ÜLKE MESELELERİNDE GERÇEKÇİ OLABİLMEK

Günümüzde bazı safdil kimseler arzu ile fikri, yahut hayal dairesi ile akıl dairesinin muktezalarını(gerektirdiklerini) birbirine karıştırmakta ve memleket meselelerinin hallinde gerçekçi olmayan reçeteler takdim etmektedirler.


2007-09-14 04:41:19

Günümüzde bazı safdil kimseler arzu ile fikri, yahut hayal dairesi ile akıl dairesinin muktezalarını(gerektirdiklerini) birbirine karıştırmakta ve memleket meselelerinin hallinde gerçekçi olmayan reçeteler takdim etmektedirler. Bu görüşlerin bu şartlar altında kabil-i tatbik olmadığını izah edenlere de şu gerekçe ile karşı çıkmaktadırlar: “Cenab-ı Hak her şeye kadir değil mi?

Evvelâ şunu belirtelim ki, Cenab-ı Hakk’ın her bir isminin muktezası ayrı ayrıdır. Bir isminin muktezasını diğerinden istemek dalâlet ve felâkettir. Meselâ, Cenab-ı Hak Kadir ismiyle bir çocuğu bir anda yaratmağa muktedirdir. Fakat dünya, Dârul Hikmet olduğundan Kadîr isminin tecellisi Hakim ismiyle sınırlandırılmıştır. O çocuğu dokuz ay ana karnında terakki ettirmekte, bunu takiben dünyaya göndermekte, dünyada da tedricen, an be an büyütmektedir.

Cenab-ı Hakk’ın isimlerinin muktezalarını izah noktasında şöyle bir misal daha verebiliriz: Bir Müslüman Allah’ın emirlerini yerine getirdikten sonra, Cenab-ı Hakk’ın Rahîm ve Gafûr isminden istimdad edebilir. Yani önce namazını kılıp, itaatını yapacak ve günahlardan sakınacak sonra da Cenab-ı Hakkın rahmet ve merhametine sığınacaktır. Yoksa ibadeti terk edip kendini aldatarak “Allah Rahîmdir, Gafûrdur.” demek, insanı Kahhâr isminin tedibiyle tokat yemeğe götürebilir.

Evet, dünyada muvaffakiyetin ve muzafferiyetin ölçüsü, Cenab-ı Hakk’ın Hakim isminin gereği ile amel etmekledir. Yani “adetullah” ve “sünnetullah” kanunlarına hakkıyla uymak gerektir. Dünyada başarı ve terakki isteyen insan evvelâ zaman ve mekanın durumunu dikkate alarak gayret gösterecek, sonra Kadir ismine sığınacaktır. Yoksa, “Allah her şeye kadirdir” diye tohum ve çekirdeği ambarda bekleten veya çorak bir araziye atan insan, Cenab-ı Hakk’tan bağ ve bahçe bekleyemez. Böyle bir insan, Zemherir ayında tohumu serperek, gül derlemek isteyen hayalperestten farksızdır.

İnsan, zaman ve mekanın kabiliyetini dikkate alarak tohumunu tarlaya serpmeli; tohumun büyümesini, gelişip semere vermesini de Kadir isminden beklemelidir. “Allah Kâdirdir” diye, yüzme bilmeden denize dalan adamın akıbeti, boğulmaktır. Cenab-ı Hakk’ın Hakim ismine muhalefet ettiğinden Celâl tokadını yiye yiye yok olup gidecektir. Bu fıtrat kanunudur, ilâhi kanundur. Kanunun hükmü umûmîdir, hayatın her safhasında ve her cephesinde geçerlidir. Dolayısıyla içtimai ve siyasi hayatta da caridir.

İçtimai ve siyasi hayatta muvaffak olmak da Cenab-ı Hakk’ın Hakim isminin muktezasına uyarak hareket etmekle mümkündür. Yoksa “Cenab-ı Hak Kadirdir” deyip, memleket şartlarını göz önüne almadan hareket etmek zarardan başka hiçbir faydası yoktur.

Kaynak

Siyasette Ölçü-Mehmed Kırkıncı-İst-2007

Bu yazıya yorum yazın


Not: Yanında (*) işareti olanlar zorunlu alanlardır.

