Cevaplar.Org

KUR’ÂN’DAN DUALAR-9

PEYGAMBER DUALARI-4 14- Peygamberimiz Hz.Muhammed (s.a.s.) Allâhumme mâlikel mulki tû’til mulke men teşâu ve tenziul mulke mimmen teşâ’, ve tuizzu men teşâu ve tuzillu men teşâ’, bi yedikel hayr, inneke alâ kulli şey’in kadîr. Tûlicul leyle fîn nehâri ve tûlicun nehâra fîl leyl, ve tuhricul hayya minel meyyiti ve tuhricul meyyite minel hayy, ve terzuku men teşâu bi gayri hısâb.


Nigâr Dere

nigardere@gmail.com

2011-07-08 06:01:29

PEYGAMBER DUALARI-4

14- Peygamberimiz Hz.Muhammed (s.a.s.)
اللَّهُمَّ مَالِكَ الْمُلْكِ تُؤْتِي الْمُلْكَ مَن تَشَاء وَتَنزِعُ الْمُلْكَ مِمَّن تَشَاء وَتُعِزُّ مَن تَشَاء وَتُذِلُّ مَن تَشَاء بِيَدِكَ الْخَيْرُ إِنَّكَ عَلَىَ كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ تُولِجُ اللَّيْلَ فِي الْنَّهَارِ وَتُولِجُ النَّهَارَ فِي اللَّيْلِ وَتُخْرِجُ الْحَيَّ مِنَ الْمَيِّتِ وَتُخْرِجُ الَمَيَّتَ مِنَ الْحَيِّ وَتَرْزُقُ مَن تَشَاء بِغَيْرِ حِسَابٍ 

Allâhumme mâlikel mulki tû'til mulke men teşâu ve tenziul mulke mimmen teşâ', ve tuizzu men teşâu ve tuzillu men teşâ', bi yedikel hayr, inneke alâ kulli şey'in kadîr. Tûlicul leyle fîn nehâri ve tûlicun nehâra fîl leyl, ve tuhricul hayya minel meyyiti ve tuhricul meyyite minel hayy, ve terzuku men teşâu bi gayri hısâb.

Ey mülkün sahibi Allah'ım! Sen mülkü dilediğine verirsin, dilediğinden de onu çeker alırsın, dilediğini aziz edersin, dilediğini zelil edersin. Hayır Senin elindedir. Muhakkak ki, Sen her şeye kâdirsin. Geceyi gündüzün içine sokarsın, gündüzü gecenin içine sokarsın; ölüden diri çıkarırsın, diriden ölü çıkarırsın. Dilediğine de hesapsız rızık verirsin. (Al-i İmran: 3/26-27)

 
حَسْبِيَ اللّهُ لا إِلَهَ إِلاَّ هُوَ عَلَيْهِ تَوَكَّلْتُ وَهُوَ رَبُّ الْعَرْشِ الْعَظِيمِ 

Hasbîyallâh, lâ ilâhe illâ hûv, aleyhi tevekkeltu ve huve rabbul arşil azîm.

Bana Allah yeter. O'ndan başka ilâh yoktur. Ben O'na dayanmaktayım ve O, o büyük Arş'ın Rabbidir. (Tevbe, 9/129)

 

رَبِّ احْكُم بِالْحَقِّ وَرَبُّنَا الرَّحْمَنُ الْمُسْتَعَانُ عَلَى مَا تَصِفُونَ
Rabbıhkum bil hakk, ve rabbuner rahmânul musteânu alâ mâ tasıfûn.

Ey Rabbim! Aramızda gerçekle hükmet ve Rabbimiz O Rahmân'dır ki, isnad ettiğiniz (yalan) vasıflarınıza karşı yardımına sığınılacak olan ancak O'dur. (Enbiyâ, 21/112)

 

رَّبِّ إِمَّا تُرِيَنِّي مَا يُوعَدُونَ رَبِّ فَلَا تَجْعَلْنِي فِي الْقَوْمِ الظَّالِمِينَ
Rabbi immâ turiyennî mâ yûadûn. Rabbi fe lâ tec'alnî fil kavmiz zâlimîn.

