Cevaplar.Org

ÖMER NASUHİ BİLMEN HOCAEFENDİNİN TEVAZUU

Prof. Dr. Şener Dilek beyefendi, Erzurumlu merhum Naim Hocanın bir hatırasını şöyle anlatıyor; “ Allah rahmet eylesin, Naim Hoca Erzurum’un tanınmış simalarından biriydi. Hoş sohbet bir zattı. Kendine has şivesiyle konuşur, latifeler yapardı. Hem düşündürür hem de güldürürdü.


Salih Okur

nedevideobendi@gmail.com

2014-06-07 10:45:24

Prof. Dr. Şener Dilek beyefendi, Erzurumlu merhum Naim Hocanın bir hatırasını şöyle anlatıyor; " Allah rahmet eylesin, Naim Hoca Erzurum'un tanınmış simalarından biriydi. Hoş sohbet bir zattı. Kendine has şivesiyle konuşur, latifeler yapardı. Hem düşündürür hem de güldürürdü.

Bir gün bir mecliste beraberdik. Bir hatırasını anlattı bizlere, tam Erzurum şivesiyle. 

"Gurban, Allah görür, bilir. Benim öyle derin bir ilmim yok. Ciddi bir tetebbuat ve Arabî tahsilim de yok. İşte bir iki kitap okumuşam o kadar. Bir de Alvarlı Efe hazretlerinin gazellerini ezberlemişem.

Bir gün, camide oturmuşam, talebelere ders verirem. Derinliğine bir Arapça değil, müptedileri okuturam.

Elimde uzun, sırık gibi bir ağızlık var. Arada bir sıgara çekirem, talebelere de "ula oku" direm.

Ders verirken baktım, sakallı bir zat. Ele geldi, usli usli talebelerin yanına diz çöktü, oturdu.

Ben ders verirken, baktım o da orada diz çökmüş, oturir. Ben zannettim, bu gelen zat Erzurum'un Ovacık nahiyesinden gelmiş bir köylü, avamdan birisi. Çünkü kılık kıyafeti köylüye benzir.

Ders verirken demek yanlış öğretmişem. Hiç farkında değilem. Baktım o köylü gibi görünen zat, bana gayet munis bir sesle, "Hocaefendi, bu kelimeyi şöyle anlayabilir miyiz?" diye sordu.

Ben de bilmirem ya, "yoğ kurban" dedim.

Üç beş dakika sonra demek bir pot daha kırmışam. Yanlış bir mana daha vermişem. Bu sefer de;

"Hocaefendi, şu cümleye şöyle desek, manaya daha uygun düşmez mi?" dedi.

 Ben de istifimi bozmadan "yoğ kurban yoğ" dedim.

O ara aklıma birden geldi. Bazı arkadaşlarım demişlerdi, Diyanet İşleri Başkanı Ömer Nasuhi Bey Erzurum'a gelmiş.

"Ula" dedim kendi kendime "ola ki bu zat Ömer Nasuhi Hoca olmaya?"

Dedim hele bir sorayım "kurban senin adın ne?"

Dediçi; Ömer.

Ömer ismin işitince içime bir endişe düştü. Hemen sordum, dedimci; "Kurban, Nasuhisi de var mı?"

Dediçi; "Evet, var."

Hemen kalktım, ellerine sarıldım. "Hocam, ben senin elini ayağını öpmüşem. Kusuruma bakma! Cehaletimi af et" dedim. Bi utandım bi utandım sorma gitsin gurban!"

Kaynak

Prof. Dr. Şener Dilek, ,

Risale-i Nur Nasıl Okunmalı?

Feyza Yayıncılık

İst. 2013

 

 

 

Bu yazıya yorum yazın


Not: Yanında (*) işareti olanlar zorunlu alanlardır.

Bu yazıya gelen yorumlar.

