Cevaplar.Org

ÜLKEMİZDEKİ TERÖR VE KARGAŞANIN NİHAİ AMACI

Günümüz dünyasında öngörülen terör ve kargaşa şekilsel olarak eski dönemlerden değişiklik arz etse bile, kısa ve uzun vadeli amaçları bakımından aynıdır. Bilindiği gibi, terörün kısa ve uzun vadeli olmak üzere iki tür amacı vardır. Kısa Vadeli Amaç: Her bölgedeki terörün kısa vadeli amacı hemen hemen aynıdır.


Prof. Dr. Musa Kazım Yılmaz

musakazimyilmaz@gmail.com

2015-08-08 15:46:32

Günümüz dünyasında öngörülen terör ve kargaşa şekilsel olarak eski dönemlerden değişiklik arz etse bile, kısa ve uzun vadeli amaçları bakımından aynıdır. Bilindiği gibi, terörün kısa ve uzun vadeli olmak üzere iki tür amacı vardır.

Kısa Vadeli Amaç:

Her bölgedeki terörün kısa vadeli amacı hemen hemen aynıdır. O da merkezi otoriteyi zayıflatmaktır. Ancak her bölgedeki anarşistin, kendini haklı çıkarmak için savuna geldiği bahaneler farklıdır. İspanya'da ayrı, İngiltere'de ayrı, Cezayir'de ayrı, Türkiye'de ayrı gerekçeler arkasına sığınılarak faaliyet gösterilmektedir. Sözgelimi, Türkiye'deki terör önceleri, devletin Kürt vatandaşlara karşı ayırımcılık yaptığı, Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerine yeterince hizmet götürülmediği şeklindeki gerekçelere dayandırılmaktaydı. 1990 yılından sonra ise bir Kürt sorunundan söz edilerek teröre terör için yeni bir gerekçe bulunmuştur. Buna göre Türkiye'deki Kürt kökenli insanlara kültürel haklar konusunda kısıtlamalar uygulanmaktadır.

Gerçekten de böyle bir sorun vardır. Hatta yetkililer zaman zaman çelişkili beyanlarda bulunarak bu sorunu tanımlamaya da çalışıyorlar. Ancak bunu bahane ederek terör hareketlerini organize etmek insanlıkla bağdaşır bir yanı bulunmamaktadır. Teröre destek veren legal siyasi örgütlerin beyanlarına bakılırsa, eğer Kürtlerin istedikleri kültürel haklar sonuna kadar kendilerine tanınırsa terör bıçakla kesilir gibi sona erecektir. Uydurulan senaryolara göre kültürel hakların tanınmasının hemen ardından Kürtlerle diğer gruplar hemen kardeş oluverir ve kavga sebebi olacak hiç kimsenin bir bahanesi kalmayacaktır.

Oysa durum hiç de öyle değildir. Unutulmamalıdır ki, Kürt halkının kültürel hakları sadece terörün kısa vadedeki gerekçesidir. Asıl gerekçe başkadır ve ne yazık ki terör hareketlerine bulaşanlar dahi bu gerekçenin farkında değillerdir. Bence kültürel haklar bakımından Batı'da ne varsa bizde de aynısı olmalıdır. Ancak Kürtlerin istediği tüm kültürel haklar verilse bile terör sona erdirilmeyecektir.

Uzun Vadeli Amaçlar

Bilindiği gibi terör hareketlerinin arkasında her zaman kendilerini resmen belli etmeyen gizli güçler vardır. Bu güçlerin, terör hareketlerinin uzun süre devam etmesinden ve sonuçlarından elde edecekleri bir çok menfaatleri vardır. Türkiye için düşünelim: Türkiye'deki teröre kim destek veriyor? Bunun cevabı açıktır. Çünkü Türkiye'nin büyümesini ve ayağa kalkmasını istemeyen bir çok Batılı ülke teröre dolaylı olarak destek veriyor. Bu konuda her zaman politik bir dil kullanılarak Türkiye Cumhuriyetinin terör örgütlerine karşı haksız olduğu vurgulanıyor.

