HASTALIĞIN İLACI

hayatını Üstada, Nurlara adayan Zübeyir Ağabey, yorgunluktan, uykusuzluktan bikes kaldığı bir zamanda demiş ki:


İbrahim Köse

ibrahimkose60@gmail.com

2008-07-14 00:59:18

Bu hatırayı, Tavşanlı ilim Araştırma Vakfında, Vahşi Şaban Ağabey’den naklen Şerafettin Kartal Ağabey anlattı. Gece gündüz uykusuz kalarak hizmette koşturan ve hayatını Üstada, Nurlara adayan Zübeyir Ağabey, yorgunluktan, uykusuzluktan bikes kaldığı bir zamanda demiş ki:

—Hastayım, çok üşüyorum.

Ceylan Ağabey de ona cevap vermiş:

—Ben, senin hastalığının muacelesini (ilacını) biliyorum demiş.

Zübeyir Ağabey;

—Söyle aziz kardeşim nedir bu ilaç? deyince

— Ceylan Ağabey de konuşmuş:

—Yataktan bir pantolon, yorgandan bir gömlek, yastıktan bir takke giyerek, arza muvazi olup kalbi çalıştırarak gözleri yumup ruhu dinlendirmektir.

MİLLETİN OMUZUNDAKİ BELA

Simav Fatih Vakfı’nda konuşan Prof. Şener Dilek Ağabey, 90 yaşlarında olan Hacı Münir Efendi’yi, bizzat Hasankale-Korucuk köyünde ziyaret ederek aşağıdaki hatırayı dinlediğini anlattı.

Üstad, Erzurum’dan Van’a giderken Hasankale’nin Korucuk Köyünde HacıMünir Efendi adındaki bu zata misafir oluyor. Münir Efendi, Üstad’a akşam sofrası hazırlıyor ve yatak açıyor. Fakat Üstad, hiçbirine dokunmuyor, o gün öyle geçiyor. İkinci gün de aynı hal devam ediyor. Ev sahibi Üstad’ın yemesi için rica ediyor. Üstad sadece yoğurttan iki kaşık alıyor. Ev sahibi çok üzülüyor ve niçin yemediğini soruyor. Bunun üzerine Üstad şu açıklamayı yapıyor:

—Bu milletin omzuna öyle bir bela binmiştir ki cehennem ateşine denktir. Osmanlı yıkılmış, din müdafaasız, millet sahipsiz kalmıştır. Bu milleti düşünmekten, yiyip içecek halim kalmadı.

İŞİ DERSE KATILMAK OLMAYANIN

Bu akşam Nazilli’de Teyp Tahir Ağabey’in evindeyiz. Tahir Ağabey, Hulusi Ağabey’den bir hatıra nakletti.

Hulusi Ağabey, derse gelmeyen birisini merak etmiş. Derse niçin gelmediğini sormuş. Demişler ki: İşi var, işi olduğu için derse gelemedi. Hulusi Ağabey de demiş ki:

İşi derse katılmak olmayanın, ders zamanında başka işi olur.

Hulusi Ağabey’in, ölümüne kadar, meşhur o ikindi derslerine her gün devam ettiği bilinmektedir. Yaşlandığı son yıllarda, yürüyemeyecek kadar hasta olduğu zamanlarda bile yanlarından tutan iki kişinin yardımıyla bu derslere katıldığına birçok kişi gibi biz de şahidiz.

Fotoğraflar:

1-Ceylan Çalışkan

2-Zübeyir Gündüzalp

3-Üstad

4-Hulusi Yahyagil

Bu yazıya yorum yazın


Not: Yanında (*) işareti olanlar zorunlu alanlardır.

Bu yazıya gelen yorumlar.

DİĞER YAZILAR

ALİ SERT HOCAMIZIN BANA ÇOK TESİR EDEN BİR HÂLİ

ALİ SERT HOCAMIZIN BANA ÇOK TESİR EDEN BİR HÂLİ

1 Mayıs 2017 Pazartesi akşamı Ali Sert Hocamız kalp krizi geçirmiş, Antakya Devlet Hastahanesi

HAKİKATLARI HURAFELERLE ZAYİ ETMEMEK LAZIM

HAKİKATLARI HURAFELERLE ZAYİ ETMEMEK LAZIM

Merhum Mehmed Kırkıncı Hocaefendi’nin yeğeni Muhammed Kırkıncıoğlu beyefendi anlatıyor;

MERHUM FIRINCI AĞABEYLE ALAKALI MÜTEVAZI BİR HATIRA

MERHUM FIRINCI AĞABEYLE ALAKALI MÜTEVAZI BİR HATIRA

Geçen hafta Rahmet-i Rahmana uğurladığımız merhum Mehmed Nuri Güleç veya ismini unutturan ta

VAHDET YILMAZ AĞABEYDEN GÖZ YAŞARTAN BİR HATIRA

VAHDET YILMAZ AĞABEYDEN GÖZ YAŞARTAN BİR HATIRA

Prof. Dr. Ahmet Akgündüz hocamız Erzurum’da okuduğu 1970’li yıllarda başından geçen bir

MOLLA ABDULLAH DOĞRU HOCAEFENDİYLE İLGİLİ BİR HATIRA

MOLLA ABDULLAH DOĞRU HOCAEFENDİYLE İLGİLİ BİR HATIRA

Değerli hocam Alaaddin Başar beyin Molla Mehmet Zahid Hocaefendinin babasıyla ilgili kıymetli bi

BEKİR HAKİ EFENDİ’DEN BİR HATIRA

BEKİR HAKİ EFENDİ’DEN BİR HATIRA

Sadık Albayrak beyefendi anlatıyor: “Bir gün merhum Bekir Haki (Yener) Hoca’yı ziyaret etmi

MÜCAHİDE BİR ANNENİN OĞLUNA MEKTUPLARI

MÜCAHİDE BİR ANNENİN OĞLUNA MEKTUPLARI

1971’in sıkıyönetim ortamında Balıkesir’de bir ahbabının evinde sabah namazı kılarken s

KALPLERE YASAKÇI KOYMADIKÇA

KALPLERE YASAKÇI KOYMADIKÇA

Vahdet Yılmaz Bey anlatıyor; “1969 seçim çalışmaları için devrin başbakanı Erzurum’a g

‘HEM SİZ İSTİFADE EDİN HEM BİZ’

‘HEM SİZ İSTİFADE EDİN HEM BİZ’

Cuma Kurnaz Ağabey’in çok geniş bir aile çevresi vardır. Reyhanlı’daki çevresinin yanınd

ŞİKÂYETİM YOK, AĞRILARIM VAR

ŞİKÂYETİM YOK, AĞRILARIM VAR

Allah” demenin suç olduğu zamanlarda, Risale-i Nur’un ve üstadın yılmadan usanmadan avukatl

“BİZ KABUL ETTİK”

“BİZ KABUL ETTİK”

Hacı Baki Bingöl, 1975’li yıllarda, Risale-i Nur okuduğu için Hınıs Hapishanesi’nde yatma

"Allah bize yeter, O ne güzel vekildir" dediler.

Âl-i İmrân; 173

GÜNÜN HADİSİ

"Kim bir oruçluya iftar verirse, oruçlunun sevabından hiçbir şey eksilmeksizin, oruçlunun sevabı gibi sevap alır."

Tirmizî.

TARİHTE BU HAFTA

*Prut Barış Antlaşması (Osmanlı-Rusya) 22 Temmuz 1711 *İkinci Meşrutiyet'in ilanı 23 Temmuz 1908

ANKET

Sitemizle nasıl tanıştınız?

Yükleniyor...

SİTE HARİTASI