Cevaplar.Org

ÖNSÖZ

Kıymetli ziyaretçilerimiz, yeni bir çalışmayı daha hizmetinize sunmakla sürurluyuz. Risale-i Nur’u Risale-i Nur’la izah etmedeki temayüzüyle çok ilgi ve dikkat çeken muhterem Ragıb Öncel Bey, yarım asırlık birikimini “Risale-i Nur Ders Takdimleri” başlığı altında bir araya getirdi ve ilk olarak cevaplar. org’da neşredilmesi için bizlere tevdi ettiler. İnşallah her hafta bir ders takdimini sizlerle paylaşacağız.


M. Ragıp Öncel

İsminur1940@gmail.com

2015-10-08 07:40:41

Takdim

Kıymetli ziyaretçilerimiz, yeni bir çalışmayı daha hizmetinize sunmakla sürurluyuz. Risale-i Nur'u Risale-i Nur'la izah etmedeki temayüzüyle çok ilgi ve dikkat çeken muhterem Ragıb Öncel Bey, yarım asırlık birikimini "Risale-i Nur Ders Takdimleri" başlığı altında bir araya getirdi ve ilk olarak cevaplar. org'da neşredilmesi için bizlere tevdi ettiler. İnşallah her hafta bir ders takdimini sizlerle paylaşacağız.

Özellikle ders yapan veya risalelerde derinleşmek isteyenlere yeni ufuklar açacağına inandığımız bu çalışmasından dolayı hocamıza bir kere daha teşekkürlerimizi sunuyor, hizmete medar olmasını diliyoruz. Saygılarımızla. Cevaplar.org 

ÖNSÖZ

Ders okumak veya ders yapmak basit bir konu değildir. Risale-i Nur, hâşâ basit bir din kitabı da değildir. Risale-i Nur derslerini okuyabilmek ve anlatabilmek ise, bir şeref ve meziyettir.

Yanılmıyorsam bundan kırk sene önce İstanbul'da yapılan bir meşverette, hemen hemen bütün abilerin de hazır bulunduğu ve benim de bulunduğum o toplantıda şöyle bir karar alınmıştı:

'Risale-i Nur dersleri tefeül edilerek rastgele yapılacak dersler değildir. Bir vaiz, kürsüye çıkarken ve bir öğretmen sınıfa girerken nasıl hazırlıklı girer, bir program, bir plan yapar. Peki, bizim derslerimiz, hâşâ daha mı değersizdir ki, hazırlıksız acemice dersler yapıyoruz!'

Maalesef aradan bu kadar zaman geçmesine rağmen, bu vadide istenilenlere uyulmadığını görüyoruz.

Ülkemizin birçok yerinde sohbetlerde bulunmuş bir kardeşiniz olarak, yaptığımız şey ilim öğrenmek ve öğretmek olduğuna göre bu paha biçilmez kudsi hakikatlerin neşri ve tanıtılması hususunda niçin acemi davranalım(!)

Bazı yerlerde, satır satır okunduğu ve kelimelerin bile açıklamaları yapılmadığı bir vakıadır. Ruh ve bazı latifelerin hissesiz kalamaz, ama hiç olmazsa akıl da hisse alsa daha iyi olmaz mı?

29. Mektub'da denildiği gibi ,'.....akıl karşılarına çıktı,dedi: Ben de hisse isterim. Sizin gibi uçamam.'

Ama iyi niyetle de olsa mevzu dışına çıkıp tafsilata girişenler de yok değil. Her halde Zübeyir Ağabey bu tür dersleri nazik bir lisanla ikaz ettiği de bir gerçek. Onun için bir âlimin yüksek bir ilmi olabilir, fakat Risale-i Nur'u cemaate okurken tafsilata girişip eski malumatları ile birlikte açıklamasını hoş karşılamadığını belirtir.

Bazı yerler de, ifrat ve tefrite düşmeden ders yapan kardeşlerimizi de gördükçe 'aklın yolu birdir' diyerek onları tebrik ettim.