Yapılan hesaplamalara göre, başlangıçtan bugüne kadar GAP projesi için harcanan para miktarı 30 milyar dolardır. Ama aynı dönemde Türkiye terör için yaklaşık 60 milyar dolar harcamıştır. Türkiye'nin uğradığı para ve insan israfı yutulur cinsten değil. Bu para bir şekilde terörün arkasındaki güçlerin cebine girmiş de sayılır. Çünkü hem teröristler hem devlet silaha büyük paralar vermişlerdir. Ancak her iki tarafın harcadığı para da bu fakir milletin cebinden çıkmıştır.

Anadolu topraklarında gözü olan Ermenilerin Asala terör örgütü, 1984 yılından beri Türklere yönelik eylemlerini askıya almıştır. Ancak davasından vazgeçtiğini hiç bir zaman deklare etmemiştir. Aksine faaliyetlerini başka bir örgüte havale ettiği söylenebilir. Bu durum gösteriyor ki terörün arkasındaki güçler Türkiye'nin bölünmesini istiyorlar. Türkiye bölündüğü takdirde terör grupları üzerinde etkili olan bu güçler öncelikle Ermeni ve Rum gibi Hıristiyan unsurlar için birer vatan parçası arayacaklardır. Terörü destekleyen Kürtleri bile şok edecek olan bu paylaşım, ne yazık ki tasavvur edilen bir hakikattir.

Hiç düşündünüz mü? Daha düne kadar Doğu Anadolu üzerinde hak iddia eden Ermeni Asala örgütü, eğer Türkiye'yi bölme şansını elde edebilirlerse, hiç Kürtlere toprak kaptırırlar mı? O halde denilebilir ki, bugünkü terörün nihai amacı Asala'nın ekmeğine yağ sürmekten başka bir şey değildir.

Çare ve Sonuç:

Batılıların Türkiye'deki ayrılıkçı teröre karşı gösterdiği hoşgörüye dikkat eden her kes, Batılıların, Türkiye'deki teröre büyük umutlar bağladıklarını görecektir. Batılılar, Türklerin ve Arapların din değiştirmeyeceklerini artık iyice anlamışlardır. Çünkü 50-60 yıldan beri Türkler ve Araplar Batı Avrupa ülkelerinde yaşıyorlar. Fakat din değiştirenlerin sayısı bir elin parmaklarını geçmemektedir. Batılıların bir tek ümidi kaldı, Kürtler... Onlar Kürtlerin bir gün toplu halde din değiştirebileceklerini umuyorlar. Bu konuda çok umutludurlar. Bunun için onları Türkiye'den ayıracak terör hareketlerine destek veriyorlar. Hiç dikkat ettiniz mi? Türkiye'de bir vatandaşın dinine küfredilse, mukaddesatı tahkir edilse ve bunlar dava konusu olsa AHİM'de asla makes bulamaz. Fakat bir Kürt vatandaşa en ufak bir hakaret bile yapılsa, dava AHİM'e götürüldüğü takdirde yüklü tazminatlar söz konusu olmaktadır.

Şu halde, Türkiye'deki terörün nihai amacı İslam ülkeleri ile Vatikan arasında gizliden sürdürülen savaşın Vatikan lehine sonuçlanmasıdır. Vatikan temsilcileri Türkiye, İran, Irak ve Pakistan arasında bir Hıristiyan devletinin kurulmasını istemektedirler. Bunun için Kürt bölgeleri planlanmıştır. Eğer böyle iddia asılsız ise, niçin Batılılar Müslüman Kürtlere yardım etsinler ve fazladan bir İslam Kürt devletinin daha kurulmasına katkıda bulunsunlar? Fakat Kürtlerin üzerindeki nihai amaç onları Hıristiyanlaştırmak olduğundan Batılılar her zaman onlardan yana tavır koyuyorlar.

