Cevaplar.Org

KAYBETTİKLERİMİ BUL ALLAH’IM

Ey yüceler yücesi Allah’ım, Çocukluğum gitti elimden. Hani o evin gülü, dedesinin bir tanesi, ninesinin nur tanesi, annesinin ve babasının göz bebeği çocukluğum. Kucaklardan düşmeyen, elinden tutulup bakkala götürülen, tarlada çardak altında ninnilerle uyutulan çocukluğum. Şimdi onu arıyorum Allah’ım. O zamanlar çocuktum farkında değildim, yaşadığım her günün kaybettiğim bir gün olduğunu şimdi anlıyorum ya Rabbi. Ama bulamıyorum o çocukluğumu. Ne olur yüce Rabbim, sen hiçbir şeyi yok etmeyen bir zatsın, onu da yok etmemişsindir. Onu bana geri ver Allah’ım. Ey her şeye kadir Allah’ım,


İbrahim Köse

ibrahimkose60@gmail.com

2014-03-02 21:15:55

Ey yüceler yücesi Allah'ım,

Çocukluğum gitti elimden. Hani o evin gülü, dedesinin bir tanesi, ninesinin nur tanesi, annesinin ve babasının göz bebeği çocukluğum. Kucaklardan düşmeyen, elinden tutulup bakkala götürülen, tarlada çardak altında ninnilerle uyutulan çocukluğum. Şimdi onu arıyorum Allah'ım. O zamanlar çocuktum farkında değildim, yaşadığım her günün kaybettiğim bir gün olduğunu şimdi anlıyorum ya Rabbi. Ama bulamıyorum o çocukluğumu. Ne olur yüce Rabbim, sen hiçbir şeyi yok etmeyen bir zatsın, onu da yok etmemişsindir. Onu bana geri ver Allah'ım.

Ey her şeye kadir Allah'ım,

Hani gençliğim vardı, taşı sıksam suyunu çıkardığım gençliğim. İşte o da maalesef gitti elimden. O gençlikteki hem bedeni hem de ruhi kuvvetim neydi öyle? Sanki o zamanlar hiç o hal gitmeyecekmiş gibi hissediyordum kendimi. Oysa güneşe dayanmayan buz dağları gibi eridi gitti gençliğim. O zamanlar nasıl da çeviktim. Nasıl da top koşturuyordum. Gözlerim kara tahtaya konan karasineği görüyordu. Kulaklarım ağustos böceklerinin fısıltılarını nara olarak işitiyordu. Saçlarım kehribardan siyah, yüzüm aydan parlaktı. Ne diyeyim Allah'ım, şimdi sen beni benden daha iyi görüyorsun. Çünkü karşıdan bakan daha net görür.

Şimdi:

Ne bedenim kaldı fidan boyumla,

Ne ruhum kaldı, güzel soyumla,

Ne gözüm kaldı yakını görecek,

Ne kulağım kaldı uzağı duyacak,

Deste deste saçlarım ağardı soldu,

Kucak kucak urbalar kefenim oldu.

Ne olur Allah'ım, bana gençliğimi geri ver. Bul onu mazinin derinliklerinde. Al onu getir bu güne, sonra tak onu koluma arkadaş olalım onunla. Arada bir senin gençleri yarattığın mucizeni anlamak için dönüp dönüp bakayım arkadaşımın yüzüne.

Ya İlahi ya Rabbi,

Ne olursun bana hoşgörümü de geri ver. Vallahi ben onu bilerek kaybetmedim. Ona hakkıyla sahip çıkamadığım doğrudur; ama onu biraz da elimden zorla aldılar. Ne olur bana onu geri ver Allah'ım.

Ya Rabbi ne olur bana geçen yıl kaybettiğim en önemli değerimi de ger iver. Onun ne olduğunu sen daha iyi bilirsin. İşte biz insanların kaybettikleri öyle şeyler vardır ki onun bulunmasını senden başkasından isteyemeyiz. Sen onu bul ve bize geri ver Allah'ım.

Ne olur Allah'ım, vallahi sen istersen olur. Suyu yukarı akıt, dünyayı tersine çevir, zamanı durdur, hatta sadece durdurmakla kalma biraz da geriye götür ta ki o kaybettiğimiz değerleri tekrar bulalım.

Ey hazinesi bol Allah'ım, senin ne kadar çok nimetlerin varmış. Değerlerin varmış. Onlar elden çıkınca kıymetleri daha iyi anlaşılıyormuş.

Ne olur Allah'ım, bana elden çıkmış değerlerimi geri ver.

Ne olur Allah'ım, bana kaybettiklerimi tekrar bul.

Ah Allah'ım, ne olur beni bir yıl önceki halimle tekrar dünyaya getir.

Ve beni tekrar çocuk, tekrar genç ve tekrara hoşgörülü ve tekrar kaybettiklerini bulan kullarından eyle. Ey yüce Rabbim, senin bizim için mülk kıldığın iki âlemin var. Bu değerlerimizi bu dünyada olmasa da öbür dünyada tekrar bize ver ve tekrar o güzel günleri yaşat Allah'ım. Âmin!

Felek çevirir elbet bir gün zaman çarklarını,

Görenle görmeyen anlar bir gün farklarını,

Yeniden döner insan, maziye neden sonra,

Ey Rabbim, beni geri ver bir gün, benden sonra.

 

 

Bu yazıya yorum yazın


Not: Yanında (*) işareti olanlar zorunlu alanlardır.

Bu yazıya gelen yorumlar.

DİĞER YAZILAR

Yeryüzüne iyi-yararlı kullarım vâris olacaktır.

Enbiya, 105

GÜNÜN HADİSİ

Kim bir oruçluya iftar ettirirse, kendisine onun sevabı kadar sevap yazılır. Üstelik bu sebeple oruçlunun sevabından hiçbir eksilme olmaz.

Tirmizi, Savm 82, (807); İbnu Mace, Sıyam 45, (1746)

TARİHTE BU HAFTA

ANKET

Sitemizle nasıl tanıştınız?

Yükleniyor...

SİTE HARİTASI