Cevaplar.Org

ÖNCE DİNLEYİN

İnsanların etrafınızdan uzaklaşmalarını, sırtınızı döndüğünüz anda sizinle alay etmelerini istiyorsanız, onlara konuşma fırsatı vermeyin.


Mehmet Akıncı

mehmed.akinci@gmail.com

2012-12-16 08:57:51

İnsanların etrafınızdan uzaklaşmalarını, sırtınızı döndüğünüz anda sizinle alay etmelerini istiyorsanız, onlara konuşma fırsatı vermeyin.

Bazıları karşısındaki kişide olumsuz bir etki bırakmak için adeta çırpınır durur; onu dinlemez, sürekli kendinden bahsetmek ister. Biri konuşurken aklına bir şey geldiğinde, konuşmanın bitmesini beklemeden söze başlar.

İbn-i l-Mukfi şöyle der: "Konuşmayı öğrendiğiniz gibi susmayı da öğrenin. Konuşan kişiyi sözü bitene kadar dinlemek, hemen cevap vermek için öne atılmamak, konuşan kimseye dikkat kesilip başka bir şeyle meşgul olmamak ve konuşmasını anlamaya çalışmak da, susmayı bilmekten sayılır."

Bir bilgeye ne zaman konuştuğu sorulur. Bilge: "Susmak istediğim zaman." der. "Peki ne zaman susarsın?" denir. Bilge "Konuşmak istediğim zaman." der.

Allah Resûlü (aleyhisselâtü vesselâm) bize "Ya hayır söyleyin ya da susun" diyerek ne güzel bir tavsiyede bulunmuştur. Allah Resûlü (alehyisselâtü vesselâm) bu sözüyle bize güzelce dinlemeyi ve az konuşmayı tavsiye etmiştir. İyi konuşan kimse aynı zamanda iyi bir dinleyicidir.

Bir gün Ebul-Velid Utbe bin Rebia Allah Resûlü (aleyhisselâtü vesselâm)'a gelip değersiz sözler ederek uzattıkça uzatmıştı. Allah Resûlü (aleyhisselâtü vesselâm) Ebu l-Velid'i sözünü bitirene kadar dinledi. Sonra "Bitti mi?" dedi. Ebul-Velid "Evet" dedi. Allah Resûlü (aleyhisselâtü vesselâm) Fussilet suresinden "Eğer onlar yüz çevirirlerse de ki: İşte sizi Ad ve Semûd'un başına gelen kasırgaya benzer bir kasırgaya karşı uyarıyorum!"(1) ayetine kadar olan kısmı okudu. Bunun üzerine Utbe "Yeter" dedi. "Başka söyleyecek bir şeyin yok mu?" Allah Resûlü (aleyhisselâtü vesselâm) da "Hayır" cevabını verdi.

Lokman, oğluna nasihat ederken şöyle der: "Ey oğlum! İnsanlar güzel konuşmalarıyla övünürse, sen de susup dinlemesini bilmenle övün."

Bazen insanlar karşıdaki kişinin ne dediğini anlamadan, gönülsüzce dinlerler. Stephan Kevin "Başarının Yedi Yolu" isimli kitabında dinlemeyi şöyle çeşitlendirir:

Karşı tarafın ne dediğini anlamadan dinlemek.

Yalnızca dinliyormuş gibi yapmak.

Seçici dinleme; konuşmanın beğenilen kısımlarını dinleyip diğer yerleri dinlememek

Sesleri dinleme; yalnızca kelimelere kulak verip, konuyu hiç anlamamak

Dikkatlice dinleme; söyleneni anlamak kastıyla dinlemek.

Sevgi ile dinleme; bu dikkatli dinleme gibidir. Ancak dinlemede etkili olan unsur,

Konuşan kişiyi anlamak istemekten ziyade ona karşı sevgi duyulmasıdır.

