LAMARTİNE’NİN KALEMİNDEN PEYGAMBER EFENDİMİZ

Yeryüzünde hiç kimse ister kendi isteğiyle olsun, ister kendi isteğinin dışındaki faktörlerle olsun, kendisini bunca yüksek bir amaca vakfetmiş değildir; Yaratıcı ile yaratılmış olanlar arasına sokulmuş olan batıl inançları yıkmak, insanı Allah’a kavuşturmak ve Allah’ı insana yaklaştırmak, paganizmin(Putperestliğin) bozduğu maddi ilahlar kargaşalığından kurtararak, akıllıca ve mukaddes ulûhiyet fikrini yeniden ihya etmekten ibaret olan bu hedef, son derece ulvi bir hedeftir, zira insan gücünün çok üstündedir.


2013-11-07 19:04:06

Yeryüzünde hiç kimse ister kendi isteğiyle olsun, ister kendi isteğinin dışındaki faktörlerle olsun, kendisini bunca yüksek bir amaca vakfetmiş değildir; Yaratıcı ile yaratılmış olanlar arasına sokulmuş olan batıl inançları yıkmak, insanı Allah'a kavuşturmak ve Allah'ı insana yaklaştırmak, paganizmin(Putperestliğin) bozduğu maddi ilahlar kargaşalığından kurtararak, akıllıca ve mukaddes ulûhiyet fikrini yeniden ihya etmekten ibaret olan bu hedef, son derece ulvi bir hedeftir, zira insan gücünün çok üstündedir. 

Ve yeryüzünde hiçbir insan bu kadarcık kısa bir zaman çerçevesi içinde, bu kadar azametli ve bu kadar sürekli bir devrim hareketini tamamlayamamıştır. Doğuşundan iki asırlık bir müddet sonra İslamiyet gerek silah kuvvetiyle, gerek barış yoluyla Arabistan'ın her tarafında hâkim bulunuyor. İran'ı, Horasan'ı, Hazar Denizi kıyılarını, Hindistan'ın batı taraflarını, Suriye'yi, Mısır'ı, Habeşistan'ı ve Afrika'nın o sırada bilinen topraklarının hepsini, Akdeniz'de irili ufaklı adaların birçoğunu, İspanya'yı ve Galler ülkesinin bir kısmını hâkimiyeti altına almış bulunuyordu.

Eğer başarılan işin büyüklüğü, kullanılan vasıtanın küçüklüğü ve ulaşılan sonucun genişliği ve şümullü olması insan dehası için ölçü olabilecek üç eleman ise, modern tarihin hangi siyasi kişisi Hz. Muhammed ile mukayese edilebilir?

Tarihin en ünlü kişileri, ya kılıçları ya da kanunları veya kurdukları imparatorluklarla ün kazanmış kimselerdir. Eğer hâkim oldukları yerlerde bir şeyler kurabilmişlerse, bunlar hep maddeyle ilgili şeyler olmuş ve daha hayatta iken onlardan önce yıkılıp gitmişlerdir.

Hz. Muhammed o günkü yaşanan dünyanın üçte biri üzerinde, orduları, kanunları, imparatorlukları, milletleri ve hanedanlarıyla birlikte yüz milyonlarca insanı harekete geçirmiş bir kişidir. Bunlarla birlikte fikirleri, inançları ve ruhları da harekete geçirmiştir.

Her harfi bir kanun haline gelmiş bir kitaba dayalı olarak muhtelif ırklardan ve muhtelif dilleri konuşan milletlerden oluşan manevi bir milliyet kurmuştur. Ve bunun adı İslam milliyetidir. Bu milliyetin karakteristik özelliği; uydurma tanrılara karşı duyulan kin, tek ve madde dışı olan tanrıya olan engin sevgi ve bağlılıktır.

Hz. Muhammed; filozof, hatip, kanun koyucu, savaşçı, fikirler fatihi, akli esaslara dayalı bir inancın, tasvirsiz bir dinin kurucusu ve mimarı, yeryüzündeki yirmi imparatorluğun ve onlara hâkim olan tek bir manevi imparatorluğun kurucusudur. İşte Hz. Muhammed budur. 

İnsanların büyüklüğünü ne ile ölçerlerse ölçsünler, dünyada hiçbir insan Hz. Muhammed'den daha büyük olamamıştır.

Alphonse Marie Louis de Lamartine (Fransız Tarihçisi ve ünlü edibi)

Historie de la Turguie

Paris, 1854

Bu yazıya yorum yazın


Not: Yanında (*) işareti olanlar zorunlu alanlardır.

