Cevaplar.Org

“BEN DE BİLİYORDUM AMMA”

Merhum Seyda Sadreddin Öztoprak hocamız anlatıyor; “Hocalarımdan, Molla Rasul-ı Sıbki’ye atfedilen şöyle bir menkıbe duymuştum. Birinci Abdülmecid (*) ile bir yemek sofrasındalar. Yemekler sofraya dizilmiş. Padişah hazretleri ellerini yıkayıp sofraya teşrif edecekler. Molla Rasul, padişahın


Salih Okur

nedevideobendi@gmail.com

2021-02-15 09:55:50

Merhum Seyda Sadreddin Öztoprak hocamız anlatıyor; "Hocalarımdan, Molla Rasul-ı Sıbki'ye atfedilen şöyle bir menkıbe duymuştum.

Birinci Abdülmecid (*) ile bir yemek sofrasındalar. Yemekler sofraya dizilmiş. Padişah hazretleri ellerini yıkayıp sofraya teşrif edecekler. Molla Rasul, padişahın sofraya gelişini beklemeden yemeğe elini uzatır. Yanında oturan devlet ricalinden biri; "Hocam, sultan hazretlerinin teşrifini bekleyiniz" diyerek hocayı ikaz eder. Hoca elini geri çeker.

Sultan bir süre sonra sofraya gelir. Büyük âlim ve oldukça yaşlı olan ve aynı zamanda sultan Abdülmecid'in kendisi için "manevi babamdır" dediği Molla Rasul'ün de sofradaki diğer kişiler gibi beklemekte olduğunu görünce, molla Rasul'e hitaben; "hocam buyurunuz" der. Hocaefendi de "sultanım, siz buyurunuz" deyince, sultan Abdülmecid; "Estağfurullah hocam, sizin gibi âlimlerden önce yemeğe uzatmak ne haddimize" demez mi?

Molla Rasul'ün cevabı şu olur;

"Emin olun oğlum, ben de biliyordum senin haddin değil, lakin yanımdaki şu eşşek engel oldu."

(*) Merhum Sadreddin hoca hatıratında "Sultan Reşad" demiş ama burada bir zühul vardır. Zira merhum Resul Sıbki Efendi, 1866 senesinde vefat ettiğini merhum Şeyh Asım Ohini Efendi Birketü'l Kelimat adlı eserinde(s. 357) yazmaktadır ki, Sultan Abdülmecid han merhumun saltanat yıllarına denk gelmektedir. Bu kitabı Türkçeye çeviren Kadri Yıldırım Bey ise bu Padişah'ın ismini yanılarak Abdülhamid diye yazmıştır. (a.g.e, s. 274 v.d) Hâlbuki Arapça metinde Abdülmecid diye yazılıdır. Dolayısıyla burada düzelterek Sultan Birinci Abdülmecid yazdık..

Ulemauna adlı değerli eserinde(s. 154) Molla Sabahaddin Çani hocamız da, "halk arasında onun İkinci Abdülhamid han zamanında yaşadığı şöhret bulsa da, bunu tarihi vakıalara uygun düşmediğini, onun Sultan İkinci Mahmud devrinde yaşadığını yazmaktadır. Sabahaddin Çani hocamız, merhumun mezar taşında yazılı olan 1829 tarihinin de Allahu âlem doğru olmadığını yazmaktadır. Merhum Şeyh Asım Efendi de bu tarihi zikretmekle beraber "Sonra Siirtli Mela Halil'in torunu Şeyh Abdulkahhar Zokaydi'nin bir el yazısında Mela Resul'un hicri 1283(M. 1866) yılında vefat ettiğini gördük ki, muhtemelen bu daha doğrudur" demektedir.