Rabbim! Eğer onlara yöneltilen tehdidi (dünyevî sıkıntıyı ve uhrevî azabı) mutlaka göstereceksen. Bu durumda beni, o zalimler topluluğunda bulundurma, Rabbim! (Mü'minûn, 23/93–94)

 

رَّبِّ أَعُوذُ بِكَ مِنْ هَمَزَاتِ الشَّيَاطِينِ وَأَعُوذُ بِكَ رَبِّ أَن يَحْضُرُونِ
Rabbi eûzu bike min hemezâtiş şeyâtîn. Ve eûzu bike rabbi en yahdurûn.

Rabbim! Şeytanların kışkırtmalarından sana sığınırım! Onların yanımda bulunmalarından da sana sığınırım. (Mü'minûn, 23/97–98)

 

رَّبِّ اغْفِرْ وَارْحَمْ وَأَنتَ خَيْرُ الرَّاحِمِينَ
Rabbiğfir verham ve ente hayrur râhımîn.

Rabbim, bağışla ve merhamet et! Sen merhametlilerin en iyisisin. (Mü'minûn, 23/118)

 

رَّبِّ أَدْخِلْنِي مُدْخَلَ صِدْقٍ وَأَخْرِجْنِي مُخْرَجَ صِدْقٍ وَاجْعَل لِّي مِن لَّدُنكَ سُلْطَانًا نَّصِيرًا
Rabbi edhılnî mudhale sıdkın ve ahricnî muhrece sıdkın vec'al lî min ledunke sultânen nasîrâ.

Rabbim! Beni, takdir ettiğin yere gönül rahatlığı ve huzur içinde koy ve çıkacağım yerden de dürüstlükle ve selametle çıkmamı sağla. Bana katından yardım edici bir kuvvet ver. (İsrâ, 17/80)

 

رَّبِّ زِدْنِي عِلْمًا
Rabbi zidnî ılmâ.

Rabbim! benim ilmimi artır. (Tâ-hâ, 20/114)

 

هُوَ رَبِّي لا إِلَهَ إِلاَّ هُوَ عَلَيْهِ تَوَكَّلْتُ وَإِلَيْهِ مَتَابِ
Huve rabbî lâ ilâhe illâ hû, aleyhi tevekkeltu ve ileyhi metâb.

O Rahmân benim Rabbimdir, O'ndan başka tanrı yoktur. Ben O'na dayandım, tevbem de O'nadır. (Ra'd, 13/30)

 

 رَبَّنَا اغْفِرْ لَنَا وَلِإِخْوَانِنَا الَّذِينَ سَبَقُونَا بِالْإِيمَانِ وَلَا تَجْعَلْ فِي قُلُوبِنَا غِلًّا لِّلَّذِينَ آمَنُوا رَبَّنَا إِنَّكَ رَؤُوفٌ رَّحِيمٌ
Rabbenâğfir lenâ ve li ihvâninellezîne sebekûnâ bil îmâni ve lâ tec'al fî kulûbinâ gıllen lillezîne âmenû rabbenâ inneke raûfun rahîm.

Rabbimiz, bizi ve bizden önce inanan kardeşlerimizi bağışla, kalplerimizde inananlara karşı bir kin bırakma! Rabbimiz! Sen çok şefkatli, çok merhametlisin! (Haşr, 59/10)

 

هُوَ اللَّهُ الَّذِي لَا إِلَهَ إِلَّا هُوَ عَالِمُ الْغَيْبِ وَالشَّهَادَةِ هُوَ الرَّحْمَنُ الرَّحِيمُ هُوَ اللَّهُ الَّذِي لَا إِلَهَ إِلَّا هُوَ الْمَلِكُ الْقُدُّوسُ السَّلَامُ الْمُؤْمِنُ الْمُهَيْمِنُ الْعَزِيزُ الْجَبَّارُ الْمُتَكَبِّرُ سُبْحَانَ اللَّهِ عَمَّا يُشْرِكُونَ هُوَ اللَّهُ الْخَالِقُ الْبَارِئُ الْمُصَوِّرُ لَهُ الْأَسْمَاء الْحُسْنَى يُسَبِّحُ لَهُ مَا فِي السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضِ وَهُوَ الْعَزِيزُ الْحَكِيمُ
Huvallâhullezî lâ ilâhe illâ huve, âlimul gaybi veş şehâdeh, huver rahmânur rahîm. Huvallâhullezî lâ ilâhe illâ huve, elmelikul kuddûsus selâmul mû'minul muheyminul azîzul cebbârul mutekebbir, subhânallâhi ammâ yuşrikûn. Huvallâhul hâlikul bâriûl musavviru lehul esmâul husnâ, yusebbihu lehu mâ fîs semâvâti vel ard ve huvel azîzul hakîm.

