Cevaplar.Org

HZ. RUKAYYE BİNTİ RASÛLULLAH (R.ANHA)

İnsanın gördüğü en güzel karı koca işte Rukayye ile Osman’dır.” Arap Atasözü


Nurgül Dere

nurguldere@gmail.com

2009-09-06 11:40:58

"İnsanın gördüğü en güzel karı koca işte Rukayye ile Osman'dır." Arap Atasözü

BABASI:

Gönüller Sultanı, Fahr-i Kâinat Efendimiz Hz. Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem).

ANNESİ:

Fedakârlıkta öncü, eşine karşı davranışıyla bütün kadınlara en güzel örnek olan Hz. Hatice (r.anha) Validemiz.

NESEBİ:

Rukayye binti Muhammed bin Abdullah, bin Abdülmuttalib, bin Hâşim, bin Abdimenaf, bin Kusayy, bin Kilâb, bin Murre, bin Kâ'b, bin Lüeyy, bin Gâlib, bin Fehr, bin Malik, bin Nadr, bin Kinâne, bin Huzeyme, bin Müdrike, bin İlyâs, bin Mudar, bin Nizâr, bin Ma'd, bin Adnan, bin Aded, bin el-Mukavvim, bin Sârih, bin Yeşcüb, bin Ya'rub, bin Sâbit, bin İsmail, bin İbrahim.

ŞEMAİLİ VE AHLÂKI:

Hz. Rukayye, gayet güzel ve hüsn-ü cemal sahibi bir hanımefendi idi.

Kemal ve edepte çok üstündü. Güzelliği ve edebi o derece üstün idi ki, eşi Hz. Osman ile Habeşistan'a hicret ettiğinde oradaki çevre bu güzel annemizi çok rahatsız etmiştir. Bu yüzden çok sıkıntılar yaşamıştır.

BAZI ÖZELLİKLERİ:

v Bu mübarek annemizde Hz. Hatice Validemizle birlikte İslam'a ilk girenlerdendir.

v Hayatı çilelerle geçmiştir. Kureyş'in baskı ve işkencelerine maruz kalmış ve babası Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) ile birlikte Allah yolunda nice meşakkatlere katlanmıştır.

v Müşriklerin verdiği sıkıntıdan dolayı eşi Hz. Osman (r.a) ile birlikte Habeşistan'a hicret eden ilk ailedir.

HAYATI:

Fahr-i Kâinat Efendimiz'in (aleyhissalatu vesselam) dünyaya gelen ikinci kızıdır. Hz. Rukayye dünyaya geldiğinde Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) 33 yaşında idi.

Peygamberimiz'e (aleyhissalatu vesselam) Nübüvvet gelmeden önce kızı Rukayye'yi Ebu Leheb'in oğlu Utbe ile evlendirmişti. Fakat henüz düğünleri olmamıştı ve evlilik hayatı da yaşamıyorlardı. Aynı şekilde Efendimiz (aleyhissalatu vesselam) Rukayye'nin küçük kardeşi Ümmü Külsüm'ü de yine Ebu Leheb'in bir diğer oğlu Uteybe'ye nikâhlamıştı.

Efendimiz'e (aleyhissalatu vesselam) Peygamberlik gelince Kureyş'liler ve en başta da Ebu Leheb buna şiddetle karşı çıkmışlardı. Peygamberimize türlü türlü haddini aşan hakaretler yapılıyordu. Bunun ardından Rabbimiz (c.c) Tebbet Sûresini inzal buyurdu. Sûrede geçen: "Ebû Leheb'in iki eli kurusun! Zaten kurudu da." Ayeti Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellemin amcası Ebû Leheb'i iyice çığırından çıkarmıştı. Oğullarına: "Eğer Muhammed'in kızlarını boşamazsanız sizinle konuşmak bana haram olsun!" diye baskı yapmaya başlamıştı. Nihayetinde Utbe ve Uteybe Efendimizin pak kızları Hz. Rukayye ve Hz. Ümmü Külsüm'ü boşadılar.

