Cevaplar.Org

SEYYİD ŞEFİK ARVASİ’NİN BİR TAKRİZİ

Kıymetli ziyaretçilerimiz, merhum âlim Seyyid Şefik Arvasi(1884-1970)’nin Bediüzzaman Hazretlerinin Mesnevi’sinin Şemme Risalesinin sonunda yer alan bu takrizi, ilk defa olarak Türkçe olarak neşredilmektedir. Değerli Hocamız İsmail Hakkı Zeyrek beyefendi tarafından Arapçadan dilimizi çevrilen bu kıymetli


İsmail Hakkı Zeyrek

ekremyilmaz08@gmail.com

2011-06-01 10:11:15

Kıymetli ziyaretçilerimiz, merhum âlim Seyyid Şefik Arvasi(1884-1970)'nin Bediüzzaman Hazretlerinin Mesnevi'sinin Şemme Risalesinin sonunda yer alan bu takrizi, ilk defa olarak Türkçe olarak neşredilmektedir. Değerli Hocamız İsmail Hakkı Zeyrek beyefendi tarafından Arapçadan dilimize çevrilen bu kıymetli takrizinde Arvasi hazretleri, Eski Said Dönemi eserlerinin kıymet ve ehemmiyetini çok veciz olarak dile getirmektedir. Cenab-ı Hak hem kendisine, hem de üstad Bediüzzaman'a rahmetiyle muamelede bulunsun. Âmin. Bu vesile ile İsmail Hakkı Hocaefendiye teşekkürlerimiz bir kere daha belirtmek isteriz. Cevaplar.org

"Meziyet-i şahsiye sahibi, asil, Allah yolunda kardeşim Seyyid Şefik Arvasi'nin takrizidir."

Noksan sıfatlardan Münezzeh olan Allah'ın Adıyla..

Salatu Selam, yaratıklarının hayırlısı olan Hz. Muhammed'e olsun.

Şurası bir gerçektir ki, Üstadımız Bediüzzaman'ın ayat-ı Kur'aniyye'nin feyizlerinden mülhem ve belagat-ı Kur'aniyye'nin nüktelerinden ve işaretlerinden istifade ile yazdığı eserlerini mütalaa edenler şunu şöyle bilmeleri gerektir ki, bu eserler sonsuz ihata sahibi Allahu Teâlâ hazretlerinin lütuf ve kereminin inkişafıyla, letaif ve vicdan ayinelerinin cilalanmasıyla vücud bulmuştur.

Ben bu eserler hakkında samimi olarak kısaca şunu arz edeyim ki, bu eserlerden her biri din düşmanlarına karşı aşılmaz bir kale, belki nefis ve şeytanın tuzak ve desiselerinin, tabiatperestlerin telkinlerinin ve filozofların sapık ve batıl fikirlerinin tesir edemeyeceği bir Çin seddidir.

Onun bahis konusu yaptığı kaynaklardan öyle bir ab-ı hayat fışkırmaktadır ki, onunla en müşkül imani meseleler çözülür, nefsanî bütün kötülükler söner.

Bu eserleri okuyan her hakikat arayıcısının onların üzerinde çok dikkatli durması lazımdır ki, ortaya koyduğu delillerinden tam istifade edebilsin, inceliklerinden istediği zevki alabilsin.

Şayet manalarını anlamakta zorlanırsa, bu durum onu usandırmasın ve gevşekliğe sevk etmesin. Çünkü büyük ve yüksek faydalar elde etmenin yolu çok uğraşmak ve ciddi gayret göstermektir.

Hem de müellifine asla serzenişte bulunmamalıdır. Çünkü o da bu zor yolu kendi iradesiyle seçmiş değildir. Zira ele aldığı meselelerin mevzuları alışık olduklarımızdan çok farklıdır. Ve zevke hitap ettiği için ibareler dar gelmektedir. Başkalarına göre görüş ve düşünce halinde olan şeyler ona göre delillerin açık neticeleri, birbirine uygun ve birbirinden doğan manalardır ki, bazılarına işaret edilmiş, bir kısmından da sarf-ı nazar edilmiştir. Çünkü mesafenin uzaklığı, cümle ve kelimelerdeki işaretleri göstermeye kâfi gelmemektedir. Harika teşbihler ve temsiller gibi.

El- Hakir

Muhammed Şefik

Seyyid Şefik Arvasi Kimdir?

Şeyh Muhammed Şefik El-Arvâsî; Arvâsî (Arvas, Van'ın Müküs-Bugünkü Bahçesaray- kazasının bir köyüdür) Seyyidlerinden olup, ünlü Şeyh Abdülhakim Arvâsî'nin amcazâdesidir. Medrese tahsilini Norşin ve Ohin'de yapmıstır. Norşin'de Şeyh Muhammed Ziyauddîn Efendi ve onun yeğeni Sultan Veled'in (Vefatı:1936) yanında tahsil görmüş, sonra Ohin'de Şeyh Alauddîn Efendi'nin yanında tahsilini tamamlayarak icâzet almıştır.

