Cevaplar.Org

BEYİNDE TANRI NOKTASI VAR MI?

Beyinde tanrı noktası var mı? Bilim adamları beyinde "tanrı noktası" olarak adlandırdıkları bir bölüm bulduklarını ve bu bölümün maneviyatı arttırdığını söylüyorlar. Yani bizim yaşadığımız iman duygusu


Niyazi Beki(Prof. Dr.)

niyazibeki@gmail.com

2018-12-22 09:48:26

Beyinde tanrı noktası var mı? Bilim adamları beyinde "tanrı noktası" olarak adlandırdıkları bir bölüm bulduklarını ve bu bölümün maneviyatı arttırdığını söylüyorlar. Yani bizim yaşadığımız iman duygusu sadece beynin bir kandırmacası mı? İman Allah'tan gelmiyor mu?

Cevabımız

-Söz konusu makalede, beyinin bir yerinde "tanrı noktası" olup olmama hususunda farklı çeviri ve yorumların yapıldığını İnternet veb sitelerinde görüyoruz. Bu değişik yazıların ortak noktası şu merkezdedir: "Konuyla ilgili araştırma yapan bilim adamları tarafından insanların beyninde dini duyguların temelini oluşturan nöropsikolojik bir alan bulunmuş. Bu alan beynin çeşitli yerlerine yayılmış. Dini duygular ve maneviyat çok karmaşık bir yapının birbiriyle olan bağlantısıyla ilgilidir. Bu duygular birleştiğinde insanların maneviyatıyla ilgili deneyimler yaşamasını sağlıyor."

-Dikkat çekici bir notada şudur ki, söz konusu araştırmacıların bazılarının ifadelerinden anlaşıldığına göre, bu dini merkezler, belli bir din yerine genel olarak dini duyguları yansıtmaktadır. Örneğin, bu din duygusunun bir sonucu olarak bazıları Budist, bazıları, Yahudi, bazıları Müslümanlıkla ilgili dini düşüncelerini pekiştirirler. Hatta bu duygu, ateistler için "evrenle bağlantılı olma düşüncesi" olarak ortaya çıkar.

-Biz bu konuda iki-üç nokta üzerinde durmayı faydalı bulmaktayız:

a. Bize aktarıldığı kadarıyla bu araştırmaların ortaya koyduğu bilgilere göre, bulunduğu ifade edilen beyindeki dini fonksiyonu icra eden duygular veya bu duyguların merkezleri, insanları belli bir dine zorlayan bir faktör değildir. Tam aksine, -bir din duygusu ve bu duygulara bağlı olarak insanların ilgi odağı olan bir dindarlık gerçeği çerçevesinde-akla kapı açılmış, özgür iradesi, tercih hakkı elinden alınmamıştır. Dileyen kimse aklını kullanarak Allah'ın vasıflarını doğru olarak nerede bulabileceğini araştıracak ve ona göre, imanını ilan edecektir. Bu sebeple, "De ki: "İşte Rabbin tarafından gerçek geldi. Artık dileyen iman etsin, dileyen inkâr etsin."(Kehf, 18/29) mealindeki ayette ifade edilen özgürlük sahnesinin varlığına bir kanıt olarak değerlendirilmelidir.

b. Soruda yer alan "bizim yaşadığımız iman duygusu sadece beynin bir kandırmacası mı?" şeklindeki problemi şöyle çözmek mümkündür: İnsanın yaratılışında var olan maddi-manevi bütün duygu ve organların hepsinin bir amaca hizmet ettikleri, önemli bir görev üstlendikleri, insan bünyesinin cismani ve ruhani yapısının sağlıklı çalışmasına yönelik fonksiyonlar icra ettiklerine, müspet ilmin yüzlerce bilim dalı, binlerce tecrübeye veya bedihi realiteye dayanarak şahadet etmektedir. Örneğin; gözün, görmek için; kulağın duymak için, bir fıtrata sahip oldukları gözle görülmekte ve kulakla işitilmektedir. Yine, gülme ve ağlama duygularının yerli yerince -kişinin sevincini ve üzüntüsünü dışa yansıtmaya yönelik olarak-ağlamayı ve gülmeyi ortaya koymak için gereken bir fıtrata sahip oldukları gözle görülmektedir.

