Cevaplar.Org

ABDULKADİR BADILLI

Abdulkadir Badıllı Ağabey 1936 yılında Urfa’nın merkezine baglı Şeyhzeliha köyünde dünyaya gelmiştir. Badıllı Aşireti mesubudur. Halen Urfada bulunmaktadır. 1953 senesinde Bediüzzaman Hazretlerini ilk defa Isparta’da ziyaret etmiştir. “Mufassal Tarihçe-i Hayat”, “Risale-i Nurların kudsî kaynakları” gibi çalışmaları bulunmaktadır.


Ömer Özcan

ozcannurs@hotmail.com

2012-12-08 03:37:15

Abdulkadir Badıllı Ağabey 1936 yılında Urfa'nın merkezine baglı Şeyhzeliha köyünde dünyaya gelmiştir. Badıllı Aşireti mesubudur. Halen Urfada bulunmaktadır. 1953 senesinde Bediüzzaman Hazretlerini ilk defa Isparta'da ziyaret etmiştir. "Mufassal Tarihçe-i Hayat", "Risale-i Nurların kudsî kaynakları" gibi çalışmaları bulunmaktadır.

Bir Mâil ile kendilerine çalışmalarımı ve maksadımı hülâsa olarak arzettim. Tavsiyelerini sordum. Sonra Üstad Hazretlerini görmüş birisi olarak, neşredilmemiş hatıralarından istirham ettim. Bir cevabî mektup yazmışlardır. Mektubunda, hakikaten çok dikkat edilmesi gereken ve benim de kılı kırk yararak titizlik gösterdiğim bazı tavsiyeleri vardır.

Badıllı Ağabeyin mektubu ve kendilerine yazdığım cevab:

 

بِا سْمِهِ سُبْحَانَهُ

Aziz Kardeşim Ömer Özcan,

Uzun zamandan beri çalışıp topladığınız "Hâtırat-ı Üstad" mahsul ve harmanını safîleştirip umuma arzeylemeye dair fikriniz güzeldir. Niyetiniz hasendir. Fakat -sizin de belirttiğiniz gibi- toplanmış olan hâtıraların bir tensikten geçirilmesi herhalde icap edecektir. Çünki rivâyet yoluyla gelen hâtıralarda, ballandırma tabir edilen üslûp bazen hâkim oluyor. Yani, öz olan bir hâtıra, câzip bir kılıf, bir ambalaj ile gösterilmek istenir. Hele hâtıralar ikinci elden alınırsa, daha çok dikkat etmek lazım. Bir de, râvisi belli olmayan, ya da râvisi yaşlanmış ve hafıza kaybına uğramış olan hâtıralar, mutlaka bir terazîden geçirilmesi gerekmektedir.

Bu hususa bir misal vermek istiyorum: Son Şahitler–3, sh. 132'de kayıtlı ve sonra, İsmail Mutlu'nun "Sorularla Bediüzzaman Said Nursî" sh. 414 te yazılı bir rivayet ve hatıra var. Bu rivayet Emirdağlı Hacı Ali Kılıçalp'ten nakildir ve Osmanlının son Şeyh'ul-İslamı Mustafa Sabri Efendiden şöyle: "Ben şeyh'ul-İslam olunca, ortada bizim Said (Bediüzzaman) üç ay görünmez oldu. Üç ay sonra karşılaştığımızda, kendisinin nerelerde olduğunu sordum. O da: 'Nefsimi terbiye etmekle meşgûldüm. Nefsim bana: diye eziyet ediyordu. Onun için nefsimi terbiye etmekle meşgûl oldum' " ilh..

İşte bu rivayet, hiç de Hz. Üstadın hayatıyla, mesleğiyle ve vaziyetiyle mütenasip görünmemektedir. Zira, bir kere bahsi edilen hadise 1920'lerdedir. Gerek mezkûr tarihte, evveli ve sonrasında; birçok reislikler Üstada teklif edildiği halde, hiç birisini kabul etmemiştir. Kaldı ki bahsi edilen hâdise tarihinde Hz. Üstad, Yeni Said merhalesine girdiği tarihtir. Rivayette ileri sürülen şey, asla mümkün değildir. Evet, bu fakirin kanaatı böyledir.

İstersen, yukarıdaki bu yazımı neşredeceğin kitabın bir tarafına dercedebilirsin.

Bir de benden bazı hatıralar istemişsin. Ben, bence en mühim olan hatıralarımı kendim yazarak Necmeddin Şahiner'e yollamıştım ve bunlar "Son Şahitler"de yayınlandılar. Daha sonra Mufassal Tarihçe'de hatırıma gelenleri de kaydettim. İstifade edebilirsiniz.

 Kardeşiniz Abdulkadir Badıllı

***

Aziz Muhterem Abdulkadir Badıllı Ağabeyciğim!

Cevabî mektubunuzdaki meslek ve meşrep hassasiyetinizi ve tavsiyelerinizi "alel re's vel âyn" kabül ediyorum. Sizin gibi bu hassasiyeti taşıyan ve incelikleri hemen görebilen Ağabeylerimize Allah'tan hayırlı uzun ömürler niyaz ediyorum. Nur Risalelerinin dalga dalga bütün dünyaya yayılmaya başladığı bir dönemde, Aziz Üstadımızın tarzının muhafazası için, sizin gibi ağabeyleri bir sigorta hükmünde görüyorum şahsen..

