Cevaplar.Org

SUYA VERİLEN EMİR

Su, bilinen bütün maddeler gibi soğuyunca büzüşür, yani hacmi küçülür. Su da diğer maddeler gibi soğuduğunda büzüşürken +4 derecede sudaki canlı hayatın devamını sağlayan tarifsiz davranış değişikliğine uğrar. +4 dereceden sonra birden genişlem


Ayhan Kaplan

ahankaplan61@gmail.com

2010-12-15 00:54:43

Allahu Teâlâ (C.C), bilinen ve bilinmeyen âlemlerin tek yaratıcısıdır. Bundan dolayı da yarattığı varlıkların nelere ihtiyacı olduğunu en iyi bilen O’dur. Yaratılanlar kendi başlarına ihtiyaç belirlemeye kalkarlarsa bu hem düzeni bozar, hem de haddi aşmak olur. İşleyeceğimiz konu, özellikle sudaki canlı hayatın devamını sağlayabilmesi için Allahu Teâlâ’nın ne kadar ince, mükemmel ve hatta akıl almaz kurallar, sınırlar koyduğunu anlamamıza yardımcı olacaktır inşaallah.

Suyun Akıl Almaz Davranışı

 Su, bilinen bütün maddeler gibi soğuyunca büzüşür, yani hacmi küçülür. Su da diğer maddeler gibi soğuduğunda büzüşürken +4 derecede sudaki canlı hayatın devamını sağlayan tarifsiz davranış değişikliğine uğrar. +4 dereceden sonra birden genişlemeye başlar. Yani +4 dereceye kadar soğuduğunda hacmi küçülürken, +4 dereceden sonra birden hacmi genişlemeye başlar. Bu hacim genişlemesi çok kuvvetlidir. Birçoğumuzun müşahede ettiği gibi kışın don yaptığında demir su boruları patlar. Suyun bu davranışı göstermesinin sebebi bilim adamları tarafından hâlâ araştırılmaktadır. Bu olayın fen ilimleri açısından mutlaka bir açıklaması vardır. Ancak şu anda gizli olan bu bilgi Allah’ın dilediği bir zamanda ortaya çıkacaktır.

O halde bu olayla ilgili şunu söyleyebiliriz. Allahu Teâlâ suya emir vermiştir. “+4 dereceye kadar büzül, +4 dereceden sonra genişle” diye. Su da kendisini yüce Allah’ın yarattığını bilerek, yaratılışından bu yana bu emri her seferinde yerine getirmiştir. Şayet su Allah’ın bu emrine bir kere karşı gelseydi ya da daha yumuşak bir ifade ile bu emri bir kere yerine getirmeseydi neler olurdu acaba? Birlikte inceleyelim.

Sudaki Canlı Hayat ve Suyun Sırlı Davranışı

Şimdi bu olayın sudaki canlı hayatla ne ilgisi var diye düşünebilirsiniz. Ama yüce Allah kâinatı o kadar düzen ve mükemmellikte yaratmıştır ki

إِنَّا كُلَّ شَيْءٍ خَلَقْنَاهُ بِقَدَرٍ

Muhakkak biz her şeyi belli bir ölçü ile yarattık” (Kamer, 54: 49) ayet-i kerimesinin sırrıyla insanın “Öğrendim ve hayretle boyun eğdim” veya “İşittim ve itaat ettim” demekten başka çaresi kalmıyor.

Su, buz haline gelince ağırlığı aynı kalıp, hacmi büyüdüğünden dolayı yoğunluğu azalır. Buzun yoğunluğu sudan az olduğu için buz kütleleri suyun üzerinde yüzerler. (Yoğunluk=Ağırlık/Hacim). İşte bu durum donmanın yüzeyden başlamasını sağlar. Eğer böyle olmasaydı, yani su +4 dereceden sonra da büzüşmeye devam etseydi ne olurdu? +4 dereceden sonra genişleme olmayacağı için donan suyun, yani buzun yoğunluğu sudan büyük olacak ve buz parçacıkları suyun dibine batacak, dolayısıyla da donma olayı dipten yukarıya doğru olacaktı. Bu da denizlerin dip kısımlarındaki hayatı sona erdirecekti. Ve hatta bu donma olayı sürekli olacağından ve de hava sıcaklığının dip kısımlara ulaşıp, oradaki buzları eritemeyeceğinden, deniz olsun göl olsun bütünüyle buz kütlesi haline gelecekti. Bu olaydan denizler açısından kuzey ve güney çeyrek küreleri, bir başka deyişle dünyanın yarısı, nehir ve göller açısından ise dünyanın üçte ikisi etkilenecekti. 

