Cevaplar.Org casino maxi

PROF. DR. ŞERİF MARDİN'LE İLGİLİ BİR HATIRA

Bundan otuz yıl önceydi. Hatırlayabildiğim kadarıyla 1978 yılıydı. Bursa'da İnebey Caddesi'nde Nur Hizmetinin ilk ağabeylerinden Sami Pala'nın meşhur 34 numaralı hizmet evinin üst katındaki salonda bulunuyorduk. Belki umumi sohbetin olduğu bir


İbrahim Köse

ibrahimkose60@gmail.com

2008-06-02 02:50:51

Bundan otuz yıl önceydi. Hatırlayabildiğim kadarıyla 1978 yılıydı. Bursa'da İnebey Caddesi'nde Nur Hizmetinin ilk ağabeylerinden Sami Pala'nın meşhur 34 numaralı hizmet evinin üst katındaki salonda bulunuyorduk. Belki umumi sohbetin olduğu bir cumartesi akşamıydı. Sohbete Prof. Dr. Şerif Mardin geleceği için heyecanlıydık.

Prof. Dr. Şerif Mardin, "Sosyal gruplar" konulu bir araştırma ve inceleme çalışması için gelmişti. Bu çalışma doğrultusunda Risale-i Nur eserlerini, onları okuyanları ve bu eserlerin müellifi Bediüzzaman Said Nursi'yi araştırıp inceleyecekti.

Gelenlerin çoğunun yer minderlerinde oturduğu dar bir mekânda yaklaşık 100 kişi kadardık. Çoğunluğu öğrenci olan bu Risale-i Nur dinleyicilerinin diğer kısmı ise çeşitli mesleklere sahipti. İçlerinde, Odunlu Köyünden gelen çiftçiler, Havlucu ve leblebici esnaflar, mühendisler, müteahhitler ve işçiler, memurlar ve öğretmenler. Üniversite hocaları ve öğrencileri. Bir de ortalıkta dolaşan, orada burada koşturan, çay faslı geldiğinde içeriye bir hızla girerek çay tabaklarını dağıtan çocuklar vardı. Diğer bir ifadeyle köylüler, şehirliler, fakirler zenginler, işçiler işverenler, öğrenciler ve öğretmenler. Bir de yeryüzünün canlı çiçekleri olan çocuklar bulunuyordu.

Her zamanki gibi mutad şekilde Risale-i Nurlardan okunarak dersler yapıldı, çaylar içildi. Çay içilirken ilk defa gelenler birbiriyle tanıştı. Tanıdıklar ise, hal hatır sorup duygu ve düşüncelerini paylaştı. Hatta gündelik işlerini takip eden bazı kişiler bir köşede meselelerini konuştu.

Ders programı her zamanki gibi devam etti. Bu süre içerisinde herkes ara sıra Prof. Dr. Şerif Mardin'e baktı. Şerif Mardin hiç kimseye sürekli bakmadı. Ama ara sıra herkese bir göz atıp başını önüne eğerek ders dinledi. Aslında herkes onun neler düşündüğünü merak etti. Belki de söz alır, bir açıklama yapar diye bekledi. Fakat onun hiç böyle bir niyeti yoktu. Anlaşılan biraz sonra kalkıp "Allaha ısmarladık" diyerek gidecekti. Tam bu esnada bir üniversiteli genç (Hatırlayabildiğim kadarıyla Balıkesirli Mustafa) Prof. Dr. Şerif Mardin'e dönerek şu soruyu sordu:

—Sayın Hocam, işte gördüğünüz gibi bizler koca Bursa'da bu kadar az sayıda kişileriz, yaptığımız şey de sadece kitap okumak. (Sanki "sayımız az, yaptığımız iş basit" dercesine) Siz bu gördüklerinizi nasıl değerlendiriyorsunuz?

Prof. Dr. Şerif Mardin bu soru karşısında, anlamı bu gün daha iyi anlaşılan şu cevabı verdi:

Siz mühim bir iş yapıyorsunuz. Sosyologlar için insanların bir araya gelmesi çok önemlidir. Biz bütün dünyada yüz binlerce insanı bir araya getirebiliriz ama bunların hepsi aynı sınıftan. Oysa siz burada bizlerin başaramadığı bir şeyi başarıyorsunuz. Her kesimden insan bir yerde toplanıyor. Bunların işleri ayrı, memleketleri ayrı, yaşları ayrı. Bak hepsi de bir arada saatlerce kalabiliyor. Bu durum ilk olarak Hz. Muhammed'in (S.A.V.) sohbetlerinde görülmüştü. Şimdi de Bediüzzaman'ın kitaplarının okunduğu sohbetlerde görülüyor. Bu iş çok önemlidir. Siz basit bir iş yapmıyorsunuz.