 Doğrusu iki padişahın zamanında imrar-ı hayat sürdüğünü belirtmek olacaktır. Ama Sultan İkinci Abdülhamid devrine yetişememiştir. (Salih Okur)

Kaynaklar

1-Sadreddin Öztoprak, Şark Medreselerinde Bir Ömür, Hazırlayan: Sıraceddin Öztoprak, Beyan Yayınları, İst. 2017, 2. Baskı

2- Şeyh Asım Ohini, Birketü'l Kelimat, Hazırlayan; Doç. Dr. İbrahim Baz, Nizamiye Akademi Yayınları, İst.2018, 1. Baskı

3- Şeyh Asım Ohini, Birketü'l Kelimat, Türkçe Tercüme; Menkıbeler Havuzu, Avesta Yayınları, İst.2017, 1. Baskı

4-Sabahaddin el Çani, Ulemauna, Daru'l Ravda, İst. 2016

 

Bu yazıya yorum yazın


Not: Yanında (*) işareti olanlar zorunlu alanlardır.

Bu yazıya gelen yorumlar.

DİĞER YAZILAR

BEDEVİNİN NAMAZDAN KAÇIŞI

BEDEVİNİN NAMAZDAN KAÇIŞI

İsmi ‘Mücrim’ olan bir bedevî, imamın hemen arkasında en öndeki safta namaza durmuş. İm

KARIN SANCISINA TUTULAN MEDRESE ÖĞRENCİSİ

KARIN SANCISINA TUTULAN MEDRESE ÖĞRENCİSİ

“Hocalar hocası” merhum Ali Yakup Cenkçiler’in naklettiğine göre medresede okuyan Arnavut

“BEN DE BİLİYORDUM AMMA”

“BEN DE BİLİYORDUM AMMA”

Merhum Seyda Sadreddin Öztoprak hocamız anlatıyor; “Hocalarımdan, Molla Rasul-ı Sıbki’ye a

SÖZ VERDİĞİ HALDE GELMİŞ

SÖZ VERDİĞİ HALDE GELMİŞ

Merhum Süleyman Nazif Bey sözde durulmasına çok ehemmiyet verirdi. Bir gün bir arkadaşıyla ra

RÜZGÂR NEDEN SERT ESİYORMUŞ?

RÜZGÂR NEDEN SERT ESİYORMUŞ?

17. yüzyıl İran Safevi devleti ile Osmanlı Devleti arasında kısa aralıklarla bazı savaşlara

“YA BEN NE YAPAYIM?”

“YA BEN NE YAPAYIM?”

İzmir’in kırk santim boyundaki meşhur Cüce Şevki’si, yolda şair Eşref(1846-1912) ile kar

NEREYİ İSTERMİŞ?

NEREYİ İSTERMİŞ?

Eski Maarif nâzırı(Milli eğitim bakanı) Münif Paşa, evinde verdiği bir iftar ziyafette, dave

“NETİCE BELLİ”

“NETİCE BELLİ”

Halife Harun Reşid, şair Ebu Nüvâs’ı sever, fakat sık sık da ona takılırdı. Bir defasın

MISIR’DAN ÇIKIŞ TABLOSU

MISIR’DAN ÇIKIŞ TABLOSU

Yaşlı bir cimri, ünlü İngiliz ressamı William Hogart’dan, Firavun’un askerlerinin İsrailo

“SENİ GÖREN DE”

“SENİ GÖREN DE”

Yahya Kemal Beyatlı merhum iri cüssesiyle, boğazına düşkünlüğünü saklayamazmış. Bir gü

“BİR MOTOSİKLET ALSAN FENA OLMAZ”

“BİR MOTOSİKLET ALSAN FENA OLMAZ”

Mussolini’nin büyük oğlu bir gün günah çıkartmak için Papa’ya gitti; -Muhterem peder,

Elbette onların etleri ve kanları Allah'a ulaşmayacaktır. Ancak O'na sizin takvanız erecektir. Onları bu şekilde sizin buyruğunuza verdi ki, size yolunu gösterdiğinden dolayı, Allah'ı tekbir ile yüceltesiniz.

Hac:37

GÜNÜN HADİSİ

Her kim bir namazı (kılmayı) unutursa (onu) hatırladığında kılsın. Onun bundan başka keffâreti yoktur.

BUHARİ, KİTÂBU MEVÂKÎTİ'S-SALÂT

TARİHTE BU HAFTA

ANKET

Sitemizle nasıl tanıştınız?

Yükleniyor...

SİTE HARİTASI