Cevaplar.Org

ÜÇ ALİMİMİZLE ALAKALI BAZI ANILAR

URFALI MAHMUD KAMİL EFENDİ VE ÜSTAD BEDİÜZZAMAN 1940-50’li yıllarda İstanbul’un meşhur vaizlerinden, dersiam ve avukat olan merhum Mahmud Kamil Efendi’nin Üstad Bediüzzaman’a sevgisini gösterir bazı hatıraları nakletm


Salih Okur

nedevideobendi@gmail.com

2010-08-14 08:13:14

URFALI MAHMUD KAMİL EFENDİ VE ÜSTAD BEDİÜZZAMAN

1940-50’li yıllarda İstanbul’un meşhur vaizlerinden, dersiam ve avukat olan merhum Mahmud Kamil Efendi’nin Üstad Bediüzzaman’a sevgisini gösterir bazı hatıraları nakletmek istiyoruz. Osmanlı insanı vefa insanıydı. Birbirlerinin kıymetini bilir, takdir ederlerdi. Biz de bu güzellikleri nakletmeyi vazife biliyoruz ki, ulemamızın birbirlerine sevgisi bizim içimizdeki grup asabiyetini yakıp yok etsin. Müminleri kucaklama duygusunu geliştirsin. Salih Okur-cevaplar.org

Mahmud Kamil Efendi, memleketi Urfa’da 1953’te dar-ı bekaya irtihal etmiştir. Üstad Bediüzzaman kendisinden bahsederken “meşhur ve hakikatli ve kıymettar ve tesirli vaiz ve âlimlerden Mahmud Efendi” der. Ruhu şad olsun.

 Muhterem Prof. Dr. Hayreddin Karaman hocamız kendisiyle alakalı şu hatırayı anlatmaktadır; “1950'lerde, memleketim olan Çorum'da, aile dostumuz bir manifaturacı, İstanbul'a gidip döndükçe taze haberler getirir, görüştüğü ulemadan bahsederdi. Bir defasında İstanbul vaizlerinden Urfalı Mahmud Kâmil Efendi'nin, Bediüzzaman merhum için, 'O yeryüzünde bir tanedir' dediğini nakletmişti. Ve bu söz, bende derin bir tesir bırakmıştı(1)

Sayın Karaman, aynı meseleyi hatıralarında kaleme alırken, Urfalı Kamil Efendi’nin bir soru üzerine, merhum Kamil Miras hoca için “Türkiye’de bir tane” dediğini, bunun üzerine meclistekilerin “Ya Bediüzzaman?” diye sormaları üzerine “O Küre-i Arz’da bir tane. Keşke risalelerinden parçalar bulup okuyabilseniz. Ama yasak, bulunmuyor” dediğini naklediyor.(2)

Refet Barutçu anlatıyor: “1952'de Gençlik Rehberi mahkemesi için Üstad Bediüzzaman İstanbul'a gelmiş, Sirkeci'de Akşehir Palas'ta kalıyordu. Birçok tanınmış şahsiyetler Üstadın ziyaretine geliyordu. Üstad otelin odasına, gelen ziyaretçilerle görüşüp konuşmak için döşeli bir vaziyet verdirmişti. Bir gün Urfa'lı hem vaiz, hem de avukat olan meşhur Mahmud Kâmil Bey ziyaretine gelmişti. Bu zat Beyazıd camiinde haftada bir gün bir saat ders veriyordu. Cami tıklım tıklım doluyordu. Mahmud Kâmil Bey Üstadın karşısına oturmuştu. Görünüşü çok heybetli, uzun boylu ve müşekkel bir zattı. Sohbet esnasında bir ara Mahmud Kâmil: 'Efendim, ben sizin Van'da bulunduğunuz sırada Urfa'da talebeydim, sizden ilm-i beyan hususunda ders almak istiyordum' dedi. Üstad ona iltifat ederek, 'Ben bu kardeşime ders verecek iktidarda değilim,' deyince o heybetli vücuduyla bir anda yere atlayan Mahmud Bey, Üstadın ayaklarına kapandı. Sonra Üstad: 'Risale-i Nur hepimize ders veriyor, Onun dersini beraber dinleyelim' diyerek orada bulunan bir üniversite talebesine Sözler Mecmuasındaki Hüve Nüktesini okuttu. Bazı yerlerini de kendisi izah etti. Dersten sonra hayretini etrafındakilerden gizleyemeyen Mahmud Bey; 'Bize âlim demezler; işte âlim bu eserin sahibine derler' dedi." (3)