Acaba Türkiye bölünebilir mi ve Kürtlerin Hıristiyanlaşması mümkün olur mu?

Kuşkusuz böyle bir planın tutması eşyanın tabiatına aykırıdır ve gerçekleşmesi binde bir ihtimal dâhilinde bile değildir. Hatta bu stratejiyi kuranlar Türkleri ve Kürtleri hiç tanımıyorlar. Onun için bu strateji bir hayal ürünüdür, denilebilir. Çünkü 30 yıla yakındır, Türklerle Kürtleri bir iç savaşa sürüklemek için büyük çabalar sarf edilmiştir. Ancak Kürtlerle Türklerin dinlerine sahip çıkmaları, gittikçe daha çok kaynaşmaları, özellikle Kürtlerin Batı Anadolu'daki kentlere yoğun bir şekilde göçü terör planlayıcılarını da şok eden bir hadise olmuştur. Anlaşılıyor ki, tarihte olduğu gibi bugün de Türklerle Kürtleri bir iç savaşa sürüklemek mümkün görünmemektedir. Bu durum, Sünni-alevi ve laik-anti laik gruplar için de aynıdır. Çünkü bu topraklarda yaşayan insanları birbirine bağlayan vatandaşlık bağından başka önemli bir bağ daha vardır. O da İslam kardeşliğidir. Unutmamak lazım ki, din kardeşliği her zaman nesep kardeşliğinin önündedir. 

Bugün her şeye rağmen Kürtlerin dinlerine olan bağlılıkları terör uzmanlarını şaşırtacak boyuttadır. Aklı başında hiçbir vatandaş terörü istemez. Çünkü terör hiçbir hakkı tanımaz ve insaniyet seciyelerini canavar hayvanların seciyesine çevirir(1) Bu yüzden Müslüman olan bir kimsenin, kolay kolay terör olaylarının devam etmesinden yana olabileceğine inanmıyorum.

İnanıyorum ki, Batılılar Türkler ve Araplar hakkında inkisar-i hayale uğradıkları gibi Kürtler hakkında da hüsrana uğrayacaklardır. Ancak oynanan bu oyunu bozmanın zamanı geçiyor. Türkiye, acil olarak bu topraklarda yaşayan insanların kardeşliğini öngören bir proje başlatmalıdır. Irkçılık ve şovenizm kokan her türlü etkinliği engellemelidir. Maneviyatı yıpranmış vatan evlatlarına manevi destek sağlanmalıdır. Bu meyanda özellikle ilahiyat tahsili etkinleştirilmeli ve yaygınlaştırılmalıdır. Ülke bürokrasisi kof ve içi doldurulmamış evhamlardan ve "Ülke dindarlaşırsa geriye gider" şeklindeki boş hayallerden kurtarılmalıdır.

Dipnot

(1) Emirdağ Lahikası, s:383, Yeni Asya Neşriyat.

Bu yazıya yorum yazın


Not: Yanında (*) işareti olanlar zorunlu alanlardır.

Bu yazıya gelen yorumlar.

DİĞER YAZILAR

ŞABAN AYI VE BERAT GECESİNDE AFFEDİLMEYECEK OLANLAR

ŞABAN AYI VE BERAT GECESİNDE AFFEDİLMEYECEK OLANLAR

"Şühûr-i selâse" denilen "üç aylar"ın ikincisi de Şaban ayıdır. Bilindiği gibi, üç ayla

ASYA MÜNAFIKLARI ve AVRUPA ZALİM KÂFİRLERİ-7

ASYA MÜNAFIKLARI ve AVRUPA ZALİM KÂFİRLERİ-7

2.İman ve nifak birbirine zıddır? a-“Hidayet ve dalalet birbirine zıt kavramlardır. (Çünk

