Cevaplar.Org

HZ. SAFİYYE BİNTİ ABDULMUTTALİB (R.ANHA)

“Fasîh ve şair bir hatun idi. Söz, iş (Kavlü fiil), soy sop, şeref ve haysiyet bakımından bütün Araplar arasında hususi bir imtiyazı vardı.” İmam Suyûtî


Nurgül Dere

nurguldere@gmail.com

2009-10-07 23:42:12

"Fasîh ve şair bir hatun idi. Söz, iş (Kavlü fiil), soy sop, şeref ve haysiyet bakımından bütün Araplar arasında hususi bir imtiyazı vardı." İmam Suyûtî

BABASI:

Resûl-i Zîşan'ın (aleyhissalatu vesselam) dedesi Abdulmuttalib b. Hâşim b. Abdimenaf.

ANNESİ:

Hz. Âmine'nin kız kardeşi Hâle Binti Vehb.

NESEBİ:

Safiyye binti Abdulmuttalib, bin Hâşim, bin Abdimenaf, bin Kusayy, bin Kilâb, bin Murre, bin Kâ'b, bin Lüeyy, bin Gâlib, bin Fehr, bin Malik, bin Nadr, bin Kinâne, bin Huzeyme, bin Müdrike, bin İlyâs, bin Mudar, bin Nizâr, bin Ma'd, bin Adnan, bin Aded, bin el-Mukavvim, bin Sârih, bin Yeşcüb, bin Ya'rub, bin Sâbit, bin İsmail, bin İbrahim.

ŞEMAİLİ VE AHLÂKI:

Hz. Safiyye (r.anha) çok disiplinli bir kadındı. Eşi Avvam'ın vefatından sonra oğlu Zübeyr'i terbiye maksadı ile bazen döverdi. Avvam'ın kardeşi, Zübeyr'in de amcası Nevfel bin Huveylid, Hz. Safiyye'nin Zübeyr'i sevmediğine dair bazı sözler söylemiş, Hz. Safiyye ise edip yönünü burada da göstererek şiir okumak suretiyle cevap vermiştir:
"Benim Zübeyr'i sevmediğimi söyleyen yalan söylemiş olur. Ben onu dövüyorsam, onun adam olması ve akıllanması için dövüyorum. Onu orduları tarumar ederek ganimetle dönmesi için terbiye ediyorum…"

BAZI ÖZELLİKLERİ: 

 

v İlk Müslümanlardandır.

v Efendimiz'in (aleyhissalatu vesselam) halasıdır.

v Müslüman kadınlar arasında ilk gazveye çıkan Hz. Safiyye'dir.

v Uhud savaşında kardeşi Hz. Hamza'nın şehit olduğu ve organlarının parçalara ayrıldığı haberini alınca: "Kardeşimin organlarının koparıldığı haberini aldım. Bunlar Allah yolunda olmuştur. O, bu olanlarla bizi memnun etmiştir. İnşaallah sabredip sevabını Allah'tan bekleyeceğim" diyerek olgun ve metanetli bir davranış sergilemiştir.

v Hendek harbinde Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) kadın ve çocukları bir kaleye koymuştu. Kalenin etrafında casusluk yapan bir yahudiyi gören Hz. Safiyye, bu yahudiyi cesur bir şekilde öldürüp, kafasını kesip, kalenin tepesinden fırlatmıştır. Bu esnada 58 yaşındaydı. Bu kahraman kadın; müşrik bir erkeği öldüren ilk kadın olma özelliğini taşır.

v Hz. Safiyye (r.anha), Uhud savaşına katılmış ve Müslümanlar kısmî bir yenilgiye uğrayıp kaçmaya başlayınca mızrağıyla yüzlerine vurarak geri çevirmeye çalışmıştı.

v Müslüman kadınlara kahramanlıkta örnek olan Hz. Safiyye (r.anha) Cennet ile müjdelenen nâdir hanım sahabilerdendir. Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) halası hakkında: "Cennet'in ihtiyar kadınları" anlamında "Acâizü'l-Cenne" buyurmuşlardır.

v Cesaretin sembolü, zeki, aynı zamanda da edebî yönü olan bir hanımefendi idi. Kendisine ait olan şiirleri onun fasîh bir dile sahip olduğunu göstermektedir. Şiirleri "Sözlerinden Seçtiklerimiz" bölümümüzde yer alacaktır.

v Peygamberimiz'in (aleyhissalatu vesselam) "Havârim" dediği Zübeyr bin Avvam'ın annesidir.

