Cevaplar.Org casino maxi

TAZİYE-1

Taziye, yakını vefat eden bir kimseyi ziyaret ederek baş sağlığı dileme, tesellide bulunma anlamında kullanılan bir terimdir.(1) Anadolu halkı müslüman olduktan sonra İslam’dan referans alarak taziyeyi kendi kültür, örf ve ananelerine göre uygulamıştır. Dolayısıyla taziye, sosyal hayatta bir adab-ı muaşeret olarak kültür halinde form bulmuştur.


Sebahattin Elçani

muhammed_elcani@hotmail.de

2017-12-22 19:41:21

Taziye, yakını vefat eden bir kimseyi ziyaret ederek baş sağlığı dileme, tesellide bulunma anlamında kullanılan bir terimdir.(1) Anadolu halkı müslüman olduktan sonra İslam'dan referans alarak taziyeyi kendi kültür, örf ve ananelerine göre uygulamıştır. Dolayısıyla taziye, sosyal hayatta bir adab-ı muaşeret olarak kültür halinde form bulmuştur.

Bediüzzaman Said Nursi Hazretlerinin buyurduğu gibi: 'Türkler ve Kürtler bin yıldır İslam'la mez(2) Taziye kelimesinin karşılığını Türkler; 'baş sağlığı', Kırmançlar; 'ser xoşi'(3), Zazalar; 'azayi' veya 'ser weşi', Farslar; 'ser selameti', 'azadari'(4)gibi sözlerle ifade etmişlerdir.

Taziyede kullanılan başlıca cümleleri ifade edecek olursak, bunlar: 'Allah rahmet eylesin'; 'Mekanı cennet olsun'; 'Allah gittiği yerde utandırmasın'; 'Allah taksiratını affetsin'; 'Geride kalanların başı sağ olsun'; ' Allah başka acı göstermesin'; ' Ölenle ölünmez, er geç hepimiz öleceğiz'; 'Allah iman Kur'an nasip etsin'; 'Nur içinde yatsın'; 'Toprağı bol olsun' ; ' Olmuş ile ölmüşe çare bulunmaz' gibi teselli verici veciz cümlelerdir.

Taziyeler genelde vefat edenlerin evlerinde olmaktadır. Ancak şehirleşmenin ve kentleşmenin sonucunda taziye merasimleri dernek ile vakıf lokallerinde, cami müştemilatlarında ve bazı belediyeler tarafından tahsis edilen taziye çadırlarında gerçekleştirilmektedir. Bu tarihi süreç içerisinde taziyelerde bazı bid'at ve hurafeler meydana gelmiştir. Dolayısıyla bazı din alimleri bu konuda taziyelerin İslam'a ters düşmemesi kaydıyla icra edilmesi için taziye adabları hakkında bazı eserler yazmışlardır. Örneğin: İbni Asakir; Ta'ziyatul Müslim an Ahihi, Ali el-Medaini; Et-tea'zi gibi eserleri yazmışlardır. Bütün İslami fıkıh kitaplarında 'ehkamul cenaiz' konu başlığı altında taziyeye yer verilmiştir.

Taziye toplumun kaynaşması, birlik ve beraberliği pekiştirmesi açısından devamlı büyük önem arzetmiştir. Çünkü taziyede din ve mezhep ayrımı güdülmeksizin komşuluk hakkı ve insani vazife olarak yerine getirilmesi toplumda ve vicdanlarda yer edinmiştir.

1.KUR'AN ve SÜNNETTE TAZİYE

a)Kur'an'da Taziye

İslam alimleri, taziyenin hayırlı ve faziletli bir amel olduğu için Cenabı Allah'ın Kur'an'ı Kerimde; 'Hayır ve takva üzerinde birbirinizle yardımlaşınız. Günah ve düşmanlık üzerinde birbirinizle yardımlaşmayınız.'(5) Ayetini esas kabul etmişlerdir.

