KIRKINCI HOCAMI ANMA VESİLESİYLE BİR KAÇ SÖZ

İmam Hatip Lisesine kaydettirdikten sonra, medrese usulü Arapça tahsilimi de tamamlayayım diye beni Kırkıncı hocamla ilk tanıştıran, babam Ömer Karakaş oldu. Allah babamdan da, annemden de razı olsun, hepsine gani gani rahmet eylesin.


Vehbi Karakaş

vehbikarakas@hotmail.com

2020-02-21 09:09:38

İmam Hatip Lisesine kaydettirdikten sonra, medrese usulü Arapça tahsilimi de tamamlayayım diye beni Kırkıncı hocamla ilk tanıştıran, babam Ömer Karakaş oldu. Allah babamdan da, annemden de razı olsun, hepsine gani gani rahmet eylesin.

Erzurum'da İmam-Hatip Lisesinde yatılı okuduğum yıllarda hafta sonları arkadaşlarımla birlikte hocamın ders ve sohbetlerine katılırdık. Derse katılmak için hafta sonlarını iple çekerdik. Bir derse katılmak bizim için şarj olma anlamına geliyordu. Gittikçe beraberliklerimiz sıklaştı. Medrese usulü Arapça İslami ilimlerden bir kısmını, özellikle de Mantığın temel kitaplarından olan İsağoci'yi ve Muğni't tullab'ı kendisinden ders aldım. Kitaplarını yazdığı günlerde bizi zaman zaman editör olarak ta istihdam ederdi. Genellikle hafta sonları, Kümbet Medresesinde sabahın erken saatlerinde çalışmaya başlardık, öğle namazından sonra da kimi zaman fakirhaneye geçer, evimizde hazırlanan mantıları beraber yerdik.

Bir bademcik ameliyatı sonucu cennete uçup giden 6 yaşlarındaki ciğerparemiz cennet güzeli Nurefşan kızımızın taziyesi için evimize ilk teşrif edenlerden biri de Mehmet Kırkıncı hocamdı.

Halimdi, selimdi. Alçak gönüllüydü. Küçük-büyük çok insana, çok akademisyene feyiz kaynağı olmuştu. İkna gücü kuvvetliydi. Hazır cevaptı. Mukteza-ı hale göre konuşmakta, muarızlarını ilzam etmede emsali yoktu. İstanbul'a her geldiğinde evimize teşrif ederler ve bir gece misafirimiz olurlardı.

İstişareden zevk alırlardı. Yine bir gelişlerinde sormuşlardı:

 -Diyorum ki bundan sonra yazmayı bıraksam, cevşenimi okusam, evrad u ezkarla, ibadet ve taatle meşgul olsam, ne dersiniz?"

Biz de âcizane görüşümüzü beyan etmiştik:

-Hocam, sizin ilim ve hikmetinize ümmetin ihtiyacı var. Allah izin verdiği, sağlığınız müsait olduğu müddetçe lütfen kalemi ve kelamı bırakmamanız arzumuzdur."

O da öyle yaptı. Ömrünün sonuna kadar, hikmet pırıltılarını serpmeye ve sergilemeye devam etti.

Her yıl İstanbul'a gelmek âdetiydi. Yine bir gelişinde, Tuzla'da bir dostun evine yemeğe davet edilmişti, benim de orada olmamı arzu etmişlerdi. Gittim. Yemeklerden sonra yakın bir yerde sohbetine katıldık. Sohbetten sonra kendilerini uğurlarken otomobile bindikten sonra eliyle işaret buyurarak beni çağırdı, başımı eğdim, kulağıma fısıldadı:

- Dersi nasıl buldunuz? Dedi. Ben de:

-Çok mükemmeldi hocam, maşallah aklınız bir delikanlı gibi taptaze elhamdülillah, dedim, çok memnun oldu. Bu söyleşmelerden sonra beni çekti, başımdan öptü ve dua etti. Ben de ellerinden öptüm, ayrıldık.

"Avâzeyi bu âleme Davud gibi sal, Baki kalan bu kubbede bir hoş sadâ imiş" demiş şair Baki.

İşte hoş bir sadâ bırakıp gidenlerden biri de Mehmet Kırkıncı hocam oldu. Allah cennette buluşmayı nasip eylesin.

Âlimin ölmesiyle âlem ölüyor. Keşke bunun farkına varılabilse, keşke âlimler hayatta iken kadr u kıymetleri bilinseydi. Allah ona sonsuz rahmetiyle muamele eylesin. Eninde-sonunda cennette buluşma olmasaydı, bu hasret ve firkate nasıl dayanılırdı ki? Vatanınız cennet olsun, cennet hepimize vatan olsun, sevgili kardeşlerim.

 

 

Bu yazıya yorum yazın


Not: Yanında (*) işareti olanlar zorunlu alanlardır.

Bu yazıya gelen yorumlar.

DİĞER YAZILAR

Yapmayacağınız şeyleri söylemeniz, Allah katında büyük bir nefretle karşılanır.

SAFF, 3

GÜNÜN HADİSİ

Kur'an'ın Faziletine Dair

"Sizin en hayırlınız Kur'an'ı Kerim'i öğrenen ve öğretendir."- Buhari, Fedailu'l-Kur'an 21

TARİHTE BU HAFTA

*Prut Barış Antlaşması (Osmanlı-Rusya) 22 Temmuz 1711 *İkinci Meşrutiyet'in ilanı 23 Temmuz 1908

ANKET

Sitemizle nasıl tanıştınız?

Yükleniyor...

SİTE HARİTASI