Cevaplar.Org

MEKTUPLA YAYGIN EĞİTİM ve RİSALE-İ NUR TALEBELERİ

Bu yazımızda, kısaca Risale-i Nur eserlerinde Nur talebelerinin vasıfları, Said Nursi’nin onlara gösterdiği hedef, onun nazarında talebeleri ve talebelerinin gözünde üstatları ele alınmaya çalışılmıştır.


İsmail Aksaraylı

i.aksarayli@mynet.com

2015-07-01 10:18:22

Bu yazımızda, kısaca Risale-i Nur eserlerinde Nur talebelerinin vasıfları, Said Nursi'nin onlara gösterdiği hedef, onun nazarında talebeleri ve talebelerinin gözünde üstatları ele alınmaya çalışılmıştır.

Çalışmamızda, Risale-i Nur eserlerinden özellikle Barla, Kastamonu, Emirdağ Lâhikaları, Sikke-i Tasdik-i Gaybi, Müdafaalar Risalesi, Şualar ve Tarihçe-i Hayat'tan yararlanılmış, bu eserlerde yer alan Said Nursi'nin çeşitli sınıf, yaş ve tabakadan talebelerine yazdığı mektuplardan ve talebelerinin 'Üstad'larına yazdığı bir kısım mektuplardan iktibaslar yapılmıştır.

Said Nursi'nin Risale-i Nur'larda talebelerine gösterdiği hedef, Kur'an hakikatlerini neşir; hayat tarzı da sünnet-i seniyyedir. Ona göre Risale-i Nur talebeleri; Kur'an'ın mübelliği, insanlık âleminin manevi güneşi Hz. Muhammed'i (a.s.m.) örnek alarak yaşamalı ve hayatlarıyla insanlığa ayna olmalı, davranışlarıyla Kur'an'ı aksettirmelidir.

Mektuplarda, Risale-i Nur'un gaye ve hizmetinin anlaşılmasına ve hayata geçirilmesine büyük önem verir. Bu maksadın gerçekleşmesi için Risale-i Nur esaslarının bilinmesi ve yaşanması gerekir. Said Nursi, bunu Risale-i Nur terbiyesiyle yapmaya çalışmış, nümune-i imtisal –örnek alınacak model- olarak Risale-i Nur'un manevî şahsiyetini göstermiştir. Risalelerin bir hedefi, talebelerini bu terbiyeden geçerek Nur'un boyasıyla boyamaktır.

Bu hedef Said Nursi'de Van'da kurmak istediği Medresetü'z Zehra üniversitesiyle 'gaye-i hayal' [hayalinin gayesi] olarak başlamış, kuvveden fiile, hayalden uygulamaya geçmesi ise Risale-i Nurlar ile olmuştur. "Medresetü'z Zehra kahramanları" dediği talebelerinin "elmas kalemleriyle" Nurlar yazılmış ve yayılmıştır.(1) Üniversite gayesinin, Risale-i Nur'un mânevi şahsiyetinde gerçekleştiğini söyler.

Said Nursi, talebelerine mânevi Risale-i Nur üniversitesinde ders vermiş, aynı zamanda onlara ders arkadaşı olmuştur. Onun, mektuplarıyla yaptığı bir çeşit talim-terbiye bugünkü ifadeyle eğitim-öğretimdir; günümüz üniversitelerindeki uzaktan eğitimin mektupla uygulanan şeklidir.

Risale-i Nur adını verdiği Kur'anî iman anlayışının ve yaşayış tarzının, çocuklardan en yaşlıya; avamdan en üst tabakaya kadar hayata geçirilmesi için her seviyedeki insana seslenir, Risale-i Nur yansımasındaki Kur'ân nurunun gönüllerde yer etmesine çalışır. Bu bakımdan mektuplarda, risalelerin neşri için talebeleriyle ısrarlı ve sıkı bir irtibat içinde olduğu görülür. Mektuplarında, şahsının değil Risale-i Nur'un mânevî şahsiyeti ve talebelerinde onun yansıması üzerinde durur.

1926 baharından itibaren işkenceli bir sürgün ve hayata kasteden bir hapis devresi içinde(2) bile yazdığı mektuplarıyla gayesini gerçekleştirmeye ve talebelerinin yetişmesine çalışır.

Risale-i Nur külliyatında geniş ve önemli yer tutan mektuplarıyla talebelerinden, okuduklarını değerlendirmelerini ister, onlara Risale-i Nur'un açtığı yolun herkes için hakikate ulaştıracak bir yol olup olmadığını sorar, talebelerinin gönderdiği cevaplarda onları kontrol eder ve Risale-i Nur'un anlaşılmasını takip eder, onlarda yanlış veya noksan gördüğü anlamaları yine mektuplarıyla düzeltmeye gayret eder.