Üstad hazretleri bir mektubunda Urfalı Mahmud Kamil Efendi’den şöyle bahsetmektedir; “Meşhur vaizlerden Mahmud Efendi ve Ali Haydar Efendi risaleleri tetkik ettikten sonra demişler ki: Bu risalelerin fevkinde hiçbir ferd bir risale çıkarmak kabiliyetine haiz olamayacağını ve kemal-i iştiyak ve hürmet ile Risale-i Nur’u okuyup hayret ve istihsan ile karşıladıklarını İstanbul’dan gelenler beyan ediyorlar.(4)

Mahmud Kamil Efendi’nin Urfa’da müftülük yaptığı sıralar, bu şehirde iman hizmetlerinde bulunan muhterem Abdullah Yeğin ağabey, sorum üzerine, 01.06.2010 tarihinde şunları anlattılar; “Mahmud Kamil Efendi, süresini hatırlamıyorum, ama bir sene kadar Urfa’da müftülük yaptı. O sıralar bizi de kaldığımız dershanede ziyarete geldi. Selam verdi. Selamını alıp “hoş geldiniz” dedim. Başında fotör bir şapka vardı. “Üstadımız bu şapkayı sevmezdi” dedim. “Biz kanun adamıyız. O fevkal kanun(kanun üstü) bir adam. Ben onun köpeği olamam” dedi.

Çok mütevazıydi. Müftülüğü sırasında hizmetlerimize sahip çıktı, bize müzahir oldu. Hatta bir gün dershaneye yakın bazı polisleri görmüş, bizi kontrol ediyorlarmış. Polislere “ne yapıyorsunuz burada?” demiş. “Burada talebeler var da onlara bakıyoruz” demişler. Demiş ki; “Benim de burada emniyet müdürü kadar salahiyetim var. Ben buraydım. Bunlar zararsız insanlardır.”

Bir gün “Size kebap ısmarlayacağım” dedi. Ben “Üstadımız hediye kabul etmiyor. Biz de karşılıksız bir şey almak istemiyoruz, kusura bakmayın” dedim. “Yok Yok! Burası benim medresemdir, yiyeceksiniz” dedi ve hakikaten bize kebap yedirdi.

Camide bir vaazu nasihatini dinledim. Çok cesur konuşuyordu. Ben öyle cesur konuşan vaiz başka göremedim.”

OSMAN NURİ EFENDİ’NİN TAKDİRİ

Eski alay müftülerinden Osman Nuri Efendi aslen Ankaralıdır. İstanbul'da vazife yapmıştır. Rütbesi yarbaydı. 1885'te dünyaya gelmiş, 1 Ekim 1955'te Ankara'da vefat etti. Mezarı Cebeci Kabristanındadır.

Kendisiyle alakalı olarak Abdullah Yeğin ağabey şunları anlattı; “Biz Ankara’da iken bizimle alakadar olurdu. Tarikat ehliydi. Tarikat şeyhi gibi vaazu nasihat ederdi. Devlet ricalinden çok kadim dostları vardı. Paşalar ziyaretine gelirlerdi.

Üstadımızı çok sever, çok hürmet ederdi. “Bediüzzaman’ımız” diye hitap ederdi. “Bediüzzaman’ımıza Cenab-ı Hak ilmiyle tecelli etmiş” derdi.

ELMALILI HAMDİ EFENDİ’NİN YAKINLARININ ÜSTADI ZİYARETİ

Malum olduğu üzere merhum allame Elmalılı Hamdi Efendi, Dar-ül Hikmet Akademisinde Bediüzzaman ile birlikte aza olarak bulunmuş ve onu çok takdir etmiştir. Sorum üzerine Elmalılı hakkında Abdullah Yeğin ağabey şu hatırasını anlattı; “Onun akrabaları Emirdağ’da üstadı ziyarete geldiler. Sanırım gelenlerden biri İbrahim Subaşıydı, mebustu. “Bizler Hamdi Yazır’ın akrabalarıyız” diye kendilerini tanıttılar. Üstad onlara çok hürmetkâr davrandı ve Elmalılıyı hayırla yâd etti.

Kaynaklar

1-Son Şahitler: 4-s:249

2-Bir Varmış Bir Yokmuş-Hayreddin Karaman-s: 205

3-Son Şahitler: 2-s:390-391

4-Gayr-i Münteşir Emirdağ Lahikası

Fotoğraflar:

1-Bediüzzaman Hazretleri

2-Abdullah Yeğin ağabeyin bize hatıraları anlattığı gün çektiğimiz fotoğrafı

3-Osman Nuri Efendi

4-Elmalılı Hamdi Yazır

5-Urfalı Mahmud Kamil Efendi bir grup alimle birlikte

 

Bu yazıya yorum yazın


Not: Yanında (*) işareti olanlar zorunlu alanlardır.

Bu yazıya gelen yorumlar.

murat akbulut, 2010-08-17 09:22:20

Hatıralar oldukça etkileyici. Çok beğendim.Allah devamını nasip etsin.

