Cevaplar.Org

ÇOK TEHLİKELİ BİR SÖZ VE BİR MEDİNE HATIRASI

Kaplıcada sohbet ve muhabbet edenlerden birinin bir sözüne şahid oldum. Adam diyordu ki: “Medine esnafı aldatırsa aldatsın. Çünkü onlar Peygamberimizin komşuları.” Usulca ve usulünce


Vehbi Karakaş

vehbikarakas@hotmail.com

2018-03-31 20:52:55

Kaplıcada sohbet ve muhabbet edenlerden birinin bir sözüne şahid oldum. Adam diyordu ki:

"Medine esnafı aldatırsa aldatsın. Çünkü onlar Peygamberimizin komşuları."

Usulca ve usulünce itiraz ettim:

-Ne kadar tehlikeli bir söz ve bir düşünce bu, dedim. Bütün gözler bana döndü ve kulaklar bana çevrildi. Herkes bekliyor, acaba bu tanımadıkları adam ne diyecekti? Daha fazla bekletmeden birinci cümlemin üzerine konuşmamı sürdürmeye başladım:

-Önce şunu ifade edeyim. Bir kere Peygamberimizin toplumu, çoğunluk itibariyle ashaptı. Ashab, Hz. Peygamberi gören, iman edip sohbetinde bulunan kimselerdi. Ahlaklarını, öğretmenleri olan, ahlakı Allah tarafından övülmüş bulunan Peygamber'den almışlardı. Bu yüzden onlar, doğru ve güvenilir insanlar topluluğu idi. Doğruluk ve güven onun toplumuna öyle hâkim olmuştu ki, namaza giden esnaf, dükkanını açık bırakır giderdi. Gözü arkada kalmazdı. Hırsızlık yoktu. Hırsızlığa ihtiyaç da yoktu. Çünkü herkes, kendi menfaatinden çok başkasının menfaatini düşünüyordu. Kimse kimseye zarar vermeyi düşünmüyordu; ne eliyle ne de diliyle. Çünkü Peygamber onlara belletmişti: "Müslüman, eliyle diliyle başkasını incitmeyen insandır."[1] Bu söz ashabın kulağına küpe gibi takılmıştı.

Peygamberimizin,

"Bizi aldatan bizden değildir."[2]

"Yarım hurma(lık bir sadaka) ile de olsa kendinizi ateşten koruyun. Bunu da bulamazsanız güzel bir sözle (koruyun)."[3]

Çünkü "güzel söz söylemek de sadakadır."[4]

"Dürüst ve güvenilir tüccar, Ahirette peygamberler, sıddîkler ve şehitlerle beraber olacaktır."[5]

"Adaletli yöneticiyi, hiçbir gölgenin bulunmadığı mahşer gününde Allah, arşının gölgesine (özel koruması altına) alacaktır."[6] gibi sözleri, onu dinleyenlerin dürüst, adaletli, kendinden çok başkasını düşünen bir insan olması için yetmişti.

Peygamber Kur'an'a uymuş ve canlı Kur'an olmuştu. Bu yüzden güzellikte emsali yoktu. Ashab da Peygambere uymuş, toplumların en doğrusu, en güveniliri ve en güzeli olmuşlardı. Onlar da aldatıcı ve sahte olsaydı doğruluğu biz kimden öğrenecek ve kimden bekleyebilecektik? Ne onların aldatma lüksü vardı ve ne de bizim onlar Peygamberin komşularıdır diye aldatmalarını hoş görme lüksümüz var.

Bu söz bana kısa bir anekdotu hatırlattı. Ganimetleri dağıtan Peygamberimize biri:

-Bu, ne biçim bölüştür me, adaletli davransan ya, dedi. Her halde adam, meseleyi anlamamış, haksız bir çıkış yapmıştı. Çünkü adalet timsali Hz. Ömer bile adaleti, o Peygamberden almıştı. Böyle bir zatın haksızlık yapması düşünülebilir miydi?

Peygamberimiz, adamın bu haksız çıkışına kızmadı, adamı kimsenin tepelemesine izin de vermedi, sadece şunu söyledi:

-Allah'ın Rasulü de adaletli davranmazsa başka kim adaletli davranabilir? Allah Musa'ya rahmet eylesin. O, bundan daha ağır suçlamalara ve eziyetlere maruz kalmıştı da, sabretmişti."[7] dedi.

KUR'AN'LA KONUŞANLAR (BİR MEDİNE HATIRASI)

Medine'de kına almak için eşimle beraber bir dükkandan içeri girdik. Dükkânın sahibi kınayı tarttı, bize uzattı. Ancak biz teraziyi göremiyorduk. Doğru tartıp tartmadığından da emin olamamıştık. İçimden: "Nasıl etsem de bu adama bir şeyler söylesem, doğru yapıp yapmadığını anlasam, bizi aldattıysa buna hakkının olmadığını nezaketle hatırlatmış olsam, diye düşündüm. O an Kur'an'daki Mutaffifîn suresinin ilk ayeti aklıma geldi. Ve ben adamın duyacağı bir sesle وَيْلٌ لِّلْمُطَفِّفِينَ dedim. Anlamı şu idi:"Ölçüde ve tartıda hile yapanların vay haline!"[8]

Söylemem gerekenlerin hepsi bu ayette saklı idi. Medine esnafından olan bu adam yüzüme baktı. Ne demek istediğimi anladı. Okuduğum ayetin arkasından gelen ayetleri, bu sefer o okumaya başladı:

الَّذِينَ إِذَا اكْتَالُواْ عَلَى النَّاسِ يَسْتَوْفُونَ

وَإِذَا كَالُوهُمْ أَو وَّزَنُوهُمْ يُخْسِرُونَ

"Onlar öyle kimselerdir ki insanlardan ölçüp aldıklarında tam alırlar. İnsanlara vermek için ölçüp tarttıklarında da eksik verirler."[9]

Bu okuduğu ayetlerle adam bize şunu demek istedi: " Merak etme kardeşim, senin bildiğin o ayetleri biz de biliyoruz. Bu ayetleri bilen biri sizi aldatmaz."

