Cevaplar.Org

HASAN HÜSNÜ ERDEM İLE ALAKALI BİR HATIRA

Merhum Eşref Edip Fergan anlatıyor; “Bir gün Reis Hasan Hüsnü Erdem’i ziyarete gitmiştim. Odacı içeride toplantı olduğunu söyledi. Bir müddet kalem-i mahsus odasında oturdum. Toplantı bitince hemen yanına girdim. Baktım, yüzü kızarmış, gözleri bakla renk almış, elleri titriyordu. Dili adeta konuşamıyordu. Büyük bir ızdırap içinde olduğunu anladım


Salih Okur

nedevideobendi@gmail.com

2015-07-22 02:51:18

Bilindiği gibi, 1960 ihtilalcileri Türkiye'de uyanan dini heyecanı söndürmek ve kontrol altına tutmak, özledikleri o tek parti dönemlerine dönmek için hayli gayret göstermişlerdir. Bu mevzuda yaptıkları fecaatlerden birisi de Diyanet İşleri Başkanlığı yardımcılığına Sadettin Evrin adlı emekli bir generali getirmek olmuştur.

Saadettin Evrin Paşa meselesi hayli uzun, ayrı bir çalışma gerektirir. Güya Diyanet İşleri Başkanına yardımcı gibi görülen bu zat, aslında oradaki nihai karar mercii olarak görev yapmıştır. Aşağıda onun 1961'de Diyanetin başına getirilip 1964'de emekliye sevk edilen Hasan Hüsnü Erdem'e yaptığı tazyiklerden birini okuyacaksınız;

Merhum Eşref Edip Fergan anlatıyor; "Bir gün Reis Hasan Hüsnü Erdem'i ziyarete gitmiştim. Odacı içeride toplantı olduğunu söyledi. Bir müddet kalem-i mahsus odasında oturdum. Toplantı bitince hemen yanına girdim. Baktım, yüzü kızarmış, gözleri bakla renk almış, elleri titriyordu. Dili adeta konuşamıyordu. Büyük bir ızdırap içinde olduğunu anladım.

-Hayır ola? dedim, sizi çok rahatsız görüyorum.

-Aman birader, dedi. 'Benim böyle sıkıntılara, böyle tazyiklere gelecek halim mi var? Artık dayanamıyorum; bir gün burada benim ölümü bulacaksınız!

- Aman Allah korusun, böyle konuşmayınız. Ne oldu? Yine ne yaptılar? Ne söylediler?

-Beni öldürmek için başıma memur ettikleri bu adam(Saadetin Evrin) Bakanla birlikte(O sırada Diyanet İşlerine bakan, CHP'li Safvet Umay) geldiler. "İlla şunu imza edip neşredeceksin" dediler.

-Nedir o imza olunacak şey?

-İşte o mahut rapor, Paşanın yazdığı şey(Risale-i Nur aleyhinde Sadettin Paşanın yazdığı rapor, daha sonra Diyanet Neşriyatı arasında imzasız olarak neşredilmiştir. Salih Okur) Paşa onu okudu. Sonra bakan bana dönerek;

-Fena değil, güzel yazılmış dedi.

-Efendim, dedim. Böyle bir lisan kullanmak makamımıza yakışmaz. Makamımızın mevzuu haricinde siyasi şeyler karıştırılmış.

Sonra bu mesele hakkında müşavere heyetinde yüzlerce karar vardır. Ahkâm-ı diniye ve kanuniyeye aykırı bir cihet görülmediği tesbit olunmuş, kararlaştırılmıştır. Makamımız şimdi bu yüzlerce karar hilafına nasıl neşriyatta bulunabilir. Gülünç oluruz. Eğer tensip buyurursanız, Paşa kendi imzasıyla neşretsin.

-Biz sizin imzanızla neşrini münasip görüyoruz.

-Bir de efendim, dedim. Paşa hazretleri hazırladıkları bu raporda en ziyade tevafuk meselesini mevzu etmiş. Hâlbuki aynı şeyi kendisi de yapmıştır. 'Allah Bizimle' adlı eserinde ebced hesabıyla 27 Mayıs hadisesinin

وَمَا أَرْسَلْنَاكَ إِلَّا رَحْمَةً لِّلْعَالَمِينَ

(Resûlüm!) Biz seni ancak âlemlere rahmet olarak gönderdik.(Enbiya,21:107) ayet-i kerimesiyle tevafukunu yazmıştır.

Eşref Edip Bey burada soruyor;

-Bunu böyle söylediniz mi?

-Tabii, söyledim.

-Bakan ne dedi?

-Bir şey demedi. Yalnız dönüp ona(Paşaya) baktı.

Paşa ne cevap verdi?

Ne diyecek? Aynen böyle yazmıyor mu ki?

Sonra ne oldu?

Kalktılar, gittiler. Ama ben de işte bu hale geldim.

