Cevaplar.Org

“EBED” SESİ

“Risale-i Nur’da “Kim kendi uyanık vicdanını dinlerse “ebed, ebed” sesini işitecektir” ifadesi yer alıyor. Bu söz insanın ahirete özlemini dile getiriyor. Yani, insan içinden gelen en ulvi bir duyguyla ve dilinin dönebildiği kadarıyla “Ben yok olmak istemiyorum, ben ebedi olan sonsuz bir hayatı, sonsuz bir yerde yaşamak istiyorum.”diye haykırıyor.


İbrahim Köse

ibrahimkose60@gmail.com

2013-12-23 18:01:08

 "Risale-i Nur'da "Kim kendi uyanık vicdanını dinlerse "ebed, ebed" sesini işitecektir" ifadesi yer alıyor. Bu söz insanın ahirete özlemini dile getiriyor. Yani, insan içinden gelen en ulvi bir duyguyla ve dilinin dönebildiği kadarıyla "Ben yok olmak istemiyorum, ben ebedi olan sonsuz bir hayatı, sonsuz bir yerde yaşamak istiyorum."diye haykırıyor.

Gerçekten her insan sonsuzluğu arzular. Yok olmak istemez. Mesela sabah okula giden bir çocuğu düşünün. Eğer akşam eve dönüşü olmazsa hangi çocuk gider sabah okula? İşte o akşam koşarak eve; anneye, babaya kavuşmak duygusu yok mu, işte o duygudur ki, çocuğun sabah okula güle oynaya gitmesini sağlar. İnsan da öyle değil mi? Eğer geldiğimiz sonsuz ebed ülkesine bir dönüşü yoksa ne kıymeti var bu yalan dünyanın? Eğer varsa bir dönüşü, o zaman ne kadar tatlıdır bu güzel dünya.

Bu manayı yine bir çocuğun okula giderek yıl sonunda karne almasıyla açıklayalım. Eğer varsa bir değerlendirme, bir üst sınıfa geçme ve bir karne, işte o zaman çocuk yılsonunu dört gözle bekler. Eğer yoksa bir değerlendirme ve yoksa bir üst sınıfa geçme ve öğrendiklerini uygulama o zaman ne kıymeti vardır okula devam etmenin?

Bu manayı bir de yer altında çalışan bir işçiye uygulayalım. Eğer bir gün boyunca o metrelerce yerin dibinde olan karanlık ve havasız yerde çalışan işçinin akşam oradan kurtulup yeryüzüne çıkacak dönüşü olmazsa, o işçi o iş yerine gider mi hiç. Demek ki zor ve sıkıntılı yerlerde insan ancak güzel bir yere dönüşü olduğu için sadece bir müddet kalabilir. Öyleyse insan da ancak bu dünyada sonsuzluğun kapısını aralayana kadar kalabilir.

Bir memurun da bir ay çalışıp maaş alması bu manayı ifade eder. Eğer bir ayın sonunda bir ücret olmasa o memur çalışmak için o aya başlar mı? Ya da otuz gün sabreder mi? Eğer maaş almayacak olsa çalıştığı günler içerisinde iki de bir alıp vereceklerinin hesabını tutar mı? İşte o maaştır ki, memurun bir ay çalışma aşkını ve yaşama sevincini sağlar. Hatta o maaşların ve o maaşı hak eden çalışmaların tümüdür ki, memura emeklilik hakkı tanır.

İnsanın da ömrünün sonunda böyle bir maaşı olmazsa, hatta emeklilik hakkı olmazsa, o zaman ne kıymeti vardır bu dünyada yaşamanın? Bu dünya, sonsuz bir hayatın başlangıcı olduğu için ve de ebedi bir hayatı yaşamayı netice verdiği için güzeldir. Yoksa bir daha hiç doğmamak üzere batan gün, karanlığa gömülmekten başka bir mana taşımaz!

Askere giden delikanlıların dönüşü de onlara askerliği seve seve yaptırır. Hatta denilebilir ki cepheden dönüşü olmayan şehit askerlerin bile, şehit olduktan sonra bu gün destanları yazılıp okunmaktadır, çalınıp söylenmektedir. Askerde yaralananlar ise gazi olarak toplumda saygı görmektedir. İşte dünya da bir askerliktir. Eğer dünyaya gelen insanların askerliği bitip sevdiklerinin yanına bir daha geri dönüşü olmazsa, hak yolunda ölenler şehit kalanlar gazi unvanını alarak ebedi bir âlemde yaşamazsa o zaman ne kıymeti vardır bu dünyaya gelmenin, bu dünyada yaşamanın ve ölmenin?

Kim yolculuk yapıyorsa elbette ki bir gün vasıtadan inecektir.

Kim bir odada sıkılırsa elbette ki dışarı çıkıp dolaşacaktır.

Kim fanilikten çıkmak istiyorsa sonsuzluğa kanat açacaktır.

"Kim kendi uyanık vicdanını dinlerse "ebed ebed" sesini işitecektir."

 

 

Bu yazıya yorum yazın


Not: Yanında (*) işareti olanlar zorunlu alanlardır.

Bu yazıya gelen yorumlar.

DİĞER YAZILAR

Allah'a güven. Vekîl olarak Allah yeter.

Ahzab, 33

GÜNÜN HADİSİ

Allah her şeye güzel davranmayı emretmiştir. Öyle ise öldüreceğiniz zaman bile güzel öldürün. Hayvan keseceğiniz zaman güzel kesin. Sizden biri bıçağını bilesin ve kestiği hayvanı rahatlatsın.

Müslim

TARİHTE BU HAFTA

*Kanije müdafaası(18 Kasım 1601) *Hz.Fatıma'nın(r.anha) Vefatı(22 Kasım 632) *İstanbul'un Müttefikler Tarafından İşgali(23 Kasım 1918) *Alparslan'ın Şehadeti(24 Kasım 1072) *Öğretmenler Günü(24 Kasım)

ANKET

Sitemizle nasıl tanıştınız?

Yükleniyor...

SİTE HARİTASI