Cevaplar.Org

KUR’AN VE SÜNNET PENCERESİNDEN TASAVVUFİ HAYAT (6)

Bu haftaki yazımızda tasavvufun esas aldığı temel hususlardan bahsedeceğim. Her şeyin bir hedefi, bir temeli ve esası olduğu gibi, tasavvuf erbabının da gayesine ulaşması için bir takım kuralları vardır. Ancak bu kurallara uyulduğu takdirde hed


Muhammmed Kocakaya

m_kocakaya_2@hotmail.com

2009-11-21 04:33:40

Bu haftaki yazımızda tasavvufun esas aldığı temel hususlardan bahsedeceğim. Her şeyin bir hedefi, bir temeli ve esası olduğu gibi, tasavvuf erbabının da gayesine ulaşması için bir takım kuralları vardır. Ancak bu kurallara uyulduğu takdirde hedefe varılır. İşte tasavvuf erbabının uyması gereken birinci kural TEVBEDİR. Tevbe kulun kendi iradesi ile günahlarından pişman olup, Allah'a dönmesidir. Tevbe, ruhi bir hadise olup, kulun kusurunu Allah'a götürüp itiraf edip, pişmanlığını beyan edip O'na sığınmasıdır.(Tevbe konusu başka bir yazımızda açıklanacaktır.)

Tasavvufun ikinci esası İHLAS'dır. Gönülden gelen bir dostlukla, halis ve samimi bir niyetle bağlanmaya İHLAS denir. Samimiyetten uzak gönüllerin, güzel sıfatlarla donanması mümkün değildir. İhlasın zıddı riyadır. Yani gösteriş için bir şeyi yapmak. Bu durum insanı münafıklığa bile götürür.

İhlas, insanın kalbini saf ve berrak hale getirir. Bir kelam-ı kibarda bu durumu şöyle belirtmiştir. ''Sanma ey hace ki senden zer ü sim isterler. Yevme la yenfeuda kalb-i selim isterler.''

Tasavvufun diğer bir esası ise ZÜHD'dür. Zühd, masiva dediğimiz dünyevi her türlü maddi arzulardan uzaklaşmaktır. Zühd, ruhun esas geldiği yerin (bezmi elest) hatırlanmasını, gönlünün Allah sevgisiyle dolmasını temin eden bir egzersizdir. Dünyaya karşı duyulan her rağbeti, gönülden söküp atmaktır. Zühd, tasavvuf erbabının tanınmasına vesile olan en yüce makamdır. Bir gün Peygamberimize bir kişi şöyle sorar: ''Ya Resulullah, bana öyle bir amel söyle ki hem Allah'ın rızasını kazanayım hem de insanların sevgisini kazanayım.'' Peygamberimiz:''Dünyadan yüz çevirirsen, Allah seni sever. İnsanların elinde olandan yüz çevirirsen insanlar tarafından sevilirsin'' buyurmuşlardır.

Tasavvufun esaslarından biri de ''SABIR''dır. Sabır, Tasavvuf erbabının elem ve belalara şikayeti terk anlamına gelir. Hatta nefse haz veren şeylerden uzaklaşmak şeklinde de ifade edebiliriz. Sabır; musibetlerden üzüntü duymamak, belayı rıza ile karşılamaktır. Nefisle mücadelenin en büyük şartı sabırdır. Sabır insanın saadet sırrıdır.

Tasavvufun diğer bir esası ise AŞK'tır. Aşk, tasavvuf erbabının Hakka ulaştıran en hızlı yoldur. Onun için “Aşk bir şuledir ki, parlayınca maşuktan başkasını yakar mahveder” denilmiştir. Aşkı en güzel şekilde mutasavvıfların beyitlerinde görmekteyiz. Aşk üzerine bazı beyitler;

''Ya Rab belayı aşk ile kıl aşına beni Bir dem bela-yı aşktan etme cüda beni''

''Hoştur bana senden gelen ya gonca gül, yahut diken. Ya hilat u yahut kefen: lütfunda hoş, kahrında hoş.''

''Aşk derdiyle hoşem, el çek ilacımdan tabib. Kılma dermanım kim helakim zehr-i dermanındadır.''

''Yârin cefası cümle vefadır cefa değil, Yârin cefa kılar diyen ehl-i vefa değil.''

''Sanman taleb-i devletü cah etmeye geldik. Biz âlemde bir yar için ah etmeye geldik.''

AHH..KÜLLİ MİNEL AŞK’

 

Bu yazıya yorum yazın


Not: Yanında (*) işareti olanlar zorunlu alanlardır.

Bu yazıya gelen yorumlar.