Kur'an'da direk olarak taziyeyi işaret eden ayeti kerimede Cenabı Allah; 'Ve sizi mutlaka korku ve açlıktan ve mal, can ve ürün eksikliğinden imtihan ederiz. Ve sabredenleri müjdele.(6) Onlar ki, kendilerine bir musîbet isabet ettiği zaman: "Biz muhakkak ki Allah içiniz (O'na ulaşmak ve teslim olmak için yaratıldık) ve muhakkak O'na döneceğiz (ulaşacağız)" derler.'(7) Buyurmuştur. Bu ayette ölüm gibi bir müsibetle karşılaşıldığında sabır tavsiye edildiği ve bu tavsiyeye uyanların müjdelendiği vurgulanmaktadır. Sabır da ancak paylaşımla tekamül olur.

Kur'an'ın Asr suresinde sabrın kişiler arasında tavsiye edilerek yapılması vurgulanmıştır. Ayrıca musibete uğrayanların 'İnna lillahi ve inna ileyhi raciun'(Muhakkak biz Allah'tan geldik ve muhakkak biz O'na döneceğiz.) demeleri ayette tavsiye edilmiştir. Peygamber efendimiz (Sav) bir hadisinde; 'Birinize musibet geldiği zaman 'İnna lillahi ve inna ileyhi raciun' desin' buyurmuştur.(8)

b)Hadiste Taziye

Hadis 1: Peygamber efendimiz (Sav) şöyle buyurmaktadır: 'Komşunun hakkı; hastalandığı zaman ziyaret edersin, öldüğü zaman cenazesine katılırsın, borç istediği zaman borç verirsin, kusuru ve ayıbı ortaya çıktığı zaman örtersin, bir hayırla karşılaştığı zaman göz aydınlığı verirsin; başına musibet geldiğinde taziye verirsin, esen rüzgarı kapatmamak için binanı onun binasından yükseltmezsin, yemek kokusu ile onu rahatsız etmezsin şayet böyle bir durumda o yemekten ona ikram edersin.'(9) Bu hadiste sosyal hayatta adabı muaşeretin esasları belirtilerek taziyenin bir komşuluk hakkı olduğu belirtilmiştir.

Hadis 2: Peygamberimiz buyuruyor: 'Bir müslüman, müslüman kardeşinin başına gelen bir musibetten dolayı ona taziye verirse mutlaka Allah kıyamet gününde ona izzet ve şeref elbisesini giydirir.'(10) Peygamber efendimiz bu hadisi şerifte müslümana taziye yapmasının büyük bir fazilet olduğunu bildirmiştir.

Hadis 3: Peygamber efendimizin kızlarından birisi vefat eden oğlunun haberini Allah Resulüne gönderince Peygamber efendimiz haberi veren kişiye; 'Kızıma söyle her şeyin Allah katında belirli bir süresi vardır. Cenabı Allah'ın verdiği ve aldığı her şey onundur. Kızıma söyleyin sabretsin ve mükafatını Allah'tan beklesin' buyurmuştur.(11) Peygamber efendimiz musibetten dolayı kadere inanmayı hatırlatmış ve sabrı tavsiye ederek teselli vermiştir.

Hadis 4: Muaz b. Cebel'in (r.a) çocuğu vefat ettiği zaman Resul-i ekrem efendimiz bir mektup göndererek ona taziye vermiştir. Bu mektupta özet olarak; Allah'ın rahmnetine, mağfiretine ve hidayetine erişmek için sabretmek gerektiğini, ağlayıp sızlamanın ise gideni geri getirmeyeceğini ifade etmiştir.(12) Bu hadisi şerif bizlere taziyenin mektup, telgraf, telefon vb. gibi iletişim araçlarıyla da yapılmasının sünnet olduğunu göstermektedir.