Mektuplarda Risale-i Nur talebelerinin manevi yapısını meydana getiren, onları teşvik eden, müjdeleyen, ikaz eden; onların şevklerini artıran, onlara ümit ve teselli veren birçok husus vardır. Yüzlerce mektupta yer alan hususlardan bazıları şunlardır:

"YAZILAN RİSALELERİ NASIL BULDUNUZ?"

"Gayyûr, ciddî, hâlis ve muhlis âhiret kardeşim!

Size Otuz İkinci Söz'ün İkinci Mevkıfı'nı gönderdim. Dikkat ile okuyunuz ve güzelce yazınız. Hatâlar varsa da tashih ediniz. Acele ve hazin bir kalp ile yazıldığı için içinde müşevveşiyet bulunacaktır".

 "Yazdığım bazı şeylere dair fikrinizi soruyordum. Maksadım, "gördüğüm hakikat acaba hakikat midir?" diye sormuyorum. Belki, "Hakikate açılan yol, acaba umuma yol olabilir mi?" diye soruyorum. Çünki umumun telâkkisini sizin kadar bilmiyorum."(3)

TALEBELERİN CEVAPLARINDAN

 "Muhterem efendim!

Şu yazılan risâleleri nasıl buldunuz, buyuruyorsunuz?

Ya Hazret-i Üstad! Ne diyelim! (...) Şu Sözler bittecrübe yazılmasıyla, umum kardeşlerimiz îkaz ediliyor. Ve her ferde kudsiyeti ile güyâ o ferde hitap eder gibi, bir ulviyetle mâ-i zemzem içiriyor. / İslâm Karyesinden Kuleönü'nden Ali" (4)

***

"Sizin tatlı sözlerinizi yazmaya başladım ve yazmaya doyamıyorum. (…) yazmağa başladığım anda, ruhumda bir ferahlık hissediyorum. Aynı zamanda sizi hiçbir türlü unutamıyorum. Ve daima sizin mektubunuzu yazmak istiyorum. / Talebeniz İsmail"(5)

***

"Bu biçâreye, bu mübarek eserinizle çok şeyler öğrettiniz. (…) Bu nurlu mektubu okuduğum zevâtın hepsi, muhteviyatını takdir ve tasdik ettiler ve eminim ki çok istifade ettiler. / Hulûsi"(6)

***

TEŞVİKLER-İKAZLAR-TESELLİLER

Mektuplarda, Nur talebelerini teşvik eden, müjdeleyen, ikaz eden; onlara yol gösteren, teselli ve ümit veren birçok bölüm vardır. Said Nursî, bu mektuplarla Nur talebelerinin manevi şahsiyetinin vasıflarını ortaya koyar:

"Sevgili Kardeşim!

Seni teşvik için değil, çünki teşvike muhtaç değilsin. Hem medar-ı fahr olmak için değil, çünki fahr ise ucb ve riyâya medardır. Belki sana medar-ı şükür olmak için diyorum ki: Sen ve Hakkı Efendi benim için yüz ciddî talebe hükmüne geçtiniz. (…)"(7)

***

"Kardeşim, (…) bundan sonra yazı ve sözleri, senin hocanın yazısı diye tutma; kendi malın ve senin sözlerindir bil, öyle sahip ol./ Kardeşiniz S a i d"(8)

***

NAZARLARI RİSALE-İ NUR'A ÇEVİRİR

Said Nursî; şahsının değil, Risale-i Nur'un mânevî şahsiyeti ve onun yaşanması üzerinde önemle durur. Mektuplarda talebelerinin, bütün nazarlarını şahsına değil Risale-i Nur'a çevirdiği görülür. Talebelerinin, kendine haddinden fazla makam vermelerini kabul etmez, bunun sebebini "Risale-i Nur tercümanı, doğrudan doğruya hakâik-ı Kur'aniyeyi [Kurán hakikatlerini] bir şahs-ı mânevi mâhiyetinde ve Risale-i Nur şahs-ı manevisinin cesedine girmiş ve eczalarının libasını [Risale-i Nurların elbisesini] giymiş bir tarzda" görünmesi şeklinde açıklar. Risale-i Nur'a verilmesi gereken, şahsına yapılan teveccühü reddeder, "Risale-i Nur'un şahs-ı manevisine verilmesi gereken makam "Said libasını giymiş cismine verilmemelidir."(9) der. Talebelerinin şahsına sarf ettikleri haddinden fazla hüsn-ü teveccühlerini tâdil eder, düşüncelerini dengeler, onları Risale-i Nur'a verir(10)

