Cevaplar.Org

C HARFİ

Câbir: Meşâhir-i Sıddîkin-i sahabeden olan Câbir (M:129). Cahil dostlar: Ehl-i ifrat olan, iyilik bilerek fenalık eden dinin cahil dostları (Muh.:77).


İsmail Aksaraylı

i.aksarayli@mynet.com

2015-06-21 07:28:59

Câbir: Meşâhir-i Sıddîkin-i sahabeden olan Câbir (M:129).

Cahil dostlar: Ehl-i ifrat olan, iyilik bilerek fenalık eden dinin cahil dostları (Muh.:77).

Camideki cemaatin hayrı: Çok sevablı olan camideki cemaatin hayrı (M.Müd.: 208).

Câmi-ül-Ezher: Âlem-i İslâmın medrese-i umûmisi olan Mısır'ın Câmi-ül-Ezher'i (L:159).

Carlayl: Yeni Dünya'nın en meşhur feylesofu olan Carlayl (Muh.: 155).

Casus şeytanlar: Müzahrafat-ı arziyenin mümessilât-ı habiseleri olan casus şeytanlar (S: 189).

Câzibe: (Bir adamın) (...) kuvve-i şeheviye olan câzibesi (Mün.: 56).

Cazibe-i umûmiye: 1.Bir emr-i vehmiden ibaret olan cazibe-i umûmiye (İ.İ.:90); 2.Zerratta reşehât-ı kuvvet olan cazibeler (STİ: 7).

Cebbar hükümetler: Pis menfaati için İslâmlarda ve Asyada dinsizliğin intişârına tarafdar olan fitnekâr ve cebbar hükümetler (KL:75).

Cebel-i Arafat: Dünyanın en mübârek dağı olan Cebel-i Arafat (M:179).

Cebrin saltanatı: Vahşetin mahsulü ve tedenni ve inkırazın mahkûmu olan kuvvet ve cebrin saltanatı (DHÖ:74).

Cehâlet: Milletin baş hastalığı olan cehâlet (DHÖ :30).

Cehil: Îlâ-yı Kelimetullah'ın en müdhiş düşmanı olan cehil ve fakr ve ihtilâf-ı efkâr (DHÖ:57).

Cehennem: Ateşin bütün derecâtına ve umum envâına câmi olan cehennem (S:272); Cehennem Meselesi: Yirmi Sekizinci Söz'ün âhiri olan Cehennem Meselesi (Ş:624).

Celâl: İzzet ve ceberut sahibi olan Hâlik-ı Zülcelâl (S:424).

Celâleddin-i Süyuti: 1. Âlem-i yakazada Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm'la mükerrer surette müşerref olan Celâleddin-i Süyuti (M:151); 2. Yetmiş defa Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm temessül edip, yakaza halinde onun sohbetiyle müşerref olan Celâleddin-i Süyuti (M:119).

Celb-i suret: Beşerin nâzik sanatlarından olan celb-i suret ve savtlar (S:268).

Celcelûtiye: Bedi' mânâsında olan Celcelûtiye (M.Müd.:246).

Cemaat için ferd feda edilir (...) : Mimsiz gaddar medeniyetin zâlimane düsturu olan "Cemaat için ferd feda edilir, milletin selâmeti için cüz'i hukuklara bakılmaz." (KL:163).

Cemaat-ı nuraniye: Binler aktab ve evliya-i azimeyi câmi ve Âl-i Muhammed namıyla şöhretşiar-ı âlem olan cemaat-ı nuraniye (M:235).  

Cemaatin hayrı: Çok sevablı olan camideki cemaatin hayrı (M.Müd.:208).

Cemâl: 1.Sebeb-i medh olan nimet ve ihsan ve kemâl ve cemâl (M:252); 2.Bütün kâinatın aksamına inkısam etmiş olan cemâl (M:325); 3.Hakâikın hey'et-i mecmuasının tenâsübünden hasıl olan hüsün ve cemâl (S:465); 4.Kâinatın renkleri, zinetleri, ışıkları, ziyaları, sanatları, hayatları, râbıtaları hükmünde olan hikmet, inayet, rahmet, cemâl, nizam, mizan, zinet (L:298); 5.Nihayet kemâlde olan bir cemâl (S:63); 6.Nihayetsiz bir muhabbet, hadsiz bir şevk ve istihsan ile mukabeleye lâyık olan bir Cemâl (S:71); 7.Sebeb-i medh olan nimet ve ihsan ve kemâl ve cemâl (M:252); 8.İsm-i Cemil'in bir cilvesi olan bütün cemâller; yani Cemâl-i Zât, cemâl-i esmâ, cemâl-i sanat, cemâl-i masnûat (L:298).

