ARSLAN VE KAPLAN

Yırtıcılığın mertebe zincirinde öncelik ve iktidarı işgal eden arslan ve yanı başında bulunan ise, kaplandır. Arslan bilinen dehşet ve parçalayıcılığı ile beraber yüksek bir yaradılışa, asalete sahiptir. Kuvvetli olduğu kadar şefkatli, şefka


M. Semih Yıldız

aheste20@mynet.com

2010-12-07 08:57:42

Kıymetli ziyaretçilerimiz.1746 yılında yayınlanan Buffon’un Doğanın Tarihi Ansiklopedisi’nden tercüme ettiğimiz aşağıdaki yazı-kaplanlara biraz haksızlık yapılmış diye düşünsek de- eğlendirici bir yazı olduğu için sizlerle paylaşmak arzu ettik. Yandaki 5. Fotoğraf ansiklopedinin o zamanki baskısından alınmıştır. Saygılarımızla. M. Semih Yıldız-cevaplar.org

Yırtıcılığın mertebe zincirinde öncelik ve iktidarı işgal eden arslan ve yanı başında bulunan ise, kaplandır.

Arslan bilinen dehşet ve parçalayıcılığı ile beraber yüksek bir yaradılışa, asalete sahiptir. Kuvvetli olduğu kadar şefkatli, şefkatli olduğu derecede büyüklük ve yiğitlik sahibidir. Kaplan, bütün bu yüce ve seçilmiş meziyetlerden mahrum olarak, fenalık ve zulüm ile tanınan bir yırtıcı hayvandır.

Arslan da fenalık eder, fakat onun zulmü bir dereceye kadar adalete yaklaşabilir. Kaplan ise hiçbir sebep ve vesile olmaksızın zarar verir, kendisine küçük bir zarar veren olursa, bütün güç ve kuvvetini sarf ederek intikamını almaktan çekinmez. Bu yönüyle kaplan, arslandan daha korkutucu, daha öldürücüdür.

Arslan, çoğunlukla büyüklük ve yırtıcılığının dehşetini unutarak, sessiz sakin hareket eder. Öyle zamanlarda kendisine dokunulmadığı takdirde, karşılaştığı insanlara saldırmak hatırına bile gelmez. Tasavvur edilemez derecede kanaatkârdır. Karnı acıkmayınca hiçbir avı parçalamaz. Ve zannedilebilir ki bu hayvan oldukça duygusaldır. Çünkü bir avı korkutan pençesinde yakalayıp öldürdükten sonra öyle bir vaziyet alır ki, en ince bir ağlama o derece tesirli olamaz.

Kaplan diğer özelliklerinden başka bu haslet hususunda da arslanla zıtlık gösterir. Tahammülünden ziyade yediği halde yine rastladığı her şeyi avlamak, yoluna çıkan her canlıyı mahveylemek için her zaman koşar, arar, bulur; azar, parçalar. Sonra yaptığından hoşlanma hissiyle onları olduğu yerde terk ederek, yine bu fikir uğrunda koşar. Dehşet nazarına çarpan her canlı yok olma uçurumuna son adımını atmıştır. Feryat, sızlanma, yalvarma, hâsılı hiçbir şey onu vahşi icraatından durduramaz. Ekseriya evcil hayvan sürülerini bir zalimce saldırı ile içinde bir tanesi sağ kalmamak şartıyla telef eder. Hatta vahşi hayvanların oldukça kuvvet sahibi olanları bile bu canavarın hücumundan emin değillerdir. Ufak fil sürülerine, genç gergedanlara hücum ile kalmaz da kendisinden güçlü olanlar üzerine bile hücum eder.