ASYA MÜNAFIKLARI ve AVRUPA ZALİM KÂFİRLERİ-6

ASYA MÜNAFIKLARI ve AVRUPA ZALİM KÂFİRLERİ-6

4- KURUMSALLAŞMIŞ NİFAK VE MÜNAFIKLARLA İLGİLİ DAHA GENEL TESBİTLER: 1-NiFAK VE ZINDIKA:

ASYA MÜNAFIKLARI ve AVRUPA ZALİM KÂFİRLERİ-5

ASYA MÜNAFIKLARI ve AVRUPA ZALİM KÂFİRLERİ-5

b)Nifakın sosyal hayata bakan cihetleri: Kur’an münafıkların şahıslarını değil sıfatlar

SOSYAL BARIŞIN TEMİNİ VE GÜVENLİĞİN TESİSİ-3

SOSYAL BARIŞIN TEMİNİ VE GÜVENLİĞİN TESİSİ-3

3. Haramdan kaçınma İslâm’ın öngördüğü yasakların her birisi, hem fert ve toplum huzur

SOSYAL BARIŞIN TEMİNİ VE GÜVENLİĞİN TESİSİ-2

SOSYAL BARIŞIN TEMİNİ VE GÜVENLİĞİN TESİSİ-2

2. Merhamet: Karşılıklı hoşgörü, sevgi ve acıma duygusu Sosyal barışın önemli bir fakt

ASYA MÜNAFIKLARI ve AVRUPA ZALİM KÂFİRLERİ-4

ASYA MÜNAFIKLARI ve AVRUPA ZALİM KÂFİRLERİ-4

6. Münafık ahdi bozar. Sözünde durmaz: Tevbe suresinde:

ASYA MÜNAFIKLARI ve AVRUPA ZALİM KÂFİRLERİ-3

ASYA MÜNAFIKLARI ve AVRUPA ZALİM KÂFİRLERİ-3

3. MÜNAFIKLARIN TEMEL ÖZELLİKLERİ: Nifak ehlinin temel özelliklerinin ferdi hayata bakan yans

SOSYAL BARIŞIN TEMİNİ VE GÜVENLİĞİN TESİSİ-1

SOSYAL BARIŞIN TEMİNİ VE GÜVENLİĞİN TESİSİ-1

İslâm’da sosyal barış ve güven, Allah’ın büyük bir lütfu olarak ilan edilir. Aşağıd

ASYA MÜNAFIKLARI ve AVRUPA ZALİM KÂFİRLERİ-2

ASYA MÜNAFIKLARI ve AVRUPA ZALİM KÂFİRLERİ-2

2-İMAN VE NİFAK MUVAZENESİNDE NİFAKIN TEŞEKKÜLÜ VE KISIMLARI: “Kuran ve hadislerde kalbin

ASYA MÜNAFIKLARI ve AVRUPA ZALİM KÂFİRLERİ-1

ASYA MÜNAFIKLARI ve AVRUPA ZALİM KÂFİRLERİ-1

BİRİNCİ BÖLÜM: 1: NİFAKIN GENEL TARİFİ VE BAĞLANTI NOKTALARI: a) Nifak: “Küfrünü gi

Şu insanlar, çarçabuk geçen dünyayı seviyorlar da önlerindeki çetin bir günü (ahireti) ihmal ediyorlar.

İnsan, 27

GÜNÜN HADİSİ

İlim talebi için yola çıkan kimse dönünceye kadar Allah yolundadır.

(Tirmizi, 2649)

TARİHTE BU HAFTA

*Köprülü Fazıl Mustafa Paşa'nın Şehit düşmesi (19 Ağustos 1691) *Mescid-i Aksa'nın Yahudilerce Yakılması(21 Ağustos 1969) *Sakarya Savaşı (22 Ağustos 1921) *Hz. Ebu Bekir (634) ve Ebussuud Efendi'nin (1574)[23 Ağustos]

ANKET

Sitemizle nasıl tanıştınız?

Yükleniyor...

SİTE HARİTASI