YİRMİBEŞİNCİ SÖZ'DEN NOTLAR-5

Kur'ân'ın beyanındaki bu büyüleyici özellik öylesine zengindir ki; icaz, teşbih, temsil, istiare, iltifat, tasvir, cedel, kasem gibi oldukça fazla sayıdaki üslûp özelliklerinin en güzel örneklerini Arap düşüncesi ve zevki Kur'ân'da bulmuş, nesi


Zafer Karlı

zaferkar79@gmail.com

2010-03-15 01:03:41

*Beyan’ının: Berâat’inden, Faik ve Safvet’inden,

Bedâat sözlükte; acîp ve garib olma, yeni zuhur etme, hayret verici mânâlarına gelir. Istılah olarak ise bedâaat, üslûbun hem garip, hem bedî’, hem acip, hem iknâ edici ve hiçbir şeyi, hiçbir kimseyi taklit etmemiş olmasıdır.

Berâat ise sözlükte; ilim ve şecâatte kendi benzerlerinden üstün olma, her vasıfta tam ve kâmil olma mânâlarına gelir.

Istılah olarak berâat: Rağbetlendirme ve sakındırma, methetme ve kötülememe, ispat ve irşad, delil göstererek ve ispat ederek gâlip gelme ve anlatma gibi kelâma ait bütün kısımları ve hitâbın bütün tabakalarını içine alan beyânın haşmetine, sağlamlığına ve üstünlüğüne denir.

Beyan ise, mananın farklı üsluplarla, çeşitli yollarla ifade edilmesidir. (1)

Kuran’ın beyan’ındaki Berâat, Faik ve Safvet’i değerlendirirken teşvik ve korkutma, övme ve yerme, ispat ve irşad, ikna ve anlatma gibi söz söylemenin her türünde ve hitabetin bütün tabakalarında Kuranın beyanı en yüksek mertebede olduğu görülmektedir. (2) Yani, Kuran manaların anlaşılması için, her türlü ispat, tebliğ ve irşat yoluna başvururken manaya uygun lafızlar kullanmıştır. Kur'ân'ın beyanındaki bu büyüleyici özellik öylesine zengindir ki; icaz, teşbih, temsil, istiare, iltifat, tasvir, cedel, kasem gibi oldukça fazla sayıdaki üslûp özelliklerinin en güzel örneklerini Arap düşüncesi ve zevki Kur'ân'da bulmuş, nesiller boyunca ondan yararlananlar onun zenginliğini tüketememiş olup, hâlâ her yeni nesil onları kendisine yeni gelmiş mesajlar olarak algılamaktadır. (3)

*Meâni’sinin: Kuvvet ve Hakkaniyetinden,

Meani, sözün yerinde kullanılmasını, muhatabın haline uygun söylenmesini sağlar. Mesela, çocukla konuşurken çocuklaşmak, alimle ilmi konuşmak, sözü kabule müheyya olanlara nasihat etmek, inatçı kimselere delilli söz söylemek gibi durumlar meani ile ilgilidir. (4)

Risale-i Nur’da, meani işlenirken, kâinatın ve içindekilerin bir manası olduğundan bahisle, her şeyin yerli yerinde ve manasına uygun bir şekilde yaratıldığını, Kur’an’ın ayetlerinde de her mananın mutlaka bulunması gereken yere göre ifade edildiğini ve mana bakımından Kur’an’la kâinatın birbiriyle paralel olduğunu öğrenmekteyiz(5)

*Lafzı’nın: Fesahatinden, selasetinden,

Kur’ân’ın ifadelerinde fesahat ve selaset yani lafzında akıcılık ve kolay okuma özelliği vardır ve mucizedir. Bu mucize yönü şu şekilde ifade edebiliriz: Lâfızların telâffuzunun akıcı olup kulağa hoş gelmesi yanında mananın da dil ve ifade kusurlarından arınmış olarak net ve açık olmasıdır.”Bazı kelimelerin harfleri ve sesleri birbiriyle uyum sağladığı hâlde, bazılarında böyle bir ahenk bulunmaz. Bülbül sesi ile karga sesi bir olmadığı gibi, meselâ her ikisi de "bulut" anlamına gelen "ğamam" ile "bü'ak" kelimelerinin insanın kulağında bıraktıkları etkiler bir değildir. Bazı kelimelerin anlamları açıktır, dolayısıyla, anlatmak istedikleri manâları ifade etme hususunda tam yerlerine otururlar. Bazıları ise, maksatlarının gerisinde kalır, anlamları kapalıdır, ses itibariyle de kulağı tırmalarlar. Keza manâların kapsam ve vuzuhu bakımından kelimeler, umumi veya hususi, mutlak veya mukayyed, hakiki veya mecazi olabilirler.”(6)

Kur'ân'da anlam ile kelime dengesi vardır. İstenilen anlamı anlatmak için, hangi kelimeler gerekiyorsa, ne fazla ne eksik olmaksızın, Kur'ân onları seçer ve kullanır. Kastedilen anlam kelime elbisesini giyerek lâfız hâlinde belirir.