 

Yaradılışça bir diğerine bu kadar zıt olan şu iki hayvan, cismani teşekkülce de birbirlerinden pek farklıdırlar. Arslan, yüksek çehresi, vücudunun genişliğiyle orantılı bacakları ve başını süsleyen yelesi, bakışlarının sağlamlığı, hâsılı bütün görüntüsü ile asil yaradılışını gösterdiği halde, kaplan uzun vücudu, kısa bacakları, çıplak başı ve hatta vahşi nazarı, daima meydanda duran kan renkli diliyle aşağılık tabiatını ispat eder. O derece alçak bir yaradılışa maliktir ki, kendi evlatlarını bile yemekten veyahut hiç yemeyerek parçalamaktan zevk duyar.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu yazıya yorum yazın


Not: Yanında (*) işareti olanlar zorunlu alanlardır.

Bu yazıya gelen yorumlar.

DİĞER YAZILAR

TARİHTE İLGİNÇ MAHKEMELER

TARİHTE İLGİNÇ MAHKEMELER

Hukuk tarihinde hayvanların da muhakeme edildiğine sık sık rastlanır. Yalnız inekler, domuzlar

BİR ÇOCUĞU GÖZÜNDEN TÜRKİYEDE İLK SİNEMA GÖSTERİSİ

BİR ÇOCUĞU GÖZÜNDEN TÜRKİYEDE İLK SİNEMA GÖSTERİSİ

Türkiye'de ilk sinema gösterisi, İstanbul'da, Galatasaray'da, ünlü Sponek birahanesinde, Polony

PİSLİK VE TEMİZLİK

PİSLİK VE TEMİZLİK

İstanbul'dan uzak kaldığım müddetçe bilhassa pire ve tahta kurusunun hasretini çekmiştim. Ge

ESKİDEN BÖYLEYDİ

ESKİDEN BÖYLEYDİ

Eskiden, özellikle bazı kadınlar arasında, sanki adını işitin¬ce, deliğinden başını çı

“BAŞBAKAN İRTİCALEN KONUŞACAK”

“BAŞBAKAN İRTİCALEN KONUŞACAK”

Bütün Dünya mecmuasının Mart 1948 sayılı nüshasında şöyle bir yazı var; “Eski başbaka

MEHMED AKİF NEYİ KASDETMİŞTİ?

MEHMED AKİF NEYİ KASDETMİŞTİ?

Herc ü merc ettiğin edvâra da yetmez o kitâb... Seni ancak ebediyyetler eder istiâb.” Mehme

“EN BÜYÜK ÇİZMEYİ KİM GİYER?”

“EN BÜYÜK ÇİZMEYİ KİM GİYER?”

Yavuz Bülent Bakiler beyefendi 12. 08. 2020 günkü görüşmemizde ilkokul senelerine ait beni ço

TEBRİK KARTLARI

TEBRİK KARTLARI

Sene 1965. Bir genel müdürlükte özel kalem müdür yardımcısıyım. Bayrama 10 gün var. Benim

BÜTÜN GECE ISLIK ÇALAN BİR YOLCU

BÜTÜN GECE ISLIK ÇALAN BİR YOLCU

1940’lı yıllarda bir Alman yolcu anlatıyor; “Geçen hafta başımdan garip bir vakıa geçti

“HAY ALLAHIM” DEDİRTEN BAZI HADİSELER

“HAY ALLAHIM” DEDİRTEN BAZI HADİSELER

* Arizonalı bir adam kelepçelerle oynarken kendini kelepçeledi ve anahtarı bulamadı... Kendisin

ŞAŞIRTICI GERÇEKLER

ŞAŞIRTICI GERÇEKLER

Edwin L. Drake(1819-1880) 1859’da petrol arayanlara kızmış ve “kuyu açmaktan mı söz ediyor

Allah kendisinden başka ilah olmayandır. En güzel isimler O'na mahsustur.

Tâ Hâ, 8

GÜNÜN HADİSİ

"Üç defa kapıyı çalın. İzin verilirse girin; aksi halde dönün."

Riyazü's Salihin, 2/874

TARİHTE BU HAFTA

*Prut Barış Antlaşması (Osmanlı-Rusya) 22 Temmuz 1711 *İkinci Meşrutiyet'in ilanı 23 Temmuz 1908

ANKET

Sitemizle nasıl tanıştınız?

Yükleniyor...

SİTE HARİTASI