Cemil-i Mutlak: Bütün esmâsı kudsiye ve cemile olan Cemil-i Mutlak (NİK: 121).

Cemil-i Zülcelâl: 1.Binler kemâlâtın membaı olan ve binler tabakat-ı cemâlin medârı olan bin bir esmâsının müsemması olan Cemil-i Zülcelâl, Mahbûb-u Zülkemâl (S:663); 2.Şems-i Ezel ve Ebed olan Cemil-i Zülcelâl (Ş:70); 3.Ezel ve ebed ve hazâin-i rahmet mâliki ve defâin-i saadet sahibi olan Cemil-i Zülcelâl (M: 239); 4.Şems-i Ezel ve Ebed olan Cemil-i Zülcelâl (Ş:70).

Cemiyetler: Sebeb-i tefrika ve teşettüt-ü efkâr olan cemiyetler (HŞ:107).

Cenâb-ı Hak (Zât): Her bir şeyin her bir hal ve vaziyetini bilen ve herşeye lâyık vücudu ve vücudun levâzımatını vermeye kadir ve kudretine nisbeten herşey kemâl-i sühûletle müsahhar olan bir zât (S: 310).

Cenâb-ı Hak: 1.Ezel, ebed sultanı olan Cenâb-ı Hak (M: 239); 2.Şâri-i hakiki olan Cenâb-ı Hak (L:45); 3.Sahib-i hakiki olan Cenab-ı Hak (NİK: 51).

Cengiz asrı: Dehşetli asır olan Hülâgu ve Cengiz asrı (Ş:596, STG:104).

Cengiz ve Hülâgû fitnesi: Âlem-i İslâmca en dehşetli olan Cengiz ve Hülâgû fitnesi (Ş:263).

Cennet bahsi: Yirmi Sekizinci Söz olan cennet bahsi (M: 383).

Cennet ehli: En yüksek tabaka-i hayat olan cennet ehli (S:529).

Cennet: 1.Cenab-ı Hakk(ın) celâl ve cemâl ve kemâl-i saltanatının haşmetine medar olan dâr-ı âhiret(...) ve ondaki cennet (Ş:230); 2.Âdem babanızın vatan-ı aslisi olan cennet (M: 243); 3.Âlem-i nur olan cennet (M:10); 4.Âzam-ı menfaat olan cennet (NİK:92); 5.Dâr-ı lezzet ve menzil-i saadet olan dâr-ı cennet (S:527, M:314); 6.Dar-ı saadet ve ebediyet olan cennet (S:528); 7.Dünyanın bütün mehâsin ve kemâlâtından binler derece yüksek olan cennet (S:691); 8.Güzel, hayatdar, revnakdar, bütün kışırsız lüb ve kabuksuz iç olan cennet (S:529); 9.Nurani, kayıdsız, geniş ve ebedi olan cennet (S:531); 10.Rahmetin şu büyük çiçekleri olan cennet ve bahar ve zemin (S:671); 11.Silsile-i hasenatın bir meyvesi olan cennet (S:494); 12.Ziyafetgâh-ı ebedi olan cennet (M: 243).

Cerâid: Huteba-i umûmi olan cerâid (Mün.: 28).

Cerbeze: 1.Hâkim-i zalim olan cerbeze (STİ: 59); 2.Kuvve-i akliyenin fesad ve zulmeti hükmündeki ifrat ve tefriti olan gabavet ve cerbeze (L:54).

Cesaret: 1.Erkeklerde iki güzel haslet olan cesaret ve sehavet (L:187); 2.Her bir kemâlin müessis ve hâmisi olan cesaret (DHÖ:54).

Ceset (zihayatın): 1.Zihayatın yuvası olan cesed (M: 355); 2.Hayatın yuvası olan ceset (L:311); 3.Pek çok vezayıf-i ubudiyete ve hadsiz lezâiz ve âlâma medar olan ceset (S:606); 4.Ruha nisbeten ehemmiyetsiz olan ceset (İ.İ.:54).

Cevâhir-i âliye: İstidad-ı beşer madeninde olan cevâhir-i âliye ile mevadd-ı süfliye (S:277).

