Cevaplar.Org

PEYGAMBER VARİSLERİ VE PEYGAMBERİMİZİN MESLEKTAŞLARI: ÖĞRETMENLER VE DİN GÖREVLİLERİ

Peygamberlerin ortak beş özelliği vardır: 1-Doğruluk, 2-Güvenirlilik, 3-Akıllı ve zeki olmak, 4-Günahsız olmak, 5-Tebliğ, yani Allah’tan aldıklarının bir harfini dahi zayi etmeden insanlığa ulaştırmak, dini usûlüne uygun anlatmaktır. Bu sıfatlar ve özellikler tüm öğretmenlerde, özellikle de ilahiyat ve diyanet görevlilerinde bulunmalıdır. Neden? Çünkü Sevgili Peygamberimiz


Vehbi Karakaş

vehbikarakas@hotmail.com

2018-09-18 19:46:47

 Peygamberlerin ortak beş özelliği vardır:

1-Doğruluk,

2-Güvenirlilik,

3-Akıllı ve zeki olmak,

4-Günahsız olmak,

5-Tebliğ, yani Allah'tan aldıklarının bir harfini dahi zayi etmeden insanlığa ulaştırmak, dini usûlüne uygun anlatmaktır.

Bu sıfatlar ve özellikler tüm öğretmenlerde, özellikle de ilahiyat ve diyanet görevlilerinde bulunmalıdır.

Neden?

Çünkü Sevgili Peygamberimiz (s.a.v): "Alimler peygamberlerin varisleridir."[1] Buyurmuştur. Gerek öğretmenlerimiz ve gerekse İlahiyat ve Diyanet görevlilerimizin her biri, peygamberler varisi alimler makamında ve konumundadırlar.

 Madem alimler ve öğretmenler peygamberlerin varisleridir; öyleyse peygamberlerin özellik ve güzellikleriyle donanmalıdırlar.

 Nedir o özellik ve güzellikler? Önemine binaen günümüze uyarlayarak tekrarlayalım:

1-Doğruluk: Yalandan uzak durmak,

2-Güvenirlilik: Aldatmamak, güven vermek.

3-Akıllı ve zeki olmak.

4-Günahlardan ve haramlardan akrepten ve yılandan kaçar gibi kaçmak, günah ve haramlarla kirlenmemek.

5-Allah'ın gönderdiği son dini (İslam'ı) bir harfini dahi zayi etmeden güzel bir üslup ve güzel bir usülle muhataplara anlatmaktır.

 Öğretmenlere eskiden "muallim", onların işine de "talîm ve terbiye" deniliyordu. Peygamberimiz, "muallim" kelimesini sözlerinin arasına almış, "Ben ancak bir muallim=öğretmen" olarak gönderildim."[2] buyurmuştur. Şu halde Peygamberimizin en büyük sanat ve icraatlarından biri de "talîm ve terbiye yani öğretim ve eğitimdir. Öğretmenler de bu sanatı icra ettiklerine göre, bu demektir ki öğretmenler, Hz. Peygamber'in meslektaşlarıdırlar. Öyleyse öğretmenler, Onun ahlâkıyla ahlaklanmaya, Onun sıfat, meziyet ve faziletleriyle donanmaya kendilerini mecbur hissetmelidirler.

 Sevgili Peygamberimizi 23 sene gibi kısa zamanda ülkelerin ve gönüllerin fatihi ve sevgilisi yapan iki şeydir, demişler:

1-Tatlı dili,

2-Güzel hali.[3] Diğer bir ifade ile yumuşak ve yapıcı üslûbu ve güzel usûlü idi. Usûl ve üslûb çok önemlidir. "Üslûbu'l-lisan, ayniyle insan.", "Usülsüzlük vusûlsüzlüğe sebep olur," demiş atalarımız.

 Tatlı dili, güler yüzü, düzgün ve vakarlı kıyafeti, derin ilmi, orijinal fikri, mutedil jest ve mimiği, ihlası ve îsarıyla kendisini sevdiremeyen öğretmenin, düşüncelerini sevdirmesi, inandırıcı olması mümkün değildir.

 Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Dersini, biz, bir kaşık mayaya; bu dersin öğretmenlerini de koca bir tencere süte maya çalanlara benzetiyoruz. Bir kaşık maya ile nasıl koca bir tencere süt mayalanıyor, yoğurt oluyorsa, bir saat Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersi ile de bir okul mayalanabilir. Yeter ki o mayayı çalan eller ve diller hünerli, maharetli, azimli ve gayretli, şükürlü ve şevkli, iyi insan yetiştirme derdiyle dertli, aktif, planlı ve programlı olsun.

