







YUNAN ORDUSUNUN BİR VAHŞETİ
İstiklal Harbimizin mücahitlerinden merhum Mehmed Emin Haksever(1893–1989) tabanları kaba yerlerini döverek kaçan Yunan ordusunun yaptığı bir zulmü şöyle anlatmış; “Yunanlıları kovalıyoruz. Geriden dağlara bakıyoruz. Her taraf öbek öbek bembeyaz. Mevsim kış değil ki kar olsun. Peki ya nedir bu? Doğrusu pek kestiremedik ne olduğunu.. Ancak yaklaştığımızda gördük ki, Yunanlılar kaçarken binlerce koyunu telef etmişler. Meğer gördüğümüz bu ölü koyunlarmış.”
BU İNSANLARA MİNNET BORÇLUYUZ
Mehmed Emin Haksever merhumun hatıralarında da gördüğümüz gibi, İstiklal Harbi büyük zorluklarla pençeleşerek kazanılmış bir savaştır. Anlattığına göre, hayvanlar yiyecek yem olmadığı için açlığın şiddetinden sırtlarındaki samandan örülü semerleri yemeğe başlamışlar. Asker de aynı durumda. Yiyecek yok. Çaresiz, hayvan dışkılarındaki sindirilmiş taneleri toplamışlar. Palas ve ayakkabılarını, ağaç köklerini hâsılı, yiyeceğe benzeyen ne varsa hepsini yemek zorunda kalmışlar. Ruhlarına binler fatihalar.
AHMED EMİN YALMAN VE ATATÜRK
Ahmed Emin Yalman Türkiye’nin meşhur dönmelerindir. İslam düşmanlığı ile maruf bu zatla alakalı ilk meclis mebuslarından İbrahim Arvas (Abdülhakim Arvasi’nin yakın akrabası) şu hatırayı anlatıyor hatıratında: “Bir gün Mustafa Kemal Paşa meclisteki Reis-i Cumhur salonundan çıkmak üzere iniyordu. Büyük koridorda elliden fazla mebus vardı. Yalman kendisine tazim ve hürmetlerini arz etmek üzere merdivenin dip tarafında duruyordu. Yerden kandilli bir temenna ile eğildi. Kalkınca kendisini tanıyan Reis-i Cumhur; “Vay herif! Sen beni tazim etmeye mi geldin? Def olup git memleketten. Elimi kana bulaştırma. Ben hayatta iken sen bu memlekette yazamazsın” dedi ve kapıdan çıkıncaya kadar Yalman’a küfür savurarak gitti.” Ertesi gün Türkiye’den ayrılan Yalman ancak Gazi’nin ölümünden sonra yurda dönebilir.
YUNUS NADİ BEY VE YAPTIKLARI
İbrahim Arvas’ın hatıratında anlattığına göre, Cumhuriyet Gazetesinin kurucusu Yunus Nadi, o sıralarda birçok suiistimale bulaşır; “Yunus Nadi Bey birçok eşikleri öpmekle ve bin bela ile ancak yakasını kurtardı. Bunun üzerine Reis-i cumhur kendisini çağırdı: “Yunus Nadi bey, sen benim şerefimle oynuyorsun. Hangi Yahudi şirketini tetkik edersek, kulakların şirketin arkasında görünüyor. Sen Cumhuriyet’i çıkaracak bir şahsiyet değilsin. Yarından itibaren gazeteyi çıkarmayacaksın. Aksi takdirde seni toprak altı ederim.” Ertesi gün Cumhuriyet Gazetesi kapandı. Beş altı ay kapalı kalan Cumhuriyet Gazetesini açmak için Yunus Nadi Bey bin bir eşik öptü.”
KAYNAKLAR:
1-Tarihi Hakikatler- İbrahim Arvas- Biyografi Net Yayınları- İst–2005
2-Allah Dostları- Cilt–3- Ethem Cebecioğlu- Alperen Yayınları- Ankara–2002
Yorum yapmak için giriş yapın.
1 Yorumlar
hala soykarimin varligini idda edenleri gercek tarihi okumaya davet etmeliyiz