Not: Kısa bir süre sonra gazeteler Diyanet İşleri Başkanının emekliye sevk edildiğini yazmıştır. 1967 yılında dar-ı bekaya irtihal eden Hasan Hüsnü Erdem Hocamızı da bu vesileyle bir kere daha rahmetle yâd ediyoruz. (Salih Okur )

Kaynak

Eşref Edip,

Risale-i Nur Muarızı Yazarların İsnatları Hakkında İlmi Bir Tahlil

Sebilürreşad Neşriyatı

İst. 1965

 

Bu yazıya yorum yazın


Not: Yanında (*) işareti olanlar zorunlu alanlardır.

Bu yazıya gelen yorumlar.

DİĞER YAZILAR

MEHMED EMRE HOCAEFENDİ’NİN ÜSTAD BEDİÜZZAMAN’I ZİYARETİ

MEHMED EMRE HOCAEFENDİ’NİN ÜSTAD BEDİÜZZAMAN’I ZİYARETİ

Emekli müftülerimizden merhum Mehmed Emre Hocaefendi anlatıyor; “Sivrihisar'da vazifeye başlad

KENDİLERİNİ İLİM TALEBESİ GÖRDÜLER

KENDİLERİNİ İLİM TALEBESİ GÖRDÜLER

Tevazu ve hilm ile beslenen ilim ne güzeldir. Alimlerimiz bu konuda ne kadar büyük ikazlarda bulu

BİR ALİMİN BÜYÜK BİR HAREKETİ

BİR ALİMİN BÜYÜK BİR HAREKETİ

Merhum Tahirü’l Mevlevi “Kıssalar ve Hisseler” adlı eserinde, büyük bir alimin büyük b

MÜMİN PAMUK ÇUVALINA MI BENZER?

MÜMİN PAMUK ÇUVALINA MI BENZER?

Merhum Ali Yakup Cenkçiler Hocaefendi(1913-1988) İslami İlimleri tahsil etmek için memleketi Ar

BEDİÜZZAMAN’IN ESKİ SAİD DÖNEMİNE AİT BİR HATIRA

BEDİÜZZAMAN’IN ESKİ SAİD DÖNEMİNE AİT BİR HATIRA

Merhum İsmail Çetin Hocaefendi anlatıyor; “Mecnasarlı Üstad Molla Musa Rahimehullah şöyle

KERAMET DEĞİL MARİFET

KERAMET DEĞİL MARİFET

Son dönemin büyük âlimlerinden merhum İsmail Çetin Hocaefendi’nin mahdumu muhterem Ahmed Mü

KALBTEKİLER UNUTULMAZ

KALBTEKİLER UNUTULMAZ

2012 senesinde, bir bahar ayında, Van Erek Dağı eteğinde, büyük İslam âlimlerinden Seyda Mo

ÜZÜLDÜĞÜM ŞEY

ÜZÜLDÜĞÜM ŞEY

1931 Menemen tırpanında idam edilerek şehadet mertebesin erişenlerden birisi de merhum Esad Erbi

SAMİ EFENDİ’DEN AKİKA KURBANI İKAZI

SAMİ EFENDİ’DEN AKİKA KURBANI İKAZI

Prof. Dr. Ethem Cebecioğlu hocamız anlatıyor; “Efendim, dünyaya gelen çocuklar için akika ku

TEVAZU AMA YERİNE VE ZAMANINA GÖRE

TEVAZU AMA YERİNE VE ZAMANINA GÖRE

Bu hafta kendilerinden güzel hatıralar nakledeceğimiz Hak dostu, ilminin şiddeti zuhurundan teva

HZ. EBUBEKİR CİHETİNDEN GELEN ENGEL

HZ. EBUBEKİR CİHETİNDEN GELEN ENGEL

İhsan Kasım Salihî Bey anlatıyor; “Faruk Resul Yahya kardeşe(Risale-i Nurları Kürtçeye ter

Artık kim doğru yolu seçerse kendi lehinedir; kim de saparsa ancak kendi aleyhine sapmış olur.

Zümre, 41

GÜNÜN HADİSİ

Yeryüzünde bir kötülük işlendiği vakit, ona şahid olan bunu takbih ederse (kötü olduğunu te'yid ederse), o kötülüğü görmemiş gibi zararından kurtulur. O kötülüğe şahid olmadığı halde, işittiği zaman memnun kalan kimse, sanki şahid olmuş gibi manen zarar

Ebu Davud, Melahim 17, (4345)

TARİHTE BU HAFTA

*Eğriboz Adası'nin fethi(12 Ağustos 1470) *Kanuni Sultan Süleyman Han'in Tebriz'i fethi(13 Ağustos 1534) *Haçlı Ordusu'nun Kudüs katliami (15 Ağustoz 1099) *Gölcük Depremi(17 Ağustos 1999) *Misak-i Milli'nin TBMM'de de kabûlü(19 Ağustos 1920)

ANKET

Sitemizle nasıl tanıştınız?

Yükleniyor...

SİTE HARİTASI