Öte tarafta güzeller güzeli Rukayye Validemizle evlenmek isteyen ama buna bir türlü cesaret edemeyen Hz. Osman (r.a), Hz. Rukayye'nin Utbe ile nikâhlandığını duyduğunda çok üzülmüştür, fakat Hz. Osman (r.a) bir süre sonra Utbe'den boşanan Rukayye Validemizle evlenme şerefine nail olacaktır. Çünkü Cenab-ı Hak bir canavar olan Ebû Leheb'in gelini olmaktan mübarek annemizi korumuştur ve Hz. Rukayye'ye dindarlık, asalet, edep ve güzellikte denk olan Hz. Osman nasip olacaktır. Ve olmuştur da, artık bu iki güzel insanın hayatı birleşmiş ve bu mübarek yuvada mutluluk soluklanmaya başlanmıştır.

Habeşistan'a Hicret

Kureyş'in zulümü karşısında Efendimiz (aleyhissalatu vesselam) ilk hicret kafilesini Habeşistan'a gönderecektir. Rukayye Validemiz eşi Hz. Osman ile birlikte bu ilk hicret kafilesine katılacaktır.

Bi'setin beşinci yılının Recep ayında Hz. Osman eşi Rukayye'yi de yanına alarak, bir grup sahabe ile birlikte Habeşistan'a hicret etmişlerdir. Resûl-i Zîşan (aleyhissalatu vesselam) kızı ve damadı için: "İbrahim ve Lut Peygamberlerden sonra Osman hanımını yanına alarak hicret eden ilk kişidir." buyurmuşlardır.

Hz. Rukayye ve Hz. Osman'ın Habeşistan'da iken Abdullah adında bir çocukları olur. Abdullah altı yaşlarında iken bir horozun saldırısına uğrar. Horoz çocuğun yüzünü yaralar, bu yara iyileşmez, yüzü şişer ve çok hastalanır. Hicret'in 4. senesi Cemaziyelevvel ayında vefat eder. Cenaze namazını Efendimiz (aleyhissalatu vesselam) kıldırmış, kabrine ise babası Hz. Osman indirmiştir. Hz. Rukayye'nin Abdullah'tan başka çocuğu olmamıştır.

Hz. Peygamber (aleyhissalatu vesselam) Bedir muharebesine çıkacağı sırada Rukayye (r.anha) çok hastadır. Efendimiz (aleyhissalatu vesselam) Hz. Osman'ın (r.a) Rukayye'nin yanında kalmasını ister, bu yüzden Hz. Osman Bedir muharebesine katılamamıştır. Bedir savaşında zafere ulaşan Hz. Ruhu Seyyidil En'am (aleyhissalatu vesselam), zafer haberini müjdelemesi için Zeyd bin Hârise'yi önden Medine'ye gönderir. İşte bu zafer gününde Rukayye Validemiz vefat etmiştir.

Hz. Peygamber (aleyhissalatu vesselam) ve Müslümanlar Bedir'in zaferine mi sevinsin, yoksa Hz. Rukayye'nin vefat haberine mi üzülsün…

Hz. Rukayye'nin cenazesini Ümmü Eymen yıkamıştır. Cenaze namazını Hz. Osman kıldırmış ve Bakî kabristanına defnetmiştir.

Bedir muharebesinden dönen Efendimiz (aleyhissalatu vesselam) kızının vefat haberine çok üzülür. Hz. Ömer ağlayan kadınları görünce onlara kızmış ve sert konuşmuştur, bunu gören Peygamberimiz: "Ömer bırak da ağlasınlar. Nitekim ağlamak kalp ile gözün alâkasıdır. Allah için olursa rahmettir, yok eğer iş ellere ve dile kadar intikal ederse (yani sözler söyleyip de dövünmek faslı başlarsa) o zaman şeytan işi olur."