Cevşen-ül Kebir: Kur'ân'ın hakiki ve tam bir nevi münâcâtı ve Kur'ândan çıkan bir çeşit hülâsası olan Cevşen-ül Kebir namındaki münâcât-ı Peygamberi (S: 478; Ş: 241).

Cezalar (adâletin cezaları): Mâneviyatın mizanı olan adâletin, ilaçları nevinde olan cezaları (M. Müd.: 51).

Cezâlet: Ulûm ve fünunun en parlağı olan belâgat ve cezâlet (S: 275).

Ceziret-ül Arap: 1. Suyu az olan sahra-yı Ceziret'ül- Arap (LN: 15); 2. (On üç asır geride) dehşet-engiz olan Ceziret-ül Arap (Muh.: 154.

Cifir hesabı: 1. Eskiden beri ulemâ mabeyninde makbul bir riyazi düsturu olan ebced ve cifir hesabı (M. Müd.: 252); 2. Umum ümmetin ekser edipleri ve ulemâları içinde, bir kaide-i istihraç olan ebced ve cifir hesabı (M. Müd.: 110).

Cihan-ı ibret: Müsâbaka ve mücâdele meydanı olan bu cihan-ı ibret (STİ: 54).

Cihazat: Ziruhların medâr-ı şefkat ve rahmet ve inayet olan cihazatı (L: 397).

Cilve-i ef'âl: Zât-ı Akdes'in irâde-i külliye ve kudret-i mutlaka ve ilm-i muhit ile zâhir olan cilve-i ef'âli (S: 649).

Cin: 1. Acz ve hakareti içinde mağrur ve mütemerrid ve zaaf ve fakrı içinde serkeş ve muannid olan ins ve cin (S: 386); 2. Hakareti içinde mağrur ve mütemerrid ve (...) zaaf ve fakrı içinde serkeş ve muannid olan cin (S:188); 3. Arz, hadsiz mucizât-ı kudrete mazhar olduğundandır ki en mühim sekeneleri olan ins ve cin (S: 185); 4.Külli şuur sahibi olan ins ve cin ve melek ve ruhaniler (Ş.520); 5. Yerin, insandan sonra, zişuur olarak en mühim sekenesi olan cin (S: 268).

Cinsiyet: 1. Ehl-i imanâ karşı muhabbete vesile olan iman, İslâmiyet ve cinsiyet (HŞ: 52); 2. Sübhan Dağı kadar ağır ve büyük olan iman ve İslâmiyet ve insaniyet ve cinsiyet (Mün.: 76).

Cisim: 1. Ruhu(mu)n hânesi olan cisim(im) (L:210); 2. Zamanla mukayyed olan cism-i maddi (M: 43); 3. Hareket-i mezbuhânede olan cisim(imin cenazesi) (S:216).

Coğrafya: Fünunun en birinci derecesi olan coğrafya (Muh.: 10).

Cübbe giydirmek: 1. İcâzet almanın alâmeti olan üstad tarafından sarık sardırmak, bir cübbe (...) giydirmek (KL: 94, STG: 160); 2. İcazetin zâhir alâmeti olan cübbeyi giymek (KL: 95); 3. İcazetin zahir alâmeti olan cübbeyi giymek, bir üstadın elini öpmek, üstadlığını kabul etmek (STG: 161).

Cüz'iyat: Medâr-ı ihtilâf olan, şeriatta ve ahkâmda ve teferruâtın ve külli kanunların menşeleri ve sebepleri olan cüz'iyat (S: 479, Ş: 242).

Cüz-i ihtiyari: 1. Silâh-ı insani olan cüz-i ihtiyari (L: 216). 2. Nihayette Cenâb-ı Hakk'a verilecek olan cüz'-i ihtiyâri (S: 491).

Bu yazıya yorum yazın


Not: Yanında (*) işareti olanlar zorunlu alanlardır.

Bu yazıya gelen yorumlar.

DİĞER YAZILAR

Onu(Kur’an’ı) Ruh-ul Emin(Cebrail), inzar edenlerden olasın diye, kalbine apaçık Arapça olarak indirmiştir.

Şuara:193-195

GÜNÜN HADİSİ

Her kim bir namazı (kılmayı) unutursa (onu) hatırladığında kılsın. Onun bundan başka keffâreti yoktur.

KİTÂBU MEVÂKÎTİ'S-SALÂT-Buhari

TARİHTE BU HAFTA

ANKET

Sitemizle nasıl tanıştınız?

Yükleniyor...

SİTE HARİTASI