Cevaplar.Org

HZ. İSA (A.S) ÖLDÜ MÜ?

"Allah buyurmuştu ki: Ey İsa! Seni vefat ettireceğim, seni nezdime yükselteceğim, seni inkâr edenlerden arındıracağım ve sana uyanları kıyamete kadar kâfirlerden üstün kılacağım. Sonra dönüşünüz bana olacak. İşte o zaman ayrılığa düştüğünüz şeyler hakkında aranızda ben hükmedeceğim."( Âl-i İmran; 2/55)


Seyda Musa Geçit Hocaefendi

musa_bazid04@hotmail.com

2022-02-15 21:42:56

إِذْ قَالَ اللّهُ يَا عِيسَى إِنِّي مُتَوَفِّيكَ وَرَافِعُكَ إِلَيَّ وَمُطَهِّرُكَ مِنَ الَّذِينَ كَفَرُواْ وَجَاعِلُ الَّذِينَ اتَّبَعُوكَ فَوْقَ الَّذِينَ كَفَرُواْ إِلَى يَوْمِ الْقِيَامَةِ ثُمَّ إِلَيَّ مَرْجِعُكُمْ فَأَحْكُمُ بَيْنَكُمْ فِيمَا كُنتُمْ فِيهِ تَخْتَلِفُونَ

"Allah buyurmuştu ki: Ey İsa! Seni vefat ettireceğim, seni nezdime yükselteceğim, seni inkâr edenlerden arındıracağım ve sana uyanları kıyamete kadar kâfirlerden üstün kılacağım. Sonra dönüşünüz bana olacak. İşte o zaman ayrılığa düştüğünüz şeyler hakkında aranızda ben hükmedeceğim."( Âl-i İmran; 2/ 55)
Bazı mealist çevreler, yukarıdaki âyette geçen "vefat" kelimesi üzerinden Hz. İsa (as)'ın öldüğünü iddia ederler. Oysa ki bu kelime anlam değişikliği ile beraber Türkçe'ye geçmiştir. İlk başta Türkçe mantığıyla baktığımızda "ölüm" olarak anlarız. Ancak Arapça aslına baktığımızda bu kelimenin birçok anlama geldiğini görürüz:
1. Anlam: "Vefat" kelimesi Arapça'da "bir şeyi bütünüyle almak" anlamına gelir. (Bakınız; Lisanu'l-Arap). Burada vefatın somut anlamı yani akla gelen ilk/temel anlam kullanılmıştır. Bu minvalde âyette zikredilen vefat kelimesi Hz. İsa'nın bedenen ve bir bütün olarak Allah'a yükseltildiği anlamı mevcuttur. Zaten bu, " وَرَافِعُكَ" kelimesi ile pekiştirilmiştir. Eğer burada mutlak anlamda ölüm kastedilseydi aşağıdaki âyette de görüldüğü gibi, "kital /قتل" ya da "ölüm / موت" kelimeleri kullanılması gerekirdi:
وَمَا مُحَمَّدٌ إِلاَّ رَسُولٌ قَدْ خَلَتْ مِن قَبْلِهِ الرُّسُلُ أَفَإِن مَّاتَ أَوْ قُتِلَ انقَلَبْتُمْ عَلَى أَعْقَابِكُمْ وَمَن يَنقَلِبْ عَلَىَ عَقِبَيْهِ فَلَن يَضُرَّ اللّهَ شَيْئًا وَسَيَجْزِي اللّهُ الشَّاكِرِينَ ﴿١٤٤
"Muhammed, ancak bir peygamberdir. Ondan önce de peygamberler gelip geçmiştir. Şimdi o ÖLÜR ya da ÖLDÜRÜLÜRSE, gerisin geriye (eski dininize) mi döneceksiniz? Kim (böyle) geri dönerse, Allah'a hiçbir şekilde zarar vermiş olmayacaktır. Allah, şükredenleri mükâfatlandıracaktır."(Âl-i İmran; 2/144)
2. Anlam: "Vefat" kelimesi Arapça'da uyku anlamında da kullanılmaktadır. Şu âyet de vefatın uyku anlamında olduğunu gösterir:

