Cevaplar.Org

ALLAH(C.C.)’I HAMD İLE TESBİH ETMEK

Göklerde ve yerde bulunan her şey Allah’ı tesbih etmiştir. O, Aziz’dir, Hakîm’dir" (el-Hadîd, 57/1 ). "Kainatta hiçbir şey yoktur ki hamd ile Allah´ı tesbih etmesin, Onu anmasın, Ona dua etmesin. Fakat siz onların bu tesbihlerini, zikirlerini, dualarını fark etmiyorsunuz." (el-İsra, 44) ayetlerinde ALLAH(c.c.)´ı tesbih etmeyen hiç birşeyin olmadığı bildirilmektedir.ALLAH(c.c.)´a inanmayanlar, inkarcılar ALLAH(c.c.)´ı nasıl tesbih ediyorlar?


Niyazi Beki(Prof. Dr.)

niyazibeki@gmail.com

2018-07-20 15:44:33

"Göklerde ve yerde bulunan her şey Allah'ı tesbih etmiştir. O, Aziz'dir, Hakîm'dir" (el-Hadîd, 57/1 ). "Kainatta hiçbir şey yoktur ki hamd ile Allah´ı tesbih etmesin, Onu anmasın, Ona dua etmesin. Fakat siz onların bu tesbihlerini, zikirlerini, dualarını fark etmiyorsunuz." (el-İsra, 44) ayetlerinde ALLAH(c.c.)´ı tesbih etmeyen hiç birşeyin olmadığı bildirilmektedir.ALLAH(c.c.)´a inanmayanlar, inkarcılar ALLAH(c.c.)´ı nasıl tesbih ediyorlar?

Cevabımız:

İlk olarak, şunu belirtmekte fayda vardır: Allah'ı tesbih etmek demek, O'nun varlığını, birliğini, tüm noksanlıklardan münezzehliğini ilan etmek demektir. Âyette kastedilen ilk anlam, bu tesbihi, tüm kâinatın, yani Güneş'ten, Ay'a, yıldızlara tüm âleme ve yeryüzündeki varlıkların hepsine kadar, herşeyin; öncelikle her an, O'nu tesbih etmekte olduklarıdır. Yani, tüm kainat, kendinin farkında olmaksızın, hal diliyle O'nu ve O'nun varlığını, birliğini göstermekte böylelikle tesbih etmektedir. Örneğin bir su damlasından bir okyanusa, koca bir çınar ağacını sırtında taşıyan minik bir tohumcuğa, tüm bu varlıklar, hepsi üzerlerinde vahdete işâret eden aynı imzayı taşımalarıyla Hakk'ın varlığını ve birliğini göstermekte ve böylece O'nu tesbih etmektedirler. Bu varlıkların hikmetten haberleri olmaksızın hikmetle iş görmeleri de hal diliyle tesbih etmeleri demektir.

Ayetten çıkarılabilecek ve -sorudaki sorgulamaya uygun olarak- algılanabilecek bir ihtimal olsa bile, bu mânâda da, yukarıdaki ilk anlamı teyit eder mahiyette bir şerh olacaktır. Çünkü bu ikinci anlam mertebesinde, inkârcıların da, kendilerinin bizzat varlıkları, yani yaratılmış olmaları ve gözleri, kulakları, tüm uzuvlarıyla bedenleri ve ruhlarının hakikati, yani varlıklarının mahiyeti, akılları idrak ve dilleri ikrar etmese bile, sadece varoluşlarıyla bile Hakk'ın imzasını üstünde taşımakta ve bu manada O'nu göstererek, O'nu tesbih etmektedirler.

Bu yazıya yorum yazın


Not: Yanında (*) işareti olanlar zorunlu alanlardır.

Bu yazıya gelen yorumlar.

DİĞER YAZILAR

Kim Rabbine kavuşmayı arzu ediyorsa güzel bir amel işlesin ve Rabbine kullukta hiç bir ortak koşmasın.

Kehf, 110

GÜNÜN HADİSİ

Kim bir oruçluya iftar ettirirse, kendisine onun sevabı kadar sevap yazılır. Üstelik bu sebeple oruçlunun sevabından hiçbir eksilme olmaz.

Tirmizi, Savm 82, (807); İbnu Mace, Sıyam 45, (1746)

TARİHTE BU HAFTA

*Elmalılı Hamdi Yazır Hocaefendi Vefat Etti (27 Mayıs 1942) *Azerbaycan'ın İstiklali(28 Mayıs 1918) *İSTANBUL'UN FETHİ VE AYASOFYA'NIN CAMİ OLMASI(29 MAYIS 1453) *İmam Nesei'nin Vefatı(31 Mayıs 1310) *Ayasofya'da İlk Cuma Namazı Kılındı(1 Haziran 145

ANKET

Sitemizle nasıl tanıştınız?

Yükleniyor...

SİTE HARİTASI