Cevaplar.Org

ASR-I SAADET HATIRALARI-43

Devs kabilesinden ilk müslüman olan Tufeyl bin Amr(r.a) oğlu Amr bin Tufeyl ile birlikte, Hz. Ebubekir(r.a) döneminde, yalancı peygamber Müseylime ile yapılan Yemame savaşına katılmıştı. Savaşa giderken, yolda istirahat ettikleri bir yerde bir rüya gördü ve bunu arkadaşlarına şöyle anlattı; “Rüyamda sanki başımın tıraş olduğunu, ağzımdan da bir kuşun çıktığını ve beni bir kadının karşılayıp karnının içine soktuğunu, oğlum Amr’ın beni çok aradığını ve sonra geriye kaldığını gördüm.”


Salih Okur

nedevideobendi@gmail.com

2014-10-02 02:33:52

TUFEYL BİN AMR(R.A)'IN ŞEHADET KOKAN RÜYASI

Devs kabilesinden ilk müslüman olan Tufeyl bin Amr(r.a) oğlu Amr bin Tufeyl ile birlikte, Hz. Ebubekir(r.a) döneminde, yalancı peygamber Müseylime ile yapılan Yemame savaşına katılmıştı.

 Savaşa giderken, yolda istirahat ettikleri bir yerde bir rüya gördü ve bunu arkadaşlarına şöyle anlattı; "Rüyamda sanki başımın tıraş olduğunu, ağzımdan da bir kuşun çıktığını ve beni bir kadının karşılayıp karnının içine soktuğunu, oğlum Amr'ın beni çok aradığını ve sonra geriye kaldığını gördüm."

Arkadaşları; "Hayırdır inşallah" dediler.

Tufeyl(r.a); "Fakat ben vallahi bu rüyayı kendim yordum" dedi.

Arkadaşları; "Nasıl yordun" diye sorunca şöyle cevap verdi; "Başımın tıraş olması, kesilmesidir. Ağzımdan çıkmış olan kuş, ruhumdur. Beni karnının içine sokan karı, arzdır.(yeryüzü) O, benim için kazılacak ve ben onun içine gömülerek gayb olacağım. Ben şehid olacağımı umuyorum. Şehid olarak öldürüleceğim içime doğuyor. Oğlumun beni aramasına gelince, sanırım o da benim gibi savaşta yaralanacak, şehid olacak, fakat benden sonra şehid olacaktır" dedi.

Gerçekten de Tufeyl hazretleri Yemame'de şehid düştü. Oğlu ise ağır yaralandı, eli kesildi. Sonra iyileşti. Hz. Ömer(r.a) zamanında Bizanslılarla yapılan Yermuk savaşında o da şehid düştü.

MÜSEYLİME KARŞISINDA İKİ SAHABE

Peygamber Efendimiz(aleyhissalatu vesselam) yalancı Peygamber Müseylime'nin ilk ortaya çıktığında, onun durumunu öğrenmek için iki zatı gizlice Yemame'ye göndermişti. Fakat bu iki zat, Müseylime'nin adamlarınca yakalandılar ve o habisin yanına götürüldüler.

Müseylime onlardan birine;

-Muhammed hakkında ne dersin, onun Rasulullah olduğuna şehadet eder misin? diye sordu. O da; "Evet, Rasulullah'tır dedi. "Peki, benim hakkında ne dersin? Ben de öyle miyim" diye sordu. O sahabe, böyle durumlarda Rasulullah'ın verdiği ruhsata binaen, " evet, sen de öylesin" dedi.

Diğer sahabe ise ki, o Habib bin Zeyd bin Âsım idi- azimet yolunu ihtiyat etti. Peygamber Efendimiz sorulunca, onun Allah Rasulu olduğuna şehadet etti. Müseylime;

-Benim hakkımda ne dersin, benim de Rasulullah olduğuma şehadet eder misin?" diye sordu. Habib bin Zeyd, eliyle kulağına işaret ederek; "Kulağımda ağırlık var, duyamıyorum" dedi. Müseylime sorusunu üç kere tekrarladı. O da hepsine aynı şekilde "Kulağımda ağırlık var" diye cevap verdi. Müseylime de onun uzuvlarını, ölünceye kadar birer birer kestirdi. Ama bu yiğit insanı yolundan döndüremedi.

Kurtulan sahabe daha sonra çok pişman oldu ve Rasulullah'a "helak oldum" dedi. Peygamberimiz "seni ne helak etti" deyince, vakıayı anlattı. Bunun üzerine Peygamberimiz "arkadaşın azimetle amel etti, ne mutlu ona. Sen de duruma göre ruhsatı tercih ettin" diyerek onu teselli etti.

Kaynaklar

1- M. Asım Köksal, İslam Tarihi, Cilt; 5, Şamil Neşriyat, İst. 1987

2- M. Asım Köksal, İslam Tarihi, Cilt; 4, Şamil Neşriyat, İst. 1987

 

Bu yazıya yorum yazın


Not: Yanında (*) işareti olanlar zorunlu alanlardır.

Bu yazıya gelen yorumlar.

DİĞER YAZILAR

O gün ne mal fayda verir, ne de evlat. Ancak Allah'a selim bir kalb ile gelenler (fayda görürler.)

Şuara, 88-89

GÜNÜN HADİSİ

Kim Allah'ın Kitabını öğrenir ve sonra da onda bulunanlara uyarsa, Allah onu, dünyada dalaletten çıkarıp doğru yola sevkeder, ahirette de kötü hesabtan korur

Ravi:İbnu Abbas(r.a.)

TARİHTE BU HAFTA

*Eğriboz Adası'nin fethi(12 Ağustos 1470) *Kanuni Sultan Süleyman Han'in Tebriz'i fethi(13 Ağustos 1534) *Haçlı Ordusu'nun Kudüs katliami (15 Ağustoz 1099) *Gölcük Depremi(17 Ağustos 1999) *Misak-i Milli'nin TBMM'de de kabûlü(19 Ağustos 1920)

ANKET

Sitemizle nasıl tanıştınız?

Yükleniyor...

SİTE HARİTASI