Gerek onlarda gördüğüm meziyetlere imrenerek ve gerekse başta Sungur Ağabey, Bayram Abi ve bazı abilerin yıllar önce bana bizzat söyledikleri tavsiyelerine uyarak çalışmalarına ilaveten, gittiğim yerlerdeki farklı meşrebe mensup kardeşlerimizin teşvikkarane sözlerine istinaden bir başlangıç, bir örnek, bir şablon olsun amacıyla ve en mühimmi de Kastamonu ve Barla Lahikası'nda geçen muazzez Üstadımızın sözlerini ve Zübeyir Abi'nin Konferans'ta belirttiği, ''okunan Türkçe veya Arapça bir Risale'nin izahı, başka bir Risale de varsa onu getirip okuyor''cümlelerini de referans alarak bu dersleri derleyip istifadenize sunmayı düşündüğümü arz etmek isterim.

Bu hususta bir kaç noktayı sizlerle paylaşmak isterim:

1. Bir bilim adamından şunu işitmiştim; "dersi yapacak kişinin o derse hazırlıklı gelmesi, konuyu Risale-i Nur'un diğer alakalı bölümleri ile pekiştirmesi, örneklerle açıklaması en olumlu ve cazip olan da budur. Nitekim Kastamonu Lahikası'nda ve Barla Lahikası'nda geçen "meselâ Kur'an kelâmullah olduğuna ve i'cazî nüktelerine dair müteferrik risalelerdeki parçalar toplansa veya Haşre dair ayrı ayrı bürhanlar cem'edilse ve hâkeza .... mükemmel bir izah ve bir haşiye veya bir şerh olabilir."

İşte benim de yapmak istediğim - şayet başarabilirsem - budur!

2. Geçen sene rahmet-i Rahmana kavuşan Denizlili Musa Yukarı der ki; Üstadı ziyarete gittiğimde üç sual sormuştum. Bir sualimin cevabında Üstad dedi ki; Risale-i Nur'un hocası Risale-i Nurdur, yani Risale-i Nur'da her şey vardır... Bazı kardeşler bir satır okur, yarım saat konuşur. Buna lüzum yoktur.

Mesela Sungur Ağabey ders yaparken bir mevzuyu bir kaç kitaptan bulup okuyor. Biz bulamıyorsak kabahat Risale-i Nur'da değil bizdedir; diyerek Risale-i Nur'u, Risale-i Nurla açıklamaya işaret ediyordu.

3. Muhterem Kırkıncı Hocam, İstanbul'a gelişinde Zübeyir Abi'yle görüşmesinde bu konu açıldığında, bizzat dersi dinlediğinde, ''senin misallerin Risale-i Nur'a perde değil pencere oluyor, demesi örnekli anlatıma zannederim güzel bir misaldir.

4. Risale-i Nur'a basit bir kitap nazarıyla bakınıp okunmamalıdır. Hele bir gazete gibi okunmamalıdır. (12.Mektup) Bazı hatıralarda okuduğuma göre, Üstad Hazretleri bir öğrencisine(Abdulmuhsin Alkonavi)şöyle demiştir; "Risaleleri gazete okur gibi okuma."Hatta ensesine hafiften bir tokat da akşetmiştir.

5. Açıklamayı yapmamak veya zinhar yapılamayacağını söylemek, okuyup yeteri kadar konuyu anlamayanlar ile yeteri bilgi donanımı kimselere haksızlık yapmak olmaz mı? diye düşünüyorum.

6. Yaşadımız devir iman hizmetinin zirveleştiği bir çağdır. Bu zamanın en büyük, en güzel, en faziletli, en vazgeçilmez hizmet, iman hizmetidir. "Bu zamanda en büyük bir ihsan, bir vazife imanı kurtarmaktır. Başkaların imanına kuvvet verecek bir surette çalışmaktır.''(Emirdağ Lahikası -1,65)

7. Rahmetli Muzaffer Arslan Ağabey derdi ki , "örümcek gibi av gelsin diye beklemek, mevcuda iktifa dun-u himmet olur. Bu dünyanın dar-ul-hikmet olduğunu, sebeblere riayetle çok çalışmanın ve tıpkı bir arı gibi çiçeklere konup bal yapma zevki, şevki ve azmi ile çalışmalı ve derse gelenlere aksiyon ruhu aşılamalıyız. Bunun için kemiyetten keyfiyetli adamlar bulup çıkartmalı ve derslerimizi yapmadan önce kendimize ve sonra cemaate okumayı şiar edinmeliyiz.''