Bu yazıya gelen yorumlar.

DİĞER YAZILAR

UBEYDULLAH-I AFGÂNÎ İLE SEBÎLÜRREŞÂD İDÂREHÂNESI’NDE BİR MUHÂVERE

UBEYDULLAH-I AFGÂNÎ  İLE SEBÎLÜRREŞÂD İDÂREHÂNESI’NDE  BİR MUHÂVERE

Ubeydullah-ı Afgānî” nâmında bir zât tarafından geçenlerde Kavm-i Cedîd ünvânıyla neş

MAÂRİF, DİN EĞİTİMİNİ EN İYİ ŞEKİLDE VERMELİDİR

MAÂRİF, DİN EĞİTİMİNİ EN İYİ ŞEKİLDE VERMELİDİR

İnanmak yaradılışın bir gereğidir. Din, aklın mâverâsında, zekânın fevkinde bir mürşi

MELİK FAYSAL’IN YAHUDİ KİSSİNGER'E VERDİĞİ TARİHİ CEVAP

MELİK FAYSAL’IN YAHUDİ KİSSİNGER'E VERDİĞİ TARİHİ CEVAP

Melik Faysal'ın en önemli gayelerinden birisi, Filistin meselesi ve Mescid-i Aksâ'nın hürriyeti

NESLİN EĞİTİMİNDE MAARİFE DÜŞEN VAZİFELER

NESLİN EĞİTİMİNDE MAARİFE DÜŞEN VAZİFELER

Mânevîyatsız ilmin, beşeriyete felâh ve huzur yerine, şüphe, tereddüt, hatta ızdırap verdi

NASIL BİR MAARİF?

NASIL BİR MAARİF?

Yıllardır ilmî ve fikrî çalışmalarım arasında memleketimizin mânevî, ahlâkî, derûnî

GENÇLERİ HEDONİZM ÇILGINLIĞINA İTENLER

GENÇLERİ HEDONİZM ÇILGINLIĞINA İTENLER

Diyorlar ki: Dünyaya bir kere gelinir. Sonun başlangıcı yoktur. Gülün, eğlenin, bir yıldır

HİCRET VE HAREKET

HİCRET VE HAREKET

Hicret, tâ ezelden ebede, âlem-i vücubdan âlem-i imkâna, daire-i ilimden daire-i kudrete, tâ

ORUÇ, ORUÇ BOZMAK VESAİRE

ORUÇ, ORUÇ BOZMAK VESAİRE

Ramazan ayının hususiyeti oruç. Orucun hususiyeti de kendisine ait meseleler. Başında; tutan tu

HEKİM VE FİLOZOF GÖZÜ İLE RAMAZAN

HEKİM VE FİLOZOF GÖZÜ İLE RAMAZAN

Hekim gözü ile Ramazan perhiz ayıdır. Bir çok hastalıklara karşı tıbbın tavsiye ettiği im

HÜZÜNLÜ BİR HAYVANAT BAHÇESİ GEZİSİ

HÜZÜNLÜ BİR HAYVANAT BAHÇESİ GEZİSİ

“Paris'in büyük hayat sıtmasına tutulduktan sonra(1) yapmaya hiç vakit bulamayacağım bir zi

YİRMİNCİ ASRIN BAŞINDA ANADOLUDA PAZARIN NAMUSU

YİRMİNCİ ASRIN BAŞINDA ANADOLUDA PAZARIN NAMUSU

Fransız yazar Claude Farrare, Çanakkale’de bir köyde, 1900’şerin başında yaşadığı çok

Allah kendisinden başka ilah olmayandır. En güzel isimler O'na mahsustur.

Tâ Hâ, 8

GÜNÜN HADİSİ

"Kim ilim tahsili için bir yola girerse Allah ona cennete gidecek yolu kolaylaştırır."

Müslim

TARİHTE BU HAFTA

*Abdülkadir Geylani hazretlerinin vefatı 17 Temmuz 1163 *Kıbrıs barış harekatı 20 Temmuz 1974 *Aya ilk insan ayağının basması 21 Temmuz 1969

ANKET

Sitemizle nasıl tanıştınız?

Yükleniyor...

SİTE HARİTASI