İyi bir dinleyici olmak için önce susmalı, sonra tüm dikkatimizi karşı tarafın konuşmasına yöneltmeliyiz ve

Bilinçlice dinlemeli,

Dinleme anında zihnimizi başka şeylerle meşgul etmemeli,

Söylenene odaklanmalı,

Dikkatimizin dağılmasına fırsat vermemeliyiz.

Konuşma anında karşımızdaki kişiye takdim edebileceğimiz en güzel şey onu içtenlikle dinlemektir. Böylece ona "Sen dinlenilmeye layıksın, sen bunu hak ediyorsun" mesajını veririz ve kendisini değerli hissetmesini sağlarız.

İnsanlar dinlenilmekten hoşlanır. Eşinin kendisini dinlememesinden yakınan hanımlara rastlamışsınızdır. Yahut "Aslında patronumu sevebilirim. Ancak beni hiç dinlemiyor" diyen bir işçiyi duymuşsunuzdur. Ya da "Annem, babam beni hiç anlamıyor. Onlarla hislerimi, sorunlarımı paylaşmak istiyorum, ancak beni dinlemiyorlar bile." diyen bir genç görmüşsünüzdür. Günümüzde yaşanan pek çok anlaşmazlıkların temelini bu basit durum oluşturmaktadır.

Ebu Derda (radiyallahu anh) ın nasihatine kulak vermeliyiz. Diyor ki: "İki dinle bir konuş. Konuşmaktan daha fazla dinleyesin diye sana iki kulak bir dil verilmiş."

Sevilmeye layık olan kişi, konuşma anında insanlara kendilerinden bahsetme fırsatı verir. Hatta hal hatırlarını sorarak onları konuşmaya teşvik eder. Kendimizden bahsetmekten mutluluk duyarız. Bu esnada başkaları bizi dikkatlice dinliyorsa mutluluğumuz artar. Bir de muhatabımız bizi kendimizden bahsetmeye teşvik ediyorsa mutluluğumuz daha da artar.

Karşınızdaki kişi sizi dinlemek istiyorsa, öyle konuşun. Ancak bu şekilde söyledikleriniz onda bir tesir uyandırır. Güzel söz muhatabınızın kalbine tesir eden sözdür. İşte böyle bir söz kıyamet günü sizin azap görmenize engel olacak bir ,sadaka hükmüne geçer; "Bir hurma yarısıyla dahi olsa ateşten sakınınız. Kim bunu da bulamıyorsa tatlı bir sözle bunu başarsın."(2)

Enes bin Malik (radiyallahu anh) şöyle rivayet ediyor: "Çölde yaşayan Zâhira isminde biri vardı. Allah Resûlü (aleyhisselâtü vesselâm) a çölden hediyeler getirirdi. Allah Resûlü (aleyhisselâtü vesselâm) da Zâhira ayrılacağı vakit ona çölde ihtiyaç duyacağı şeylerden verirdi. Bir gün Allah Resûlü (aleyhisselâtü vesselâm) "Zâhira bizim çölümüz, bizse onun şehriyiz." buyurdu. Allah Resûlü (aleyhisselâtü vesselâm) onu çok severdi. Zâhira çirkin bir adamdı. Bir gün Zâhira mallarını satarken, Allah Resûlü (aleyhisselâtü vesselâm) arkasından yaklaşıp kollarının altından onu sardı. Bunun üzerine Zâhira "Kimsin? Bırak beni." dedi. Arkasına dönüp Allah Resûlü (aleyhisselâtü vesselâm) ı görünce kendini kurtarmak için acele etmedi. Bu esnada Allah Resûlü (aleyhisselâtü vesselâm) "Kim bu köleyi satın alır?" diye seslenmeye başladı. Bunun üzerine Zâhira "Bu durumda vallahi benim değersiz olduğumu anlarsın." dedi. Allah Resûlü (aleyhisselâtü vesselâm) ise "Sen Allah katında değersiz değilsin." buyurdu."(3)

