Cevaplar.Org

FATİH'İN BÜYÜK UFKU VE MOLLA GÜRANİ'NİN TAVSİYESİ

Merhum Namık Kemal Bey anlatıyor; “Geçenlerde Fatih Sultan Mehmed'e dair bir araştırma yaptım. Şöyle bir vesikayla karşılaştım:


2012-05-29 06:56:45

 Merhum Namık Kemal Bey anlatıyor; "Geçenlerde Fatih Sultan Mehmed'e dair bir araştırma yaptım. Şöyle bir vesikayla karşılaştım:

Sultan Murad, yani Fatih'in babası, oğlunda, küçük yaşında iken bir fevkalâdelik görmüş. Hususi hocalar tutarak yetiştirmek istemiş. Zamanın âlim, arif, mutemed zatlarından, oğluna ders aldırmaya başlamış.

Bu hocaefendiler arasında bulunan meşhur Molla Gürani ile Fatih arasında geçen bir hâdise benim gözümü korkuttu. "Böyle kimselerin tarih-i hayatı nasıl yazılır?" diye endişeye kapıldım.

Şehzadenin hocaları da, bizim halkın evlâdını hocalara teslim ederken dediği gibi: Eti senin, kemiği benim, usulüyle tam selahiyetle ve sahiplenerek Fatih'in talim ve terbiyesiyle meşgul olmaya başlamışlar.

Bir gün Şehzade yatsıdan sonra Molla Güranî'den ders okuyup, yatmak için odasına çekilmiş. Fakat hocası, gece teheccüd namazına kalktığında, onun odasındaki ışığın yandığını görmüş ve meraklanarak kapısına gitmiş, çalmış.

"Hayırdır inşaallah şehzadem, rahatsız mısınız?" diye sorunca, Fatih'ten:

"Hayır hocam, iyiyim, uykum gelmedi, ders çalışıyorum" cevabını almış.

"Girebilir miyim?" deyip; buyurun denilince, odaya girmiş ve bakmış ki, yatağın üzerinde, yerde, rahlesinin üzerinde derse ait olmayan, haritalar, resimler, plan gibi şeyler var.

Bunların ne olduğunu sorunca, Fatih; bunun bir sır olarak kalması şartıyla söyleyebileceğini şart koşmuş. Sözü alınca şöyle demiş:

"Hocam, sahabe-i kiramdan beri, Müslümanlar tarafından, Konstantinopolis kuşatılır da niçin alınamaz? Fethetmek için ne yapmak lâzımdır? Hatırıma bazı şeyler geldi onları kaydettim. Plan müsveddeleri yapıyorum..."

Bunun üzerine Molla Güranî, der ki:

"Şehzadem, Peygamber-i Zışân'ın müjdelediği o mübarek şehri fethedecek kumandanın, talebem olması, benim için de bir şereftir... Fakat bu fethi müjdeleyen zat, Muhammed Mustafa sallallahü aleyhi ve sellemdir. Peygamberdir. Demek ki; Allah'ın vahyini tebliğ eden bir insandır.

"Binaenaleyh, Allah'ın vahyi ve emri ile hareket eden, konu-şan, söyleyen bu büyük insan, câhil bir insanı medhetmez.

"Mısır, Şam, Yemen, bütün iklimler alındığı gibi, le-tuftehunne'l-Kostantiniyyetu, Konstantîniyye şehri de fetholunacak; ve le-ni'me'l-emîru emîruha ve le-ni'me'l-ceyşu zâlike'l-ceyş... Onu fetheden ordu ne güzel ordudur ve o ordunun kumandanı ne güzel kumandandır...

"Câhil bir kumandana, Peygamber-i Zîşan, ne güzel kumandan, demez. Böyle bir kumandan da zaten o fethe muvaffak olamaz.

"Demek ki, şehzadem, şimdi ders yerine bu fikir ve planlarla uğraşırsan, tahsilin yarım kalır. Hem ilmin tamam olmaz, hem de fethe nail olamazsın. Onun için, inşaallah, şimdi başladığımız dersleri bitirelim, icazetnamelerini al; bu işlere ondan sonra muvaffak olursun."

Hocası Molla Güranî'nin bu akilane, arifane, müdebbirane sözleri üzerine, Şehzade Fatih de, karaladığı kâğıtları ortadan kaldırır ve ilim tahsiline devam eder... Sonrası malum...

İşte Molla Güranî'den nakledilen bu hadise, o zatların şahsiyetleri üzerinde yazılacak bir tarihçe-i hayatın güçlüğü hakkında benim gözümü korkuttu."

