*Prut Barış Antlaşması (Osmanlı-Rusya) 22 Temmuz 1711 *İkinci Meşrutiyet'in ilanı 23 Temmuz 1908

ANKET

Sitemizle nasıl tanıştınız?

Yükleniyor...

SİTE HARİTASI