Isı İletimi ve Yalıtım

 İlahi bir rahmet eseri olarak buzun ısıyı iletme kabiliyeti suyunkinden düşüktür. Bu ne anlama gelir? Suyun Allah’ın sonsuz rahmetinin bir eseri olarak bu davranışı sergilemesi ile buz parçacıklarının suyun üzerinde birikmesi ve tabaka oluşturması; özellikle kutuplardaki -50’dereceden fazla olan soğuk havanın tesirinin alt kısımlara iletilmemesini sağlar. Yani buz tabakası yalıtım malzemesi görevini görür. Böyle olmasaydı donma aşağıya doğru devam edecek ve özellikle çok derin olmayan göller, denizler tamamıyla buz haline gelecekti.

Hâlbuki buzun ısıyı iletme kabiliyetinin zayıf olması, yüzeyde en fazla sadece birkaç metre ile gerçekleşen donmanın, aşağıdaki hayatın olumsuz etkilenmesini engeller. Mesela soğuk iklimlerde yaşayan ve mükemmel baraj ustaları olan kunduzlar, yuvaları için inşa ettikleri baraj gölünün derinlik hesabını, oluşacak buz kütlesinin dibe kadar ulaşamayacağı bir şekilde yaparlar. Yani barajın yüksekliğini ve dolayısıyla suyun derinliğini ona göre ayarlarlar. Evet, yüzeydeki buz tabakasının yalıtım malzemesi görevi görmesi ile donma alt kısımlara ulaşmaz ve zor olur.

Yine suyun bu davranışı olmasaydı özellikle tatlı suların yüzeyindeki milimetrelik donmalar bile dibe çökerek tüm göl veya nehri buzla kaplayacaktı. (Deniz suyunun donma sıcaklığı tatlı sudan küçüktür). Yani sıfır derecenin altındaki sıcaklıklarda gölün büyüklüğüne göre ya da nehrin akıntı hızına göre koca bir göl veya nehir bir gecede buz kütlesi haline gelecekti. Böyle olunca da oradaki canlı hayat tamamen yok olacaktı. Mesela en belirgin sonucu ile kışın don olan bölgelerde balıkçılık diye bir şey olmayacaktı.

Ülkemizde dahi kışın bazı göllerin ve hatta nehirlerin yüzeylerinin donduğunu düşünürsek; bu olayın Allahu Teâlâ’nın biz kullarına ne kadar merhametli davrandığının açık bir delili olduğunu anlayabiliriz. Allah her şeyi en iyi ve en doğru bilendir.

Ayhan Kaplan-cevaplar.org

akaplan61@gmail.com

 

Bu yazıya yorum yazın


Not: Yanında (*) işareti olanlar zorunlu alanlardır.

Bu yazıya gelen yorumlar.

DİĞER YAZILAR

Ey insanlar! Allah'ın size olan nimetini hatırlayın; Allah'tan başka size gökten ve yerden rızık verecek bir yaratıcı var mı? O'ndan başka tanrı yoktur. Nasıl oluyor da (tevhidden küfre) çevriliyorsunuz!

Fatır, 3

GÜNÜN HADİSİ

Geçmiş peygamberlerin sözünden (hiç eksiksiz) nâsın eriştiği haberlerden birisi de: Utanmazsan dilediğini işle! (sözü) dür.

Abdullâh b. Mes'ûd (r.a)'dan

TARİHTE BU HAFTA

ANKET

Sitemizle nasıl tanıştınız?

Yükleniyor...

SİTE HARİTASI