Prof. Dr. Şerif Mardin konuşmasını bitirip o iki katlı mütevazı Bursa evinden ayrılıp gitti. O gün o ifadeler, Risale-i Nur hakkında ilk defa bir yetkili hocadan duyduğumuz ilmi ifadelerdi. O gün o sözleri çok önemsemiştim. Üzerimde çok etki yapmış olduğunu hala hafızamda satırı satırına bulunmasından anlıyorum. Hoca haklıymış. Geçen on yıllar hep onun tespitini haklı çıkardı.

Bu yazıya yorum yazın


Not: Yanında (*) işareti olanlar zorunlu alanlardır.

Bu yazıya gelen yorumlar.

DİĞER YAZILAR

İLAHİ SENARYO

İLAHİ SENARYO

Bir filmin mükemmel ve güzel olması, senarist ve yönetmenin maharetiyle doğru orantılıdır.

M Ü N Z İ R O Ğ L U N U M A N

M Ü N Z İ R  O Ğ L U  N U M A N

Hire hükümdarı olan Numan tarihin kaydettiği sayılı sapık zalimlerdendir. İran namına ülke

İHSAN NE DEMEKTİR?

İHSAN NE DEMEKTİR?

1. Bil ki ihsan, insanı azaptan kurtaracak olan mükemmel dinin üçüncü rüknüdür. O da Peygam

TARİHTE MEŞHUR ZALİMLER VE AKIBETLERİ

TARİHTE MEŞHUR ZALİMLER VE AKIBETLERİ

Kıymetli kardeşlerimiz, Bursa sabık müftülerinden merhum Nail Papatya Hocaefendi’nin “Tarih

KENDİNİ ALDATMAK

KENDİNİ ALDATMAK

Aldatanların en zavallısı kendini aldatandır Konuya başlamadan önce, samimiyetle belirtelim k

SAHABELERİN DAVET METODLARI

SAHABELERİN DAVET METODLARI

Soru Sahabe’nin davet metodu nasıldı? Bunu kısaca açıklar mısınız ? Cevap:

AĞLAYAN KALBİN GÖZ YAŞLARI!

AĞLAYAN KALBİN GÖZ YAŞLARI!

Uyandım. Gece 2.30 sularıydı. Hem hüzünlü, hem de sevinçliydim. Hüzünlüydüm; çünkü kap

TÜM MÜMİN KARDEŞLERİNE KARŞI EDEPLER

TÜM MÜMİN KARDEŞLERİNE KARŞI EDEPLER

1. Kardeşlerinin kusurlarını araştırmamalı onların geçmişte yaptıkları hataları unu

ZEKÂT VE SADAKALAR KONUSUNDA ÇOK ÖNEMLİ BİRKAÇ NOT

ZEKÂT VE SADAKALAR KONUSUNDA ÇOK ÖNEMLİ BİRKAÇ NOT

Ramazan ayı, oruç ayı, Kur’an ayı olmanın yanında, aynı zamanda yardım ve yardımlaşma ay

MUHTAR-I NAİM’DEN KIYAMET ALAMETLERİ

MUHTAR-I NAİM’DEN KIYAMET ALAMETLERİ

Ahirzamanda bir takım insanlar zahirde birbirine dost, kalblerinden birbirlerine düşman olacaklar

NAMAZ KILMAYAN BAŞÖRTÜLÜ KIZ, NAMAZ KILAN BAŞI AÇIK HANIM

NAMAZ KILMAYAN BAŞÖRTÜLÜ KIZ, NAMAZ KILAN BAŞI AÇIK HANIM

21 Mayıs Cumartesi Kocaeli kitap fuarına kitaplarımı imzalamak için davet edilmiştim. Bulundu

Kim iyi bir iş yaparsa kendi lehinedir. Kim de kötülük yaparsa kendi aleyhinedir. Rabbin kullara (zerre kadar) zulmedici değildir.

Fussilet, 46

GÜNÜN HADİSİ

Resulullah (sav) buyurdu ki: "Kim "üç kız" veya "üç kızkardeş" veya "iki kızkardeş" veya "iki kız" yetiştirir, terbiye ve te'diblerini eksik etmez, onlara iyi davranır ve evlendirirse cenneti hak etmiştir."

Ebu Davud, Edeb 130, (5147); Tirmizi, Birr, 13 (1913)

TARİHTE BU HAFTA

*Abdülkadir Geylani hazretlerinin vefatı 17 Temmuz 1163 *Kıbrıs barış harekatı 20 Temmuz 1974 *Aya ilk insan ayağının basması 21 Temmuz 1969

ANKET

Sitemizle nasıl tanıştınız?

Yükleniyor...

SİTE HARİTASI