Cevaplar.Org

HZ. FÂTIMA BİNTİ KAYS (R.ANHA)

Müşavere meclisinin toplantılarına ev sahipliği yapmış, hilafet meselesinde rey’i olan bir hanımefendidir. BABASI: Kays bin Hâlid.


Nurgül Dere

nurguldere@gmail.com

2009-12-07 07:33:18

Müşavere meclisinin toplantılarına ev sahipliği yapmış, hilafet meselesinde rey'i olan bir hanımefendidir.

BABASI: 

Kays bin Hâlid.

ANNESİ:

Âmine Binti Rabiy'a.

NESEBİ:

Fâtıma Binti Kays İbni Hâlid el-Ekber İbni Vehb.

ŞEMAİLİ VE AHLÂKI:

Hz. Fâtıma Binti Kays, ahlâkî güzelliğinin yanında fizikî açıdan da çok güzel bir kadındı. Mevlanâ Niyaz'ın ifadesiyle: "Zahirî ve manevî güzellik servetinden hissesi vardı."

BAZI ÖZELLİKLERİ:

v Akıllı, bilgili, anlayışlı, edîbe, fâdila (üstün özellikli), isabetli rey sahibi, ince düşünen, fadl ü kemâli yüksek bir hanımefendi idi.

v Ravîlerin çoğu kendisine istinaden hadis rivayet etmişlerdir.

v Hz. Ömer radıyallahu anh, hicri sene 23'te şehit edildiğinde, müşavere meclisi onun evinde toplanmıştır. Hz. Fâtıma, akıllı, dirayetli ve anlayışlı bir hatun olduğundan, isabetli rey ve dirayet sahibi bulunduğundan hilâfet meselesi hakkında kendisine de fikir soruyorlardı. Bu mesele, kadınların devlet işinde ne gibi davranacaklarına dair örnek teşkil etmiştir.

HAYATI HAKKINDA KISA KISA:

Hz. Fâtıma Binti Kays radıyallahu anha hicretten önce İslamiyet'e girenlerdendir. Daha sonra Medine'ye hicret etmiştir. İlk evliliğini Ebû Amr Hafs İbni Muğire ile yapmıştır. Hicretin 10. yılında Hz. Ali radıyallahu anh bir ordunun başında iken Hz. Fâtıma Binti Kays'ın eşi Ebû Amr'de Hz. Ali'nin maiyetinde bulunuyordu. O zaman Ebû Amr nikâh esnasında tayin ettiği vekili İyaş İbni Rabiya'yı yine vekil olarak tayin etmiş ve karısı Fâtıma'yı talâk-ı bette (üç talak) ile boşamıştı. Nafaka olarak da bir miktar arpa bir rivayete göre biraz da hurma göndermiştir. Arpayı getiren İyaş İbni Rabiya ise:

"Kocan ancak şu arpalarla şu hurmaları bırakmıştır başka bir şey bırakmamıştır, biz ne verirsek, ancak sana iyilik olmak üzere veriyoruz, yoksa sen hiçbir hak talebinde bulunamazsın. Biz sana karşı hiçbir şey ödemekle mükellef değiliz" der.

Bu sözler doğal olarak Hz. Fâtıma'yı incitir ve durumu Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem'e şikâyet eder. Peygamber Efendimiz aleyhissalatu vesselam'da üç talakta boşanan Fâtıma'nın nafakaya hakkı olmadığını belirtir. Ve iddetini önce Ümmü Şerik'in evinde geçirmesini söyler, fakat daha sonra Ümmü Şerik'in evinin sıkça uğranan bir yer olmasından dolayı gözleri âmâ olan İbni Ümmü Mektum'un evini tavsiye eder. İbni Ümmü Mektum'un hem gözleri âmâ'dır hem de Fâtıma Binti Kays'ın amcazadesidir.

Fâtıma Binti Kays radıyallahu anha'nın iddet müddeti tamamlandıktan sonra kendisine gelen evlilik tekliflerini değerlendirmek üzere Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem'e müracaat eder. Teklifi yapanlar ise; Ebu Cehm ile Muaviye'dir. Peygamberimiz her ikisine de onay vermez. Üsame bin Zeyd'le evlenmesini tavsiye buyurur. Bir rivayete göre Fâtıma Binti Kays Resûlullah'ın nikâhı altına girmek istemektedir. O yüzden Üsame ile evlenmeyi hemen kabul etmez, biraz düşünür. Fâtıma biraz düşününce Resûlullah: "Düşünülecek ne var ki? Allah'a ve Resûlüne itaat etmen gerek. Bu hususta senin için iyilik vardır." buyururlar. Bunun üzerine Hz. Fâtıma radıyallahu anha Üsame bin Zeyd ile evlenir ve çok mutlu olurlar. Üsame ile olan evliliği için Fâtıma: "Benim ikinci evlenmemden sonra herkes bana gıpta etmeye başladı." demiştir.