DİĞER YAZILAR

SEPETTEKİ ÇOCUK VE NAMAZ!

SEPETTEKİ ÇOCUK VE NAMAZ!

Oturmayı yeni öğrenmiş oğlumun, masanın üzerindeki bir resmine takıldı gözüm. Bu resim, f

NAMAZDA KAPILDIĞIM BİR TEFEKKÜR ANAFORU

NAMAZDA KAPILDIĞIM BİR TEFEKKÜR ANAFORU

Akşam namazını kılıyordum. Sünnetinin son rekâtında zamm-i sure olarak şu iki ayet-i celile

LÜTFEN ŞU GERÇEKLERİ UNUTMAYALIM VE UNUTTURMAYALIM!

LÜTFEN ŞU GERÇEKLERİ UNUTMAYALIM VE UNUTTURMAYALIM!

1-Şu kâinatın ve Kur’an’ın sahibi olan Allah soruyor: أَفَحَسِبْتُمْ أَنّ

“O BÜYÜK ALLAH’IN BAŞKA İŞİ YOK MU Kİ BENİM GİBİ KÜÇÜK BİR ADAMLA UĞRAŞSIN! ”

“O BÜYÜK ALLAH’IN BAŞKA İŞİ YOK MU Kİ BENİM GİBİ KÜÇÜK BİR ADAMLA UĞRAŞSIN! ”

Bir zamanlar eli kadehli, namazsız bir adamla bir yerde karşılaştık. Dedi: - O büyük Allah

CEVAHİR-ÜL LÜ’LÜİYE’DEN PARILTILAR-13

CEVAHİR-ÜL LÜ’LÜİYE’DEN PARILTILAR-13

İmam-ı Gazali(rahimehullah) der ki; “Kim babasının takvasının kendisini kurtaracağını za

CEVAHİR-ÜL LÜ’LÜİYE’DEN PARILTILAR-12

CEVAHİR-ÜL LÜ’LÜİYE’DEN PARILTILAR-12

Bazı alimler dediler ki; “Muhakkak zulüm, bereketi giderir.”

CEVAHİR-ÜL LÜ’LÜİYE’DEN PARILTILAR-11

CEVAHİR-ÜL LÜ’LÜİYE’DEN PARILTILAR-11

*Bazı âlimler dediler ki; “Hasedden daha zararlı bir şey yoktur. Onun vesilesi ile hased edene

CEVAHİR-ÜL LÜ’LÜİYE’DEN PARILTILAR-10

CEVAHİR-ÜL LÜ’LÜİYE’DEN PARILTILAR-10

Bazı zatlar demişlerdir ki; “Kim gözlerini haramlardan korursa ve nefsini şehvetlerden el çek

TAŞ ATANLARA GÜL ATMAK PEYGAMBER AHLAKLILARIN İŞİDİR

TAŞ ATANLARA GÜL ATMAK PEYGAMBER AHLAKLILARIN İŞİDİR

Öğrencileriyle birlikte deniz kıyısında yürüyen Allah dostlarından birine öğrencileri demi

MADDÎ VE MANEVÎ SAĞLIĞA KAVUŞTURAN REÇETE

MADDÎ VE MANEVÎ SAĞLIĞA KAVUŞTURAN REÇETE

Bir televizyon programında arz ettiğim reçeteyi, dinleyen ve seyreden kardeşlerimiz, yazılı ol

AHLAK OLMADAN NAMAZ, NAMAZ OLMADAN AHLAK KURTARICI OLABİLİR Mİ?

AHLAK OLMADAN NAMAZ, NAMAZ OLMADAN AHLAK KURTARICI OLABİLİR Mİ?

Namaza en çok kafa yoran yazarlardan biri de benim sanıyorum. Önce “NİÇİN NAMAZ” kitabın

Hiçbir günahkar, başkasının günah yükünü yüklenemez.

İsrâ, 15

GÜNÜN HADİSİ

Îmân altmış bu kadar şu'bedir. Hayâ da îmânın bir şu'besidir.

BUHARİ,KİTÂBÜ'L-ÎMÂN, EBU HUREYRE(r.a.)'dan

TARİHTE BU HAFTA

*Uyvar Kalesi Fethedildi.(24 Eylül 1663) *Niğbolu Savaşaı Kazanıldı.(25 Eylül 1396) *Birinci Viyana Kuşatması(27 Eylül 1529) *Preveze Deniz Zaferi(28 Eylül 1538) *Demokrat Parti Kapatıldı(29 Eylül 1960)

ANKET

Sitemizle nasıl tanıştınız?

Yükleniyor...

SİTE HARİTASI