“GİZLİ LÜTUF”

Aslen Irak Süleymaniye asıllı olan gazeteci yazar merhum Muhammed Kürd Ali beyin(1876-1953) hatıratında Üstad Bediüzzaman’la alakalı küçük bir hatıraya rastladım. Araştırmacılara faydalı olması niyetiyle bu hatırayı kısaca burada paylaşacağım.


Salih Okur

nedevideobendi@gmail.com

2021-01-15 08:13:10

Aslen Irak Süleymaniye asıllı olan gazeteci yazar merhum Muhammed Kürd Ali beyin(1876-1953) hatıratında Üstad Bediüzzaman'la alakalı küçük bir hatıraya rastladım. Araştırmacılara faydalı olması niyetiyle bu hatırayı kısaca burada paylaşacağım.

Adı geçen yazar Şam'da 1916-1918 seneleri arasında Şark adlı bir gazete çıkarmış ve yöneticiliğini yapmış. Harp yıllarının zorlukları ve sıkıntıları içerisinde bir gazeteyi devam ettirmek, takdir edilir ki büyük azim gerektiren işlerdendir.

Bu sıkıntılara merhum hatıratında değinirken, Üstadın işin içerisine girmesini de "gizli bir lütuf" olarak değerlendiriyor. Şimdi o kısmı nazarlarınıza arz edelim;

"Bu sene abonelerin büyük kısmı gazete idaresine borçlarını zamanında veremedi. O sene gazetenin geliri çok düşük kaldı. Kış, yağan karla birlikte kara kışa döndü. Hatta Şam ile Beyrut arasındaki yol tam kırk dört gün ulaşıma kapandı. İdare-alışılagelenin aksine- gazete ve matbaada çalışan otuz kadar işçinin aylık ve günlük tayınını geciktirerek vermeye başladı. İhtiyaç maddelerini fiyatları arttı. Gazetenin kâğıt stoku azaldı ve fahiş fiyatla kâğıt aldık.

Doğal olarak benimle birlikte çalışan iki kardeşim de o sene aynı sıkıntıyı yaşadılar. Ben gazete idaresine geldiğimde –çatıya çok kar ve yağmur yağmış olduğu için- oturacak bir yer bulamıyordum. Gazeteyi ancak olağanüstü bir meşakkatle çıkarabiliyorduk.

O sene bana yabancı bir kişi geldi, devletine hizmet etmem için bana rüşvet vermeye kalkıştı ve bunun karşılığında dilediğimi talep edebileceğimi bildirdi. Teklifini kibarca reddettim ve ona ihtiyacım yokmuş gibi davrandım. Başımdan geçeni sadece hocam Selim el Buhari Efendi'ye naklettim. Bana "çok güzel yapmışsın. Cenab-ı Allah sana teklif edilen rüşveti-miktarı ne kadar çok olursa olsun-telafi edecektir!" dedi.

Günler geçiyor ve biz bu sıkıntılı halimize sabredip duruyorduk. Çıkış yolunun nereden açılacağını bilemiyorduk. Abonelerimizden alacağımız, iki bin Osmanlı lirasından daha aşağı değildi, ama bir kuruşunu bile alamıyorduk.

Birden hiç kimsenin aklına geçen bir çıkış yolu belirdi. Kürdistan'ın en ücra beldesinden Bediüzzaman adında bir âlim geldi. Kendisi, bazı risale ve kitapları bastırmak istiyormuş. Süratle bunları bastık. Aldığımız ücret iyiydi.

Suriye bölgesindeki ve başka yerlerdeki temsilcilerimizden bize para gönderilmeye başlandı. Gönderilen, bizim onlardan alacaklarımızdı ve büyük bir meblağ teşkil ediyordu.

Bir ayda gazete idaresine gelen paranın listesini yaptım. Bu parayla çalışanlara olan borcumuzun tamamını ödedik. Böylece hem hanelerimiz hem de gazetemiz hayatiyet kazandı. Hiç kimseye borcumuz kalmadı.

Hocam Buhari'ye bu listeyi takdim ettim. Çok sevindi ve bana dedi ki; "Sana Cenab-ı Allah telafi eder dememiş miydim? İşte bak Cenab-ı Allah gönderilmeyen alacaklarının yerine başka bir kapı açarak zararını telafi etmiş. Kursağın şüpheli malla kirlenmemiş oldu."

Kaynak

Muhammed Kürd Ali

Müzekkirat,

Türkçe Tercüme: Bir Osmanlı Arap Gazetecinin Anıları

Tercüme: İbrahim Tüfekçi

Klasik Yayınları, İst. 2014, 2. Baskı

 

 

Bu yazıya yorum yazın


Not: Yanında (*) işareti olanlar zorunlu alanlardır.

Bu yazıya gelen yorumlar.

DİĞER YAZILAR

Sana vahyedilen Kitabı oku ve namazı kıl. Muhakkak ki namaz hayasızlıktan ve kötülükten alıkoyar. Allah'ı anmak elbette en büyük ibadettir. Allah yaptıklarınızı bilir.

Ankebut:45

GÜNÜN HADİSİ

Hayâ îmândandır.

Abdullâh b. Ömer (r.a)'dan

TARİHTE BU HAFTA

*Gençlik ve Spor Bayramı(19 Mayıs) *Gençlik Haftsı(19-25 Mayıs)

ANKET

Sitemizle nasıl tanıştınız?

Yükleniyor...

SİTE HARİTASI