O, öyle Allah'tır ki O'ndan başka tanrı yoktur. Görülmeyeni ve görüleni bilendir. O, esirgeyen bağışlayandır. O, öyle bir Allah'tır ki, kendisinden başka hiçbir tanrı yoktur. O, mâlik ve sahiptir, münezzehtir, selâmet verendir, emniyete kavuşturandır, gözetip koruyandır, üstündür, istediğini zorla yaptıran, büyüklükte eşi olmayandır. Allah puta tapanların ortak koştukları şeylerden münezzehtir. O, yaratan, var eden, varlıklara şekil veren Allah'tır. En güzel isimler O'nundur. Göklerde ve yerde olanlar O'nun şânını yüceltmektedirler. O, gâlib olan, her şeyi hikmeti uyarınca yapandır. (Haşr, 59/22-24)

 

الْحَمْدُ لِلّهِ الَّذِي خَلَقَ السَّمَاوَاتِ وَالأَرْضَ وَجَعَلَ الظُّلُمَاتِ وَالنُّورَ ثُمَّ الَّذِينَ كَفَرُواْ بِرَبِّهِم يَعْدِلُونَ
Elhamdu lillâhillezî halakas semâvâti vel arda ve cealez zulumâti ven nûr, summellezîne keferû bi rabbihim ya'dilûn.

Hamd, gökleri ve yeri yaratan, karanlıkları ve aydınlığı var eden Allah'a mahsustur. Böyleyken kâfirler hâlâ Rablerine başkalarını eşit sayıyorlar. (En'âm, 6/1)

 

يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا تُوبُوا إِلَى اللَّهِ تَوْبَةً نَّصُوحًا عَسَى رَبُّكُمْ أَن يُكَفِّرَ عَنكُمْ سَيِّئَاتِكُمْ وَيُدْخِلَكُمْ جَنَّاتٍ تَجْرِي مِن تَحْتِهَا الْأَنْهَارُ يَوْمَ لَا يُخْزِي اللَّهُ النَّبِيَّ وَالَّذِينَ آمَنُوا مَعَهُ نُورُهُمْ يَسْعَى بَيْنَ أَيْدِيهِمْ وَبِأَيْمَانِهِمْ يَقُولُونَ رَبَّنَا أَتْمِمْ لَنَا نُورَنَا وَاغْفِرْ لَنَا إِنَّكَ عَلَى كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ
Yâ eyyuhellezîne âmenû tûbû ilâllâhi tevbeten nasûhâ, asâ rabbukum en yukeffire ankum seyyiâtikum ve yudhilekum cennâtin tecrî min tahtihel enhâru, yevme lâ yuhzîllâhun nebiyye vellezîne âmenû meah, nûruhum yes'â beyne eydîhim ve bi eymânihim yekûlûne rabbenâ etmim lenâ nûrenâ vagfir lenâ, inneke alâ kulli şey'in kadîr.

Ey iman edenler! Samimi bir tevbe ile Allah'a dönün. Umulur ki Rabbiniz sizin kötülüklerinizi örter, Peygamber'i ve onunla birlikte iman edenleri utandırmayacağı günde Allah sizi, içlerinden ırmaklar akan cennetlere sokar. Çünkü onların nurları, önlerinde ve yanlarında koşar da, «Ey Rabbimiz! Nurumuzu tamamla, bizi bağışla, çünkü sen her şeye kâdirsin.» derler. (Tahrim, 66/8)

 

قُلْ هَذِهِ سَبِيلِي أَدْعُو إِلَى اللّهِ عَلَى بَصِيرَةٍ أَنَاْ وَمَنِ اتَّبَعَنِي وَسُبْحَانَ اللّهِ وَمَا أَنَاْ مِنَ الْمُشْرِكِينَ
Kul hâzihî sebîlî ed'û ilallâhi alâ basîretin ene ve menittebeanî, ve subhânallâhi ve mâ ene minel muşrikîn.