"Bir rivayete göre Hz. Fâtımâ (r.anha), Hz. Rukayye'nin kabrinin başı ucunda Resûlullah'ın (aleyhissalatu vesselam) yanı başında oturmuş ağlıyordu. Zatı Risaletpenahileri de kendi hırkalarının ucu ile onun gözyaşlarını siliyorlardı.

Tarihçi Muhammed İbn-i Saad şöyle der: "Bu rivayeti ben Muhammed İbn-i Ömer'den duydum şöyle dedi: "Bana göre, Hz. Rukayye'nin vefatı sırasında Zatı Risaletpenahileri Bedir savaşında bulunuyorlardı. Bunun için de defne iştirak edememişlerdi. Olabilir ki bu rivayet başka kerimelerinden birinin hakkında söylenmiştir. Yani Zatı Saadetlerinin definde bulundukları başka bir kerimelerinin cenazesi başı ucunda olmuştur. Ravi burada hata edebilir. Belki de Zatı Saadetleri, Bedir gazvesinden döndükten sonra Hz. Rukayye'nin kabrine Hz. Fâtımâ ile gelmişler ve o hadise vuku bulmuştur.""

HAKKINDAKİ HADİSLER:

v İbnu Abbas (r.a) anlatıyor: "…Rukiyye ve Ümmü Gülsüm: Bu ikisi, Ebu Leheb'in oğulları olan Utbe ve Uteybe'nin nikâhı altında idiler. "Ebu Leheb'in iki eli kurusun ve kurudu da..." (Tebbet 1-5) vahy-i şerifi nazil olduğu zaman, Ebu Leheb oğullarına onları boşamalarını emretti. Bunun üzerine Hz. Osman önce Rukiyye ile evlendi. Rukiyye onunla birlikte Habeşistan'a hicret etti. Orada Hz. Osman'ın Abdullah adında bir oğlu dünyaya geldi. Hz. Osman ona izafeten (Ebu Abdillah diye) künye almıştı. Sonra Rukiyye (r.anha) vefat etti. Ondan sonra Hz. Osman Ümmü Gülsüm (r.anha) ile evlendi..." [Rezin tahric etmiştir.]

v Katâde (r.a) anlatıyor: "Ailesi ile birlikte Allah yolunda ilk hicret eden Osman b. Affân'dır. Ben, Nadr b. Enes'ten duydum. O da babası Enes'ten, şöyle anlatırken duymuş:
"Osman b. Affân ile hanımı Rukiye, Habeşistan'a gitmek üzere yola çıktılar. Allah Resûlü kendilerinden haber alamayınca sokağa çıkıyor, onlardan haber bekliyordu. Derken bir gün Kureyşli bir kadın: "Ya Muhammed, damadını gördüm, hanımı da yanındaydı" dedi. Efendimiz: "Peki durumları nasıldı?" diye sordu. "Hanımını, yüreyemeyecek derecede zayıf olan şu cılız hayvanlar gibi bir eşeğe bindirmişti; kendisi de eşeği önden çekiyordu" dedi. Allah Resûlü: "Cenâb-ı Hak ikisinin de yar ve yardımcısı olsun. Osman, Lût aleyhisselam'dan sonra ailesiyle birlikte hicret eden ilk Müslümandır" buyurdu."

HAKKINDA SÖYLENENLER:

v "Lût ve İbrahim'den sonra Osman, kâfirlerden hem kendisine, hem karısına eziyet ve sıkıntı ulaşan ilk kimsedir. Kâfirlerin eziyeti, karısını alıp memleketini terk etmesine sebep oldu." Resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) kızı Hz. Rukayye ve damadı Hz. Osman için buyurmuştur.

v "İnsanın gördüğü en güzel karı koca işte Rukayye ile Osman'dır." (Bu söz Hz. Rukayye ile Hz. Osman hakkında söylenmiş bir darbı meseldir.)