Okunan ayetlerden gönlümüze bir inşirah, bir huzur ve ferahlık geldi. Medine esnafının Kur'anın ilmine sahip olmasından, Kur'an'ın da Medine esnafına hâkim bulunmasından memnun kaldık. Allah'a hamd ve adama teşekkür ederek ayrıldık.

Dipnotlar

[1] Bkz. Buhârî, Îmân 4, 5, Rikak 26; Müslim, Îmân 64-65. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Cihâd 2; Tirmizî, Kıyâmet 52, Îmân 12; Nesâî, Îmân 8, 9, 11

[2] Müslim, İman, 164, Fiten, 16.

[3] Buhari, Rikak, 49

[4] Buhari, Edeb, 34

[5] İbn Mace, Ticaret,1

[6] Bkz. Buhari, Ezan, 36

[7]Kandehlevi, Muhammed Yusuf, Hayatu's-Sahabe, 2/544-545, Dımaşk-1410

[8] Mutaffifîn, 83/1

[9] Mutaffifîn, 83/2-3

 

Bu yazıya yorum yazın


Not: Yanında (*) işareti olanlar zorunlu alanlardır.

Bu yazıya gelen yorumlar.

DİĞER YAZILAR

ECDADA KÖPRÜ OLMAK

ECDADA KÖPRÜ OLMAK

Bakara sûresinin 134 ve 141. ayetlerinde mükerrer olarak, geçmişlerimizin hatalarından sorumlu

TEVESSÜL VE İSTİĞASE HAKKINDA ON NOKTA RİSALESİ-4

TEVESSÜL VE İSTİĞASE HAKKINDA ON NOKTA RİSALESİ-4

SEKİZİNCİ NOKTA Eğer söylenirse: İstiğase edenin işi, müşriklerin işi gibi değil midir?

TEVESSÜL VE İSTİĞASE HAKKINDA ON NOKTA RİSALESİ-3

TEVESSÜL VE İSTİĞASE HAKKINDA ON NOKTA RİSALESİ-3

BEŞİNCİ NOKTA Eğer biri derse; “Kabir ehline hitap eden ancak onların sebep ve yapan oldukla

EMANETİN ZAYİ EDİLMESİ

EMANETİN ZAYİ EDİLMESİ

Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla... Ebû Hureyre’den (Radıyallahu Anh) rivayet edilen Buh

TEVESSÜL VE İSTİĞASE HAKKINDA ON NOKTA RİSALESİ-2

TEVESSÜL VE İSTİĞASE HAKKINDA ON NOKTA RİSALESİ-2

Eğer denirse; “Allah'tan başkası, diriltir ve öldürür dememiz caiz midir?” Biz deriz: Evet

TEVESSÜL VE İSTİĞASE HAKKINDA ON NOKTA RİSALESİ-1

TEVESSÜL VE İSTİĞASE HAKKINDA ON NOKTA RİSALESİ-1

Bu on noktayı yazan: Seyfi Asrî (hafizahullahu teala) Çarşamba günü Öğlen ile ikindi arası

KISA KISA NOTLAR-3

KISA KISA NOTLAR-3

Çocuk ölü doğduğunda isim vermeye gerek yok. *Avukat suçluyu savunursa günahkâr olur. *Bir

TESADÜFÜN TESADÜFÜ (RASTLANTININ RASTLANTISI)

TESADÜFÜN TESADÜFÜ (RASTLANTININ RASTLANTISI)

Not: Bu yazı alegorik ve fantastik anlatımla yazılmıştır. Bütün oluşçulara, şüphecilere

KISA KISA NOTLAR-2

KISA KISA NOTLAR-2

Ortalama iki öğün yemek iyidir. Bazıları “bir kez yiyin” diyorlar. Ne 3 yap ne de 1 yap. Sa

KISA KISA NOTLAR-1

KISA KISA NOTLAR-1

*Şevval ayında tutulan 6 gün orucu ara vererek tutmak efdaldir. *Abdest sıkışıkken cemaatl

BİR GARİP HEYKEL

BİR GARİP HEYKEL

Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla... Yakın tarihimizde dinler arası diyalog adına icrâ e

Ey inananlar! Kendinizi ve ailenizi, yakıtı insanlar ve taşlar olan ateşten koruyun. Onun başında, acımasız, güçlü, Allah'ın kendilerine buyurduğuna karşı gelmeyen ve emredildiklerini yapan melekler vardır.

TAHRÎM,6

GÜNÜN HADİSİ

İslam hakkında.

"İslam beş esas üzerine bina edilmiştir: Allah'tan başka ilah olmadığına ve Muhammed'in O'nun kulu ve elçisi olduguna şehadet etmek, namaz kılmak, oruç tutmak, Kabe'ye haccetmek, Ramazan orucu tutmak" Buhari-İman:1

TARİHTE BU HAFTA

*Bosna'da 800 kadar camii Sırplar Tarafından Yıkıldı(20 Ocak 1993) *Ridaniye Zaferi(22 Ocak 1517) *Babiali Baskını(23 Ocak 1913) *Hz.Ali'nin Küfe'de Şehid Edilmesi(24 Ocak 661)

ANKET

Sitemizle nasıl tanıştınız?

Yükleniyor...

SİTE HARİTASI