HAYATI:

Hz. Safiyye, Resûlullah'ın (aleyhissalatu vesselam) babası Abdullah'ın ve şehitler seyyidi Hz. Hamza'nın kız kardeşidir. Safiyye binti Abdilmuttalib ile ilk evlenen Ebu Süfyan İbni Harb'in kardeşi Haris bin Harb bin Umeyye'dir. el-Haris ölünce Safiyye, Resûl-i Ekrem'in (aleyhissalatu vesselam) pak zevceleri Hz. Hatice'nin (r.anha) kardeşi Avvam bin Huveylid bin Esed'le evlenmiştir. Bu evlilikten Zübeyr, Saib ve Abdul-ka'be'yi dünyaya getirmiştir.

Yüce Allah (c.c) Efendimiz'i (aleyhissalatu vesselam) Peygamber olarak gönderince Safiyye'de oğlu Zübeyr (r.a) ile birlikte Müslüman olur. Bu yüzden Kureyş'lilerin zulümlerinden o da nasibini almıştır. Hak katından Efendimiz'e ve mü'minlere hicret izni çıkınca o da Medine'ye hicret etmiştir.

Hz. Safiyye (r.anha), tarihte eşine az rastlanır kadınlardandı. Şecaati ve disiplinli oluşunun yanı sıra, yüksek duygularını fasîh ve beliğ sözleri ile dile getirişi onun edebî yönden de ne kadar üstün olduğunu göstermektedir. Özellikle cesaretiyle tüm mü'min kadınlara örnek olan bu mübarek hanım sahabî, Efendimiz'in (aleyhissalatu vesselam) vefatında duyduğu büyük üzüntü dolayısıyla da şiirler yazmıştır.

Efendimiz'in (aleyhissalatu vesselam) halası Hz. Safiyye (r.anha), Hicretin 20. yılında, 73 yaşında iken, mü'minlerin emiri Hz. Ömer'in halifeliği zamanında vefat etmiştir. Bâkî'de Muğire bin Şu'be'nin evinin avlusuna defnedilmiştir.

HAKKINDAKİ HADİSLER:

v İbn Sa'd'ın rivayetine göre: Uhud günü ashabın bozguna uğradığı bir sırada, Safiyye (r.anha) elinde mızrak, savaş alanına giriyor; onunla müşriklerin yüzlerine vuruyordu. Bunu gören Allah Resûlü (sallallahu aleyhi ve sellem), Safiyye'nin oğlu Zübeyr b. Avvam'a, "Zübeyr, kadını koru" buyuruyordu.

v Affan İbn-i Müslim şöyle rivayet eder: "Müslümanlar, kâfirlerin kalabalık oluşlarını hesaba katarak, kaçmayı düşünüyorlardı. O sıra Hz. Safiyye (r.anha), eline uzunca bir mızrak geçirmiş, savaş meydanında önüne gelene saldırıyordu. Bir taraftan da Müslümanları savaşa teşvik edip duruyordu: "Siz ne biçim insanlarsınız, Resûlullah'ı bırakıp da nereye kaçarsınız?"

v Safiyye Bintu Abdilmuttalib, Hz. Hamza'nın müsle'ye maruz kaldığını, karnının deşilip ciğerlerinin bile çıkarıldığını işitince, görmek üzere savaş yerine gelir. Resulullah (aleyhissalatu vesselam), Safiyye'nin oğlu Zübeyr'e (r.a): "Anneni geri çevir, kardeşi Hamza'yı o halde görmesin!" emreder. Zübeyr, Safiyye'yi (r.anha) karşılar ve Resûlullah'ın "geri dönmesi" emrini tebliğ eder. İşte Safiyye validenin de o anda sarfettiği söz, İslam davasına inanmış bir ağızdan çıkan tarihi bir sözdür: "Bana, kardeşime müsle yapıldığı haberi geldi. Allah yolunda bu azdır! Biz daha fazlasına da razıyız! Allah'tan ücret bekleyeceğim ve sabredeceğim!"
Hz. Zübeyr (r.a) bu sözleri Resûlullah'a (aleyhissalatu vesselam) getirir. Aleyhissalatu vesselam: "Öyleyse bırak gitsin" buyurur. Kadın, Hz. Hamza'nın yanına gelir, sükûnet içinde ruhuna dua okur ve "innâ lillâhi ve innâ ileyhi râciun" deyip ayrılır.