Resûlullah Efendimizin tavsiyesi üzerine Üsame bin Zeyd radıyallahu anh ile yaptığı bu mübarek izdivaçtan Cübeyr, Zeyd ve Aişe isimli çocukları olmuştur.

Hicri 54. yılda Hz. Üsame bin Zeyd radıyallahu anh'ın vefat etmesi üzerine dul kalan Hz. Fâtıma eşinin vefatına çok üzülür ve ondan sonra kimseyle evlenmez. Daha sonra Hz. Fâtıma'nın kardeşi Dahhak Kufe'ye vali tayin edilir. Kendisi de kardeşinin yanına Kufe'ye gidip orada ikamet eder.

Siyer ve tarih kitaplarında Hz. Fâtıma Binti Kays'ın vefat tarihi hakkında malumat yoktur. Fakat eldeki kaynaklardan Hz. Abdullah İbni Zübeyr'in Mekke'deki hilâfeti devrinde hayatta olduğu anlaşılıyor.

HAKKINDAKİ HADİSLER:

v Fâtıma Bintu Kays radıyallahu anha'nın anlattığına göre, "kocası kendisini talak-ı bette ile boşamıştır. Kocası ortalıkta olmadığı halde, vekilini (bir miktar) arpa ile Fâtıma'ya göndermiş, Fâtıma da bunu pek az bulmuştu. (Veya vekile kızmıştı.) Vekil: "Vallahi bizim üzerimizde (nafaka hakkı olarak) bir şeyin yok!" demiştir. Fâtıma da Resulullah aleyhissalatu vesselam'a gelerek durumu anlatmış. Aleyhissalatu vesselam da : "Senin onun üzerinde nafakan yok" buyurmuş ve Ümmü Şerik el-Ensâriyye radıyallahu anha'nın yanında iddetini geçirmesini emretmiştir. Sonra, Fâtıma'ya: "Bu kadın, ashabımın çokça uğradıkları birisidir. Sen iddetini İbnu Ümmi Mektum'un yanında geçir. Zira o, ama birisidir, örtünü de (onun yanında) çıkarabilirsin. (İddetin bitip) helal oldun mu bana haber ver!" buyurdu. (Fâtıma der ki): "Helal hale geldiğim zaman, Resulullah aleyhissalatu vesselam'a gelip Muaviye İbnu Ebi Süfyan ve Ebu Cehm radıyallahu anhüma'nın benimle evlenmek istediklerini haber verdim. Aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Ebu Cehm, sopasını omuzundan indirmez. Muaviye ise fakirdir, parası yoktur. Sen Üsame İbnu Zeyd radıyallahu anh ile evlen!" Üsame hoşuma gitmedi. (Resulullah aleyhissalatu vesselam bunu seçmiş olacak ki tekrar): "Sen Üsame'yle evlen!" buyurdu. Ben de onunla evlendim. Allah Teâlâ Hazretleri onu bana hayırlı kıldı. Onunla mes'ud oldum."

v "Sa'îd ibni Zeyd'in kerimesi, Abdullah ibni Amr ibni Osman ile sözlüydü. Evlendiler. Çok geçmeden Abdullah karısını üç talak ile boşadı. Fâtıma da onun teyzesiydi. Bunun için kendisini, bir teselli ve gönül almak kabilinden olsun diye, yanına çağırdı. Mervan meseleyi haber aldı ve Kabîsa'yı onlara gönderip sordu ve: "İddet tamamlanmadan sen nasıl bunu yanına çağırırsın?" dedi. Fâtıma da buyurdu: "Biz şeriata tâbiizdir. Zatı Saadetleri bu hususu anlatmışlardı. Bundan önce benim kendi başıma da böyle bir hadise gelmiştir ve Zatı Saadetleri bana emrettikleri gibi ben de şimdi buna bildirdim" dedi ve hadiseyi etraflı bir şekilde izah eyledi."

KAYNAK

Nurgül Dere, Hanım Sahabîler, Kayıhan Yayınları, İstanbul, 2019.

Bu yazıya yorum yazın


Not: Yanında (*) işareti olanlar zorunlu alanlardır.

Bu yazıya gelen yorumlar.

DİĞER YAZILAR

Rabbinin yoluna hikmet ve güzel öğütle çağır ve onlarla en güzel şekilde mücadele et!

Nahl, 125

GÜNÜN HADİSİ

"Biriniz bir oturma yerine girince selâm versin. Oturmak isterse otursun. Kalkarken yine selâm versin. Çünkü, birinci selâm ikincisinden daha üstün değildir."

Ebu Davud

TARİHTE BU HAFTA

*Türkiye'nin NATO'ya girmesi.(18 Şubat 1952) *Çanakkale Savaşının Başlaması.(19 Şubat 1915) *İbn-i Haldun'un Vefatı(22 Şubat 1406) *Hz.Peygamber (s.a.v.)'in Mekke'de "VEDA HUTBESİ"ni İradı(23 Şubat 632)

ANKET

Sitemizle nasıl tanıştınız?

Yükleniyor...

SİTE HARİTASI