Hadis 5: Hz. Peygamber (sav): 'Ölülerinizi sadece güzel taraflarıyla yad ediniz.'(13) Bu hadisi şerifte ölen kişinin kötü taraflarıyla yad edilmesi yasaklanmış ve iyi taraflarının da anlatılması tavsiye edilmiştir. Binaenaleyh, vefat eden kişinin taziyesinde güzel taraflarının anlatılması fazilet olarak kabul edilmiştir.

Hadis 6: Cerir İbnu Abdillah el-Becceli (R.a) anlatıyor: 'Biz (Rasulullah zamanında), cenaze sahibinin evinde toplanmayı ve (ev halkının da toplananlar için) yemek yapmalarını, yasaklanan matemden bir parça bilirdik.'(14) Bu hadiste taziye evinde oturmanın taziye sahiplerine yük olmanın, onlara hizmet ettirmenin ve onlara yemek hazırlatmak gibi ikramların doğru olmadığını beyan etmektedir.

Hadis 7: Allah Resulü Medine'de iken Şam yakınlarındaki Mute savaşında amcasının oğlu Cafer b. Ebi Talib şehit olduğunda, Resulullah (sav) etrafındakilere: 'Cafer'in ailesine yemek yapınız' buyurmuştur.(15) Peygamberimiz bu hadiste cenaze evine ve musibet zedelere yemek hazırlayıp götürmeyi tavsiye etmiştir. Bu emri bizim için bir sünnettir.

 Hadis 8: Peygamber efendimiz (sav) buyuruyor: 'Ahiret gününe iman eden bir kadın üç günden fazla ölüsü için yas tutamaz ancak eşi ölürse dört ay on gün yas tutabilir.'(16) Bu hadisi şerifte üç günden fazla taziyenin yapılmamasına işaret edilmektedir ve üzüntüyü ifade eden her türlü davranış ve şekillerden kaçınmanın imanın gereği olduğu vurgulanmaktadır. Ancak bir bayan eşi öldüğü zaman dört ay on gün süresi içerisinde süslenmesi günah sayılmıştır.

Dipnotlar

1-TDV İslam Ansiklopedisi, C. 40, S. 202 md. Taziye.

2-Said Nursi, Mektubat, 26. Mektub, 3. Mebhas, 4. Mesele (Mealen).

3- Ziya Paşa, el-Hediyetül Hamidiyye fi lügatil Kürdiyye.

4-Hasan Amid, Ferhengi Farisi Amid, c. 1, md. Taziye.

5-Maide Suresi/2.

6- Bakara Suresi/155.

7-Bakara Suresi/156.

8-İbni Mace, Hadis No: 1598.

9-Taberani; El-Hindi, Kenzül ummal, Hadis No:24897.

10-Beyhaki; İbni Maceh, Hadis No: 1601.

11-Buhari, Hadis No: 1284; Buhari, Hadis No: 7448; Müslim, Hadis No:923.

12-Hakim, el-Müstederek, C. 3, s. 273.

13-Nesai, Hadis No: 1909.

14-İbrahim Canan, Kütüb-i Sitte Muhtasarı, c. 17, s.150.

15-Ahmed b. Hanbel, Müsned, c.3, s. 194; Tırmizi, Bab'ul Cenaiz 21; İbnu Mace, Bab'ul Cenaiz 59.

16-Buhari, Hadis No:1280; Müslim, Hadis No: 1490; İbni Hibban, Hadis No: 4304.

 

Bu yazıya yorum yazın


Not: Yanında (*) işareti olanlar zorunlu alanlardır.

Bu yazıya gelen yorumlar.

DİĞER YAZILAR

MÜSTEHCENLİK DEPREMİ, AFET EKİPLERİ VE MÜSTEHCENLERE ŞEFKAT!

MÜSTEHCENLİK DEPREMİ, AFET EKİPLERİ VE MÜSTEHCENLERE ŞEFKAT!

