Cevaplar.Org

BOĞAZIMIZDAKİ ULAŞTIRMA SİSTEMİ

BOĞAZIMIZDAKİ ULAŞTIRMA SİSTEMİ Bir kaşık yemeği yutarken, çok ince hesaplanmış ve zamanı çok ince ayarlanmış bir seri hadise meydana gelir. Boğazımız basit bir hortum değildir. Aksine besinler


Ali İhsan Er

aliihsaner@hotmail.com

2007-09-01 03:57:56

Bir kaşık yemeği yutarken, çok ince hesaplanmış ve zamanı çok ince ayarlanmış bir seri hadise meydana gelir. Boğazımız basit bir hortum değildir. Aksine besinler ile havanın gerektiği yerlere gönderilmesini temin eden mekanizmalara sahip, çok kompleks bir ulaştırma sistemidir.

Boğazımıza, daha doğmadan emme ve yutma hususunda her şey çok önceden öğretilmiş gibidir. Eğer öyle olmasaydı biz daha ilk sütümüzü emerken boğulurduk. Boğazımızın zamanlamasını bir şey bozacak olsa, biz öldürücü bir tehlike ile karşı karşıya kalırız. Çiğnediğimiz bir lokmayı yutarken gülmek istediğimizi farz edelim. Bu sırada lokma midemize gideceğine, hava borusuna gidebilir ve nefes yolu tıkanır. Bu durumda sanki kalp krizi geçiriyormuş gibi yere yıkılırız. Eğer bir kimse çıkıp da bu lokmayı hemen nefes borumuzdan çıkarmazsa, hava almama sebebiyle ölebiliriz.

Vücudumuzun giriş kapısı olan; kulak, ağız, burun, mide ve akciğerler gibi birçok yere açılan boğazımızdaki hassas nizam, konuşma, yutma ve nefes alma gibi hayati hadiselerin, birbiri ardınca karışmadan bizim irademiz haricinde oluşması bütün bu işleri idare eden Kudreti ve Rahmeti Sonsuz'u göstermiyor mu?

GÜLLERİN BAŞDÖNDÜREN DÜNYASI

Renk ve kokularıyla güller, insanoğlunu asırlar boyu hayran bırakmış, hatta bu nadide çiçeğe şiirler, destanlar dahi yazılmıştır. Botanikçilerin tespitlerine göre dünyada halen 25.000 çeşit gül türü bulunuyor. Gül, güzelliğinin yanında, ticari sahada, ülkemizde Isparta'da olduğu gibi pek çok yerde de dikkat çekiyor.

Bilindiği gibi gül, çok eski çağlardan beri insanoğlu tarafından yetiştirilmektedir. Yaprakları tam kapalı iken gonca olarak tabir edilen güller, yetiştiricilerin çabasıyla, aşı ve diğer tozlaştırma teknikleriyle birçok şekle ve değişik renklere bürünerek ötelerin, o güzellikler diyarının birer mesajı olmuşlardır.

Tatlı-sert deyimine en çok yakışan bitkilerden biridir gül. Tatlılık tarafını çiçeğiyle kazanırken, sertliğini de dikenlerinden alır. Gülün dalında bulunan dikenler, onu koparırken hemen fark edilirler. Aslında bu, güzel renkli çiçeğin hayatiyetini sürdürebilmesi için çok lüzumludur. Böylece dikenler sayesinde diğer otobur canlılardan korunmuş olurlar.

Gül, renk ve kokusuyla bilhassa gözümüz ve burnumuza hitabeden bir mesajdır. Gönüllere sonsuzluk müjdeleri aşılayan bu nadide elçi de bin bir çeşit renk ve kokularıyla, bizim bütün ihtiyaçlarımızı bilen ve ona göre tabiatı bir sergi yapan Zat’a işaret etmektedir. O’na kâinatın zerreleri adedince şükürler olsun!

GECELERİN SÜS LAMBALARI

Karanlık gecelerimizi ışıklandırarak süsleyen pek çok canlı bulunmaktadır. Bunlardan birisi de ateş böcekleridir. Singapur Üniversitesinde, Güneydoğu Asyada yaşayan ateş böceklerinin davranışları ile ilgilenen araştırmacı Dr. Ivan Polunin'e göre; ateş böceklerinin ışığı saniyede bir defa görülür. Gerçekte saniyede iki defa ışık çakarlar, fakat bu iki ışığın arası çok kısa olduğundan, insan gözü tek bir ışık olarak algılar.