Çalışmalarımda üç hususa azamî îtina göstermeye çalıştım:

A) Anlatılan her hâtıranın karşılığını Külliyattan aradım. "Acaba esasata aykırılık var mı?" diye.

B) Bâtılı tasvir eden menfice bahisleri tayyettim.

C) Cemaatımıza ait ihtilaflı meseleleri de yazılanlardan çıkardım.

Buna rağmen muhakkak hatalar, eksiklikler, fazlalıklar vardır. Bu sebeble sizin de tavsiye ettiğiniz gibi ehliyetli bir hey'etin kontrolundan geçirmeden neşretmek diye bir gâilem yoktur. Hatta hemen neşir gibi bir acelem de yok... Hiçbir maddî kazanç aklımın ucundan bile geçmiyor. Maksadım Aziz Üstadımıza aid hâtıraların kaybolmaması ve neşrolunanların te'yid edilmesidir. Biliyorum ki, bu hizmetin duayeni Muhterem Necmeddin Şâhiner ve sizin gibi birkaç kıymetli Ağabeyden başka bu hususta maalesef fazla bir çalışma yok. Bu notların ileride, gelecek nesillere mukayeseli akademik çalışmalar yapmaları için, büyük bir kaynak olacağı ümidini taşıyorum. O sebeble yapılan çalışmaları çok kıymetli görüyorum ve takdir ediyorum.

Muhterem ağabeyciğim, "Şeyhülislamlık" meselesi hakkındaki ifadeniz hakikaten çok önemli, inşallah çalışmalarım arasına alacağım. Buna mümasil hâtıra olarak da iştiraklarınızı çok arzu ederdim. Selâm eder, ellerinizden öper, dualarınızı istirham ederim.

23.05.2004 Ömer Özcan

 

Bu yazıya yorum yazın


Not: Yanında (*) işareti olanlar zorunlu alanlardır.

Bu yazıya gelen yorumlar.

DİĞER YAZILAR

YUVALI HATİP HOCA

YUVALI HATİP HOCA

Asıl adı Mehmed Ali Bilgin olan Yuvalı Hatip Hoca 1891 yılında Ankara’nın Yenimahalle ilçes

VELİ IŞIK KALYONCU

VELİ IŞIK KALYONCU

Veli Işık Kalyoncu, Üstad Bediüzzaman Said Nursi Hazretlerinin son yıllarının ve Risale-i Nur

ŞÜKRAN ÜNLÜKUL

ŞÜKRAN ÜNLÜKUL

20 Kasım 2011 tarihinde milyonların Üstad dediği Bediüzzaman Said Nursi Hazretlerinin gelini Mu

ŞEMSEDDİN TUĞRUL

ŞEMSEDDİN TUĞRUL

13 Temmuz 2009 tarihinde Şemseddin Tuğrul Ağabeyin Van’daki dükkânındayız. Van hizmetlerini

SÜLEYMAN KAYA (GAYE)

SÜLEYMAN KAYA (GAYE)

İşte efsanevi bir kahraman daha; Süleyman Kaya... Daha doğrusu Hz. Üstad’ın düzeltmesiyle

RIDVAN (ERDOĞAN) UTANGAÇ

RIDVAN (ERDOĞAN) UTANGAÇ

Bursa’nın Aksu Köyünde Rıdvan ağabeyin evindeyiz. Aksu Köyü yeşilliği ve bol suları ile

REFİK AĞIR

REFİK AĞIR

Avukat Gültekin Sarıgül “Ömer kardeş, Burdur’da Hz. Üstad’la görüşmüş yaşlı bir a

ÖMER KUŞ

ÖMER KUŞ

Ömer Kuş, epey zamandır gözlerden ırak kalmış çok eski, çok fedakâr ağabeylerimizden biri

OSMAN BOZKURT

OSMAN BOZKURT

Osman Bozkurt, Hz. Üstad’ın tabiriyle “Kahramanlar Ocağı Denizli”nin Süller Nahiyesinden.

MUSTAFA KARAPINAR

MUSTAFA KARAPINAR

Mustafa Karapınar ile İstanbul Bostacı’da, evinin yakınında bulunan tarihi Kuloğlu Camiinde

NADİR BAYSAL

NADİR BAYSAL

Bediüzzaman Hazretleri 1936-1943 yılları arasında Kastamonu’da sürgün olarak yaşamıştır.

Müminler o kimselerdir ki, Allah anıldığı zaman kalpleri titrer.

Enfal,2

GÜNÜN HADİSİ

Ey Allah'ın Resulü," dedim, "şayet Kadir gecesine tevafuk edersem nasıl dua edeyim?" Şu duayı okumamı söyledi: "Allahümme inneke afuvvun, tuhibbu'l-afve fa'fu anni. (Allahım! Sen affedicisin, affı seversin, beni affet.)

Tirmizi, Da'avat 89,Ravi (r.a.): Aişe

TARİHTE BU HAFTA

*Muhammed Raşid Hz.lerinin Vefatı. (22 Ekim 1993) *Astronomi Alimi Uluğ Bey'in Vefatı(25 Ekim 1449) *Fatih Sultan Mehmed Han'ın Trabzon'u Fethi(26 Ekim 1461)

ANKET

Sitemizle nasıl tanıştınız?

Yükleniyor...

SİTE HARİTASI