SÖZLERİNDEN SEÇTİKLERİMİZ:

v Allah bizimle ve Kâbe'nin yanında bıraktığımız sevgili kişilerle beraberdir.

v Ben babasına karşı terslenen kızlardan değilim. Ailesine zorluk çıkaran birisi hiç değilim.

KAYNAK

Nurgül Dere, Hanım Sahabîler, Kayıhan Yayınları, İstanbul, 2019.

Bu yazıya yorum yazın


Not: Yanında (*) işareti olanlar zorunlu alanlardır.

Bu yazıya gelen yorumlar.

DİĞER YAZILAR

HZ. HANSÂ (R.ANHA)

HZ. HANSÂ (R.ANHA)

“Bütün bilginler ondan önce veya sonra hiçbir kadının ondan daha güzel şiir yazmadığınd

HZ. HAVLE BİNTİ TUVEYT (R.ANHA)

HZ. HAVLE BİNTİ TUVEYT (R.ANHA)

Allah’ın rızasını kazanmanın yollarından biri de eşinin rızasını kazanmaktır. Hz. Havle

HZ. ÜMMÜ HUMEYD ES-SAİDİYYE (R.ANHA

HZ. ÜMMÜ HUMEYD ES-SAİDİYYE (R.ANHA

Namaza çok düşkün bir hanımefendidir.

HZ. SÜBEY’A BİNTİ EL-HÂRİS EL-ESLEMİYYE (R.ANHA)

HZ. SÜBEY’A BİNTİ EL-HÂRİS EL-ESLEMİYYE (R.ANHA)

Allah Resûlü'nün, istediği kişi ile evlenebilmesi için ruhsat verdiği hanım sahabedir.

HZ. ÜMMÜ SİNÂN (R.ANHA)

HZ. ÜMMÜ SİNÂN (R.ANHA)

Peygamberimiz’in (aleyhissalatu vesselam) hacca giderken davet ettiği hanım sahabedir.

HZ. ÜMMÜ MÂLİK (R.ANHA)

HZ. ÜMMÜ MÂLİK (R.ANHA)

Resûlullah’ın (aleyhissalatu vesselam) duasını alıp, mucizesine şahit olmuştur.

HZ. HAVLE BİNTİ YEMÂN (R.ANHA)

HZ. HAVLE BİNTİ YEMÂN (R.ANHA)

Sahabenin büyüklerinden Huzeyfe bin el-Yemân’ın kız kardeşidir.

HZ. ÜMMÜ ZİYÂD EL-EŞCEİYYE (R.ANHA)

HZ. ÜMMÜ ZİYÂD EL-EŞCEİYYE (R.ANHA)

Efendimiz (aleyhissalatu vesselam) ile birlikte Hayber’in fethine iştirak etmiştir.

HZ. ÜMMÜ BUCEYD (R.ANHA)

HZ. ÜMMÜ BUCEYD (R.ANHA)

Kendisi fakir olmasına rağmen sadakaya çok ehemmiyet verirdi.

HZ. ÜMMÜ İSHAK (R.ANHA)

HZ. ÜMMÜ İSHAK (R.ANHA)

Hicret etmek için yola çıktıklarında kardeşini şehit vermiş ve tek başına Medine'ye gidere

HZ. ÜMMÜ SÜNBÜLE (R. ANHA)

HZ. ÜMMÜ SÜNBÜLE (R. ANHA)

Peygamberimiz’e (aleyhissalatu vesselam) ikramlarda bulunmuştur. NESEBİ: Eslem kabilesindendir

İnsan, bizim kendisini kerih bir nutfeden yarattığımızı görmez mi ki, şimdi o apaçık bir hasım kesilmektedir.

Yasin, 77

GÜNÜN HADİSİ

Her kim, inanarak ve karşılığını yalnız Allahtan bekleyerek Ramazan orucunu tutarsa, geçmiş günahları bağışlanır."

Buhârî

TARİHTE BU HAFTA

ANKET

Sitemizle nasıl tanıştınız?

Yükleniyor...

SİTE HARİTASI