***

"RİSALE-İ NUR'UN VERDİĞİ DERS"

Said Nursi, mektuplarında talebelerine Risale-i Nur'un verdiği dersi anlatır, ondan ders alan Nur talebelerinin yapması gerekenlerin neler olduğunu söyler, onlara mektuplarla rehberlik eder, yol gösterir, Nur talebesi olmanın kazanç ve mesuliyetlerini anlatır; onları toplum içinde dünyevî, dinî, siyasi hadiselere karşı uyarır:

*"Risale-i Nur'un verdiği ders hakikat-ı ihlas ve terk-i enaniyet ve daima kendini kusurlu bilmek ve hodfuruşluk etmemektir."(11)

*Risale-i Nur'dan ders alanlar kendilerini değil Risale-i Nur'un şahs-ı manevisini ehl-i imana gösterirler.(12)

*"Birbirinizin kusuruna bakmayınız, kısmet ve kadere itiraz hükmünde olan şekvalar ve "Böyle olmasaydı şöyle olmazdı." diye birbirinizden gücenmeyiniz."(13) "

*Risale-i Nur'un has rükünlerinden gücenmek ise Risale-i Nur'dan çekilmek ve hakaik-ı imaniyeyi öğrenmekten pişman olmaktır."(14)

*"Risale-i Nur'dan ders alan şakirtleri -iman-ı tahkikinin aynel yakin derecesine ulaşırlar- kâinatı bir Kur'an gibi okuyabilecek derecesine gelir. Böyle imanlı zatlara şüpehat orduları hücum da etse bir halt edemezler."(15)

***

"TARİKAT DERSİ DEĞİL, KUR'ÂN'IN HAKÎKATLERİNİ DERS VERİYORUM."

Said Nursî, Risale-i Nur'un tarikat dersi vermediğini, hakîkat dersi verdiğini, zamanın tarikat zamanı olmadığını söyler. Risalelerde -29. Mektup gibi- ve talebelerine yazdığı mektuplarda Risale-i Nur mesleği ile tarikatların farkını anlatır:

"Risale-i Nur'un mesleği tarîkat değil, hakikattir. Bu zaman, tarîkat zamanı değil, imanı kurtarmak zamanıdır."(16) "İmansız cennete girilmez; tarikatsız cennete gidenler çoktur, imansız cennete giden yoktur."(17)

Risale-i Nur tarikat dersi vermez.(18) "İman hakikatlerinin izahı olduğu için hem ilim, hem marifet, hem ibadettir.(19) Risale-i Nur'un mesleğinde hakikat ve sünnet-i seniyye ve feraize dikkat ve büyük günahlardan çekinmek esastır. Tarikata ikinci, üçüncü derecede bakar(20).

"Ben tarîkat dersi değil, imanın, Kur'anın hakikatlerini ders veriyorum. (…) Mesleğimiz tarîkat değil, imanın hakikatleridir."(21)

Sonuç: Said Nursî, mektuplarıyla talebelerine mânevî Risâle-i Nur üniversitesinde "îmân ve Kur'ân hakîkatlerini" ders vermiş ve Risâle-i Nur yansımasındaki Kur'ân nurunun gönüllerde yer etmesine çalışmış, aynı zamanda talebelerine ders arkadaşı olmuştur.

Mektuplarda; Said Nursî'nin, "Risâle-i Nur" adını verdiği Kur'ânî îman anlayışının hayata geçirilmesine çalıştığı; halktan en üst tabakaya, çocuklardan yaşlılara kadar her seviyedeki insana seslendiği, Risâlelerin anlaşılması ve yayılması için talebeleriyle ısrarlı ve sıkı bir irtibat içinde bulunduğu görülür.

Dipnotlar

1-Lem'alar, S. 250. 

2-Emirdağ Lâhikası, S. 329.

3-Hulûsi Bey'e Hitaben Yazılmış Bir Mektubdur.), Barla Lâhikası, S. 252

4-Barla Lâhikası, Envar Neşriyat, S. 274.

5- (Aydın'lı İsmail'in Fıkrasıdır.), Barla Lâhikası, S. 227, 228. 

6-Barla Lâhikası, S.129.

7- (Hulûsi Bey'e), Barla Lâhikası, S. 252.

