SADAKA ÖMRÜ UZATIR MI?


2006-02-14 23:20:37

Bazı kimseler Resul-i Ekrem Efendimizin(SAV) “Sadaka belayı def eder ve ömrü uzatır” hadis-i şerifini ileri sürerek, ömrün uzayabileceğini ve dolayısıyla da ecelin değişebileceğini iddia ederler. Evvela şunu belirtelim ki, sadakanın ömrü uzatmasının hakikati ne olursa olsun, neticede insanın ölümü söz konusudur ve bu ise ezeli ilmiyle Allah’ın malumudur. Bu noktadan, onun ölüm vakti ve dolayısıyla da ömür müddeti Allah tarafından takdir edilmiş olup bunun değişmesi de mümkün değildir. Mesela, bir kimsenin verdiği bir sadaka ile ömrünün verdiği bir sadaka ile ömrünün iki yıl uzadığını farz edelim. Bu şahsın, ecel-i muallak dediğimiz, şarta bağlı eceli, eğer sadaka verirse ömrü elli sene, vermezse kırk sekiz sene, şeklinde olsun. Cenab-ı Hak o şahsın söz konusu sadakayı vereceğini bildiği için ömrünü elli sene olarak takdir etmiştir.

 

Yukarıda takdim ettiğimiz hadis-i şerif ile Peygamber Efendimiz(SAV) müminleri hayra teşvik etmekte ve aralarındaki sevgi bağlarını sadaka ile perçinlenmektedir. Sadakanın belayı def etmesi Allah’u Zülcelal’in lütfu ve atâsıdır. Verdiğimiz sadakaların ne gibi belaların def’ine vesile olduğu ise, bizim meçhulümüzdür. Verdiğimiz sadakalarla ve yaptığımız hizmetlerle başımıza gelecek bir çok belaların def’ine sebeb olmaktayız. Vücuda gelmediği için bilemediğimiz bu belaların def’i, bizim için ayrı bir nimettir ve bu nimet menfi nimet şeklinde ifade edilmektedir. Sadakanın müspet nimet olması ciheti ise müminlere hayır ve hasenat kazandırmasıdır.

 

Sadakanın ömrü uzatmasını kelam ilminin büyük alimlerinden Sad-ı Taftezani Hazretleri Şerh-i Akaid adlı eserinde çeşitli yönleri ile izah etmiştir.

 

Taftezani hazretlerine göre; Ömrün uzamasından maksat ömrün bereketlenmesidir. Ahirete hayır ve hasenat için verilmiş bir sermaye olan insan ömrünün uzaması, bu sermaye ile daha çok kâr elde etmek manasınadır.Buna göre ömrün müddetinde bir değişme olmasa da, sadaka yoluyla mahsulünde bir artma olması ömrün uzaması demektir. Bunu bir misal ile açıklamaya çalışalım. Bir ağacın her baharda dört bin meyve verdiğini ve ömrünün on sene olduğunu farz ediniz. Cenab-ı Hakkın ağaca lütuf ve ihsanıyla baharlardan birinde dört bin yerine sekiz bin meyve verdirmesi halinde ağacın ömrü manen bir yıl uzamış demektir. İşte sadaka da insan ömrünün verimini artıran güzel bir vasıtadır. Ve bu manada ömrü uzamaktadır.

 

Yukarıdaki hakikati Taftezani Hazretleri de şu şekilde ifade etmiştir:

Sadaka, ömürden en önemli gaye olan şeyi artırıyor. O da Salih amellerle kemale ermektir. Çünkü insanlar nefislerini kemale ve iki dünya saadetine salih amellerle getirebilir.”

 

Sadakanın ömrü uzatmasının diğer bir manası, rızkta berekete ve ömrün huzur ve sürur ile geçmesine vesile olmasıdır.

 

Başka bir mana da ömrün uzaması, ölümden sonra hayır ve hasenat defterinin kapanmamasıdır. Bilindiği gibi, sadaka mal yanında ilim ve irfan ile de olmaktadır. Müminlere faydalı bir eser neşreden bir âlimin sevap defteri ölümüyle kapanmaz. Bu ise onun ömrünün uzaması demektir. Zira, ömür uzadıkça hayır ve hasenatına devam edecek olan zat aynı işi ölümden sonra da yapabildiğine göre manen hayattadır demektir.

 

Mehmed Kırkıncı- Kader Nedir-s:132-135-Zafer yayınları-İst-2003

Bu yazıya yorum yazın


Not: Yanında (*) işareti olanlar zorunlu alanlardır.