وَهُوَ الَّذِي يَتَوَفَّاكُم بِاللَّيْلِ وَيَعْلَمُ مَا جَرَحْتُم بِالنَّهَارِ ثُمَّ يَبْعَثُكُمْ فِيهِ لِيُقْضَى أَجَلٌ مُّسَمًّى ثُمَّ إِلَيْهِ مَرْجِعُكُمْ ثُمَّ يُنَبِّئُكُم بِمَا كُنتُمْ تَعْمَلُونَ

"O, geceleyin sizi ölü gibi kendinizden geçirip alan (UYUTAN) ve gündüzün kazandıklarınızı bilen, sonra da belirlenmiş eceliniz tamamlanıncaya kadar gündüzleri sizi tekrar diriltendir (UYANDIRANDIR). Sonra dönüşünüz yalnız O'nadır. Sonra O, işlemekte olduklarınızı size haber verecektir."( Âl-i İmran; 2/60)

3. Anlam: Bazen de "vefat" kelimesi mecaz anlamda kullanılır. Biz, ölümü sevdiklerimize yakıştırmadığımız için manen yukarıya kaldırıyoruz ve "vefat etti" diyoruz. Aşağıdaki âyet bu bağlamda ölüm anlamında kullanılmıştır:
اللَّهُ يَتَوَفَّى الْأَنفُسَ حِينَ مَوْتِهَا وَالَّتِي لَمْ تَمُتْ فِي مَنَامِهَا فَيُمْسِكُ الَّتِي قَضَى عَلَيْهَا الْمَوْتَ وَيُرْسِلُ الْأُخْرَى إِلَى أَجَلٍ مُسَمًّى إِنَّ فِي ذَلِكَ لَآيَاتٍ لِّقَوْمٍ يَتَفَكَّرُونَ

"Allah, ölenin ölüm zamanı gelince, ölmeyenin de uykusunda iken canlarını alır da, ölümüne hükmettiği canı alır, ötekini muayyen bir vakte kadar bırakır. Şüphe yok ki, bunda iyi düşünecek bir kavim için ibretler vardır." (Zümer; 42)

Görüldüğü gibi "vefat" kelimesini sadece bir manaya hamlederek Hz. İsa'yı "ölü/öldü"olarak göstermek hem Arapça dil yapısına ve hem de Kur'an-ı Kerim mantalitesine aykırıdır. Üstelik Hz. İsa'nın ölmediğine ve ahir zamanda dünyaya geleceğine dair mütevatir derecesinde hadisler vardır. Bu konuda ümmetin icmaı da vuku bulmuştur. Beyzavi, Nesefi, Suyuti, İbni Kesir, Fahreddin er-Razi, Cabir el-Cezairi, Zemahşeri gibi otorite olarak kabul edilen ulema da Hz. İsa'nın ölmediğini belirtirler. Bütün bunlara rağmen ümmetin icmasına aykırı şaz görüşler belirten modernist görünümlü mealcilerin ilmi yeterlilikleri olmadığı aşikardır. Bunları insafa deavet ediyoruz.

Kardeşiniz(merhum) Molla Musa Celali

 

Bu yazıya yorum yazın


Not: Yanında (*) işareti olanlar zorunlu alanlardır.

Bu yazıya gelen yorumlar.

DİĞER YAZILAR

EVLİYANIN KERAMETİNİN SUBUTU

EVLİYANIN KERAMETİNİN SUBUTU

Muhterem Kardeşlerim. İnsanoğlunun olağan hayatında bazen olağanüstü durumlar ortaya çıkm

MEALİSTLERİN İNKAR ETTİKLERİ 2. İDDİA: MU'CİZELERİ İNKAR ETMELERİ

MEALİSTLERİN İNKAR ETTİKLERİ 2. İDDİA: MU'CİZELERİ İNKAR ETMELERİ

Muhterem Müslümanlar! Bir Peygamberin peygamberliğini iddia etmesi durumunda kavmine mucize gös