8- (Hulûsi Bey'e Hitabdır), Barla Lâhikası, S. 250-251.

9-Emirdağ Lâhikası 1, S. 72.

10-Emirdağ Lâhikası 1, S. 73.

11-Emirdağ Lâhikası 1, S. 49.

12-Emirdağ Lâhikası 1, S. 49.

13-Şualar, S. 280.

14-Şualar, S. 322.

15-Emirdağ Lâhikası, S. 192. 

16-Emirdağ Lâhikası, S. 20. 

17-Tarihçe-i Hayat, S. 450.

18-Emirdağ Lâhikası, S. 20.

19-Emirdağ Lâhikası, S. 234. 

20-Emirdağ Lâhikası -1, S. 273.

21-Emirdağ Lâhikası, S. 549.

 

****

 

 

Bu yazıya yorum yazın


Not: Yanında (*) işareti olanlar zorunlu alanlardır.

Bu yazıya gelen yorumlar.

DİĞER YAZILAR

SİRETÜ İMAMU MÜCEDDİD-4

SİRETÜ İMAMU MÜCEDDİD-4

Üstadın ulaştığı netice gösteriyordu ki; gerçekten İslam fıtrat dinidir. Bundan sonra, bu

SİRETÜ İMAMU MÜCEDDİD-3

SİRETÜ İMAMU MÜCEDDİD-3

Müellif: M. Said Ramazan el Buti Mütercim: Fehmi Türkmen Hocaefendi Bizim için mümkün değil

RİSALE-İ NUR VE MİSYONU-5

RİSALE-İ NUR VE MİSYONU-5

Risale-i Nur, acz, fakr, şefkat ve tefekkür kavramlarından her birini Hakka ve hakikate ulaşma

RİSALE-İ NUR VE MİSYONU-4

RİSALE-İ NUR VE MİSYONU-4

Risale-i Nur kendisini tarikattan çok hakikat ve şeriat olarak tarif eder. Fakat, ister hakikat ol

SİRETÜ İMAMU MÜCEDDİD-1

SİRETÜ İMAMU MÜCEDDİD-1

Türkiye’de acip bir olay meydana geldi. En mühim ve en tehlikeli olan hadise ise, Türk milleti

SİRETÜ İMAMU MÜCEDDİD-2

SİRETÜ İMAMU MÜCEDDİD-2

Cenab-ı Hakkın kainata koyduğu kanunlardan(sünnetullah) birisi de, belirli zaman dilimlerinde M

RİSALE-İ NUR VE MİSYONU-3

RİSALE-İ NUR VE MİSYONU-3

Risale-i Nur, insanı Allah’a ulaştıran yolların sayısız olabileceğini söyler. Bununla birl

RİSALE-İ NUR VE MİSYONU-2

RİSALE-İ NUR VE MİSYONU-2

Bu konuda diğer bir ayrıntı da, Risale-i Nur’un diline, üslubuna yapılan itirazdır. Dilin a

RİSALE-İ NUR VE MİSYONU-1

RİSALE-İ NUR VE MİSYONU-1

“Risale-i Nur, bize, Rabbimizi tanıtan dört külli muallimden, dört umumi tarif ediciden bahsed

BEDİÜZZAMAN VE 'MÜSPET HAREKET-3

BEDİÜZZAMAN VE 'MÜSPET HAREKET-3

10. ‘Dindar Demokratlar’ Bir kere Nursi Demokratları nitelerken hemen tüm nitelemelerinde

BEDİÜZZAMAN VE 'MÜSPET HAREKET-2

BEDİÜZZAMAN VE 'MÜSPET HAREKET-2

6. Kur’an Hizmeti Hiçbir Şeye Alet Yapılmamalıdır Nursi, mevcut siyasi yapıya "isyan hakk

Size yasak edilen büyük günahlardan kaçınırsanız, kusurlarınızı örteriz ve sizi ağırlancağınız şerefli bir yere yerleştiririz.

Nisâ, 31

GÜNÜN HADİSİ

Sadakaların en efdali, iki kişi arasını düzeltmektir.

Seçme Hadisler, s.237

TARİHTE BU HAFTA

*Uyvar Kalesi Fethedildi.(24 Eylül 1663) *Niğbolu Savaşaı Kazanıldı.(25 Eylül 1396) *Birinci Viyana Kuşatması(27 Eylül 1529) *Preveze Deniz Zaferi(28 Eylül 1538) *Demokrat Parti Kapatıldı(29 Eylül 1960)

ANKET

Sitemizle nasıl tanıştınız?

Yükleniyor...

SİTE HARİTASI