Bu yoruma katılıyor musunuz ?

DİĞER YAZILAR

ÜSTAD BEDİÜZZAMAN’IN KENDİ DİLİNDEN BAZI HATIRALAR

ÜSTAD BEDİÜZZAMAN’IN KENDİ DİLİNDEN BAZI HATIRALAR

Kıymetli ziyaretçilerimiz, Üstad Bediüzzaman 6000 sayfalık Külliyatında zaman zaman -bazen bi

BEDİÜZZAMAN’IN ŞAM HUTBESİ VE MUHADDİS ŞEYH BEDREDDİN EL HASENİ

BEDİÜZZAMAN’IN ŞAM HUTBESİ VE MUHADDİS ŞEYH BEDREDDİN EL HASENİ

Merhum Ali Uçar Bey bir sohbetinde anlatıyor; “Ali Sert Hocamdan dinlediğim şu hatırayı, Kon

CAFER ÇİM AĞABEY’İN HATIRALARI

CAFER ÇİM AĞABEY’İN HATIRALARI

Takdim Kıymetli ziyaretçilerimiz, edep, nezaket, tevazu timsali çok kıymetli bir insan-ı kâmi

BİR AVUKATIN HATIRALARI

BİR AVUKATIN HATIRALARI

Kıymetli ziyaretçilerimiz, aşağıda nakledeceğimiz hatıralar, Mutlakıyet, Meşrutiyet, Cumhu

SAİD HALİM PAŞA VE BEDİÜZZAMAN'LA İLGİLİ BİR HATIRA

SAİD HALİM PAŞA VE BEDİÜZZAMAN'LA İLGİLİ BİR HATIRA

Güngörmüş, gün geçirmiş zatların yanında insanın ya bir not defteri olmalı veya bir kayı

SUNGUR AĞABEY’DEN AHMED FEYZİ KUL AĞABEY İLE ALAKALI ANILAR

SUNGUR AĞABEY’DEN AHMED FEYZİ KUL AĞABEY İLE ALAKALI ANILAR

Sungur Ağabey anlatıyor: ‘Ahmet Feyzi Ağabey hapiste iyice hırslanmış, Temyiz’e layiha ya

ÜSTAD BEDİÜZZAMAN’I AĞLATAN RÜYA

ÜSTAD BEDİÜZZAMAN’I AĞLATAN RÜYA

Hafız Rıza Çöllüoğlu, değerli bir büyüğümüz. Muradiye Vakfının kurucularından olan Ho

MOLLA VAHDEDDİN KÜFREVİ’DEN HATIRALAR

MOLLA VAHDEDDİN KÜFREVİ’DEN HATIRALAR

Şeyh Muhammed Küfrevi hazretlerinin torunlarından Vahdettin Küfrevi Efendi'nin hatıraları

TAHİR BÜYÜKKÖRÜKÇÜ HOCAEFENDİ VE BEDİÜZZAMAN HAZRETLERİ

TAHİR BÜYÜKKÖRÜKÇÜ HOCAEFENDİ VE BEDİÜZZAMAN HAZRETLERİ

Abdurahman Büyükkörükçü hocamızla 29.06.2011 tarihinde Konya Erenköy’deki evlerinde kısa

İMANIN TEZAHÜRÜ

İMANIN TEZAHÜRÜ

Biz bu yazımızda Üstad Bediüzzaman’ın Tarihçe-i Hayatında da neşredilen bir kahramanlığ

NUR KAHRAMANLARI-2

NUR KAHRAMANLARI-2

Üstad Hazretlerini, ortaokul talebesi iken tanıyıp ona soru sorma şansına ve yakın talebelerin

Kim iyi bir iş yaparsa kendi lehinedir. Kim de kötülük yaparsa kendi aleyhinedir. Rabbin kullara (zerre kadar) zulmedici değildir.

Fussilet, 46

GÜNÜN HADİSİ

Kur'an öyle bir servettir ki, O'nu elde edenin hiçbirşeye ihtiyacı kalmaz. O'ndan daha büyük bir zenginlikte bulunmaz.

Camiü's Sagir, 4:535, Hadis No:6183

TARİHTE BU HAFTA

*Yıldız Sarayı'nın İttihatçılar'ca Yağma Edilmesi(29 Nisan 1909) *Gazneli Mahmud'un Vefatı(30 Nisan 1030) *Yıldırım Bâyezid Tarafından Manisa'nın Fethi(1 Mayıs 1390) *Fatih Sultan Mehmed Hân'ın Vefatı(3 Mayıs 1481) *Eyüp Sultan Hazretleri(r.a.) Vefât

ANKET

Sitemizle nasıl tanıştınız?

Yükleniyor...

SİTE HARİTASI