 Din öğretimi, dinin emirlerini yapmak ve dinin yasaklarından kaçınmak için verilir. Bilinen din yaşanır, yaşanan din huzur verir. Kur'an'da da imandan sonra hemen amel, hem de salih amel gelir.[4] İman, ilim ve öğretimse, amel de eğitimdir. Biri birisiz olmaz. Kur'an, Tevrat'a inanıp ta içindekilerle amel etmeyenleri kitap taşıyan, ama ne taşıdığını bilmeyen eşeğe benzetmiş,[5] yapmadıklarını söyleyenlerin de Allah'ın azabına ve gazabına çarpılacaklarını haber vermiştir.[6]

 Okul çağındaki bireylerin kendi inandıkları dinin eğitim ve öğretimini almaları bir anayasal hak[7]olmasına rağmen, bu hakkın kullanımında eğitim ve öğretim ayırımı yapılarak: "Öğretim olur, ama eğitim olmaz." şeklinde bir değerlendirme doğru değildir. Zira, öğrenme tariflerinde vurgulanan şey, "davranış değişikliği"dir.[8] Eğitim de budur zaten: Değiştirme, geliştirme, olgunlaştırmadır.

 

Din bireylere hem namaz kılmayı, oruç tutmayı, zekât vermeyi, hacca gitmeyi öğretir, hem de onlardan namaz kılmalarını, oruç tutmalarını, zekât vermelerini ve hacca gitmelerini ister.

Yalan söylemenin, hırsızlık yapmanın haram olduğu, fakir ve muhtaçlara yardım etmenin dini bir görev olduğu bilgilerini öğrettiğimizde bunları öğrenen çocuk yalan söylemekten, hırsızlık yapmaktan uzak durmayacaksa bu bilgileri öğrenmesinin ne anlamı olacaktır?"[9]

 Din öğretiminde öğretmenin dikkat etmesi gereken husus, dinî davranışlarda bulunan öğrenci ile, dini davranışlarda bulunmayan öğrenci arasında ayırım yapmamaktır.[10]

 Din Kültürü dersinde öncelikle İslâm dininin eğitim ve öğretimi mükemmel verilmeli, sonra da diğer inanç ve dinler hakkında bilgi verilmelidir. Çünkü bu ülke kahir ekseriyetiyle Müslüman'dır. Müslümanların öncelikle kendi dinini öğrenmeye ve yaşamaya hakları vardır. Diğer inanç sahiplerine de inançlarını seçme hakkı verilmeli ve kimseye zor kullanılmamalıdır.

 Kopernik, evrenin merkezi dünya değil, güneştir, demiş, Amerikalı eğitimci Jhon Dewey de (1859-1952): "Eğitimin merkezi çocuk." demiş. Bunlar doğrudur. Bana göre de rolü ve görevi itibariyle eğitimin merkezi öğretmendir. Her şey onu kemale erdirmek için ayarlanmalı ve kurulmalıdır. Öğretmen kâmil ve mükemmel olursa ondaki kemal ve olgunluk öğrencisine de sirayet edecektir. Öğretmen bir bedendeki kalb gibidir. Peygamberimizin ifadesiyle: "Kalb düzgün olursa, bütün beden düzgün olur, o bozulursa, bütün beden bozulur."[11] Öğretmenler ve alimler doğru ve düzgün olursa, bütün toplum doğru ve düzgün olur. Onlar bozulursa bütün toplum bozulur.  Beden kalpsiz, âlem öğretmensiz, öğretmen de Allahsız huzurlu yaşayamaz ve huzur veremez.

 Öğretmenlerimiz:

1-Yöntem bilgisine sahip olmalı,

2-Alanında ihtisas yapmış olmalı,

3-Öğrencilerini haklı ve adaletli değerlendirmeli,

4-Etkili konuşabilmeli, bunun için

5-Derin ilme sahip olmalı, her zaman okuyarak kendini yenilemeli,

6-İç denge ve duygusal sağlığa sahip olmalıdır.[12]

 Öğretmen ve öğrencide bulunması gereken özelliklerin detayını "NASIL BİR DİN EĞİTİMİ" adlı kitabımıza bırakıp Gazali'nin çok şeyleri özetleyen bir sözü ile yazımı noktalamak istiyorum:

"Öğretmende şu üç şeyin bulunması öğrenci için nimettir:

1-Sabır,

2-Tevazu (alçak gönüllülük)

3-Güzel ahlâk

 Öğrencide ise şu üç şeyin bulunması öğretmen için nimettir:

1-Akıl,

2-Edep,

3-Güzel anlama ve kavrama.[13]

 Bu ölçülerin eğitim ve öğretime taşınması temennisiyle yeni Milli Eğitim Bakanımıza ve tüm kadrolarına, diyanet ve ilahiyat camiamıza ve tüm elemanlarına başarılar diliyorum.