Bu yazıya gelen yorumlar.

DİĞER YAZILAR

MAÂRİF, DİN EĞİTİMİNİ EN İYİ ŞEKİLDE VERMELİDİR

MAÂRİF, DİN EĞİTİMİNİ EN İYİ ŞEKİLDE VERMELİDİR

İnanmak yaradılışın bir gereğidir. Din, aklın mâverâsında, zekânın fevkinde bir mürşi

MELİK FAYSAL’IN YAHUDİ KİSSİNGER'E VERDİĞİ TARİHİ CEVAP

MELİK FAYSAL’IN YAHUDİ KİSSİNGER'E VERDİĞİ TARİHİ CEVAP

Melik Faysal'ın en önemli gayelerinden birisi, Filistin meselesi ve Mescid-i Aksâ'nın hürriyeti

NESLİN EĞİTİMİNDE MAARİFE DÜŞEN VAZİFELER

NESLİN EĞİTİMİNDE MAARİFE DÜŞEN VAZİFELER

Mânevîyatsız ilmin, beşeriyete felâh ve huzur yerine, şüphe, tereddüt, hatta ızdırap verdi

NASIL BİR MAARİF?

NASIL BİR MAARİF?

Yıllardır ilmî ve fikrî çalışmalarım arasında memleketimizin mânevî, ahlâkî, derûnî

GENÇLERİ HEDONİZM ÇILGINLIĞINA İTENLER

GENÇLERİ HEDONİZM ÇILGINLIĞINA İTENLER

Diyorlar ki: Dünyaya bir kere gelinir. Sonun başlangıcı yoktur. Gülün, eğlenin, bir yıldır

HİCRET VE HAREKET

HİCRET VE HAREKET

Hicret, tâ ezelden ebede, âlem-i vücubdan âlem-i imkâna, daire-i ilimden daire-i kudrete, tâ

ORUÇ, ORUÇ BOZMAK VESAİRE

ORUÇ, ORUÇ BOZMAK VESAİRE

Ramazan ayının hususiyeti oruç. Orucun hususiyeti de kendisine ait meseleler. Başında; tutan tu

HEKİM VE FİLOZOF GÖZÜ İLE RAMAZAN

HEKİM VE FİLOZOF GÖZÜ İLE RAMAZAN

Hekim gözü ile Ramazan perhiz ayıdır. Bir çok hastalıklara karşı tıbbın tavsiye ettiği im

HÜZÜNLÜ BİR HAYVANAT BAHÇESİ GEZİSİ

HÜZÜNLÜ BİR HAYVANAT BAHÇESİ GEZİSİ

“Paris'in büyük hayat sıtmasına tutulduktan sonra(1) yapmaya hiç vakit bulamayacağım bir zi

YİRMİNCİ ASRIN BAŞINDA ANADOLUDA PAZARIN NAMUSU

YİRMİNCİ ASRIN BAŞINDA ANADOLUDA PAZARIN NAMUSU

Fransız yazar Claude Farrare, Çanakkale’de bir köyde, 1900’şerin başında yaşadığı çok

BİZ DE RAHATSIZIZ

BİZ DE RAHATSIZIZ

Elinize bir kalem alsanız ve siyasette, ticarete, sanatta, eğitimde en fazla isim yapmış insanla

Hak (ancak) Rabbindendir. Artık, sakın şüpheye düşenlerden olma.

Bakara, 147

GÜNÜN HADİSİ

SABAH İLE YATSI NAMAZLARINI CEMÂATLE KILMANIN FAZÎLETİNE DÂİR EBÛ HÜREYRE HADÎSİ

Münâfıklara sabah ile yatsı (cemâat) namazlarından daha ağır hiç bir namaz yoktur. (Halbuki) bu iki namaz(ın cemâatin)de olan (ecir ve fazîlet)i bilseler emekliye, emekliye (sürtüne, sürtüne) de olsa onlara gel(ip hâzır ol)urlardı. (Ebû Hüreyre)

TARİHTE BU HAFTA

*Elmalılı Hamdi Yazır Hocaefendi Vefat Etti (27 Mayıs 1942) *Azerbaycan'ın İstiklali(28 Mayıs 1918) *İSTANBUL'UN FETHİ VE AYASOFYA'NIN CAMİ OLMASI(29 MAYIS 1453) *İmam Nesei'nin Vefatı(31 Mayıs 1310) *Ayasofya'da İlk Cuma Namazı Kılındı(1 Haziran 145

ANKET

Sitemizle nasıl tanıştınız?

Yükleniyor...

SİTE HARİTASI