Dininden ilham alarak yaşayan akıllı müslüman, meşrû alanlarda neşe ve mutluluk yaymaya ve yakınları arasında sevgi ve kardeşlik bağlarını kuvvetlendirmeye çalışır. Allah Resûlü (aleyhisselâtü vesselâm) şöyle buyurur: "Kim bir müslüman kardeşini memnun etmek için onu Allah'ın râzı olduğu bir şekilde karşılarsa, Allah da onu kıyamet günü memnun eder."(4)

Sevilmek istiyorsanız iyi bir dinleyici olun. Muhatabınız kendinden bahsederken onu teşvik edin ve ona duymak istediği şeyleri söyleyin.

Dipnotlar

1-Fussilet: 13

2-Sahih-i Müslim: 3/21

3-eş-Şemail il-Muhammediyye, Tirmizi: 2/237

4-Mucemu s-Sağir, Taberani: 3/1175

 

Bu yazıya yorum yazın


Not: Yanında (*) işareti olanlar zorunlu alanlardır.

Bu yazıya gelen yorumlar.

DİĞER YAZILAR

ANNE KARNINDAKİ BEBEĞİN RABBİYLE DİYALOĞU

ANNE KARNINDAKİ BEBEĞİN RABBİYLE DİYALOĞU

Anne karnındaki bir bebeğin ağzı vardır, gözü vardır, kulağı vardır, eli vardır, ayağı

SİGARALI GENÇ VE BEN

SİGARALI GENÇ VE BEN

Yolcu minibüsünün içindeyim. Çarşıdan Fakülteye gidiyorum. Bir durakta kahvehaneden çıkan

EY HER YERDEN GÖRÜNEN VE HER YERDEN GÖREN! SENİ İSTİYORUM!

EY HER YERDEN GÖRÜNEN VE HER YERDEN GÖREN! SENİ İSTİYORUM!

Namaz için kalkmıştım. Kıyamda durdum, kâinatı kıyamda gördüm. Rükûa vardım, kâinatı

YOLA ÇIKMAK

YOLA ÇIKMAK

Biraz sonra yola çıkacağız. On bin metre yükseklikten, üç bin kilometre yol kat edeceğiz. Bu

KAPTANLIK KOLAY BİR ŞEY DEĞİLDİR

KAPTANLIK KOLAY BİR ŞEY DEĞİLDİR

Stuttgart Hava Limanı’nın alt katında bütün dinler için ayrılan ibadethanede namaz kılarke

ARABAYI UNUTTUM

ARABAYI UNUTTUM

Unutmak çok kötü bir şeydir. Bu gün çarşıdan gelirken bir yerde arabayı park edip bir iki

İŞTE KOLAY KÂRDA ÇOK

İŞTE KOLAY KÂRDA ÇOK

İşte cemaatle namaz kılma hareketi, kaptanı imam olan mescit botuna binerek en emin arkadaşlarl

GÖKÇEADA DEPREMİ

GÖKÇEADA DEPREMİ

Belirtilen tarihte bütün Ege’de ve dolayısıyla Tavşanlı’da çok şiddetli bir deprem oldu.

24 SAAT MİSAFİR KALDIĞIM ANKARA

24 SAAT MİSAFİR KALDIĞIM ANKARA

Yıllar önceydi, M.E. B’ndaki bir sınav için Ankara’da bulunuyordum. Ankara soğuk, sınav zo

İMTİHAN SADECE BİR “TIK”LAMAKTIR

İMTİHAN SADECE BİR “TIK”LAMAKTIR

Önce karşına iki pencere çıkar, tıklayarak birini seçmek senin elindedir. Sonra yine iki pen

GENÇLER İÇİN HAYAT REÇETESİ

GENÇLER İÇİN HAYAT REÇETESİ

Sevgili Genç Kardeşim! Plansız ve reçetesiz başarılı olmak mümkün değildir. Her gencin

SİTE HARİTASI