MEALCİLERİN İNKAR ETTİKLERİ BAZI HAKİKATLAR VE BUNLARIN CEVAPLARI

MEALCİLERİN İNKAR ETTİKLERİ BAZI HAKİKATLAR VE BUNLARIN CEVAPLARI

Birinci inkar : Allah'ın gaybi bilmediği iddiaları Değerli Müslüman Kardeşlerim! Mealistler

MEALCİLERİN SÜNNET HAKKINDAKİ ŞÜPHELERİ VE BUNLARA VERİLEN CEVAPLAR

MEALCİLERİN SÜNNET HAKKINDAKİ ŞÜPHELERİ VE BUNLARA VERİLEN CEVAPLAR

Modernist İlahiyatçı kesimin yedinci ve sekizinci şüphelerine cevapla

MEALCİLERİN SÜNNET HAKKINDAKİ ŞÜPHELERİ VE BUNLARA VERİLEN CEVAPLAR

MEALCİLERİN SÜNNET HAKKINDAKİ ŞÜPHELERİ VE BUNLARA VERİLEN CEVAPLAR

Modernistlerin ortaya attığı şüphelere cevaplar...

MEALCİLERİN SÜNNET HAKKINDAKİ ŞÜPHELERİ VE BUNLARA VERİLEN CEVAPLAR

MEALCİLERİN SÜNNET HAKKINDAKİ ŞÜPHELERİ VE BUNLARA VERİLEN CEVAPLAR

Modernistlerin ortaya attığı şüphelere cevaplar

MEALCİLERİN SÜNNET HAKKINDAKİ ŞÜPHELERİ VE BUNLARA VERİLEN CEVAPLAR-3

MEALCİLERİN SÜNNET HAKKINDAKİ ŞÜPHELERİ VE BUNLARA VERİLEN CEVAPLAR-3

3. ŞÜPHE: Mealcilerin, Sünneti ve Hüccet oluşunu inkar ederken ortaya attıkları bir şüphe

MEALCİLERİN SÜNNET HAKKINDAKİ ŞÜPHELERİ VE BUNLARA VERİLEN CEVAPLAR-2

MEALCİLERİN SÜNNET HAKKINDAKİ ŞÜPHELERİ VE BUNLARA VERİLEN CEVAPLAR-2

Allahu Teala yarattıklarına hitap ederek dinini tebliğde Hz. Peygamber (sas)'in yerinin ne olduğ

HZ. MUHAMMED’İ(S.A.S.) MÜDAFAA EDEN ŞAİRLERİ VE O ZAMANIN MEDYASINA CEVAPLARI

HZ. MUHAMMED’İ(S.A.S.) MÜDAFAA EDEN ŞAİRLERİ VE O ZAMANIN MEDYASINA CEVAPLARI

Hz. Peygamber döneminde İslâm'a, müslümanlara ve Peygamber Efendimize hakaret etmeleri için m

BİDATLERİN ÇOĞALDIĞINDA ALİMİN VAZİFESİ

BİDATLERİN ÇOĞALDIĞINDA ALİMİN VAZİFESİ

Resûlullah (sav) şöyle buyurmuştur: "Bidatlerin ortaya çıktığı ve sahabilerimin kötülend

BİZLER NE DİYORUZ, ONLAR NE DİYORLAR?

BİZLER NE DİYORUZ, ONLAR NE DİYORLAR?

Biz, Kur'an'ın ilk muhatabı Peygamberimiz olduğu için Onun hadisleri ve Sünneti Kur'an'ı anlam

"Kadınlara iyilikle muamele ediniz."

Nisa:19

GÜNÜN HADİSİ

SABAH İLE YATSI NAMAZLARINI CEMÂATLE KILMANIN FAZÎLETİNE DÂİR EBÛ HÜREYRE HADÎSİ

Münâfıklara sabah ile yatsı (cemâat) namazlarından daha ağır hiç bir namaz yoktur. (Halbuki) bu iki namaz(ın cemâatin)de olan (ecir ve fazîlet)i bilseler emekliye, emekliye (sürtüne, sürtüne) de olsa onlara gel(ip hâzır ol)urlardı. (Ebû Hüreyre)

TARİHTE BU HAFTA

ANKET

Sitemizle nasıl tanıştınız?

Yükleniyor...

SİTE HARİTASI