Sonuç olarak:

Kur’an

*Benî âdemin en dâhi ediplerini, en harika hatiplerini, en mütebahhir ulemasını muarazaya davet edip

*1300 senedir (şimdi 1400 seneyi aştı) meydan okuyor. Onların damarlarına şiddetle dokunuyor.

*Muarazaya davet ettiği halde kibir ve gururlarından başını semavata vuran o dâhiler

*Ona muâraza için ağız açamayıp kemal-i zilletle boyun eğdiler.(7)

DİPNOTLAR

1-Doç. Dr. Şadi Eren Kuranda Teşbih ve Temsiller s:14 Işık Yayınları, 2001/İstanbul

2-Sözler, s. 353

3-Krş. Dihlevî, el-Fevzu'l-Kebir, s.165.

4-Doç. Dr. Şadi Eren Kuranda Teşbih ve Temsiller s:14 Işık Yayınları, 2001/İstanbul

5-Kur’an’ı Anlamada 25. Söz Örneği- Ümit Şimşek, Karakalem Seminerleri

6-Yeni Ümit, Sayı: 63, Kur’ân-ı Kerim’in Üslûbu, Prof. Dr. Suat YILDIRIM

7-Sözler, s. 332

Bu yazıya yorum yazın


Not: Yanında (*) işareti olanlar zorunlu alanlardır.

Bu yazıya gelen yorumlar.

DİĞER YAZILAR

HAŞİR RİSALESİNİN ÇAĞRIŞTIRDIKLARI

HAŞİR RİSALESİNİN ÇAĞRIŞTIRDIKLARI

Bu ayette iman esaslarının –Allah’a imandan sonra- ikincisini teşkil eden ölümden sonra yen

KADER RİSALESİ’NDEN İZAHLAR-3

KADER RİSALESİ’NDEN İZAHLAR-3

“Evet Kur'anın dediği gibi, insan seyyiatından tamamen mes'uldür. Çünki seyyiatı isteyen od

KADER RİSALESİ’NDEN İZAHLAR-2

KADER RİSALESİ’NDEN İZAHLAR-2

BİRİNCİ MEBHAS: Kader ve cüz'-i ihtiyarî, İslâmiyetin ve imanın nihayet hududunu gösteren,

KADER RİSALESİ’NDEN İZAHLAR-1

KADER RİSALESİ’NDEN İZAHLAR-1

Kıymetli ziyaretçilerimiz, geçen Şubat ayı içinde dar-ı bekaya irtihal eden merhum Prof. Dr.

DOKUZUNCU SÖZ'DEN BİR DERS

DOKUZUNCU SÖZ'DEN BİR DERS

Geçen Şubat ayında Rahmet-i Rahman’a tevdi ettiğimiz merhum Prof. Dr. Alaaddin Başar beyin Na

BİR MODEL OLARAK “MANA-YI HARFİ”

BİR MODEL OLARAK “MANA-YI HARFİ”

Mana-yı harfi, sanatın arkasında sanatkârı görmek ve göstermektir. Daha ilerisi, bu bilinci i

ÖLDÜKTEN SONRA DİRİLİŞİN İSBATI

ÖLDÜKTEN SONRA DİRİLİŞİN İSBATI

Geçtiğimiz cumartesi akşam davet edildiğim yerde önüme bir metin koydular: -Hocam, bu akşam

EKONOMİK KRİZ VE BEDİÜZZAMAN

EKONOMİK KRİZ VE BEDİÜZZAMAN

EKONOMİK KRİZ VE BEDİÜZZAMAN Ünlü sosyal antropolog Gellner’in Sovyetler Birliği’nin yı

MEDENİYET VE BEDİÜZZAMAN

MEDENİYET VE BEDİÜZZAMAN

Külliyatında Bediüzzaman, bize somut bir medeniyet projesi vermez. Zaten ondan böyle bir proje b

FELSEFE VE BEDİÜZZAMAN

FELSEFE VE BEDİÜZZAMAN

Felsefe deyince insanın aklına çok sayıda soru takılmaktadır. İlk olarak felsefe nedir? sorus

NURSİ’DE DEVLET ALGISI-2

NURSİ’DE DEVLET ALGISI-2

Siyaset-Şeriat Özdeşliği Burada ilk olarak Bediüzzaman’ın tek parti dönemindeki “siyaset

Onlar, bollukta da, darlıkta da infak edenler, öfkelerini yenenler ve insanlar (daki hakların)dan bağışlama ile (vaz) geçenlerdir. Allah, iyilik yapanları sever.

AL-İ İMRAN,134.AYET

GÜNÜN HADİSİ

Sadakaların en efdali, iki kişi arasını düzeltmektir.

Seçme Hadisler, s.237

TARİHTE BU HAFTA

*Genç Osman'ın Yedikule'de Şehid Edilmesi (20 Mayıs 1622) *İbn-i Sina'nın Vefatı(21 Mayıs 1037) *Dandanakan Zaferi (23 Mayıs 1040) *Necip Fazıl'ın Vefatı (25 Mayıs 1983)

ANKET

Sitemizle nasıl tanıştınız?

Yükleniyor...

SİTE HARİTASI