Özetle bugünkü ilmî gelişmeler, özellikle anatomi ilmi, insanda bir tek hücrenin bile yersiz yaratılmadığını kabul etmektedir. O halde çok rahatlıkla şunu söyleyebiliriz ki: Fıtrat yalan söylemez. Fıtrat aldatmaz. Fıtrat, tesadüfe havale edilemeyecek kadar çok amaçlı fevkalade bir arka plana sahiptir. Bu ve benzeri tespitlerden anlaşılacağı gibi, beynin de dâhil olduğu insan fıtratına, her şeyin yaratıcısı, sonsuz ilim, hikmet ve kudret sahibi olan Allah'tan başkası sahiplenemez.

Özetle, güzün görme mahareti bir aldatmaca olmadığı gibi, beynin inanç varlığı lehindeki şahadeti de bir aldatmaca değildir.

Bediüzzaman hazretlerinin özetle ifade ettiği gibi: İnsanın fıtrat-ı zîşuuru olan vicdanı, (Allah'ın varlığını gösterdiği gibi), saadet-i ebediyeyi de, gösterir. Evet, kim kendi uyanık vicdanını dinlerse "Ebed! Ebed!" sesini işitecektir. Bütün kâinat o vicdana verilse, ebede karşı olan ihtiyacının yerini dolduramaz. Demek o vicdan, o ebed için yaratılmıştır. Demek bu vicdanî olan incizab ve cezbe, bir gaye-i hakikiyenin ve bir hakikat-ı cazibedarın yalnız cezbi ile olabilir. (Sözler, 522 )

c.Bu araştırmaların bu ilmi verileri, Kur'an'a ve hadis-i şeriflere iman etmeyi zorunlu kılmaktadır. Çünkü,

-Kuran'da İslam dini "fıtrat dini " olarak nitelendirilmiştir. Bu, insanların yaratılışı, İslam dinini kabul edip ona göre yaşayabilecek bir yapıda olması anlamına gelir.

İlgili ayetlerden birini meali şöyledir:

 "O halde sen, batıl dinlerden uzaklaşarak yüzünü ve özünü, hak din olan İslâm'a yönelt. Yani Allah'ın insanları yaratmasında esas kıldığı o fıtrata uygun hareket et. Allah'ın bu hilkatini/yaratmasını kimse değiştiremez. İşte dosdoğru din budur. Fakat insanların ekserisi bunu bilmezler."(Rum, 30/30).

-Hz. Peygamber de şöyle buyurmuştur: "Her doğan, İslâm fıtratı üzerine doğar. Sonra, anne-babası onu Hristiyan, Yahudi veya Mecusi yapar."(Buhârî, cenâiz 92; Ebû Dâvut, sünne 17; Tirmizî, kader 5)

 Evet, her doğan, İslâm fıtratı üzerine doğar; fakat anne-baba, arkadaş, muhit, toplum ve okul gibi dış tesirlerle, bunları lehinde veya aleyhinde değerlendirecek olan irade, fıtrata müspet veya menfi yönde müdahalede bulunur.

Ancak fıtrattaki bu doğru kodlar -imtihanın adil yapılması için- zorunlu bir istikameti göstermez. Bilakis, insanın özgür iradesine bağlı olarak değişik formatlara sokulabilir.

Nasıl ki, dupduru, saf ve berrak bir pınar suyu, esas kaynağı ve mahiyeti itibariyle tertemiz olup, en faydalı ve şifalı bir hâl almaya müsaittir. -Ya da üzerine toz toprak saçmak suretiyle bulandırılıp başka bir mahiyete sokulabilir- Aynı şekilde yeni doğan bir çocuk da fıtrat ve kâinat kanunlarına göre hakikatleri kabule, bulanıklık ve dalaleti ise reddetmeye uygun ve müsait bir haldedir. Bu sebeple, 5-15 yaş grubu çocuklara ne anlatırsanız, onlar hemen onu hafızalarına kaydedip, kalp dünyalarına iman ve İslâm adına yerleştirirler. Söz gelimi, "Bir köy muhtarsız, bir iğne ustasız olmaz; öyleyse, şu koca kâinat da sahipsiz olmaz; onun sahibi Allah'tır. (cc.)" dediğinizde, karşınızdaki alıcı o kadar lekesiz ve bu tür mesajların öylesine frekansındadır ki, hiç parazitsiz söylediklerinizi kaydediverir.