v Abbad anlatıyor: "Safiyye (r.anha), Peygamberimizin şâiri Hassan b. Sâbit'in kalesine sığındıkları anda başlarından geçen bir hadiseyi şöyle nakletmiştir:
"Hassan, biz kadınların ve çocukların yanındaydı. Yahudilerden biri, kalenin çevresinde dolaşmaya başlamıştı. O sırada Kureyzaoğulları Yahudileri de, Allah Resûlü'ne karşı harp açmış, Resûlullah ile olan irtibatlarını kesmişlerdi. Bu nedenle bize saldırdıkları takdirde, bizleri savunacak kimse yoktu. Resûlü Ekrem (sallallahu aleyhi ve sellem) ile Müslümanlar da düşmanlarıyla göğüs göğse çarpışmakta idiler ve onları bırakıp da yanımıza gelmeleri, o an için mümkün değildi. Derken, birisi yanımıza çıkageldi. Dedim ki: "Bak Hassan, gördüğün gibi, şu Yahudi kalenin çevresinde dolaşıyor. Vallahi o, bizim durumumuzu öğrendiğinde gidip Yahudilere söylemeyeceğinden emin değilim. Resûlullah ile ashabı düşmanla meşguller, haydi aşağı iniver de onu öldür" dedim. Hassan: "Allah iyiliğini versin Abdulmuttalib kızı! Vallahi sen bu işi benden daha iyi becerirsin, benim elimden gelmez" dedi.
O böyle söyleyince hemen belimi bağladım, elime de bir mertek aldım, kaleden aşağı indim, merteği adama vurup adamı öldürdüm; işimi bitirince de kaleye döndüm. Hassan'a: "Hassan, aşağı iniver de adamın eşyalarını al. Erkek olduğu için ben almadım" dedim. Hassan: "Abdulmuttalib kızı, benim onun elbiselerine ihtiyacım yoktur ki!" cevabını verdi.
Hadis Hakkında Açıklama:
(Hz. Hassan'ın yahudiyi öldüremeyeceğini söylemesinin sebebi ise; o sıralarda hasta olmasındandır. Kendisine bir hastalık isabet etmiş, bunun ardından korkuya tutulmuştur. Bu yüzden savaşa katılmamış, kalede kadınların ve çocukların başında durması istenmiştir. Nitekim Hz. Hassan'ın Hz. Safiyye'ye verdiği cevap: "Ben bir işe yarayacak halde olsam esasen burada kalmaz, burada bırakılmazdım" olmuştur.)

v İbnu'z Zübeyr (r.a) anlatıyor: " Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) Hayber (fethedildiği) sene, (babam) Zübeyr'e dört hisse ayırdı. Bir hisse Zübeyr için, bir hisse zilkurba [(ya giren Abdulmuttalib'in kızı ve Zübeyr'in annesi olan Safiyye (r.anha)] için, iki hisse de atı için." (Nesai, Hayl 17, (6, 228))
Hadis Hakkında Açıklama:
"Hadis, ganimette atlıya verilecek hissenin miktarını tesbitte hüccet kılınmıştır. Atlı, atı sebebiyle iki hisse almaktadır. Bir de şahsî hisse olmak üzere toplam üç hisse yapmaktadır. Zübeyr'in (r.a) annesi Safiyye (r.anha) hatun için ayrılan hisse, zilkurbâ kaleminden ayrılmaktadır. Zîra Safiyye hatun, Resûlullah'ın (aleyhissalatu vesselam) halasıdır. Âyet-i Kerime ganimetten ayrılacak hisseleri sayarken zilkurbâ adıyla Hz. Peygamber'in (aleyhissalatu vesselam) yakınlarını da zikretmiştir (Haşr:7). Hz. Peygamber'e (aleyhissalatu vesselam) ve yakınlarına sadaka ve zekât gelirleri haram kılınmış, fey ve ganimetten elde edilen gelirlerden pay ayrılmıştır."

v Resûlullah yaşlı halası Safiyye'ye: "Hala ihtiyar olan cennete giremez" dedi. Safiyye ağlayacak hale geldi. Çünkü cennetten mahrum kalacağını sanmıştı. Fakat Hz. Peygamber hemen tebessüm ederek: "Gerçekten biz onları yepyeni bir yaradılışla yarattık da onları bakireler, kocalarına sevimliler ve birbirlerinin akranları kıldık" (Vâkıa Sûresi: 35-37) mealindeki âyeti kerimeyi okudu. Safiyye'de Resulullah'ın maksadını anlayarak sevindi.