Ali Ulvi Kurucu

Hatıralar: 2

Kaynak Yayınları

İst. 2012

Bu yazıya yorum yazın


Not: Yanında (*) işareti olanlar zorunlu alanlardır.

Bu yazıya gelen yorumlar.

DİĞER YAZILAR

BAZI ORYANTALİSTLERİN VE ONLARIN TAKİPÇİLERİNİN DÜŞTÜĞÜ FAHİŞ HATALAR

BAZI ORYANTALİSTLERİN VE ONLARIN TAKİPÇİLERİNİN DÜŞTÜĞÜ FAHİŞ HATALAR

Buraya kadar anlatılanlardan anlaşıldığı gibi bazı or¬yantalistlerin ve Reşîd Rıza gibi t

HER ŞEY KUR’AN’DA OLDUĞUNA GÖRE, ÂLİMLERE NE İHTİYAÇ VAR?

HER ŞEY KUR’AN’DA OLDUĞUNA GÖRE, ÂLİMLERE NE İHTİYAÇ VAR?

Her şey Kur’an’da olduğuna göre, mezheb imamlarına ve diğer İslâm ulemâsına ne ihtiyac

NOEL BABA

NOEL BABA

Yılbaşı neyimiz olur? Ramazan Bayramımız mı? Kandilimiz mi? Kurban Bayramımız mı? Biz, Muh

HARB MECLİSİ

HARB MECLİSİ

İstanbul’da Yusufpaşa’da Gülşen-i Maarif Rüşdiyesi’nde, galiba beşinci sınıftaydım.

HÜZÜNLÜ BİR SÜNNET HATIRASI

HÜZÜNLÜ BİR SÜNNET HATIRASI

Yavuz Bülent Bakiler beyefendi anlatıyor; (Arif Nihat Asya merhum ile) Müşterek dostumuz şair

PEYGAMBERİMİZ EBU CEHİL’E GİTTİ Mİ?

PEYGAMBERİMİZ EBU CEHİL’E GİTTİ Mİ?

Âlemlerin Rabbi Kur’ân’ında Resûlullah aleyhissalatu vesselamı bizim için ‘en güzel ör

MEAL OKUMAK KUR’AN’I ANLAMAK MIDIR?

MEAL OKUMAK KUR’AN’I ANLAMAK MIDIR?

Bir bayan, öğretmenlikten emekli olduktan sonra "başımı kapattım, namazlarımı kılmaya başl

ŞEHİD ÖLDÜĞÜNDE NE HİSSEDER?

ŞEHİD ÖLDÜĞÜNDE NE HİSSEDER?

Abdullah bin Zübeyr, bir daha hücuma geçince Şamlı askerler hazan yaprakları gibi kılıcını

İRADEMİZİ TERBİYE EDELİM

İRADEMİZİ TERBİYE EDELİM

A.J. Cronin, Reader’s Digest, Amerika Otuz sene evvel(1920’ler) genç bir doktor olarak bulundu

PROF. DR. ALAADDİN BAŞAR BEYİN İBRETLİ BİR ANISI

PROF. DR. ALAADDİN BAŞAR BEYİN İBRETLİ BİR ANISI

“Lise son sınıftaydım. Bir gün hocamız sınıfa girdiğinde, tahtada ahlâk dışı bir resim

BİR ARAP ÂLİMİN İBRETLİ HİKAYESİ

BİR ARAP ÂLİMİN İBRETLİ HİKAYESİ

Merhum Mehmed Kırkıncı Hocaefendi anlatıyor; “1970’li yıllarda, İstanbul’daki bir sohbet

Kim Rabbine kavuşmayı arzu ediyorsa güzel bir amel işlesin ve Rabbine kullukta hiç bir ortak koşmasın.

Kehf, 110

GÜNÜN HADİSİ

İki kelime vardır ki, Rahman'a sevimli, dilde hafif ve mizanda ağır gelir. Bunlar; "Sûbhanellahi ve bihamdihi, Sûbhanellahil-azim=Yüce Allah'ı hamd ile tesbih ederim, Yüce Allah'ı tenzih ederim." kelimeleridir.

Buhari Tecrid-i Sarih, 2189

TARİHTE BU HAFTA

*Türkiye'nin NATO'ya girmesi.(18 Şubat 1952) *Çanakkale Savaşının Başlaması.(19 Şubat 1915) *İbn-i Haldun'un Vefatı(22 Şubat 1406) *Hz.Peygamber (s.a.v.)'in Mekke'de "VEDA HUTBESİ"ni İradı(23 Şubat 632)

ANKET

Sitemizle nasıl tanıştınız?

Yükleniyor...

SİTE HARİTASI