De ki: İşte benim yolum budur; basiret üzere Allah'a davet ediyorum. Ben ve bana uyanlar (işte böyleyiz). Ben Allah'ı tesbih ederim ve ben müşriklerden değilim. (Yusuf, 12/108)
 

KAYNAKLAR:

1- İsmail Karagöz, Kur'ân'da Dua Örnekleri, Peygamber Duaları, http://www.diyanet.gov.tr/turkish/dua/Kategori.aspx?ID=116

2- Elmalılı M. Hamdi Yazır, Hak Dini Kur'an Dili, Feza Gazetecilik, İstanbul, 1992.

3- Nevzat Yüksel, Hayat Rehberi Kur'ân Fihristi, Dergâh Ofset, Tarihsiz.

4- http://www.kuranmeali.org/kuran_meali.aspx

5- Fevzi Zülaloğlu, Kur'an'da Dua ve Rasullerin Dua Örnekleri, Ekin Yayınları, İstanbul, 2005.

Bu yazıya yorum yazın


Not: Yanında (*) işareti olanlar zorunlu alanlardır.

Bu yazıya gelen yorumlar.

DİĞER YAZILAR

KUR’ÂN’DAN DUALAR–29

KUR’ÂN’DAN DUALAR–29

BAĞIŞLANMA VE TEVBE İÇİN DUA Ente veliyyunâ fâğfirlenâ verhamnâ ve ente hayrûl gâfir

KUR’ÂN’DAN DUALAR-28

KUR’ÂN’DAN DUALAR-28

NUR, NİMET ve GÜZELLİKLERİN ARTMASI İÇİN DUA Rabbenâ etmim lenâ nûrenâ vağfir lenâ,

KUR’ÂN’DAN DUALAR-27

KUR’ÂN’DAN DUALAR-27

TAKVA ÂYETLERİ Vellezînehtedev zâdehum huden ve âtâhum takvâhum. Doğru yola girenlere ge

KUR’ÂN’DAN DUALAR-26

KUR’ÂN’DAN DUALAR-26

DUALARIN KABUL OLMASI İÇİN Rabbenâ tekabbel minnâ inneke entes semîul alîm. Ey Rabbimiz, bi

KUR’ÂN’DAN DUALAR-25

KUR’ÂN’DAN DUALAR-25

DÜŞMANA GALİP GELME DUASI Rabbenâ efriğ aleynâ sabren ve sebbit ekdâmenâ vensurnâ alel k

KUR’ÂN’DAN DUALAR-24

KUR’ÂN’DAN DUALAR-24

ŞİFA DUASI Ve eyyûbe iz nâdâ rabbehû ennî messeniyed durru ve ente erhamur râhimîn. Eyy

KUR’ÂN’DAN DUALAR-23

KUR’ÂN’DAN DUALAR-23

DOĞRU YOLDA OLMAK, SONRADAN GELEN NESİLLER TARAFINDAN HAYIRLA ANILMAK İÇİN DUA İllâ en yeş

KUR’ÂN’DAN DUALAR-22

KUR’ÂN’DAN DUALAR-22

MUSİBET ANINDA DUA Rabbenâ efriğ aleynâ sabren ve sebbit ekdâmenâ vensurnâ alel kavmil kâfi

KUR’ÂN’DAN DUALAR-21

KUR’ÂN’DAN DUALAR-21

HAMD DUASI Elhamdu lillâhillezî halakas semâvâti vel arda ve cealez zulumâti ven nûr, summell

KUR’ÂN’DAN DUALAR-20

KUR’ÂN’DAN DUALAR-20

GÜZEL AHLÂK VE NEFSE HÂKİM OLMAK İÇİN DUA Ellezîne yunfikûne fîs serrâi ved darrâi ve

KUR’ÂN’DAN DUALAR-19

KUR’ÂN’DAN DUALAR-19

Kul len yusîbenâ illâ mâ keteballâhu lenâ, huve mevlânâ, ve alâllâhi fel yetevekkelil mu

Ne yerde ne gökte zere ağırlığınca bir şey Rabbinden uzak (ve gizli) kalmaz.

Yûnus,61

GÜNÜN HADİSİ

Ey Allah'ın Resulü," dedim, "şayet Kadir gecesine tevafuk edersem nasıl dua edeyim?" Şu duayı okumamı söyledi: "Allahümme inneke afuvvun, tuhibbu'l-afve fa'fu anni. (Allahım! Sen affedicisin, affı seversin, beni affet.)

Tirmizi, Da'avat 89,

TARİHTE BU HAFTA

ANKET

Sitemizle nasıl tanıştınız?

Yükleniyor...

SİTE HARİTASI