Tarikat icâzetini de yine Şeyh Alaaddîn Efendi'den almıştır. Mütareke döneminde İstanbul'a gelerek Seyyid Abdülkâdir'in kurduğu Kürd Teâli Cemiyeti'ne girmiştir. İstanbul'da iken Kürdçe Mevlid-i Şerîfi, Ahmed Kâmil Matbaası'nda bastırmıstır. Bunun yanısıra, Eyüp'teki Hüsrev Pasa Naksibendi-Hâlidî tekkesinin son postnişîni olmuştur. Bir ara, memlekete dönmüşse de Şeyh Said hadisesinin ardından tekrar İstanbul'a sürgün olarak gönderilmiştir.

Bediüzzaman'la da dostluk tesis etmiş olup, Denizli ve Afyon hapislerinde beraber bulunmuştur. Bedüzzaman'ın bazı risalelerine takriz yazmış olup, bazı risalelerde kendisinden söz edilmektedir. 1970 Ocağında, Eyüp'teki tekkesinin bitişiğindeki evinde vefat etmiştir.

 

 

 

Bu yazıya yorum yazın


Not: Yanında (*) işareti olanlar zorunlu alanlardır.

Bu yazıya gelen yorumlar.

DİĞER YAZILAR

SİRETÜ İMAMU MÜCEDDİD-4

SİRETÜ İMAMU MÜCEDDİD-4

Üstadın ulaştığı netice gösteriyordu ki; gerçekten İslam fıtrat dinidir. Bundan sonra, bu

SİRETÜ İMAMU MÜCEDDİD-3

SİRETÜ İMAMU MÜCEDDİD-3

Müellif: M. Said Ramazan el Buti Mütercim: Fehmi Türkmen Hocaefendi Bizim için mümkün değil

RİSALE-İ NUR VE MİSYONU-5

RİSALE-İ NUR VE MİSYONU-5

Risale-i Nur, acz, fakr, şefkat ve tefekkür kavramlarından her birini Hakka ve hakikate ulaşma

RİSALE-İ NUR VE MİSYONU-4

RİSALE-İ NUR VE MİSYONU-4

Risale-i Nur kendisini tarikattan çok hakikat ve şeriat olarak tarif eder. Fakat, ister hakikat ol

SİRETÜ İMAMU MÜCEDDİD-1

SİRETÜ İMAMU MÜCEDDİD-1

Türkiye’de acip bir olay meydana geldi. En mühim ve en tehlikeli olan hadise ise, Türk milleti

SİRETÜ İMAMU MÜCEDDİD-2

SİRETÜ İMAMU MÜCEDDİD-2

Cenab-ı Hakkın kainata koyduğu kanunlardan(sünnetullah) birisi de, belirli zaman dilimlerinde M

RİSALE-İ NUR VE MİSYONU-3

RİSALE-İ NUR VE MİSYONU-3

Risale-i Nur, insanı Allah’a ulaştıran yolların sayısız olabileceğini söyler. Bununla birl

RİSALE-İ NUR VE MİSYONU-2

RİSALE-İ NUR VE MİSYONU-2

Bu konuda diğer bir ayrıntı da, Risale-i Nur’un diline, üslubuna yapılan itirazdır. Dilin a

RİSALE-İ NUR VE MİSYONU-1

RİSALE-İ NUR VE MİSYONU-1

“Risale-i Nur, bize, Rabbimizi tanıtan dört külli muallimden, dört umumi tarif ediciden bahsed

BEDİÜZZAMAN VE 'MÜSPET HAREKET-3

BEDİÜZZAMAN VE 'MÜSPET HAREKET-3

10. ‘Dindar Demokratlar’ Bir kere Nursi Demokratları nitelerken hemen tüm nitelemelerinde

BEDİÜZZAMAN VE 'MÜSPET HAREKET-2

BEDİÜZZAMAN VE 'MÜSPET HAREKET-2

6. Kur’an Hizmeti Hiçbir Şeye Alet Yapılmamalıdır Nursi, mevcut siyasi yapıya "isyan hakk

Bilin ki, Allah'ın lâneti zâlimlerin üzerinedir.

Hûd,18

GÜNÜN HADİSİ

“Köleleriniz, kardeşlerinizdir”

Buhari

TARİHTE BU HAFTA

*Uyvar Kalesi Fethedildi.(24 Eylül 1663) *Niğbolu Savaşaı Kazanıldı.(25 Eylül 1396) *Birinci Viyana Kuşatması(27 Eylül 1529) *Preveze Deniz Zaferi(28 Eylül 1538) *Demokrat Parti Kapatıldı(29 Eylül 1960)

ANKET

Sitemizle nasıl tanıştınız?

Yükleniyor...

SİTE HARİTASI