8. Bütün bu hususları belirtmekten maksadım; bilhassa müdebbir kardeşlerimin ders yapmalarındaki muvaffakıyetlerine katkıda bulunmak amacıyla derlemeye çalıştığım bu kitabımla bir yol gösterici ve hazırlıkta yardımcı olmak, ifrat ve tefrite kaçmadan nazarları Risale-i Nur'a çevirmenin esas gaye olması gerektiğini herkese bildirmektir.

9. Bu kitabından ne şekilde faydalanabiliriz derseniz; Umumi dersi yapacak kardeşlerimizin o konu ile ilgili atıfların hepsini kullanmaları-dikkatler dağılır mülahazası ile- kullanmayabilirler. Ancak, ilgili konuyu mütalaa veya müzakere konusu yapmak isteyenlere fevkalade ve güzel bir yardımcı kaynak olur düşüncesindeyim.

Ve bir kolaylık olması için, esas konunun açıklanmasını 'parçala- anlat' kaidesine istinaden metni ayrı konu ve kutu içinde belirtip, altına açıklaması yapıldığını göreceksiniz. Ayrıca ayetlerin mealleri verilmiş ve farklı yayınların sayfa no.ları tutmadığı için montenin yani alıntının nerede geçtiği, tafsilatlı belirtilmiş ve böylece farklı yayınları bulunduranlara kolaylık sağlanmıştır. Numaraların düzenlemesinde RNK esas alınmıştır.

Bu '' derleme çalışmam '' bir denemedir. Namaz tesbihatına uygun olarak otuz üç adet konuyu ele aldık. Bilgisayar kullanmasını bilmediğim için - sağ olsun öğrencim İsa İspir'in bana katkılarıyla – Üstadımızın 17.Lem'a da belirttiği gibi iktiran – illet kaidesi muvacehesinde ona müteşekkir olduğuma da ayrıca belirtmek isterim. İnşallah ileri safhalarda dualarınız ve talepleriniz doğrultusunda başka konuları da derleyip açıklamayı düşünüyorum. Tabii ki tevfik ve inayet Allah'tandır.

10. Ve son olarak şunu da özellikle dua mahiyetinde belirtmek isterim. Son günlerde yapılan bir vakıflar meşveretinde Hüsnü Bayram Ağabey "ömrüm müsaadesi nispetinde farklı meşrep okuyucu kardeşlerim arasında inşallah bir vahdet, bir birlik sağlamaya çalışacağım''demesi karşısında ben de yukarıda da belirttiğim vechile, meşveretin ruhuna uygun ders yapmadaki ifrat ve tefrit durumlarında mümkün olduğu kadar vahdete kolaylık hususunda – bağışlayın – kendi kapasiteme göre birleştiriciliğe katkıda bulunmaktır.

Bu hususta çalışma yaparak, canımız, cananımız ve beşeriyetin kurtuluş halaskarı ve ihsan-ı ilahi olan Risale-i Nur eserlerini herkese duyurma azmi ve cehdi içindeki kardeşlerimizi - daha mükemmel çalışmalar yapacağına inandığım için - şimdiden tebrik ve tebcil ederim.

İnşaallah '' Muazzez Üstad'ımın ruhunu incitmemiş olurum '' mülahazasıyla kırık - dökük yapmaya çalıştığım kitabımın bu husustaki kusur ve eksiklerimi biliyor, hepinizden nazar-ı müsamaha ile bakmanızı istirham eder, manevi dualarınızı beklerim.

M.Ragıb ÖNCEL

İsminur1940@gmail.com

 

 

Bu yazıya yorum yazın


Not: Yanında (*) işareti olanlar zorunlu alanlardır.

Bu yazıya gelen yorumlar.

DİĞER YAZILAR

Kendilerine ait bir takım menfaatlara şahit olsunlar; Allah'ın kendilerine rızık olarak verdiği hayvanları kurban ederken Allah'ın adını ansınlar; siz de onlardan yiyin, yoksulu ve fakiri doyurun.

Hacc Suresi:28

GÜNÜN HADİSİ

Hastayı ziyaret edin, açı doyurun, esiri kurtarın.

Riyazü's-Salihin

TARİHTE BU HAFTA

ANKET

Sitemizle nasıl tanıştınız?

Yükleniyor...

SİTE HARİTASI