Bu yazıya gelen yorumlar.

adil inan, 2006-02-21 23:56:43

size tamamen katılıyorum.Allah u teala her şeyi önceden bildiği için insan ömrünü ona göre tayin etmiş.Zamanı genişletmek de murat edilmiş olabilir.Allah u va'lem.

Bu yoruma katılıyor musunuz ?

DİĞER YAZILAR

UBEYDULLAH-I AFGÂNÎ İLE SEBÎLÜRREŞÂD İDÂREHÂNESI’NDE BİR MUHÂVERE

UBEYDULLAH-I AFGÂNÎ  İLE SEBÎLÜRREŞÂD İDÂREHÂNESI’NDE  BİR MUHÂVERE

Ubeydullah-ı Afgānî” nâmında bir zât tarafından geçenlerde Kavm-i Cedîd ünvânıyla neş

MAÂRİF, DİN EĞİTİMİNİ EN İYİ ŞEKİLDE VERMELİDİR

MAÂRİF, DİN EĞİTİMİNİ EN İYİ ŞEKİLDE VERMELİDİR

İnanmak yaradılışın bir gereğidir. Din, aklın mâverâsında, zekânın fevkinde bir mürşi

MELİK FAYSAL’IN YAHUDİ KİSSİNGER'E VERDİĞİ TARİHİ CEVAP

MELİK FAYSAL’IN YAHUDİ KİSSİNGER'E VERDİĞİ TARİHİ CEVAP

Melik Faysal'ın en önemli gayelerinden birisi, Filistin meselesi ve Mescid-i Aksâ'nın hürriyeti

NESLİN EĞİTİMİNDE MAARİFE DÜŞEN VAZİFELER

NESLİN EĞİTİMİNDE MAARİFE DÜŞEN VAZİFELER

Mânevîyatsız ilmin, beşeriyete felâh ve huzur yerine, şüphe, tereddüt, hatta ızdırap verdi

NASIL BİR MAARİF?

NASIL BİR MAARİF?

Yıllardır ilmî ve fikrî çalışmalarım arasında memleketimizin mânevî, ahlâkî, derûnî

GENÇLERİ HEDONİZM ÇILGINLIĞINA İTENLER

GENÇLERİ HEDONİZM ÇILGINLIĞINA İTENLER

Diyorlar ki: Dünyaya bir kere gelinir. Sonun başlangıcı yoktur. Gülün, eğlenin, bir yıldır

HİCRET VE HAREKET

HİCRET VE HAREKET

Hicret, tâ ezelden ebede, âlem-i vücubdan âlem-i imkâna, daire-i ilimden daire-i kudrete, tâ

ORUÇ, ORUÇ BOZMAK VESAİRE

ORUÇ, ORUÇ BOZMAK VESAİRE

Ramazan ayının hususiyeti oruç. Orucun hususiyeti de kendisine ait meseleler. Başında; tutan tu

HEKİM VE FİLOZOF GÖZÜ İLE RAMAZAN

HEKİM VE FİLOZOF GÖZÜ İLE RAMAZAN

Hekim gözü ile Ramazan perhiz ayıdır. Bir çok hastalıklara karşı tıbbın tavsiye ettiği im

HÜZÜNLÜ BİR HAYVANAT BAHÇESİ GEZİSİ

HÜZÜNLÜ BİR HAYVANAT BAHÇESİ GEZİSİ

“Paris'in büyük hayat sıtmasına tutulduktan sonra(1) yapmaya hiç vakit bulamayacağım bir zi

YİRMİNCİ ASRIN BAŞINDA ANADOLUDA PAZARIN NAMUSU

YİRMİNCİ ASRIN BAŞINDA ANADOLUDA PAZARIN NAMUSU

Fransız yazar Claude Farrare, Çanakkale’de bir köyde, 1900’şerin başında yaşadığı çok

Allah'ın ayetlerine küfredenler, peygamberleri haksız yere öldürenler ve insanlardan adaleti emredenleri öldürenler; işte onlara acıklı bir azabı müjdele.

AL-İ İMRAN, 21.AYET

GÜNÜN HADİSİ

İçinde Allah'ın anıldığı ev ile içinde Allah'ın anılmadığı ev diri ile ölüye benzer.

Müslim

TARİHTE BU HAFTA

*Prut Barış Antlaşması (Osmanlı-Rusya) 22 Temmuz 1711 *İkinci Meşrutiyet'in ilanı 23 Temmuz 1908

ANKET

Sitemizle nasıl tanıştınız?

Yükleniyor...

SİTE HARİTASI