Ateş böcekleri ve diğer ışık çıkaran canlılar, ışıklarını "luciferin" adı verilen bir karışım sıvıdan elde ederler. Luciferin, ışık çıkaran organizmalarda hücre içinde depolanan, genişleyebilen, sıcaklığı ayarlanabilen bir karışımdır. Pratik olarak, enzimlerin etkisi ile oksitlenme neticesinde ısısız ışık elde edilir. Yani, bu madde oksijenle temas edince enzimler yardımı ile de oksitlenme olur, bunun sonucunda da tabii soğuk ışık elde edilir.

Bilim adamları, biyolojik olarak ısısız ışık üretiminin en ekonomik enerji yayma sistemi olduğunu belirtmektedirler. Eğer bilim adamları, tüm diğer sahalarda olduğu gibi, ısısız ışık elde etmede ve cisimleri aynı anda senkronize olarak etkileştirmede, Allah’ın kâinata koyduğu kanunları taklit ederek ilerlerse, bu işi başarmada en kısa ve en güvenilir yolu takip etmiş olurlar.

Bu yazıya yorum yazın


Not: Yanında (*) işareti olanlar zorunlu alanlardır.

Bu yazıya gelen yorumlar.

DİĞER YAZILAR

BALIKÇILLAR EKONOMİ DERSİ VERİYOR

BALIKÇILLAR EKONOMİ DERSİ VERİYOR

Uzmanlar uzun araştırmalar sonucunda hayvanların gıdalarını araştırırken minimal (en düş

DENİZ DİBİNDEKİ HAYATLAR

DENİZ DİBİNDEKİ HAYATLAR

Derin deniz dipleri bir mânâda kum çöllerine benzer. Derinliklerde de çölde olduğu gibi çok

ROKETLEYELİM Mİ?

ROKETLEYELİM Mİ?

Mermilerin, araştırma roketlerinin, pilotlu ve pilotsuz uçakların ve devasa uzay araçlarının

BOĞAZIMIZDAKİ ULAŞTIRMA SİSTEMİ

BOĞAZIMIZDAKİ ULAŞTIRMA SİSTEMİ

BOĞAZIMIZDAKİ ULAŞTIRMA SİSTEMİ Bir kaşık yemeği yutarken, çok ince hesaplanmış ve zam

ÜZÜM ÜZÜME BAKA BAKA

ÜZÜM ÜZÜME BAKA BAKA

Bitkilerin en dikkat çekici organlarından birisi de içerisine renk renk çiçek, yaprak ve sürg

ZAMANI YUTAN VARLIKLAR

ZAMANI YUTAN VARLIKLAR

Evren baş döndürücü hadiselere, yıldız ve galaksilerin patlamalarına, kuasarların şaşırt

HAYVANLARIN DA SAATİ VAR

HAYVANLARIN DA SAATİ VAR

Saatler hayatımızda çok önemli bir yere sahip. Onlarsız yapamayız. Çünkü bütün işlerimiz

DENİZ SALYANGOZU TAKVİMDEN HABER VERİYOR

DENİZ SALYANGOZU TAKVİMDEN HABER VERİYOR

Berlin Princeton Üniversitesinde çalışan Peter G. Kahn adlı bir Alman jeolog ve Kolorado Ünive

KENDILERINI YENILEYEN CANLILAR

KENDILERINI YENILEYEN CANLILAR

Denizyıldızı, yengeç, kuyruklu kurbağa ve kertenkelelerin kopan bacak ve kuyrukları bir süre

FOTOSENTEZ HAYAT VERİYOR

FOTOSENTEZ HAYAT VERİYOR

Fotosentez’i günümüzün modern araştırmacıları “Elektromanyetik enerjisinin, biyo

İNCİR DEYİP GEÇMEYİN

İNCİR DEYİP GEÇMEYİN

İnciri hepimiz çok severiz. Ülkemizde en çok İzmir ve Aydın yöresinde yetiştirilen incirin k

Size yasak edilen büyük günahlardan kaçınırsanız, kusurlarınızı örteriz ve sizi ağırlancağınız şerefli bir yere yerleştiririz.

Nisâ, 31

GÜNÜN HADİSİ

Her kim bir namazı (kılmayı) unutursa (onu) hatırladığında kılsın. Onun bundan başka keffâreti yoktur.

KİTÂBU MEVÂKÎTİ'S-SALÂT-Buhari

TARİHTE BU HAFTA

*Elmalılı Hamdi Yazır Hocaefendi Vefat Etti (27 Mayıs 1942) *Azerbaycan'ın İstiklali(28 Mayıs 1918) *İSTANBUL'UN FETHİ VE AYASOFYA'NIN CAMİ OLMASI(29 MAYIS 1453) *İmam Nesei'nin Vefatı(31 Mayıs 1310) *Ayasofya'da İlk Cuma Namazı Kılındı(1 Haziran 145

ANKET

Sitemizle nasıl tanıştınız?

Yükleniyor...

SİTE HARİTASI