Eleştiri oklarına hedef olacağımı bile bile bu yazıyı kaleme almış bulunuyorum. Eleştirece

RİSALE-İ NUR DERS NOTLARIM-176

RİSALE-İ NUR DERS NOTLARIM-176

Ders: Muhakemat, Birinci Makale, Sekizinci Mesele, Beşinci Bela İzah: Prof. Dr. Ahmed Akgündüz

MEVLANA EŞREF ALİ TEHANEVİ’NİN KALEMİNDEN EHL-İ SÜNNET AKAİDİ-5

MEVLANA EŞREF ALİ TEHANEVİ’NİN KALEMİNDEN EHL-İ SÜNNET AKAİDİ-5

Allah Subhanehu ve Teâlâ’dan başka gaybı hiç bir kimse bilemez. Ancak peygamberler vahiy ile,

EN ÖNEMLİ EMİR VE YASAKLAR

EN ÖNEMLİ EMİR VE YASAKLAR

1. Allah’ın emrettiklerinin en önemlileri onbir ilkedir: A. Bunların beşi İslam’ın şar

NEHCÜL ENAM’IN MANZUM TERCÜMESİ-13

NEHCÜL ENAM’IN MANZUM TERCÜMESİ-13

TAMAMLAMA Bil ki bunlardır şehadet kelimenin manaları Farz olur müminlere, tasdik içün bilme

KAİNATI İSTİLA EDEN SEVGİ GERÇEĞİ

KAİNATI İSTİLA EDEN SEVGİ GERÇEĞİ

Sevginin Kaynağı: Kâinatta mevcut gerçek sevginin kaynağı, onu var eden yaratıcının kendisi

BLATUS

BLATUS

Arap tarihçilerine göre adı Tulma veya Velid’tir. Hz. Musa ile mücadele eden meşhur firavunun

KENDİ DİLİNDEN BEDİÜZZAMAN-27

KENDİ DİLİNDEN BEDİÜZZAMAN-27

Beşinci Umde : "Dört Noktadır." Birinci Nokta: Kararnâmede, kelimeler üzerinde oynanılıyor.

“RIZKIM MIZRAĞIM GÖLGESİ ALTINDADIR”

“RIZKIM MIZRAĞIM GÖLGESİ ALTINDADIR”

Soru: Rızkım mızrağımın gölgesi altına konulmuştur. Hadisin şerhi ve sıhhati nasıldır?

HZ. SÜLEYMAN’IN HAYVANLARLA KONUŞMASI

HZ. SÜLEYMAN’IN HAYVANLARLA KONUŞMASI

Hz.Süleyman(a.s)’ın Hayvanlarla konuşması hikmete ters değil midir? Hayvanlar konuşuyorsa ir

SA’D BİN EBU VAKKAS(R.A) HAKKINDA BUNLARI BİLİYOR MUYDUNUZ?

SA’D BİN EBU VAKKAS(R.A) HAKKINDA BUNLARI BİLİYOR MUYDUNUZ?

Sa'd bin Ebi Vakkas(r.a) hazretlerinin asıl isminin Sa'd bin Malik olup, Abdurrahman bin Avf(r.a)'

O gün ne mal fayda verir, ne de evlat. Ancak Allah'a selim bir kalb ile gelenler (fayda görürler.)

Şuara, 88-89

GÜNÜN HADİSİ

Berâe (r.a.) şöyle rivayet etmiştir: "Müminlerden (özür sahibi olanlar dışında) (evlerinde) oturanlar ile Allah yolunda malları ve canları ile savaşanlar bir olamaz."

TARİHTE BU HAFTA

*Eğriboz Adası'nin fethi(12 Ağustos 1470) *Kanuni Sultan Süleyman Han'in Tebriz'i fethi(13 Ağustos 1534) *Haçlı Ordusu'nun Kudüs katliami (15 Ağustoz 1099) *Gölcük Depremi(17 Ağustos 1999) *Misak-i Milli'nin TBMM'de de kabûlü(19 Ağustos 1920)

ANKET

Sitemizle nasıl tanıştınız?

Yükleniyor...

SİTE HARİTASI