HAKKINDA SÖYLENENLER:

v "Ey Allah Resûlü'nün kızı Fâtımâ! Ey Allah Resûlü'nün halası Safiyye! Sizi Allah katında kurtaracak güzel ameller yapın. Ben sizi Allah'ın azabından kurtaramam." Hz. Muhammed (s.a.s)

  

SÖZLERİNDEN SEÇTİKLERİMİZ:

v Allah'a yemin olsun ki, uzun zamandır âlimler, Abdulmuttalib soyundan bir Nebi'nin çıkacağını söyleyip duruyorlardı; işte bu odur!

v Urve anlatıyor: Safiyye Binti Abdulmuttalib (r.anha), Allah Resûlü'nün vefatı dolayısıyla şu ağıtı yaktı:
"Ruhum perişan oldu, malı yağmalanmış bir kimse gibi kederimden gece uyuyamadım. Keşke ölümü ben tatsaydım!
Ey Allah'ın Resûlü! Sen bizim ümidimizdin, bize iyilik yapıyordun. Katı ve kaba değildin.
Ey Peygamberimiz, bize karşı pek şefkatli ve çok merhametliydin. Ağlamak isteyen, bugün senin ardından ağlasın. Hayatıma yemin ederim ki, ben Peygamberin vefatına ağlamıyorum! Senden sonra ortaya çıkacak kargaşalar için ağlıyorum. Muhammed'i yitirdiğim için sanki kalbime kızgın şişler saplanmış gibi.
Ey Fâtımâ! Muhammed'in Rabbi, Medine toprağında yatan vücuduna rahmet etsin.
Yâ Resûlallah! Görüyorum ki Hasan'ı yetim bıraktın. Bugün o; ağlayarak, ağlatarak dedesini çağırıyor. Anam, teyzem, halam, canım, yakın ve uzak bütün yakınlarım, Allah Resûlüne kurban olsunlar. Sabrettin, risâletini hakkıyla tebliğ ettin. Dini apaçık, en sağlam ve berrak bir şekilde bırakıp ahirete göçtün.
Eğer Arş'ın Rabbi, seni aramızda bıraksaydı bahtiyar olurduk. Ne var ki, O'nun emri yerine gelecektir. Allah'ın selamı üzerine olsun, hoşnut olarak Adn cennetlerine giresin!"

v Yine Efendimiz'in vefatında okuduğu şiirler:
Senden sonra bazı haberler ve karışık sözler oldu.
Eğer o haber ve sözlere şahit olmasaydım konuşmalar çok olmazdı.
Allah'ın Resûlünü kaybettik, çünkü onun gitme vakti geldi.
Ey göz! Gözyaşlarını dökmekte cömert davran.

KAYNAK

Nurgül Dere, Hanım Sahabîler, Kayıhan Yayınları, İstanbul, 2019.

 


Bu yazıya yorum yazın


Not: Yanında (*) işareti olanlar zorunlu alanlardır.

Bu yazıya gelen yorumlar.

Emine, 2009-10-08 21:55:50

Maşallah. Bol malumat ve güzel sunum. İlk defa bu kadar teferruatlı okuyoruz. Elinize sağlık..

Bu yoruma katılıyor musunuz ?

DİĞER YAZILAR

İnsanlardan öylesi var ki, herhangi bir ilmî delile dayanmadan Allah yolundan saptırmak ve sonra da onunla alay etmek için boş lafı satın alır. İşte onlara rüsvay edici bir azap vardır.

Lokman,6

GÜNÜN HADİSİ

İslam hakkında.

"İslam beş esas üzerine bina edilmiştir: Allah'tan başka ilah olmadığına ve Muhammed'in O'nun kulu ve elçisi olduguna şehadet etmek, namaz kılmak, oruç tutmak, Kabe'ye haccetmek, Ramazan orucu tutmak" Buhari-İman:1

TARİHTE BU HAFTA

*Türkiye'nin NATO'ya girmesi.(18 Şubat 1952) *Çanakkale Savaşının Başlaması.(19 Şubat 1915) *İbn-i Haldun'un Vefatı(22 Şubat 1406) *Hz.Peygamber (s.a.v.)'in Mekke'de "VEDA HUTBESİ"ni İradı(23 Şubat 632)

ANKET

Sitemizle nasıl tanıştınız?

Yükleniyor...

SİTE HARİTASI