Bu yazıya yorum yazın


Not: Yanında (*) işareti olanlar zorunlu alanlardır.

Bu yazıya gelen yorumlar.

DİĞER YAZILAR

KUR’AN O DÖNEMİN KOŞULLARINA GÖRE Mİ İNMİŞTİR?

KUR’AN O DÖNEMİN KOŞULLARINA GÖRE Mİ İNMİŞTİR?

Kur'an o dönemin koşullarına göre mi inmiştir? Kimi arkadaşlarım Kur'an şu an inse idi daha

BEYİNDE TANRI NOKTASI VAR MI?

BEYİNDE TANRI NOKTASI VAR MI?

Beyinde tanrı noktası var mı? Bilim adamları beyinde "tanrı noktası" olarak adlandırdıkları

EZELİ İLİM

EZELİ İLİM

Soru: Muhammed Suresi 31. Ayetinde geçen "hatta na’lem" ifadesini Allah’ın sonsuz ve ezeli ilm

SURİYELİ MÜLTECİLERE KARŞI TAVRIMIZ NASIL OLMALIDIR?

SURİYELİ MÜLTECİLERE KARŞI TAVRIMIZ NASIL OLMALIDIR?

Bilindiği gibi toplumumuzda Araplara karşı nefret vardır. Nitekim bu nefretten ülkemize sığı

YAHUDİLİK

YAHUDİLİK

Yahudiliğin kötü inançlarından bahseder misiniz? Bildiğim kadarıyla onlar da tek bir Tanrı'y

MUHTELİF SORULAR

MUHTELİF SORULAR

Günümüz alimlerinden Ebu Muhammed el Makdisi’nin yazarı olduğu bir kitap var bu kişi ehli s

ALLAH NASIL GÖRÜP İŞİTİYOR?

ALLAH NASIL GÖRÜP İŞİTİYOR?

Allah’ın görme ve işitmesi bizimkine küçük miktarda benziyor mu? Allah’ın görmesi ve duy

HÜKÜM AYETLERİNİ BU ZAMANDA NASIL ANLAYABİLİRİZ?

HÜKÜM AYETLERİNİ BU ZAMANDA NASIL ANLAYABİLİRİZ?

Bu zamanda ehl-i sünnet ve’l-cemaat'ın gittiği yolu değil de, ehl-i sünnet ve’l-cemaatın d

TEVRAT DEĞİŞTİ Mİ DEĞİŞMEDİ Mİ?

TEVRAT DEĞİŞTİ Mİ DEĞİŞMEDİ Mİ?

“Muhakkak ki Tevrat'ı Biz indirdik, onda hidayet ve nur vardır. (Maide, 44) Bir Hristiyan “Mu

HZ.ADEM(A.S)’IN UNUTMASI NE DEMEKTİR?

HZ.ADEM(A.S)’IN UNUTMASI NE DEMEKTİR?

Soru: Ta Ha Suresinde; “Doğ¬ru¬su Biz da¬ha ön¬ce Âdem’e de va¬hiy ve emir ver¬miş-tik

ARAPLARLA ALAKALI RİVAYETLER

ARAPLARLA ALAKALI RİVAYETLER

Soru: İnsanların iyisi Arap, Arabın iyisi Kureyş, Kureyş’in iyisi beni Haşim’dir(Deylemi).

Allah'a güven. Vekîl olarak Allah yeter.

Ahzab, 33

GÜNÜN HADİSİ

"Kişi, dostunun dini üzeredir. Bu nedenle, kiminle dost olacağına dikkat etsin!"

Ebû Hureyre radıyallahu anh. Ebû Dâvud.

TARİHTE BU HAFTA

*Gençlik ve Spor Bayramı(19 Mayıs) *Gençlik Haftsı(19-25 Mayıs)

ANKET

Sitemizle nasıl tanıştınız?

Yükleniyor...

SİTE HARİTASI