Dipnotlar

[1] Buhari, İlim, 10; İbn Mace, Mukaddime, 17

[2] İbn Mace, Mukaddime, 17

[3] Bkz. Karakaş, Vehbi, Hicazlı Sevgili, s. 99-100 Timaş Yayınları, İst.2005

[4] Bkz. Asr, 103 / 3

[5] Cum'a 62 / 5

[6] Saff, 61/ 2-3

[7] Bkz. Anayasa, madde: 24

7 Cebeci, Suat, Din Eğitimi Bilimi ve Türkiye'de Din Eğitimi, 166-167 Akçağ Yayınları, Ankara-2005

[9] Aynı eser.

[10] Aynı eser

[11] Buhari, İman, 39; Müslim, Musakat, 107

[12] Bkz. Güler, Tuğba, Din ve Ahlâk Öğretiminde Drama Örnekleri, Nöbel Yayınları. Ank-2007

[13] Karakaş, Vehbi, Nasıl Bir Din Eğitimi, Rağbet Yayınları, İst. 2007

 

Bu yazıya yorum yazın


Not: Yanında (*) işareti olanlar zorunlu alanlardır.

Bu yazıya gelen yorumlar.

DİĞER YAZILAR

YANLIŞ VE HAKSIZ İNTERNET PAYLAŞIMLARI

YANLIŞ VE HAKSIZ İNTERNET PAYLAŞIMLARI

dir. İnternet paylaşımlarındaki kaynak vermemek, metnin yazarını yazmamak, doğruluk olmadığ

MASONLAR VE ESAD AİLESİ

MASONLAR VE ESAD AİLESİ

Masonluk meselesi dallı budaklı bir mesele olduğundan ve yüksek dozda manipülasyon içerdiğind

OSMANLI DÜŞMANI BİR BARELVİ’NİN HEZEYANLARI

OSMANLI DÜŞMANI BİR BARELVİ’NİN HEZEYANLARI

Belki biraz garip gelecek ama peşinen söyleyelim ki anlatılan husus doğrudur. Stalin’in hocala

KADİROV:  KADİRİ-VEHHABİ KIRMASI 

KADİROV:  KADİRİ-VEHHABİ KIRMASI 

Ramzan Kadirov başkanlığındaki Çeçenlerin Suriye’den sonra Ukrayna’da da arz-ı endam etme

 İSLAM’IN DAHİLİ DÜŞMANLARI YA DA GÜNÜMÜZÜN YIKICI AKIMLARI

 İSLAM’IN DAHİLİ DÜŞMANLARI YA DA GÜNÜMÜZÜN YIKICI AKIMLARI

İhvan meşrepli Iraklı yazar ve düşünür Muhsin Abdulhamid, ‘ İslam’a Yönelik Yıkıcı

YİNE GÖÇ VAR

YİNE GÖÇ VAR

Türü: Hikâye (Otuz yıl önce bu günleri biz yazdık, yaşayanlar yorum yapsın) Aylardan Aral

BABAMI GÖTÜRMEYİN

BABAMI GÖTÜRMEYİN

Erzurumluydum. Erzurum’un Hınıs İlçesi’nin Göller Köyü’nde oturuyordum. Adım Ali’y

"İSLÂM DİNİ SAVAŞ VE TERÖR DİNİ MİDİR? YA DA KILIÇ ZORUYLA MI YAYILMIŞTIR?"

Muhterem Müslümanlar! Oryantalistlerin sürekli olarak İslâm dinini savaş ve terörle özdeşl

LATİN HARFLERİNİN KABULÜ VE HALK ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ

LATİN HARFLERİNİN KABULÜ VE HALK ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ

İnsana yazıyı kalemle öğreten ve ona (içinden geçenleri) düzgün bir şekilde ifade etmeyi

PERSPEKTİFE GİREN ŞAHISLAR-51

PERSPEKTİFE GİREN ŞAHISLAR-51

Muhammed Zahid Kevseri Şiilerin tarih boyunca Ezher’de gözleri olduğuna temas etmiştir. *Kahi

PERSPEKTİFE GİREN ŞAHISLAR-50

PERSPEKTİFE GİREN ŞAHISLAR-50

Yaşar Nuri Öztürk Yaşar Nuri zikzak çıkışlarıyla kendi misyonunu kendi imha etti. Şimdi b

"Ey Rabbimiz! Nurumuzu tamamla ve bizi bağışla, şüphesiz ki sen her şeye kadirsin."

Tahrim, 8

GÜNÜN HADİSİ

"Kelimetan hafifetan alellisan. Sakiyleten filmizan. Habiybetan ilerrahman: Subhanellahi ve bi hamdihi, subhanellahi'l-azim."

"İki kelime vardır ki, dile hafif, mizanda ağırdırlar: Sübhanellahi ve bi hamdihi, sübhanellahi'l-azim." (Buhari, Deavat: 11/175)

TARİHTE BU HAFTA

ANKET

Sitemizle nasıl tanıştınız?

Yükleniyor...

SİTE HARİTASI