DİĞER YAZILAR

HACI CEMAL ÖĞÜT’ÜN ÇOCUKLARA SEVGİSİ

HACI CEMAL ÖĞÜT’ÜN ÇOCUKLARA SEVGİSİ

Geçen hafta bu bölümde merhum Ramazanoğlu Sami Efendi’nin çocuklara karşı olan merhametine

SAMİ EFENDİ, SİMİTÇİ VE ÇOCUKLAR

SAMİ EFENDİ, SİMİTÇİ VE ÇOCUKLAR

Prof. Dr. Ethem Cebecioğlu beyefendi’nin “Keşkül” adlı eserinden; Bir zaman Ankara’da b

BİR VEFA ÖRNEĞİ

BİR VEFA ÖRNEĞİ

Prof. Dr. İbrahim Ethem Cebecioğlu hocamız, son devrin Hak dostlarından Mehmed Emin Haksever efe

MEHMED AKİF’İN ERDEMİNDEN BİR KATRE

MEHMED AKİF’İN ERDEMİNDEN BİR KATRE

Üstad Mehmet Âkif 16 Haziran 1936’da Mısır'dan İstanbul’a döndüğünde ziyaretine gelenle

BİR OSMANLI BEYEFENDİSİNİN İNCELİĞİ

BİR OSMANLI BEYEFENDİSİNİN İNCELİĞİ

Bu hafta yine Alasonyalı Hacı Cemal Öğüt efendiyle alakalı göz yaşartıcı bir anıyı payla

TABUTTA YATAN TALEBE

TABUTTA YATAN TALEBE

Bu hafta hatırasını nakledeceğimiz değerli âlim, İstanbul eski merkez vaizlerinden Alasonyal

“HELVA DA DUSSUZDUR DUSSUZ”

“HELVA DA DUSSUZDUR DUSSUZ”

Uzun bir fetret döneminden sonra kardelen çiçekleri gibi açılan İmam Hatip neslini gözyaşlar

HACI FARUK EFENDİ’NİN VEHHABİ HOCAYI SUSTURMASI

HACI FARUK EFENDİ’NİN VEHHABİ HOCAYI SUSTURMASI

“Faruk Bey, Osmanlı'nın son devrinde yetişen müstesna simalardan biriydi, itibarlı ve yüksek

ABDÜLHAKİM ARVASİ HAZRETLERİNİN BİR TAVSİYESİ

ABDÜLHAKİM ARVASİ HAZRETLERİNİN BİR TAVSİYESİ

Merhum İsmail Çetin Hocaefendi anlatıyor; “Sultanahmet Camii eski imamlarından muhterem Molla

ABDÜLHAKİM HÜSEYNİ HAZRETLERİNİN MÜHİM BİR TAVSİYESİ

ABDÜLHAKİM HÜSEYNİ HAZRETLERİNİN MÜHİM BİR TAVSİYESİ

Merhum İsmail Çetin Hocaefendi, altmışlı yıllarda, kendisine zulmeden bir adam ile ilgili şu

BÜYÜKLERİN SORULARI SORULARIN BÜYÜKLERİ

BÜYÜKLERİN SORULARI SORULARIN BÜYÜKLERİ

19. ve 20. Yüzyılda İslam dünyasında medreselerin ıslahı hususunda değişik çalışmalar ya

Nâhl Suresi;128

Şüphesiz ki, Allah, takvaya sarılanlarla, iyilik yapan ve iyi kullukta bulunanlarla beraberdir.

GÜNÜN HADİSİ

SABAH İLE YATSI NAMAZLARINI CEMÂATLE KILMANIN FAZÎLETİNE DÂİR EBÛ HÜREYRE HADÎSİ

Münâfıklara sabah ile yatsı (cemâat) namazlarından daha ağır hiç bir namaz yoktur. (Halbuki) bu iki namaz(ın cemâatin)de olan (ecir ve fazîlet)i bilseler emekliye, emekliye (sürtüne, sürtüne) de olsa onlara gel(ip hâzır ol)urlardı. (Ebû Hüreyre)

TARİHTE BU HAFTA

*Rumelihisarı Açıldı(9 Temmuz 1452) *Nurettin Topçu'nun Vefatı(10 Temmuz 1975) *Mısır, İngilizler Tarafından İşgal Edildi.(11 Temmuz 1882) *Kanuni'nin Tebriz'i Fethi.(13 Temmuz 1534) *Hz.Aişe(r.a.) Validemizin Vefatı(14 Temmuz 678)

ANKET

Sitemizle nasıl tanıştınız?

Yükleniyor...

SİTE HARİTASI