Cevaplar.Org

PADİŞAHIN KUSUR DÜZELTMEDEKİ İNCELİĞİ

Sultan Birinci Murad han, Sofya’yı aldıktan sonra bütün Bulgaristan’da asırlarca devam edecek bir adalet yönetimi kurulmuştu. Hükümdar, bu ülkede gerekli düzenlemeleri yaptıktan, mülki taksimat, askerlik, adalet ve ekonomi meselelerini bir karara bağladıktan sonra o zamanki başkent Bursa’ya dönüyordu


Salih Okur

nedevideobendi@gmail.com

2019-12-06 14:58:37

Sultan Birinci Murad han, Sofya'yı aldıktan sonra bütün Bulgaristan'da asırlarca devam edecek bir adalet yönetimi kurulmuştu. Hükümdar, bu ülkede gerekli düzenlemeleri yaptıktan, mülki taksimat, askerlik, adalet ve ekonomi meselelerini bir karara bağladıktan sonra o zamanki başkent Bursa'ya dönüyordu.

Elde edilen ganimetler hazineye devredilmek üzere ordu ile beraber getiriliyordu. Defterleri düzenlenen bu kıymetli eşyalar arasında altından bir tas kaybolmuş ve tüm aramalara rağmen bulunamamıştı. Oysa bu tası çalan bizzat padişahın hizmetkârlarından birisi idi. Adam, çaldığı bu değerli malı başka saklayacak bir yer bulamamış, başına geçirip, üstüne külahını giymişti.

Gazi padişah bir gün bu hırsızlığın farkına vardı. Hizmetkârın da hazır bulunduğu bir sırada hazinedarı çağırdı;

-Bu altın tası hâlâ bulamadınız mı? diye sordu.

Padişahın sorusu ile hazinedar çaresizlikten kıvranmaya başlayınca, Birinci Murad han;

-Üzülme diye onu teselli etti, "kaybolan tası bizim hizmetkar bulmuş, mahsus başına giyip saklamış ki, seni korkutup, eğlensin diye.."

Bu sözler üzerine kan ter içinde kalan hizmetkâr, başını açıp tası hazinedara uzattı. Asil hükümdar ona dedi ki;

-Millete ait bir malın şahısların olamayacağını bilmiş olmalısın ki, onu kaybolmaktan kurtarıp böyle saklamışsın. Ama yanında tutmayıp, hemen hazinedara teslim etsen daha iyi olurdu."

Sonra ona hatırı sayılır bir para vererek meseleyi kapattı.

Kaynak

Şemseddin Kutlu,

Eski Türk Hayatı

Varlık Yayınevi

İst. 1958

 

 

 

Bu yazıya yorum yazın


Not: Yanında (*) işareti olanlar zorunlu alanlardır.

Bu yazıya gelen yorumlar.

DİĞER YAZILAR

“HA SEN HA BEN”

“HA SEN HA BEN”

Osmanlının son dönemlerindeyiz. Papaz iken İslâm diniyle müşerref olan bir kimse, İstanbul'a

“CÖMERTLİĞİN BABASI”

“CÖMERTLİĞİN BABASI”

Arap Tarihinde cömertliğiyle meşhur Hatem-i Tai’yi çoğumuz duymuşuzdur. Adeta cömertlik bu

ASIL ŞAŞILACAK ŞEY

ASIL ŞAŞILACAK ŞEY

Tefsîr-i Râzî’de hikâye olunmuştur ki bir gün birisi Hz. Ömer’in huzurunda; “Şu satran

VATAN DERDİ, EVLÂD ACISINDAN MUKADDEMDİR!

VATAN DERDİ, EVLÂD ACISINDAN MUKADDEMDİR!

Dünyada tek bir evlâdım, ciğer-pârem, istinâdgâh-ı refâh u maîşetim var: Mehmed Bey!.. Bu

HAKİKİ SALTANAT

HAKİKİ SALTANAT

Abdullah bin Mübarek (rahimehullah) Rakka şehrine doğru yola çıkmıştı. Havada çokça toz ya

MÜKÂFATLANDIRAN SABIR

MÜKÂFATLANDIRAN SABIR

Sydneyli bir tüccar, Bombay’dan kalkan bir gemiye yetişebilmek için, son dakikada bir taksiyle

UNUTULMAYAN BORÇ

UNUTULMAYAN BORÇ

“Bütün Dünya” adlı ünlü derginin Temmuz 1948 tarihli 6. Sayısında, İzmir’den bir oku

SÖZ SÖYLEMEDİN Kİ

SÖZ SÖYLEMEDİN Kİ

Geveze bir şahıs, hikmet ehli bir insanın yanına gidip faydasız sözleriyle hikmet ehlini bir s

İLM-İ SİYASET NE DEMEKTİR?

İLM-İ SİYASET NE DEMEKTİR?

Bir zamanlar Şark’ta çok kuvvetli bir padişah varmış. Bu padişah bir gece rüyasında bütü

SEHL BİN TÜSTERİ’NİN BİR ÇOCUKLUK HATIRASI

SEHL BİN TÜSTERİ’NİN BİR ÇOCUKLUK HATIRASI

Büyük Allah dostu Sehl bin Tüsteri der ki; “Üç yaşındaydım. Geceleyin kalkar, dayım Muham

“ARDIMDA ÜÇ HEKİM BIRAKIYORUM”

“ARDIMDA ÜÇ HEKİM BIRAKIYORUM”

Meşhur tıp üstadı Falcon son demlerindeyken, etrafına toplanan meslektaşlarına; -Ölümüme

Maide-7

"Allah'ın, üzerinizdeki nimetini ve "İşittik, itaat ettik" dediğinizde sizden aldığı ve kendisiyle sizi bağladığı ahdini hatırlayın. Allah'tan korkun, çünkü Allah göğüslerin özünü çok iyi bilir."

GÜNÜN HADİSİ

"Kişi, dostunun dini üzeredir. Bu nedenle, kiminle dost olacağına dikkat etsin!"

Ebû Dâvud

TARİHTE BU HAFTA

ANKET

Sitemizle nasıl tanıştınız?

Yükleniyor...

SİTE HARİTASI